Öncelikle günümüzün tam adı “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü”. diyen Ebru Gullik, bu güne dair yaptığı açıklamalar ile gündeme dokunmayı başardı.
Aslen Bilecikli olan Ebru Gullik, Bilecik Fen Lisesinden mezun oldu. İş dünyasında yer almak ve kendi işini kurmak istediği için,Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden mezun olduktan sonra, yine aynı üniversitenin Yönetim ve Organizasyon Bölümünde yüksek lisansını yaptı. Yüksek lisansının tez döneminde ilk şirketini kurdu. Sonraki süreçte, ticari, akademik, sektörel iş donanımlarım hasebiyle ticaret hayatına devam etti.
İnşaat, kimya ve petrol sektörü olmak üzere üç farklı sektöre hitap eden; asfalt katkı malzemeleri ve ham maddelerinden, hazır (soğuk) asfalta, ayrı bir uzmanlık alanı olan renkli asfalta, yol alt yapısı disiplinlerinden yol üst yapısına projelendirme ve uygulamalarıyla ulusal ve uluslararası arenada tanınan Asphalt Road Systems Inc. ile girişimci kadın lider
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Dünyada hiçbir kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez” demişti. Türk kadını, yeri geldiğinde cephede yer alan cefakâr ve vefakâr kadınlardı. Ancak yine de gelişen dünyada bizim de sahip olmamız gereken haklar yok değildi.
Türkiye’de Dünya Kadınlar Günü ilk kez 8 Mart 1921’de “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. Yıllar içinde kutlamalar da kabına sığmadı ve 1975’ten itibaren sokaklara taştı.
“Ne mutlu bana ki, cinsiyet eşitsizliğini odağına alan ve daima çözüm yolları arayan Asfalt, Petrol ve Petro Kimya sektörü hizmetleri alanında “ Asphalt Road Systems Inc.” çalışmalarımı sürdürüyorum. Türkiye’ de kendi sektöründe çalışanların çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğuna dikkat çekti. Bu durumun kadın çalışanlara sunulan özel bir ayrıcalık olmadığını, kendi yolunu kendi çizen başarılı kadınların kendiliklerinden elde ettikleri haklı bir çoğunluk olduğunu belirtti.
Daha doğduğumuz evde küçük bir kız çocuğuyken karşılaştığımız ve hayatımız boyunca kimi zaman ev kimi zaman iş yaşamımızda sınırlarımızı tayin eden -tabiri caizse- toplum tarafından çekilmiş tel örgüler var. Bu tel örgüleri aşıp dünyaya bakış açımızı genişletmek canımızı acıtabilir diyor, görmezden gelmeyi seçebiliyoruz. Bize tanınan sınırlı alanı güvenli bularak ötesini hayal bile etmekten kaçınıyoruz. Fakat düşünen, okuyan, çalışan, bir emek ortaya koyan ve böylece sorgulama yetisini geliştiren her kadın biliyor ki; bu tel örgüler aslında sadece zihnimizde. Kadın kendisine biçilen basmakalıp rollerin bilincinde olursa, artık tel örgülere değil potansiyelini gerçekleştirmesine olanak sağlayacak fırsatlara odaklanabilir.
Biz kadınlar, kendi yolumuzu kendimiz çizme gücüne herkes kadar sahibiz. Maalesef her kadın bu sorgulamayı yapma şansı bulabileceği bir ortamda doğup yetişemeyebiliyor. O halde iş yine onlara gerçek potansiyellerini hatırlatabilecek ve rol model olabilecek fikir liderlerine, öncü şirketlerin yöneticilerine düşüyor.
Kendi adıma, öğrencilik yıllarımdan başlayarak çalışma hayatım boyunca inatla, umutla, azimle potansiyelimi kısıtlayan her engeli sorguladım. Uzun vadede, sadece bir kadın olmanın ötesinde, bir insan olarak da doyurucu ve mutlu bir hayat yaşamak için kendi yolumu ancak kendimin çizebileceğine inandım. Çevremdeki kadın arkadaşlarımı da bu yolda her fırsatta cesaretlendirdim.
Dünya Ekonomik Forumu tarafından 2023 yılında yayınlanan Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre dünya genelinde cinsiyetler arası fark bir miktar daha kapansa da (yüzde 68,6), genel değişim hızı öyle yavaş seyrediyor ki, tüm farkların kapandığı bir zamanda yaşamak için önümüzde neredeyse 100 yılı aşkın bir zaman dilimi var. Bu da bize gösteriyor ki hem toplum olarak hem de iş hayatında ilerlemenin anahtarı, kadının iş yaşamında daha çok yer alması ve desteklenmesi.
