Urartu Kralı II. Serdur’un Taşköprü Kayalığı Fetih Kitabesi, geçmiş tarihinde sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmış, Arda Türklerinin diyar olarak kabul ettiği, dağları,platoları,vadileri ile oldukça zengin bir coğrafi yapısı yanında, Çıldır Gölü ile turizm sağlık ve gastronomi kentimiz “Serhat İlimiz ARDAHAN ”
Yazı dizimiz, Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı yazı dizisi ile dikkat çeken ünlü isimlerin bir arada bulunduğu bir platformdur.
İyi ki Varsın yazı dizimizde, ülkemize katma değer yaratan iş insanlarının hizmetlerini onurlandırarak tarihe geçirmek adına düzenlenen ve her yıl düzenlenmesini hedeflediğimiz basına açık olarak düşündüğümüz plaket töreni ile, bütün değerlerimizin bir arada olacağı platformda “Neden İyi ki Varsın Dedim” isimli kitabımız ile onurlandıracakları medya günlüğüdür.
“İyi ki Varsın” yazı dizimizde, başarıdan başarıya koşan, her başarısı ödüllerle taçlandırılan,iletişim alanında sayısız başarılara imza atan, bir iş insanı Pınar Odabaşı’na yer verdik.Yukarı’da bahse konu ettiğim, Doğu Anadolu’muzun en köklü yerleşim merkezi Ardahan’ da dünyaya geldi. Başta temel eğitim olmak üzere,kalan eğitim yıllarının tamamını İstanbul’da tamamlayıp, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun Pınar Odabaşı’na yer verdik.
Ülkemizde, yaklaşık yetmiş beş yıllık bir geçmişe sahip olan gazetecilik eğitiminin yaygınlaşmasıyla birlikte, bu alanda çalışan ve araştırmaları’nı yürüten akademisyen sayısı da artış gösterdiği gözlemlenmektedir. Gazetecilik ve medya çalışmaları, kaynağı insan olan bu çalışmalar ile eğitim,kültür ve iletişim alanlarındaki akademisyen profillerinin ortaya çıkarılması adına faydalı olmuştur.
Pınar Odabaşı; bu bağlamda ülkemizde yetişmiş iyi bir Gazeteci ve Akademisyen olmasının ardındaki yaşanan yaşam hikayesini güzel bir dille anlatırken, kendilerinin hiciv dolu sözleri, adeta yazı dizimizin “Neden İyi ki Varsın” mottosuna ahenk kattığı için paylaşmak istedim.
“Ardahan’ın karla kaplı ücra bir köyünde, yayları ile ayaklarından ümidi kesilmesine rağmen, o şartlarda lüks sayılan bir divanın üstünde dünyaya geleli tamı tamına 44 yıl olmuş. Dünya’ya gözlerimi açtığım gün; köye ilk kez elektrik bağlanmış ve gaz lambalarından kurtulan bizimkiler adımı önce “Işıl” koymuşlar… Kapının önünde gece gündüz güldür güldür akan; köylü kadınların “kirli” çamaşırları yıkayıp, “temiz” hayaller kurduğu “Pınar”ı da es geçmemiş amcam… Nüfus memurunun azizliğine uğrayarak “Billor” olarak kayıtlara geçen; orijinalinde ise Billur olan soyadım da tastamam olunca başlamış “Işıl Pınar Billur’un” TC vatandaşlığı… Eğer bugün hâlâ bir parça “Işıl”dayabiliyorsam; kaynağını, nereden geldiğini unutmayan bir “Pınar” kadar doğalsam, İçim dışım “Billur” gibi berrak bir his bırakıyorsa etrafa; ne mutlu bana… Yolu sevgiden, iyi niyetten ve samimiyetten geçenlerle nice yıllarımız, yollarımız, anılarımız olması dileğiyle…”
Pınar Odabaşı, 15.11.1982 yılında Ardahan’da doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nü bitiren Odabaşı, önemli ulusal gazetelerde editörlük ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü görevinde bulundu. Hürriyet Gazetesi’nde çalıştıktan sonra genç yaşta emekli olan, spikerlik tecrübesi de bulunan Odabaşı, bir süredir Türkiye’nin en büyük sağlık akademisi olan OHSAD bünyesinde orta ve üst düzey yöneticilere ‘etkili iletişim’ eğitimleri vermektedir. Devlet protokolünün ağırlıkta olduğu önemli zirveler ve büyük ödül törenlerindeki sunumlarının yanı sıra hâli hazırda “Özel bir Üniversitenin, Tıp Fakültesi’nde ‘İletişim Becerileri’ derslerini anlatan Pınar Odabaşı’nın, dijital ortamda da çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Pek çok TV programına konuk olan Odabaşı, ‘İtişmeden İletişim’ adlı semineriyle de farklı mecralarda 7’den 70’e ‘sağlıklı iletişim’in püf noktalarını; güldürürken düşündüren bir metotla anlatmaya devam etmektedir. Tıp dünyasından Prof. Dr. Zekâver Odabaşı ile evli olan Pınar Odabaşı, 16 yaşında bir çocuk annesidir.
