Bağımlılıklarla Mücadele Platformu olarak başlatmış olduğumuz röportaj serimizin altıncı bölümünde Platform Üyelerimizden Yasemin DOLUNAY EREN moderatörlüğünde, Platformumuzun Kıymetli Üyelerinden Lokman Hekim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mehmet ALTUĞ’un Anlatımıyla ; Bağımlılıklara Dair Bilinen ve Bilinmeyen Yönler nelerdir? Bağımlılıklarla mücadele konusunda çalışmaya iten temel motivasyon nedir? Bilimsel açıdan bakıldığında bağımlılık bir irade sorunu mudur yoksa bir hastalık mıdır? Bu alanda umut verici bir gelişme veya başarı hikâyesi karşılaşıldı mı? Bağımlılıkların özellikle genç yaştaki bireylerde daha etkili olmasının arka planında neler var? Bağımlılıklarla Mücadelede ailenin önemi konuları derinlemesine konuşuldu.
Yasemin Dolunay Eren Oturum Konuşmasın başında şu ifadeler kullanarak oturumu açtı
Dr. Mehmet ALTUĞ Kayseri doğumlu. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Evli ve 2 erkek çocuk Babası. Lokman Hekim Üniversitesi Kurucularından. Aynı Üniversitenin Sağlık Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor. Sevgi Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı. Yine Aynı Üniversitenin Sağlık Kurulu Başkanlığı ve Sevgi Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanlığı yanı sıra aynı Kurumun Onursal Başkanlığı görevlerini sürdürüyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Sağlık İş konseyi Başkanlık görev tanımları var.
1.Hoş geldiniz.Sizi kısaca tanıyabilir miyiz ?Hem profesyonel hem kişisel yönlerinizden biraz söz eder misiniz ?
Uzun Yıllardır Sağlık alanında Yöneticilik yapıyorum .STK Sivil Toplum Kuruluşlarında bir çok Dernek ve Vakıf’ta görev aldım. Nedeni ise meselelere toplumsal bir yaklaşım getirmekti. Dernekler Vakıflar vs. kurumlar ile sorunların çözüleceği inancını taşıyordum. Bağımlılıklarla Mücadele Platformunda yer almaktan son derece memnunum ..Gurur duyuyorum.
2.Siz literatürdeki tanımı dışında bağımlılığı nasıl tanımlarsınız ?
İnsanoğlu yaratılışı itibari ile sosyal ve duygusal bir varlık. İnsanların ihtiyaçlarının meşru zeminde karşılamaz isek,yasal ve hukuksal olmayan daireye çıkmak isteyecektir. İşte tamda burada Bağımlılığın başladığını düşünüyorum.
3. Bağımlılıklarla Mücadelede Kurumunuzun yapmış olduğu çalışmalar Nelerdir?
Benim Sivil Toplum Kuruluşlarındaki faaliyetlerim öğrencilik yıllarından bugüne süre geliyor. Bu ilk Yeşilay ile başladı. Ankara Yeşilay Şube Başkanlığı görevimi 6 yıl üstlendim. Lokman Hekim Üniversitesi vizyonunda da Bağımlılık farkındalık alanlarından bir tanesi. Üniversitemizin Çalıştayında, Ankara Temelli Beldesinde başlattığımız “ÖZGÜR KÖY” Projemiz var. Bu projenin açılışını gerçekleştirdik. Bu Projemiz Hem Ulusal hem de Uluslararası alanda örnek bir Proje ..
4- Bağımlılıklarla Mücadele Alanında ROL-MODEL olarak Neyi Görüyorsunuz?
İyiler le beraber Olmak çok Önemli. Bu bir Haz. İnsan olmanın ilk şartı Başkalarına faydalı olmak olduğunu düşünüyorum.
5-Bilisel açıdan bakıldığında Bağımlılığın Tanımı Sizce Nedir?
Aslında Bağımlılık İnsani bir özelliktir.(İrade Eğitimi diye Bir Husus Var) Bunu gerçekleştirebilirsek Patolojik olarak çözüme gideriz. Meşguliyete yönlendirilen bir Beyin için çözüme gidilebilecektir. Örneğin Sigara Bağımlılığı iş potansiyelimizi bozan bir faktör. Onun için meşguliyet kavramınız Bağımlılıkla orantılı bir kavram olduğunu ifade ediyorum.
