Connect with us

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan Polis Akademisi Mezuniyet Töreni’nde konuştu

Polis Akademisi Mezuniyet Töreni | Genç Gazeteciler

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polis Akademisi Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada “2002 tarihinden itibaren hayata geçirdiğimiz reformlarla güvenliği, hukuk ve demokrasinin tam karşısında konumlandıran zihniyete son verdik. Güvenlikle özgürlük arasındaki hassas dengeyi koruyarak, devletimizin güvenliğini ve milletimizin huzurunu temin etmeye çalıştık. Bugün de aynı ilkeyi titizlikle gözetiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gölbaşı Polis Akademisi’nde düzenlenen Polis Akademisi Mezuniyet Töreni’ne katıldı.

Törendeki konuşmasında, iki yıllık zorunlu ve yoğun eğitim süreçlerini başarıyla tamamlayarak mezuniyet sevincini yaşayan 483’ü kadın, 1883’ü erkek toplam 2 bin 366 polisi ve dereceye giren öğrencileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın 15 farklı ülkesinden 94 misafir öğrenciyi akademiden mezun etmenin de heyecanının yaşandığını belirtti.

Polis Amirleri Eğitim Merkezinde (PAEM) Türkçelerini geliştirme yanında mesleki eğitimlerini tamamlayarak mezuniyet hakkı kazanan misafir öğrencileri de tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, misafir öğrencilerin ülkelerine döndüklerinde akademide aldıkları üst düzey eğitimle kendi vatandaşlarına en iyi şekilde hizmet vereceğini söyledi.

“TÜM YERYÜZÜNÜ KUCAKLAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika’dan Türk Cumhuriyetlerine, Balkanlardan Güney Asya’ya gönül coğrafyasının dört bir ucunda görev yapacak polislere başarılar diledi. Yurt dışı ziyaretlerinde, Türkiye mezunlarının sadece bürokraside değil, hayatın farklı alanlarında da önemli konumlara geldiğini gördüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, akademiden iş dünyasına, sivil toplumdan siyasete uzanan çok geniş bir yelpazede Türkiye’yi tanıyan, milleti seven, insanlarla güçlü bağlara sahip polislerin elde ettiği başarılarla iftihar ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Her ne kadar son dönemde ülkemizde böyle bir ufaktan rahatsız olan kimi kendini bilmezler türemişse de biz onlara kulak asmıyoruz. Üç kıta yedi iklimde hüküm sürmüş bir cihan imparatorluğunun bakiyesi üzerine kurulan Türkiye gibi bir devleti, ırkçı, lümpen faşizmin sığ sularına hapsetmeye kimsenin gücü yetmez. Ülkemizin ekonomisine, turizmine, ticaretine ve kamu diplomasisine zarar verme girişimlerine eyvallah etmeyeceğiz. Hazreti Mevlâna’nın pergel metaforunda çizdiği cihanşümul vizyonla devletimizin bir ayağını Anadolu’ya sabitleyip diğeriyle tüm yeryüzünü kucaklamaya devam edeceğiz. Ülkemizin gönül elçileri kadrosuna katılan bugünkü mezunlarımızın da gayretleriyle inşallah hedeflerimize ulaşacağız. Rabbim yolunuzu, bahtınızı açık etsin.”

“HER BİRİNİZİN HUKUKA VE KANUNLARA HARFİYEN UYACAĞINIZA İNANIYORUM”

Emniyet teşkilatının, saflarına eklenen 2 bin 366 yeni neferle, millete karşı sorumluluklarını çok daha etkin şekilde yerine getireceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çatı altında eğitim hayatınız boyunca edindiğiniz nitelikler, disiplin ve prensipler görevlerinizi yerine getirirken sizlere rehberlik edecektir. Vebali ağır olduğu kadar mesuliyeti de yüksek bir mesleği icra ederken her birinizin hukuka ve kanunlara harfiyen uyacağınıza inanıyorum” diye konuştu.

Hukukun dışına çıkılarak devlete hizmet edilmeyeceğinin, kanunun arkasından dolanarak toplumda düzen sağlanamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu görevlilerinin, hangi konumda olursa olsun, Anayasa ve yasalarla mukayyet olduğunu, görev ve yetkilerinin mevzuatla sınırlandırıldığını, bunun istisnasının olmadığını ve olamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşımız kolluk kuvvetlerine baktığında sadece kamu otoritesinin müessir gücünü değil aynı zamanda hukuk devletini de görmek ister. Geçmişte ülkemiz, kendini hukukun ve yasaların üstünde gören bürokratik vesayetten çok çekmiştir. Devletin güvenliği öne sürülerek hukukun üstünlüğü ilkesi çiğnenmiş, millî irade yok sayılmış, Anayasa askıya alınmış, milletimizin özgürlük alanları daraltılmıştır. Sonuçta ne güvenlik tam manasıyla sağlanmış ne de terörle mücadelede arzu edilen neticeye ulaşılabilmiştir. Biz bu dönemi, Türkiye’nin kayıp yılları olarak değerlendiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’den itibaren hayata geçirilen reformlarla, güvenliği, hukuk ve demokrasinin tam karşısında konumlandıran zihniyete son verdiklerini, güvenlikle özgürlük arasındaki hassas dengeyi koruyarak, devletin güvenliğini ve milletin huzurunu temin etmeye çalıştıklarını vurguladı.