‘İTİŞMEDEN İLETİŞİM’
Gazeteci- yazar- akademisyen Pınar Odabaşı, verdiği eğitimlerde ve konferanslarda, bireylerin doğru üslupları sayesinde, hayatlarını nasıl daha iyi yönlendirdiğini farklı bir dille aktarıyor.
Odabaşı, ‘İtişmeden İletişim’ adlı seminerleriyle insanların ileride ‘tühhh (!) noktaları’nda olmaması için; sağlıklı iletişimin ‘püf noktaları’nı anlatıyor.
Gazeteci- yazar ve Akademisyen Pınar Odabaşı, hayatın her alanında yaşanan ‘itiş kakış’ halinden yola çıkarak yıllardır kaleme aldığı köşe yazılarını şimdi de verdiği seminerlerle kitlelere aktarıyor. Tecrübeli iletişimci, seminerlerinde doğru üslubun, empati yapmanın ve tahammül sürecinin öneminin altını çiziyor.
Toplumsal dejenerasyonun kendini daha fazla hissettirdiği şu günlerde; en önemli kriterin üslup olduğuna vurgu yapan gazeteci-yazar Pınar Odabaşı, verdiği seminerlerle doğru Iletişimin önemine farklı bir dille dikkat çekiyor.
Gözlem ve muhakeme yeteneğini ön plana çıkaran üslubu ile,merkeze aldığı insanı ve insan davranışları’nı ortaya koyan Odabaşı, mesajını net, anlaşılabilir şekilde kitlelere ulaştırıyor. Hayatın her alanında bir ‘itiş kakış’ halinin hâkim olduğuna dikkat çeken Odabaşı, buradan yola çıkarak yıllardır kaleme aldığı yazılarını bu kez ‘İtişmeden İletişim’ adı altında seminer’lerinde dinleyicilerle paylaşıyor.
Konferanslarının yanı sıra özel bir üniversitenin tıp fakültesinde, geleceğin doktor adaylarına ‘İletişim Becerileri’ derslerini anlatan Odabaşı, uzun süredir Türkiye’nin en büyük sağlık akademisi olan OHSAD bünyesinde de üst düzey yöneticiler için sertifikalı bir program olan ‘Etkili İletişim Teknikleri’ eğitimlerini de veriyor.
Söz aldığı her mecrada; doğru üslubun, empati yapmanın ve kaybolmaya yüz tutmuş olan tahammül sürecinin hayati değerde önemli olduğuna dikkat çeken Pınar Odabaşı, konuyla ilgili, “İnsanlar; markette, otobüste, dolmuş sırasında, otopark çıkışında, hastane koridorlarında incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerden kavgaya tutuşuyor. Hastaneye gidenler doktoru dövüyor; eğlenceye gidenler sahnedeki sanatçıyı öldürüyor, evdeki yemeği beğenmeyen adam, çocuğunun annesini vuruyor. Hırsını canlı, cansız varlıklardan çıkaranların içimizde açtığı yaraya baktığımızda her yerde bir ‘itiş kakış’ olduğunu görüyoruz. İşte buradan yola çıkarak yıllardır kaleme aldığım köşe yazılarımı bu kez ‘İtişmeden İletişim’ adı altında anlatma ihtiyacı hissettim. “Biz nasıl bu hale geldik?” sorgulamasıyla yola çıktığım “İtişmeden İletişim” semineri ile; 7’den 70’e hepimize lazım olan doğru üslubun, kaybolmaya yüz tutmuş sabır ve tahammül arasındaki ince çizginin, empati yoksunluğunun nelere mal olduğuna dikkat çekiyorum” diyor.
Pınar Odabaşı, İnsan ilişkilerini daha doğru nasıl yönetebileceğimizin, daha saygın bir profile nasıl ulaşabileceğimizin, çevremizde aranılan, özlenen, yokluğu derinden hissedilen kaliteli bir birey olabilmemizin anahtarını, interaktif bir sunumla masaya yatırıyor. Deneyimli iletişimci, bu yolculukta yer yer duygusal, yer yer kahkahalı örneklerle hem öğretiyor, hem düşündürüyor hem de eğlendiriyor.
