Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Gamze Başak Ünal ’ıyazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.
Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.
Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!
Gamze Başak Ünal
“Başarıyla ilgili tüm unsurları alıp, sadece bir unsuru bile dışarıda bırakırsanız; mesela zamanınızı iyi yönetemezseniz, başarılı olamazsınız. İnsan olarak bir üst olgunluk düzeyine çıkamayız. Eser veremeyiz, kendimizi tamamlayamayız ve insan olmanın gerekleri hariç bizim için her şey kolay olur; kolaycılığa meyleder ve sorumluluktan kaçarız.” Sözleri ile betimleme yapması yazı dizimize ahenk kattı.
Gamze Başak Ünal 24 haziran 1992 Adana doğumlu …Eğitim yıllarının önemli bir bölümü doğup büyüdüğü Adana’ da geçiyor 2010 -2014 İstanbul Üniversitesi Hukuk-sosyoloji bölümünden mezun oldu. 2023-2024 döneminde İngiltere -Birleşik Krallık Cambridge’ da Yüksek Lisans yaptı .
Gamze Başak Ünal Kimdir ? – Avukat, Arabulucu, Global Hukuk Holding Kurucusu
“Hukuk benim için bir meslekten çok bir yolculuk. Ailemden miras kalan bu yolu; İstanbul Üniversitesi’nde hukuk ve sosyoloji eğitimiyle, Cambridge Üniversitesi’nde arabuluculuk uzmanlığıyla kendi imzamı taşıyan bir hikâyeye dönüştürdüm. Avukat olarak başladığım kariyerimde, zamanla çatışmayı değil, çözüm üretmeyi daha çok sevdiğimi fark ettim. Çünkü artık dünyada savaşlar cephede değil, diplomasi masalarında kazanılıyor. Ben de bu nedenle diplomatik arabuluculuk alanında uzmanlaştım.” Diyen Hukukçumuz
Bugün, ulusal ve uluslararası uyuşmazlıklara çözüm üreten, yeni nesil hukuk projeleri geliştiren Global Hukuk Holding’in kurucusuyum. Amacım sadece adalet dağıtmak değil; aynı zamanda sistemi dönüştürmek, insana ve zamana uygun yeni bir hukuk dili kurmak.
Sanat ise bu yolculuğun ruhu oldu. Üç kişisel resim sergisi açtım. At binmek, motor sürmek, renkler ve ritimlerle konuşmak bana iyi gelen taraf. Sağ beynimle hayal kurup, sol beynimle inşa ediyorum. Terazi burcu olmam, dengeyi her şeyde aramam belki de bu yüzden.
“İyi ki varsın” diyebildiğim değerler, insanlar ve ilkeler sayesinde; ben bugün kendi dengemi kurdum. Şimdi başkalarına köprü olma zamanı diyor ..
Kurucusu olduğu Global Hukuk&Danışmanlık hakkında bilgi sahibi olmak istersek!
Uusal ve global şirketlere, kuruluşlara ve kişilere uzmanlık alanlarında avukatlık ve hukuk danışmanlığı hizmeti vermektedir.
Ulusal ve uluslararası ölçekteki hukuki gelişmeleri takip ederek, özel sektör ve kamu sektörüyle yakın çalışmalar içerisinde bulunarak yakaladığı başarısını büyüterek sürdürme hedefindeler . Çalışma Ofislerinde ,Hukuksal dava takibinin yanı sıra, muhtemel ihtilafları en aza indirmek gayesiyle müvekkillerine dinamik ve etkili danışmanlık hizmeti de sunmakta.Aynı zamanda, müvekkil ihtiyaçları tam ve eksiksiz tanımlanarak kaliteli bir hizmet sunumu esaslı bir çalışma anlayışı benimsenmekte .
Gamze Başak Ünal
Hukuk sektöründe iş geliştirme, kurumsal tanıtım, iletişim alanında uzmanlaştım. Hukuk sektöründeki yolculuğum bana stratejik büyüme ve hukukta dijital dönüşüm gibi çeşitli alanları keşfetme fırsatı sundu. Sistemler kurmayı, gündelik hayatı kolaylaştırmayı ve bunun için özellikle teknolojiden faydalanmayı seviyorum.