Bugün de aynı ilkeyi titizlikle gözettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem güvenliğin sağlandığını hem de bunu, hukuk devletinin çizdiği hudutlar dahilinde demokrasiden ödün vermeden, hak ve hürriyetlere sahip çıkarak gerçekleştirmeye gayret ettiklerini söyledi.

“SUÇ İŞLEYEREK SINIRI AŞAN KİM OLURSA OLSUN HAK ETTİĞİ CEZAYI ALMASINI TEMİN EDECEKSİNİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizlerden de göreviniz gereği kanunları uygularken daima bu hassasiyette hareket etmenizi istiyorum. Milletimizin de sizden beklentisi bu yöndedir. Çalışma prensibimiz gayet açıktır. Vatandaşın canına, malına, namusuna, özgürlüklerine ve güvenliğine kasteden alçaklara karşı asla müsamahakâr davranmayacaksınız. Suç işleyerek sınırı aşan her kim olursa olsun yakalayıp yargıya teslim ederek, hak ettiği cezayı almasını temin edeceksiniz. Hukukun dışına çıkanlara nasıl nefes aldırmıyorsanız insanımıza karşı da müşfik olacak, görevinizi yaparken ölçüyü kaçırmayacaksınız. Şunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın; kolluk kuvvetlerinin halka yaklaşımı devletin vatandaşıyla kurduğu bağın niteliğini ortaya koyan bir ayna gibidir. Bunun için polisimiz zehir tacirlerinin, suç örgütlerinin, çetelerin, şehir eşyalarının, emperyalistlerin uşaklığını yapan teröristlerin kâbusu hâline gelirken halkımızın da güven ve huzur kaynağı olmak zorundadır. Sizler insanımızı ne kadar korursanız ne kadar saygın hissettirirseniz unutmayın, devletimiz de o derece güçlenecektir. Aksi durumda ne toplumda asayişi temin edebiliriz ne de ülkemizi asırlık hedefleriyle buluşturabiliriz. Türk polisine yakışır bir şekilde sorumluluklarınızı hakkaniyete ve adalete uygun olarak yerine getireceğinizden hiçbir şüphe duymuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ilin tamamında asayişi, güvenliği, huzuru temin etmek için fedakârca görev yapan tüm polislere teşekkürlerini ileterek, kahraman şehitleri rahmetle andı, hayatta olan gazilere sağlık ve afiyet diledi.

“TERÖR ÖRGÜTÜNÜ SINIRLARIMIZ İÇERİSİNDE KIPIRDAYAMAZ HÂLE GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gerek stratejik coğrafi konumu gerekse iddiaları ve savunduğu değerler itibarıyla asimetrik tehditlerle yüzleşen bir ülke olduğunu söyledi.

Tüm suçlara ve tehditlere karşı teyakkuz hâlinde olmak, tedbir geliştirmek, proaktif bir anlayışla mücadele etme mecburiyetine ve önemine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölücü terör örgütüne karşı yürüttüğümüz mücadelede artık 40 yılı geride bırakmak üzereyiz. Maddi ve manevi olarak çok ağır bedeller ödediğimiz bu mücadelede son yıllarda tarihî kazanımlar elde ettik. Askerimizin, polisimizin, jandarmamızın, istihbaratçılarımızın ve güvenlik korucularımızın muazzam çabalarıyla terör örgütünü özellikle sınırlarımız içerisinde kıpırdayamaz hâle getirdik. İnsansız hava araçlarımız ve yerli, millî imkânlarla ürettiğimiz modern silahlarımızın katkısıyla eli kanlı canilere nefes aldırmıyoruz” diye konuştu.