6-Sistem İçeresinde “Bağımlılıklarla Mücadele’de Kişisel Olarak Siz Neler Yaparsınız?
STK lar ve Devletimiz bu alanda bir çok şeyler yapmaya gayret ediyor. Bu alanda ciddi anlamda çalışmalar var. Kanunlarla ve mevzuatlarla Bağımlılığın önüne geçemeyiz. Örneğin Sigara içilmemesi noktasında Kanun hükmünde yargı sistemi var. Ancak bu durumun yeterince önüne geçilemediği kanaatindeyim.
Projeler geliştirilmeli. Farkındalıklar Oluşturulması sağlanmalıdır. Bizler konu ile alakalı Eğitimlerimize devam ediyoruz. Kendi Üniversitemiz bu konuda ciddi anlamda Projeler üretiyor.
7-Bağımlılıklarla Mücadele Noktasında Karşılaştığınız Sorunlar Neler Oldu?
Bu bağlamda şunu ifade edeyim. Çok zor bir iş üzerinde çalışıyoruz. TIP’da ( Koruyucu-Tedavi Edici-Rehabilite Edici) Hekimlik Unsurlar vardır. Ancak bunlar içerisinde en önemli unsur olarak nitelendirdiğimiz “Koruyucu Hekimlik) olarak görüyorum. Özelikle bu alanda Yatırım ve Yaptırımlarımızı gerçekleştirmemiz gerekiyor.
8-Bireylerin Yardım Aramaktan Çekinmeleri İçin Neler Yapılmalıdır?
Bu Noktada toplumdaki ”Ön Yargıları kırmak belki de doğru Değil” inancındayım. Tabuları yıkmak zorundayız. Belki de yıkmamalıyız. Ön Yargıları yıkmayalım. Çünkü Bağımlılık iyi değil .Yardım Edecek Mekanizmayı oluşturmalıyız. Nasıl Destek Oluruz ? Kavramını açık tutmalıyız.
9- Başarı Hikayeniz Var mı?
Biz Lokman Hekim Üniversitesi olarak çalışma saatleri dahilinde ( Molalar Dahil) sigara içilmemesi hususunu uygulamaya aldık. Bu Proje ile bir çok çalışanlarımız sigarayı bıraktılar. Benim için en büyük Başarı Hikayem diyebilirim.
10-Bağımlıklıklarla Mücadele de Sizce Umut Nasıl İnşa Edilir ?
Platformumuz bünyesinde Mücadelemiz Çok Önemli halen devam ediyor. Her Şeyden evvel İnanacağız. Kararlılıkla Devam Edeceğiz. İyilikler Adına mücadelemizi kaybetmeyeceğiz.
Yasemin Dolunay Eren ,
Bu Anlamlı sohbet adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum. Diyerek Oturumu sonlandırdı.
2026 yılında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından; Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri olmak üzere dört kategoride ödül verilecektir.
Bilim Ödülü:
Ülkemizde yaptığı çalışmalarla bilime uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunmuş hayattaki bilim insanlarına verilir.
Özel Ödül:
Bilim Ödülü eş değeri olarak yurt dışında yaptığı çalışmalarla bilime uluslararası düzeyde katkıda bulunmuş, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, hayattaki bilim insanlarına verilir.
Hizmet Ödülü:
Ülkemizde bilim ve teknolojinin gelişmesine üstün hizmetlerde bulunmuş kişilere verilir. Hizmet Ödülü için hayatta olmayan bilim insanları da aday gösterilebilir.
Teşvik Ödülü:
Yaptığı çalışmalarla bilime gelecekte uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunabilecek niteliklere sahip olduğunu kanıtlamış, ödülün verildiği yılın ilk gününde 40 yaşını geçmemiş, Türkiye’de yerleşik hayattaki bilim insanlarına verilir.
Başvurular 22 Mayıs 2026 Cuma günü saat 17.00’ye kadar kabul edilecektir.
Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödüllerini kazananlar aynı yıl içinde açıklanır ve ödüller düzenlenecek bir törenle sahiplerine verilir.
27 Nisan 2026 tarihli Türk İş dünyası Haber- Diplomat Dergisi gazetelerimizde İyi ki varsın isimli yazı dizimizin konuğu olan; Teknoloji, bilişim,, ticaret ve ülke ekonomisinde girişimci ruhunun ötesinde, bir o kadar başarılarını anlatılmakla bitiremeyeceğimiz, iletişim sektöründe ilklere imza atmış değerli iş kadını , Lale Şahin Aslanhan “Dünden Bugüne Yarından Geleceği ‘nde ağırlamak bizler adına onur kaynağı oldu.