İş yaşamımın ilk yıllarında biz kadınlar unvanları genel geçer zannediyorduk. Yükselmeye başladığımızda anladık ki, Genel Müdür var, birde Kadın Genel Müdür var, CEO var birde Kadın CEO var. Sanırım bende Onlardan Birisiyim
O vakit daha iyi anladım ki, biz hukukçu kadınları nadideyiz. Bu ikave sıfatımız nedeniyle hep daha fazlasını yapmak, daha çok çalışmak, daha iyi sonuç üretmek, daha görünür olmak zorundayız Biz de hep bunu yapıyoruz.
Hayaller ile başlayan serüvenimin ana temasında “ Planlama gücüm var. Ekip Ruhum Var.”
“Bireysel başarıları, başlamak için belki tercih edebilirdi ancak ekip kurmam , bir ekibe sahip olmam çok önemli idi ” .” O başarmayı Seviyor” kriterinde, üzerimde yükü alacak, farklı ve daha taze fikirlerle daha kalıcı bir yol izlememi sağlıyor olmasının altındaki gizem bu olsa gerek . diyor.
Toplumun her aşamasını kuşatan şiddet olgusu, son dönemde başta okullar olmak üzere, bütün eğitim kurumlarında da yaşanan üzücü bir olaydır.
Son bir ay içerisinde ülkemizin değişik illerinde yaşananlar, okullardaki şiddetin artık münferit olaylar olmaktan çıkıp sistematik bir yıkıma dönüştüğünü göstermektedir.
Kahramanmaraş’taki Aysel Çalık Ortaokulu’nda 13 yaşında bir öğrenci tarafından silahlı saldırı düzenlemesi hafızalardan silinmeyecek acı bir gerçektir.
Okullarda yaşanan şiddetin giderek artması, Türkiye’de eğitim sisteminin çok ciddi bir tehdit ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir.
Eğitim ortamının güvenli olması, sadece öğrencilerin değil, tüm eğitim camiasının haklarının korunmasıyla mümkündür.
Bu aşınmayı onarmak için Okul Yönetimi, öğretmenler, yöneticiler, veliler ve öğrenciler arasında katılımcı, dayanışmacı ve barışçıl bir okul kültürü inşa etmekte kararlıyız.
Okulumuz da tüm güvenlik önlemlerinin üst düzeyde tutulmasının temini için elimizden gelen gayretin ve özenin bilincindeyiz.
Bizlerde Ankara Sincan Cemal Yüksel İlk Okulu tüm idari ve mesleki çalışanları olarak, bu tür olayların bir daha yaşanmaması adına gerçekleştirilen bu saldırıyı kınıyoruz.
Eğitim Camiamızın tüm çalışanlarını sevgi ile selamlıyorum.
Ülkemizde, farklı bir siyaset anlayışının hakim olduğunu, siyasetin halkı ikna etmek üzerine değil, halkı soyutlaştırmak parçalamak alanında ilerleme kaydettiğini vurguladı.
ANAYOL olarak çoğulcu anlayışa sahip çıktığını anlatan Öztürk, böylece, azınlıkta kalmış ve görmezden gelinen halkların ve kültürlerin yok olmaması için bir mücadele başlattığını, ancak bu mücadelenin amacına ulaşabilmesi için öncelikli olarak bu grupların kendilerine önemli görevler düştüğünü belirtti. Bu görevi “kendi haklarına sahip çıkıp çözüm talep ederek, siyasete etki etmek” şeklinde tarif ederek, “Anayol Partisi, işte bu talepleri takip misyonunu üstlenmiş bir partidir” dedi.
Türkiye’de pek çok farklı kimlik olduğunu, bunların mensuplarının kitle partileri içinde meclise de girdiğini fakat hiçbirinin özgüvenle çıkıp kendi kimlik sorunlarını meclis kürsüsünde seslendiremediklerini söyledi. Bunu, içinde bulundukları siyasi kurumların bu tür ileri söylemlere izin vermiyor olması ile açıklayan Öztürk, böyle bir durumda yapılacak işin duruma rıza göstermek değil, kendi siyasi platformunu oluşturarak mücadelesini vermek olduğunu söyledi ve “Ben işte bu sebeple Anayol çatısı altında mücadelede yer alacağım.
Kadının siyasetten ekonomiye kadar toplumsal hayattaki yerini değerlendirerek sözlerine devam eden Öztürk…
“Kadın hakları ve temsiliyeti alanında geçmişe kıyasla önemli bir mesafe kat edildi.Ancak gelinen nokta, hala kabul edilebilir bir nokta değildir” ifadesini kullandı.