Sadece son bir yılda PKK/KCK’ya yönelik 4 bin 877’si şehir, 29 bin 918’i kırsalda olmak üzere 34 bin 765 operasyon yapıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu operasyonlarda 7’si kırmızı, 1’i yeşil, 15’i turuncu, 34’ü gri kategoride olmak üzere toplam 1045 terörist etkisiz hâle getirildi. Bölücü terör örgütüne katılımlar her geçen gün azalıyor. Bir dönem binlerle ifade edilen sayılar, bugün 10’lu, 20’li rakamları ancak buluyor. Aynı şekilde FETÖ, DEAŞ ve sol terör örgütlerinin de tepesine biniyoruz. FETÖ’nün mahrem yapılanmasını deşifre etmeye ve kalıntılarını devletimizden temizlemeye yönelik operasyonlarımız aralıksız sürüyor. Sadece geçen yıl FETÖ’ye 5 bin 827 operasyon yapıldı. 9 bin 350 şüpheli gözaltına alındı. Yurt dışına kaçan firarilerin ülkemize iadesiyle ilgili olarak Dışişleri ve Adalet Bakanlıklarımız çalışmaktadır. Devletimizin kurumlarının nefesi, nereye kaçarlarsa kaçsınlar, FETÖ’cü alçakların ensesinde olmaya devam edecektir.”

“ULUSAL VE ULUSLARARASI OLMAK ÜZERE TOPLAMDA 603 ÇETE ÇÖKERTİLDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, organize suç örgütlerine karşı son bir yılda elde edilen başarıları milletin takdirle takip ettiğini belirterek, “Emniyet ve istihbarat teşkilatımız tarafından yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası olmak üzere toplamda 603 çete çökertilmiştir” bilgisini paylaştı.

Zehir tacirlerinin hedefe koyulan bir diğer mülevves yapı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, uyuşturucuyla mücadele kapsamında 47 bin 650 operasyon düzenlendiğini, yaklaşık 34 bin kişinin tutuklandığını ifade etti.

Düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelede son bir yılda önemli mesafe kat ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Operasyonlar neticesinde 12 bin 500 kişi gözaltına alınmış, bunların 4 bin 500’ü tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Sınır dışı edilenlerin sayısı ise 149 bine ulaştı. Asayiş bakımından son bir yılda her 100 olaydan 93’ü aydınlatıldı. Birileri ısrarla görmek istemese de kimsenin yaptığı yanına kar kalmıyor. Kolluk kuvvetlerimiz asayişi, huzuru, güvenliği temin etmek için gerçekten büyük bir fedakarlıkla çalışıyor. Bu tablo İçişleri Bakanlığımızın yeni kabine dönemindeki karnesidir.”

Türk Silahlı Kuvvetlerinin de terör örgütleri ve düzensiz göçle mücadelede önemli başarılara imza attığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, askerlerin operasyonlarıyla hudutlarda yaklaşık 168 bin yasa dışı geçişin engellendiğini ve 13 bin 691 düzensiz göçmenin yakalandığını aktardı.

“KENDİNİ DEVLETİN VE MİLLETİN MENFAATLERİNİN ÜSTÜNDE GÖREN HİÇBİR YAPIYA TAHAMMÜLÜMÜZ YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele kapsamında ise 1473’ü Suriye’de, 1052’si Irak’ta olmak üzere toplam 2 bin 525 teröristin etkisiz hâle getirildiğini belirtti.

Teröristlerin yuvalandığı 3 bin 158 mağara, sığınak, barınak ve depo imha edildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İnşallah yaz ayları boyunca çok daha kararlı ve sonuç alıcı operasyonlar gerçekleştireceğiz. Son terörist de ülkemiz için bir tehdit unsuru olmaktan çıkarılıncaya kadar mücadelemizi devam ettireceğiz. Sevgili polis arkadaşlarım, tüm başarıların bize gösterdiği gerçek şudur; güvenlik birimlerimiz FETÖ ve vesayet odaklarından temizlendikçe, terör ve suç örgütlerine karşı başarılarımız da katlanarak artıyor. Her kurum kendi asli vazifesine odaklandığında, devletimizin gücüyle birlikte vatandaş nazarındaki itibarı da yükselmektedir. Bundan geriye gidiş kesinlikle olmayacaktır. Hangi görünüm, hangi kisve altında olursa olsun kendini devletin ve milletin menfaatlerinin üstünde gören hiçbir yapıya tahammülümüz yoktur. Emniyet teşkilatımıza ve dolayısıyla devletimize olan inancı zedeleyecek en küçük bir yanlışa göz yummayacağımızı burada vurgulamak isterim. Eski Türkiye’nin kötü alışkanlıklarının güvenlik birimlerimiz dahil hiçbir devlet kurumunda tekrar nüksetmesine izin vermeyeceğiz. Ne yapıyorsak hukuk içinde yapacağız, demokrasinin çizdiği sınırlar içinde yapacağız, hukuk devletinden asla ve asla sapmayacağız.”