“Hayatın püf noktalarını kaçırırsak, tüh noktalarında yaşarız” mottosunu her konuşmasında vurgulayan Odabaşı, konuk olduğu televizyon programlarında, canlı yayınlarda, eğitim verdiği üniversitede ve akademilerde; “Gelin sizlerle; etkili iletişimin sırlarını, kendimizi nasıl bir adım daha yukarı taşıyabileceğimizi, kaybettiğimiz özgüveni, öfke anında kontrollü, sakin ve doğru düşünme tekniklerini birlikte konuşalım. Çünkü iletişim kazalarının önüne geçmek için ne kadar çok farkındalık kazanırsak; dünya da o denli güvenli, daha yaşanılası ve daha güzel bir yer olacak” mesajını hatırlatıyor.
Enerji Petrol Medya Grup olarak, bizler’de mesleğin zorluğunu bilen bir zümrenin içerisinde yoğrulmuş medya kurumu olarak, şunu belirmek istiyoruz.
Pınar Odabaşı, Sosyal bir varlık olan insanın: kendisini tanıması,geliştirmesi çevresiyle daha sağlam bir kurması ve geri bildirim alarak kendini daha da yukarıya taşıması için geliştiren “İletişim Uzmanlığı” alanında akademisyen olarak eğitimlerine tüm hızıyla devam ediyor.
Bu da İyi ki Varsın dediğimiz değerimiz, Pınar Odabaşı gibi iyi eğitim alarak ve kendini olabildiğince geliştirerek olur. Gazetecinin işi bilgi olduğu için öncelikle kendisini bir entelektüel olarak yetiştirmesi gerekiyor. Bu yüzden bir gazetecinin iyi bir üniversiteden dört yıllık lisans eğitimi yapması oldukça önemlidir”
Ülkesine olan sevgisi, farkındalık yaratan girişimci ruhu ve kurumsal yönetim anlayışı, yardımsever kişiliği, yönetim – strateji belirleme alanında yaratıcılık özelliği, bilge kişiliği ile toplumun sevgisini ve takdirini almış vasıfları üzerinde bulundurması, gelecekte de insanlık adına faydalı çoğu kapsamlı projeleri yaşama kazandıracağını biliyor ve kendilerine,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Türk Mutfağı Haftası” kapsamında İstanbul’da düzenlenen “Bir Sofrada Miras” programına katıldı.
Programda konuşan Emine Erdoğan, İstanbul’un, yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların, tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu söyledi.
Türkiye, Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü bir kez daha koruyarak sürdürülebilir turizmdeki küresel gücünü tescilledi. 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yatın ödül aldığı 2026 listesinde; Bakanlığın ücretsiz girişli halk plajları da büyüyen yatırımlar ve yeni adreslerle dikkat çekti.
Türkbükü’nün de dahil olduğu yeni tabloyla Türkiye kıyıları, çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve uluslararası kalite anlayışıyla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü aktörlerinden biri olmayı sürdürdü.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişlettikleri vurgusu yaptı.
Türkiye, sürdürülebilir turizm ve çevre odaklı kıyı yönetimindeki istikrarlı yükselişini 2026 Mavi Bayrak sonuçlarıyla bir kez daha dünyaya gösterdi. Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü koruyan Türkiye; büyüyen plaj ağı, uluslararası standartlardaki halk plajları ve yeni yatırımlarla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü ülkeleri arasındaki yerini daha da sağlamlaştırdı.
Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE tarafından açıklanan 2026 yılı Mavi Bayrak ödüllerine göre Türkiye genelinde Mavi Bayrak dalgalanan plaj sayısı 577’den 580’e yükseldi. Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan’ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu.
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından İzmir Foça’da kamuoyuyla paylaşılan sonuçları değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişletmeye devam ettiklerini vurguladı.
Türkiye sahillerinin artık bir dünya markası haline geldiğini belirten Ersoy, Bodrum Türkbükü Ücretsiz Girişli Halk Plajı’nda da bu yıl ilk kez Mavi Bayrak dalgalanacağını ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı gibi paydaş kurumlara teşekkür eden Bakan Ersoy, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Sahillerimiz artık dünya markası! Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğümüzü bir kez daha koruduk. 2026 yılında 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Böylece Türkiye; çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve sürdürülebilir kıyı yönetimindeki güçlü konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledi. Akdeniz’deki mavi rekabette güçlü yükselişimizi sürdürürken ücretsiz girişli halk plajlarımızı da uluslararası standartlarla büyütmeye devam ediyoruz. Bu yıl Bodrum Türkbükü Halk Plajımız da Mavi Bayraklı halk plajlarımız arasına katıldı. Yeni halk plajı projelerimizle Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını daha da genişleteceğiz. Bu başarıda emeği bulunan TÜRÇEV başta olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize ve turizm sektörümüze teşekkür ediyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.