“Siyasette kadın temsiliyeti” konusunda, “Cumhuriyet Meclisi’ndeki kadın Milletvekili sayısının geçmişe kıyasla arttığını belirterek .“Bu temsiliyetin artması, kadın dayanışması ve bu tür etkinlikler sayesinde mümkün oldu”
Türk Siyasi arenasında,ülkede 1977 yılına kadar kadınların eşit işe eşit maaş alamadığını, 1960 yılına kadar ise seçme ve seçilme hakkına sahip olmadığını hatırlattı. Günümüzde Cumhuriyet Meclisi’ndeki kadın Milletvekili sayısının 100 ler ile anlatıldığı, bu rakamın yeterli olmadığını vurgulayarak, “Bu ülkede Bakanlar Kurulu’nda kadın yok. İş dünyasında ise kadınlar hak ettikleri konumda değil” dedi. Kadın haklarına yönelik yasal düzenlemelerin temelinde de kadın dayanışmasının yattığını ifade eden Öztürk, “Cinsiyet kotasının ve aile yasasındaki değişikliklerin önünü birlikte açtık. Ancak sadece mevzuatı değiştirmek yeterli değil, hayatın her alanında zihniyet dönüşümü sağlanmalı” dedi.
Eğer kadın mutluysa, toplum da mutludur. Eğer kadın huzurluysa, ülke de huzurludur.” moddosu ile sözlerine devam eden Öztürk,
Kadının toplum içindeki yerinin tarih boyunca büyük değişimler geçirdiğini ifade ederken,
“Geçmiş çağlarda kadın, kimliksizlik ve değersizlikle mücadele ederken, günümüzde toplumun temel taşı olarak kabul edilmektedir” dedi. Kadınların sadece aile içinde değil, sosyal, ekonomik ve bilimsel alanlarda da etkin olması bir gerektiğini vurgulayarak “Eğer kadın mutluysa, toplum da mutludur. Eğer kadın huzurluysa, ülke de huzurludur. Eğer kadın refah içindeyse, eğer kadın umut içindeyse toplum da o kadar refah içinde, gelecek için de o kadar umut içerisindedir” dedi.
Kadınların çalışması, üretmesi ve toplumun şekillenmesinde aktif rol alması gerektiğini belirten Öztürk.. Bunun bir ülkenin ilerlemesi için kritik olduğunu söyledi. Günümüzde tam anlamıyla kadın erkek eşitliğinin sağlanamadığna işaret ederken
“Kadınların hak ettikleri konuma ulaşmaları için toplumsal farkındalığın artırılması ve kadın-erkek eşitliğini güçlendirecek politikaların uygulanması büyük önem taşıyor. Kadınlarını dışlayan bir toplum bambaşka bir kalabalık haline gelmiş demektir” ifadelerini kullandı.
Kadınların siyasete eşitlikçi katılımı demokrasinin olmazsa olmazı. Güçlü ve canlı demokrasilerin inşası ve sürdürülmesi için şart. Meclis’te kadın sayısı arttıkça Meclis’in yapısı nüfusun yapısına daha fazla benziyor, nüfusun temsili daha adil oluyor. Demokrasi temsili ve kapsayıcı olunca da hükümet kurumlarına güven artıyor.
Kadınlar yalnızca kendi gereksinimlerine odaklanmıyor. Çoğu toplumda aile fertlerine bakım yükümlülüğü kadınların üstünde ve ailelerinde genç, çocuk, yaşlı, engelli, LGBT bireyler de olduğundan, onların gereksinimlerinin farkındalar. Çocuk, hasta, engelli bakımı sektöründe çalışanlar da çoğunlukla kadın. Yani toplumu en iyi onlar biliyor ve sağlık, barınma, refah, eğitim, sosyal adalet ve benzeri konulara daha duyarlılar. Kadın siyasetçiler bu konulara olan duyarlılıklarından dolayı yasama çalışmalarında da bu konulara -erkeklerden daha fazla- öncelik veriyorlar. Kendi seçmenlerini temsil etmek için daha çok çalışıyor, toplumun kaygılarına ve ihtiyaçlarına daha fazla duyarlılık gösteriyorlar. Dünyanın farklı yerlerindeki gelişmekte olan ülkelerden elde edilen veriler, kadınların siyasi hayata katılımındaki artışın genellikle sosyoekonomik koşulların iyileşmesine yol açtığını gösteriyor. Kadınların siyasette sayıları arttıkça çocuklara, engelli yetişkinlere ve yaşlılara daha fazla miktarda para harcanıyor; yetişkinlerin ve çocukların sağlığının iyileştiği görülüyor.