“Kadınlarımızın iş hayatına yaptığı katkılar, başarı için önemli. Hayal eden, üreten tüm kadınlarımızın gelecek nesillere, özellikle kızlarımıza örnek olmalarını diliyorum. Şirketime; sevgiyle, saygıyla, azimle çalışanlara öncülük etmekten gururluyum. Toplumsal eşitliğin hak ettiğimiz yere gelmesini istiyorum. İş Potansiyeli’mi daha ileriye taşımada emek veren mesai arkadaşlarıma “ kadınlarımız başta olmak üzere tüm kadınların gününü kutlar, mutluluk ve başarı dilerim.”
Ve ayrıca Memleketim, Kurtuluşun ve kuruluşun şehri Bilecik’imizin güçlü, üretken ve fedakâr kadınları; şehrimizin sosyal, ekonomik ve kültürel hayatına değer katmaya devam ediyor. Tarlada emek veren, iş dünyasında üreten, eğitimde, sağlıkta, kamu ve sivil toplumda özveriyle çalışan tüm kadınlarımız, Bilecik’in yarınlarını inşa eden en kıymetli gücümüzdür. Onların da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü ayrıca kutluyorum.
Kadınların hayatın her alanında daha görünür, daha güçlü ve daha eşit olduğu bir Bilecik için de çalışmaya kararlıyız. Çünkü biliyoruz ki; kadın güçlenirse aile güçlenir, mahalle güçlenir, şehir güçlenir, gelecek güçlenir.
Başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere, emeğiyle şehrimize değer katan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor; sağlık, huzur ve başarı dolu bir gelecek diliyorum.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Türk Mutfağı Haftası” kapsamında İstanbul’da düzenlenen “Bir Sofrada Miras” programına katıldı.
Programda konuşan Emine Erdoğan, İstanbul’un, yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların, tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu söyledi.
Türkiye, Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü bir kez daha koruyarak sürdürülebilir turizmdeki küresel gücünü tescilledi. 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yatın ödül aldığı 2026 listesinde; Bakanlığın ücretsiz girişli halk plajları da büyüyen yatırımlar ve yeni adreslerle dikkat çekti.
Türkbükü’nün de dahil olduğu yeni tabloyla Türkiye kıyıları, çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve uluslararası kalite anlayışıyla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü aktörlerinden biri olmayı sürdürdü.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişlettikleri vurgusu yaptı.
Türkiye, sürdürülebilir turizm ve çevre odaklı kıyı yönetimindeki istikrarlı yükselişini 2026 Mavi Bayrak sonuçlarıyla bir kez daha dünyaya gösterdi. Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü koruyan Türkiye; büyüyen plaj ağı, uluslararası standartlardaki halk plajları ve yeni yatırımlarla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü ülkeleri arasındaki yerini daha da sağlamlaştırdı.
Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE tarafından açıklanan 2026 yılı Mavi Bayrak ödüllerine göre Türkiye genelinde Mavi Bayrak dalgalanan plaj sayısı 577’den 580’e yükseldi. Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan’ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu.
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından İzmir Foça’da kamuoyuyla paylaşılan sonuçları değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişletmeye devam ettiklerini vurguladı.
Türkiye sahillerinin artık bir dünya markası haline geldiğini belirten Ersoy, Bodrum Türkbükü Ücretsiz Girişli Halk Plajı’nda da bu yıl ilk kez Mavi Bayrak dalgalanacağını ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı gibi paydaş kurumlara teşekkür eden Bakan Ersoy, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Sahillerimiz artık dünya markası! Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğümüzü bir kez daha koruduk. 2026 yılında 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Böylece Türkiye; çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve sürdürülebilir kıyı yönetimindeki güçlü konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledi. Akdeniz’deki mavi rekabette güçlü yükselişimizi sürdürürken ücretsiz girişli halk plajlarımızı da uluslararası standartlarla büyütmeye devam ediyoruz. Bu yıl Bodrum Türkbükü Halk Plajımız da Mavi Bayraklı halk plajlarımız arasına katıldı. Yeni halk plajı projelerimizle Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını daha da genişleteceğiz. Bu başarıda emeği bulunan TÜRÇEV başta olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize ve turizm sektörümüze teşekkür ediyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.