“SİZLER DEMOKRASİ VE EKONOMİDEKİ KALKINMA HAMLELERİMİZİN DE TEMİNATISINIZ”

Törene katılan mezun polislere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Şunu lütfen unutmayınız, sizler herhangi bir grubun, ideolojinin değil Türkiye Cumhuriyeti devletinin polisisiniz. Sizler bu milletin bağrından çıkmış, gerektiğinde vatan ve millet için can vermeye hazır birer nefersiniz. Sizler güvenliğimizin olduğu kadar demokrasi ve ekonomideki kalkınma hamlelerimizin de teminatısınız. Vatandaşın sıkıntılarını, dertlerini, isteklerini ilk elden gören kesimlerin en başında yine polislerimiz geliyor, sizler geliyorsunuz. Kamu otoritesi adına hareket eden kanun adamlarının görevlerini icra ederken herkesten daha fazla dikkatli olması beklenir. Sizlerin de bu beklentilerin bilinciyle davranacağınıza inanıyorum. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyerek sloganlaştırdığımız ilkeler hepimizin rehberidir, kırmızı çizgisidir. Sizlerden bu dört umdeye her zaman sadık kalmanızı bekliyorum. Bu düşüncelerle mezuniyetinizin tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Yeni hayatlarınızda, yeni görevlerinizde başarılar temenni ediyorum. Misafir öğrencilerimizi bir kez daha kutluyor, ülkelerine bizlerden selam götürmelerini rica ediyorum.”

Törene, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile mezun öğrencilerin aileleri de katıldı.

Törende, dönem birincisi olan Hatice Kahraman yaş kütüğüne plaket çaktı. Dereceye giren mezunlara diplomaları Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verildi. Diyanet İşleri Başkan Ali Erbaş’ın dua ettiği törende, mezunlar yemin edip, tören geçişi yaptı. Polisler daha sonra keplerini havaya atarak, mezuniyet sevincini yaşadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesinin başındayken 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde Jandarma Genel Komutanlığında rehin alınan ve başından vurularak ağır yaralanan “Gazi Başkan” Turgut Aslan ile törenin ardından bir süre sohbet etti.

DÜNYA

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Avatar

Published

on

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.

Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.

Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!

Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.

Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var.
1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.

Kendini Zorlamadan Başarmak
İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek
“Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…

Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.

İtki mi, Akış mı?
İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.

Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.

Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.

Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın?
Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.

Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.

İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.

Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.

Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.

Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?

Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..

Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri

“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli
Klip ve Dijital Yayınlar
İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları

Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Avatar

Published

on

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.
Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.

Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir.
Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.

Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……

12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim.
Eğitim yıllarının Üniversite ayağında,
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.

2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir.
Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir.
Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında;
Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün..
Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir.
Günümüzde,
Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu.
Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….

Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.


Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda.
Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor

“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”

Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom

“İşleyen Demir Pas Tutmaz”

sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor.
Derya Özgören’in
Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.


Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

Avatar

Published

on

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”

“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır

Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.

Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.

“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..

Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.

1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı.
İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti.
Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.

Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.

Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.

İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,

“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.

Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.

Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .

Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.

2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,

Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.

Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.

Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TAKVİM

Haziran 2024
P S Ç P C C P
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

HABER BURADA

DÜNYA2 ay ago

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak...

DÜNYA2 ay ago

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin. Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki...

DÜNYA2 ay ago

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Ülkü REYHANİOĞLU

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı...

DÜNYA3 ay ago

Taşkın Ünal “Yalı Yangınlarında Bilinmesi Gerekenler”

Elektrik Mühendisi-Yangın Bilirkişisi Taşkın Ünal İş Dünyası dergisi ne kaleme aldığı yazı dizisinde şu ifadelere yer verdi. Türk mimarisinde yalılar...

DÜNYA3 ay ago

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık

Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve...

GÜNDEM3 ay ago

KAMU AKADEMİ İŞ DÜNYASI VE SİVİL TOPLUM İSTANBUL’DA BULUŞTU

Türkiye’nin Dört Bir Yanından Güçlü Katılım Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (KSTK) tarafından düzenlenen Tanışma ve Kaynaşma Kahvaltısı, kamu yönetimi,...

DÜNYA3 ay ago

İyi ki Varsın Hakan Polat

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanları,Kadın Girişimciler ,Sivil Toplum Kuruluş...

DÜNYA3 ay ago

MHP Lideri Bahçeli’den Kaan ve Kızılelma yorumu: Sadece teknolojik bir kazanım değil

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajında, savunma sanayinin önemine vurgu yaptı. Geçmişte dış politikaya ve iç politik...

DÜNYA3 ay ago

İyi ki Varsın Hande Dengim Bağcıoğulları-2

Her şehrin tarihi o şehrin sakinlerinin de tarihidir. Yüzyıllar boyu bağrında nice sakinlerine kucak açan semtimiz…Etrafında dolaşırken kalabalıkları izlemek, mola...

REKLAMLAR

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

Haber Burada

seers cmp badge