Dün, Bugün, Yarın…
‘Başarı’ başkalarının neyi nasıl yaptığından çok, kendi şartlarına odaklanarak çalışmak, genel beklentilerden vazgeçerek; kendi görüşünün ışığında ilerlemek, umudu asla elden bırakmadan hayata devam etmek değil midir ?
Yaşadığımız sürece bize pek çok imkan sunulur. Hayat, “işte fırsat sana. Düşün, aklını kullan ve girişimde bulun. Çalış, çabala yeni imkanların yolunu bul,” der. Biz bu imkanların farkına varıp, üzerinde düşünüp, ilk adımı atmaz isek, fırsat uçup gider. “Dün” tecrübedir ve “Bugün” dünün öğrencisidir. Eğer dünden doğru ders almışsak, bugün yeni bir bilgi ve tecrübe edinmiş oluruz. Dünü silemezsin, yarını yazabilirsin, bugün ise fırsattır, kullan!..
Unutmamalıyız, dünya üç gündür; dün, bugün, yarın…Bu Cenabın bizlere lütfu olup, istinasız bizlere sunulan bir hediyedir. Çoğunlukla bunun değerini bilmeyiz. Aldığımız nefesin, içtiğimiz suyun, yaşadığımız doğanın değerini bilmediğimiz, unuttuğumuz gibi… Her bir dakika, her bir saat bizim için, insanlık için, dünya için iyi, doğru ve yararlı işler yapma, üretme, yenilikler bulma fırsatıdır. İnsanlık için ter döken hem kendi geleceğini hem insanlığın geleceğini aydınlatır.
Enerji Petrol Medya olarak yazı dizimizin ana temasında;
Toplumların tarihi; aylarla, yıllarla, mevsimlerle ölçülecek kadar kısa değildir. Tarihsel oluşumlar; toplumların atılımlarını, kasılmalarını, geriye düşüp ileri çıkışlarını, yenilgilerini, sabırla taş taş üstüne koyuşlarını tanımlamaktadır… ‘40 yılın nasıl ve ne gibi bir hükmü olabilir ki?’ diyerek yazı dizimize başlıyoruz.
İnsan; samimiyet, tutarlılık ve mücadelede ısrar edince, başarının peşinde koşarken yıllar su gibi gelir geçer…
Göz açıp kapayıncaya kadar geçen yılları; anılara nasıl sığdıracağınızı bilemezsiniz … İşte “Dünden Bugüne, Yarından Geleceğe” bunun için var oldu… Bizim mücadelemiz “geçmişten bugüne” muazzam bir yol aldı… Velhâsıl; anlatmak için kaleme sarıldığımız tüm eşsiz değerler, artık daha fazla okunuyor ve günden güne hedefine kavuşuyor…
Artık zümreler; daha çok okuyor kahramanlarımızın sabırla örülü mücadeleci yaşam hikayelerini…
Yazı dizimizin birisi biterken, diğeri; tıpkı filizlenen bir gonca gibi, hayatın diyalektiği hepimize hatırlatıyor…
Güçlü liderlik becerilerinizi finansal uzmanlıkla birleştirerek CFO gibi düşünmeyi öğrenecek, stratejik finansal kararlarla şirketinizi sürdürülebilir büyümeye taşıyabileceksiniz.
Lale Şahin Aslanhan,
Dünden Başlayan Geleceğe vizyoner yapılanmasında,Finans, stajyer seviyesinden, yönetim katına kadar hızlı bir değişimin içinde ilerliyor. Finans liderlerinin, hikaye anlatıcılığı yeteneklerini açığa çıkarıp şirketin mali performansını özetleyerek yatırımları yönetip karlılığı gözler önüne sermeleri gerekiyor diyor.
Onun Başarıları skalasında,
Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör, FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticiliği, Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO, Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü ve en son olarak Corpitall firmasında Partner, Finans ve Mali İşler Dal Merkezi Yönetim Danışmanlığı var.
Uzun yıllardır birçok ülkede geleneksel olarak finans departmanları kadınlardan daha fazla erkek liderlere sahipti. Modern iş dünyasında ise, cinsiyet eşitliği, yetenek kazanımı, çalışan memnuniyeti ve sadakati açısından büyük önem taşıyor.
