Gazeteci – İletişim Uzmanı ve Akademisyen Pınar Odabaşı, insan ilişkilerini daha doğru nasıl yönetebileceğimizin, daha saygın bir profile nasıl ulaşabileceğimizin, çevremizde aranılan, özlenen, yokluğu derinden hissedilen kaliteli bir birey olabilmemizin anahtarını, her fırsatta dile getiriyor. “Hayatın püf noktalarını kaçırırsak, tüh noktalarında yaşarız” mottosunu her konuşmasında vurgulayan deneyimli iletişimci; konuk olduğu televizyon programlarında, canlı yayınlarda, eğitim verdiği üniversitede ve akademilerde; “İtişmeden iletişim kuralım. Gelin sizlerle; etkili iletişimin sırlarını, kendimizi nasıl bir adım daha yukarı taşıyabileceğimizi, kaybettiğimiz özgüveni, öfke anında kontrollü, sakin ve doğru düşünme tekniklerini birlikte konuşalım. Çünkü iletişim kazalarının önüne geçmek için ne kadar çok farkındalık kazanırsak; dünya da o denli güvenli, daha yaşanılası ve daha güzel bir yer olacak” mesajını hatırlatıyor. Pınar Odabaşı, nezaketle harmanlanmış her duruşun, kadınlara çok yakıştığını vurgularken; hemcinslerinin rengârenk ruhunu ise şu satırlarla özetliyor…
“ İçinizdeki gizli potansiyeli keşfedin”
Hadi gelin; bugün sizinle “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”ne; klasikleşmiş multidisipliner kavramlardan sıyrılıp, daha samimi bir perspektiften bakalım… Elbette “başarı”, içindeki potansiyeli keşfedebilen kadının zaferidir. Başarıya giden yol bazen fırtınalıdır ama bu sizi hiç korkutmasın çünkü; ben, kadın ruhunu gökyüzüne benzetirim hep… Bazen bulutlu, bazen gök gürültülü, bazen kasvetli; sisli puslu bazen de günlük güneşliktir bir kadının iç dünyası… Peki “Pınar bu neye endekslidir?” diye soracak olursanız “Mutluluk”tur benim cevabım… Yani bir kadın başarılı olduğu için mutlu olmaz; mutlu olduğu için başarılıdır…
‘‘İşin sırrı; kendimiz olabilmekte gizli’’
Şimdi size “Mutluluk nedir?’’ diye sorsam aklınıza yüzlerce farklı tanım gelir… Bana göre mutluluk; kişinin düşünce sisteminde gizlenmiş bir duygudur. Yani hayata bakış açımızdır; yetinmektir, kıymet bilmektir, gereksiz hırslardan arınmaktır, menfaat düşkünlerine kapıyı kapatıp; bizi çıkarsız, yalansız dolansız sevenlere “hoş geldin” diyebilme sanatıdır… Mutluluk, “yapay zekâ”ya inat “gerçek kalp”tir, kendin olabilmektir; maskesiz ve rolsüz gülümseyişlerin ta kendisidir…
‘‘Avuç içi kadar mutluluk yeter’’
O hâlde içtenliği ve samimiyeti ilke edinmiş bir iletişim uzmanı olarak; biz kadınları çok mutlu eden, kıymetli ama ulaşılması hiç de zor olmayan, gülümsetirken düşündüren örnekleri sıralıyorum izninizle…
✍️Yeni yıkanmış, mis gibi kokan tertemiz bir çarşafın üzerinde uyumak…
✍️Sevdiklerimizden; bizi, bize anlatan, karakterimizi yansıtan, düşünülmüş, hatıra olarak kalabilecek ufak tefek bir hediye almak…
✍️Bizi kolay kolay unutamayan eski gözdemizin, hâlâ gizli gizli sosyal medyamızda gezindiğini öğrenmek…
✍️Araba kullanırken radyoda sevdiğimiz şarkıya denk gelmek… (Ben yolu uzatıyorum lâf aramızda)
✍️Çay veya kahve fincanının üzerinde adımızın başharfinin yazması…
✍️Ne kadar paramız olursa olsun; ek karttan alışveriş yaptığımızda, kart sahibine anında bilgi mesajı gitmemesi… (Erkekler pek bilmez bu duyguyu)
✍️Tartıya çıktığımızda zayıfladığımızı gösteren sayıları görmemiz…
✍️Neyi neden yaptığımızı bilen, kendimizi açıklamak zorunda kalmayacağınız, sustuklarımızı bile anlayan çok sağlam bir dert ortağımızın olması…
✍️Uyandığımız her yeni gün; aile fertlerinin nefesini duymak, kokusunu almak…
✍️Eğitimine destek olduğumuz gariban bir çocuğu, yıllar sonra çok iyi mevkilerde görmek…
✍️Kuzenlerle birlikte eski fotoğraf albümlerine bakıp, ergenlik yıllarımızdaki halimizle dalga geçmek…
✍️Sarılmak; evet evet sarılmak da çok mutlu eder biz kadınları… Çünkü sağ tarafta kalp yoktur; ve orası hep boştur, sarılınca sağ yanını O’nun kalbi doldurur… O yüzden sarılırsak her şey geçer; ama darılırsak kalır…
✍️Dostlarımızın yüzündeki gülümsemenin sebebi olabilmek… Çünkü gülmekten daha güzel bir şey varsa; o da güldürmektir…
Annemiz dışındaki birinden “Hava soğuk, sıkı giyin üşütme, gidince mesaj at” türünden cümleler duymak… Çünkü biz kadınlar; yamaç paraşütü bile yapsak “Beni merakta bırakma, inince mesaj at” diyenleri; ezbere “Seni seviyorum” diyenlere asla değişmeyiz…
Günlük burç yorumlarımızda güzel şeylerin yazdığını görmek…
Çok kıymetli olduğumuzu hissettiren insanların varlığını bilmek…
Özellikle çocukların ve yaşlıların bizi çok sevmesi… Çünkü onların sevgisi daha sahicidir…