Kadınların siyasete eşitlikçi katılımı demokrasinin olmazsa olmazı. Güçlü ve canlı demokrasilerin inşası ve sürdürülmesi için şart. Meclis’te kadın sayısı arttıkça Meclis’in yapısı nüfusun yapısına daha fazla benziyor, nüfusun temsili daha adil oluyor. Demokrasi temsili ve kapsayıcı olunca da hükümet kurumlarına güven artıyor.
Kadınlar salt ailenin değil, aynı zamanda toplumun da “bakıcısı” olduklarından; toplumun günlük yaşamını, vatandaşların ihtiyaçlarını çok iyi biliyorlar. Bu nedenle siyasetin kapsamına günlük yaşamı etkileyecek konuların dahil edilmesini sağlıyorlar. Politikalar yurttaşın yaşamına dokundukça, yaşam kalitesini artırdıkça demokratik rejime güven de artıyor.
Dünya çapında kadın politikacılar genellikle erkek meslektaşlarına göre daha dürüst ve daha duyarlı olarak algılanıyor; bu nitelikler demokratik kurumlara güveni teşvik ediyor.
Temsil önemlidir. Oy vermek önemlidir. Aday olmak önemlidir. Siyasette kalmak önemlidir. Yasal eşitliği ancak kadınların yasa yapma sürecinde temsil edilmeleri sağlar.
Burada kadınların siyasette yer almasının etkilerini anlatmaya çalıştım. Fakat girişte değindiğim noktaya geri dönerek yazımı bitireceğim. “Araştırmalar, siyasi söylemi ve karar sürecini etkilemek için kritik kitlenin %30 olduğunu gösteriyor”. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 600 milletvekilinin 479’u erkek, 121’i kadın. Meclis’te kadın temsil oranı %20. Kadınların siyasette sayıları çok yetersiz ve ne yazıktır ki siyasi partiler kadınların siyasete girişinin önünde büyük bir en
Yerelde kadın siyasetçi sayısının çok daha fazla artmış olacağını ümit ediyorum.
Siyasi Oluşumumuz, ANAYOL Partimizin ana tüzüğünde de belirtildiği gibi,Kadınların siyaset alanında var olmalarının olmazsa olmazı Biz Kadınlar ile hep birlikte Başaracağız…
ALZ FUARCILIK Organizasyon kapsamında her yıl düzenlenen Sağlık Turizmi Fuar Organizasyonunun 2.si Kazakistan’ın Başkenti Almatı’da başladı.
ALZ GRUP Başkanı Cihat Alagöz,ALZ Grup Başkan Yardımcı Mülkiye Alagöz ve çok sayıda üst düzey Diplomat katılımı ile gerçekleştirilen organizasyonda çok sayıda şirket yetkilisi yer aldı.
Cihat Alagöz,
Sağlık alanında bugüne kadar yurt dışında düzenlediğimiz 16. fuarımız olan ALZ 2. Kazakistan Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarımızın açılışını bugün Almatı’da;
T.C. Almatı Başkonsolosu Sn. Tuğba Alan ÖZDENFEDAKAR,
T.C. Almatı Ticaret Ataşeleri Sn. Ekrem Alper BOZKURT, Sn. Mustafa Tuğberk KARAMAN, Sn. İlhan POLAT,
MÜSİAD Kazakistan Başkanı Sn. Birkan KARAKAŞ ve Başkan Vekili Sn. Servet YILDIRIM,
Astana Turizm Ofisi Başkan Vekili Sn. Olzhas IBRAYEV,
ASKON Sağlık ve Sağlık Turizmi Sektör Başkanı Sn. Serdar KURT,
Almatı Turizm Ofisi Başkanı Sn. Galiya ERLAVONA,
Almatı Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Sn. Raissa NURZHAUBAYEVA,
Azerbaycan Özel Hastaneler Derneği Birliği Başkanı Sn. Günel ALİYEVA,
Azerbaycan Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Sn. Ruslan GULIEV’in teşrifleriyle gerçekleştirdik ifadelerine yer verildi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.