Türkiye’de finans katlarında gerek kültürel gerek yönetim eğilimleri nedeniyle kadınların yoğunlukta olduğunu belirtiyor. Ce lar,“Finans Türkiye’de kadınların çoğunlukta olduğu bir sektör. Takımımın yarısından fazlasını kadınlar oluşturuyor. Muhasebe ve finans müdürlerimin ikisi de kadın. Diğer yandan bütçe ve planlama müdürlerim ise erkek.” diyor. Türkiye’de kadın nüfusunun yalnızca %25’inin iş gücüde olduğunu belirten Aslanhan, departmanlarda arzu edilen %50 dengesini sağlamanın oldukça zor olduğunu dile getirirken finans alanında elde edilen yüksek oranların üst yönetimin toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki perspektifini yansıttığını söylüyor.
Yarından Geleceğe Finans Sektörü ve Mali Disiplin içerisinde,
Kadın CEO’lar, ve CFO lar liderliğini üstlendikleri şirketlerin de bu konulara yaklaşımında belirleyici oluyor. Etkili kadın CEO’lar yarattıkları farkla, onları takip eden kadın yöneticilere alan açıyor, sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanan programlara, projelere katkı veriyor ve oranlarının artmasını sağlıyor.
Günümüzde kadın liderlerden beklenen özelliklere bakıldığında ise; sorunları güçle değil de mantıkla çözmek, sebat etmek, tolerans göstermek, empati kurabilmek, uzlaşmacı ve iş birliğine yatkın olmak gibi faktörler öne çıkıyor. Yapılan anket sonuçlarında ,paylaşılan kapsamlı bir araştırmada , liderlerden beklenen özelliklerle kadınlara özgü kabul edilen özelliklerin yüksek oranda örtüştüğünü ortaya koyuyor.
Yazı dizimizde Lale Şahin Aslanhan’nın özel bir konuk olmasının ayrı bir önemi ve değeri var… Girişimcilik ruhu, başarı dolu çalışmaları ve mütevazı tavrıyla takdir toplayan Aslanhan, hassas ve ince ruhuyla bizlerle buluştuğu için kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. “Dün, Bugün ve Yarın” başlığıyla, iletişim çatısı altındaki tüm çalışmalarında, akademik hayatında
‘İyi ki Varsınız Lale Şahin Aslanhan ve iyi ki bu başarıları kucaklamışsınız’’ diyoruz…
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, uzun dönemli enerji planlamalarında revizyon yapacaklarını belirterek “Yeni program ile daha dirençli, daha esnek ve elektrikleşme ile dijitalleşmenin merkezde olduğu enerji piyasaları hedefliyoruz.” dedi.
Bakan Bayraktar, EPDK ve Rekabet Kurumu tarafından Antalya’da düzenlenen “Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi”ne katıldı.
Büyük Buhran
Dünyanın, en büyük enerji krizlerinden birini yaşadığını ifade eden Bakan Bayraktar, “Küresel petrol ve doğal gaz piyasalarının adeta şah damarı olan Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve sonrasında yaşanan gelgitler, tüm ülkeleri diken üstünde tutuyor. Enerji alanında adeta büyük buhran ile karşı karşıyayız.” diye konuştu.
Devrim Niteliğinde
Bakan Bayraktar, 2002’de enerjide piyasa serbestleşmesi ile çok köklü bir dönüşüm yaşandığını, 2016’daki Milli Enerji ve Maden Politikası ile ikinci dönüşüm sürecine girildiğini kaydederek “Bu yeni dönemde yerli kaynaklara yönelik stratejilerimizle, altyapı yatırımlarıyla, kaynak ülke-güzergâh ve form çeşitlendirmeleriyle arz güvenliğimizi teminat altına alacak adeta devrim niteliğinde hamleler yaptık.” dedi.
Yeni Enerji Mimarisi
Milli Enerji ve Maden Politikası’nın 10’uncu yılında uzun dönemli enerji planlamalarında revizyon yapacaklarına işaret eden Bakan Bayraktar, “Üzerinde çalıştığımız bu planda yeni bir enerji mimarisi inşa etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki aylarda kamuoyumuzla paylaşacağımız bu yeni program ile daha dirençli, daha esnek ve elektrikleşme ile dijitalleşmenin merkezde olduğu yeni bir enerji piyasaları hedefliyoruz.” diye konuştu.