Ne kadar zengin olursak olalım; semt pazarına gidip çorap, tayt vb. şeyleri almak da biz kadınlara terapi gibi gelir…
Yakıcı güneşin altında iş yaparken bir anda hortumu terliklerimize tutup serinlemek de psikiyatriste gitmek kadar rahatlatır bizi…
Tek derdi “Hiç esmiyor” ya da “Deniz sabah daha güzeldi, akşamüstü dalgalı” olan yazlıkçı haletiruhiyesine ulaşmak…
Kaybolduğumuz bir yerde “Rota yeniden hesaplanıyor” cümlesini mümkün olduğunca az duymak…
Satın aldığımız ürünün kasada ekstra indirimi olduğunu öğrenmek…
Verdiğimiz sözü, şartlar ne olursa olsun tutabilmek…
En çok da; sevildiğinden emin olmak mutlu eder biz kadınları…
‘‘Hayatın iplerini sımsıkı tutalım’’
Velhâsıl; gördünüz mü, biz kadınları mutlu etmek işte bu kadar kolay… Üstelik mutlu kadınlar, mutlu yarınlar demektir; çünkü onların yetiştirdiği çocuklar da mutlu olur… Yaşınız kaç olursa olsun; “kadın”; çocukluk yapmak istediğinizde; gönlünüze salıncak kuran kişidir… Siz, siz olun; hayatınızı güzelleştiren kadınları; parkta salıncak sırası bekleyen bir çocuk masumiyetiyle bekleyin; belki biraz hızlanan kalp atışı, belki biraz da “Salıncağı ya başkası kaparsa!” korkusuyla işte… Uzun sözün kısası; hayatın ipleri; sevgi dolu, cesur, üretken, kendi gücünün farkında olan, nezaketi elden bırakmayan, hoşgörülü ve mutlu kadınların elinde olursa, bu dünya hepimiz için çok daha güvenli ve güzel yarınlara kavuşur.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Türk Mutfağı Haftası” kapsamında İstanbul’da düzenlenen “Bir Sofrada Miras” programına katıldı.
Programda konuşan Emine Erdoğan, İstanbul’un, yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların, tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu söyledi.
Türkiye, Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü bir kez daha koruyarak sürdürülebilir turizmdeki küresel gücünü tescilledi. 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yatın ödül aldığı 2026 listesinde; Bakanlığın ücretsiz girişli halk plajları da büyüyen yatırımlar ve yeni adreslerle dikkat çekti.
Türkbükü’nün de dahil olduğu yeni tabloyla Türkiye kıyıları, çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve uluslararası kalite anlayışıyla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü aktörlerinden biri olmayı sürdürdü.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişlettikleri vurgusu yaptı.
Türkiye, sürdürülebilir turizm ve çevre odaklı kıyı yönetimindeki istikrarlı yükselişini 2026 Mavi Bayrak sonuçlarıyla bir kez daha dünyaya gösterdi. Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü koruyan Türkiye; büyüyen plaj ağı, uluslararası standartlardaki halk plajları ve yeni yatırımlarla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü ülkeleri arasındaki yerini daha da sağlamlaştırdı.
Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE tarafından açıklanan 2026 yılı Mavi Bayrak ödüllerine göre Türkiye genelinde Mavi Bayrak dalgalanan plaj sayısı 577’den 580’e yükseldi. Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan’ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu.
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından İzmir Foça’da kamuoyuyla paylaşılan sonuçları değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişletmeye devam ettiklerini vurguladı.
Türkiye sahillerinin artık bir dünya markası haline geldiğini belirten Ersoy, Bodrum Türkbükü Ücretsiz Girişli Halk Plajı’nda da bu yıl ilk kez Mavi Bayrak dalgalanacağını ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı gibi paydaş kurumlara teşekkür eden Bakan Ersoy, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Sahillerimiz artık dünya markası! Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğümüzü bir kez daha koruduk. 2026 yılında 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Böylece Türkiye; çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve sürdürülebilir kıyı yönetimindeki güçlü konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledi. Akdeniz’deki mavi rekabette güçlü yükselişimizi sürdürürken ücretsiz girişli halk plajlarımızı da uluslararası standartlarla büyütmeye devam ediyoruz. Bu yıl Bodrum Türkbükü Halk Plajımız da Mavi Bayraklı halk plajlarımız arasına katıldı. Yeni halk plajı projelerimizle Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını daha da genişleteceğiz. Bu başarıda emeği bulunan TÜRÇEV başta olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize ve turizm sektörümüze teşekkür ediyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.