Şu Anda Risk Yok
Bakan Bayraktar, petrol ve doğal gazda Türkiye’nin Hürmüz’e olan bağımlılığının en düşük düzeyde olduğunu dile getirerek “Arz güvenliğimiz açısında Türkiye’de şu anda bir risk bulunmuyor.” dedi. Akaryakıt piyasalarındaki krizle bağlantılı dalgalanmaları önlemek için Eşel Mobil Sistem’e geçtiklerini anımsatan Bayraktar, “Motorinde bugün itibarıyla ÖTV’yi sıfırladık. Yıl sonuna kadar oluşabilecek 600 milyar liralık ekonomik yükü vatandaşlarımızın üzerinden kaldırmış olduk.” diye konuştu.
Merkez Ülke
Bakan Bayraktar, yaşanan bu krizin, enerjide yeni iş birlikleri ve yeni rotalar ile Türkiye’yi bir merkez ülke haline getirebileceğini vurgulayarak “Örneğin yıllardır konuştuğumuz, Türkmen doğal gazını Hazar üzerinden Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden de Avrupa’ya götürecek bir boru hattını hayata geçirmek. Bunu mutlaka yapmamız gerekiyor.” dedi.
Basra’ya Uzanan Petrol Hattı
Yine Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı’nın Basra’ya uzatılması konusunu yıllardır ifade ettiklerini belirten Bakan Bayraktar, “Katar’dan Türkiye’ye gelebilecek bir doğal gaz boru hattının, önemli olduğunu düşündüğümüz bir başka proje.” diye konuştu.
Elektrikte İş Birlikleri
Bakan Bayraktar, elektrik konnekte hatlarıyla ilgili de projeleri olduğunun altını çizerek “Bakü’de imzaladığımız Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye-Bulgaristan Yeşil Elektrik İletimi ve Ticareti Anlaşması ile Azerbaycan’da üretilen yenilenebilir enerjinin Avrupa’ya ulaştırılmasını temin edeceğiz. Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye kadar uzanan, bölge ülkeleriyle entegre bir elektrik iletim hattı üzerinde de çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Altyapı ve Yatırımlar
Türkiye’nin altyapıya verdiği önem ve bu alana yaptığı yatırımla krizlere karşı dayanıklı bir hale geldiğinin altını çizen Bakan Bayraktar, gazlaştırma kapasitesini 161 milyon metreküpe çıkarttıklarını, yapılan anlaşmalarla Kuzey Amerika çıkışlı daha rekabetçi bir doğal gazı tedarik etmeye başladıklarını söyledi.
Depolar Yüzde 75 Dolu
Bakan Bayraktar, yer altı depolama tesislerinin kapasitelerini arttırmaya yönelik çalıştıklarını anlatarak “Yaşadığımız bu kriz döneminde depolarımız bugün itibarıyla yüzde 75 doluluk oranına sahip. Türkiye, 2028’de tükettiği doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabilecek kapasiteye sahip olacak.” ifadelerini kullandı.
Güneşin Yükselişi
Dünyada büyük bir elektrikleşme trendi olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Elektrik kurulu gücümüz, mart ayı sonu itibarıyla 125 bin megavatı aşmış durumda. Güneş ve rüzgâr kurulu gücümüzün toplamı, yüzde 33’lük pay ile 41 bin 517 megavata ulaştı. Güneş enerjisi Türkiye’de, 2026 yılı sonunda toplam kurulu gücümüzün içerisinde hidrolik gücü geçmek suretiyle bu sene en büyük paya sahip olacak.” değerlendirmesini yaptı.
Destekler Devam Edecek
Bakan Bayraktar, elektrik dağıtımında istenen seviyede olmadıklarını bildirerek vatandaş memnuniyetini maksimum düzeye çıkartmak zorunda olduklarına değindi. Son 3 yılda, doğal gaz ve elektrikte vatandaşlara 1,85 trilyon lira fatura desteği verdiklerini açıklayan Bakan Bayraktar, “Az tüketenin destekten istifade ettiği, çok tüketenin de destek kapsamı dışına çıkarıldığı yeni bir yapıya geçtik. Faturalara olan desteklerimiz, bu prensipler çerçevesinde devam edecek.” mesajını verdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.