Connect with us

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2021’de ihracatımızı 200 milyar doların üzerine çıkartarak tüm zamanların rekorunu kıracağız”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Kurban Bayramı öncesinde hem gündemimizdeki konuları, hem de bayram hazırlıklarını değerlendirmek amacıyla yaptığımız kabine toplantımızı az önce tamamladık.

“TÜRKİYE’NİN SALGIN SONRASI KONTROLLÜ NORMALLEŞME SÜRECİ BAŞARIYLA YÜRÜYOR”

Türkiye’nin salgın sonrası kontrollü normalleşme süreci başarıyla yürüyor. Şu ana kadar hedeflerimizden kayda değer bir sapma hamdolsun yaşamadık. Aşılama çalışmalarını hızla sürdürüyoruz. Yapılan toplam aşı sayımız 59 milyona yaklaştı. Dünyada salgına karşı bilinen en etkili ve yaygın koruma yöntemi aşılamadır.

Virüsün yeni varyantları dünyayı tehdit ediyor. Biz hem sağlık sistemimizin gücü, hem aşılama oranlarımızla nispeten iyi bir noktadayız. Gücümüzü korumak için elimizdeki imkânları çok daha etkin kullanmalıyız. Buradan bir kez daha tüm vatandaşlarımı kendilerinin ve sevdiklerinin sağlığı için bayrama kadar aşılarını yaptırmaya davet ediyorum.

Ülkemizin normalleşme adımlarını süratle atmasında ve başarıyla sürdürmesinde aşılamada kat ettiğimiz mesafenin çok büyük payı vardır. Aşılamanın nispeten düşük olduğu yerler önümüzdeki günlerde tehdit altına girebilir. Ciddi gayretler ve fedakârlıklar neticesinde elde ettiğimiz bu avantaja hep birlikte sahip çıkmak mecburiyetindeyiz. Toplumsal bağışıklık sağlanana kadar temizlik, maske ve mesafe kurallarından taviz vermemeliyiz.

Kamu kurumlarımız başta olmak üzere insanların kalabalık olarak bulunduğu her yerde her organizasyonda bu kurallara riayet etmek çok daha önemlidir. Bayram günlerini de aynı şekilde kurallara uyarak geçirmeliyiz. Önümüzdeki dönemde yeniden aynı sıkıntılara düşmemek için tedbiri elden bırakmamalıyız. İşte yaşanan güzel gelişmeleri sizler de görüyorsunuz. Faaliyetlerini belirlenen kurallara göre normal düzene uyarak geçirenler işletmeler başta olmak üzere kayıpları hızla telafi ediyor. Turizm sektörü 25 milyon turist ve 20 milyar dolar turizm geliri hedefiyle son süratle çalışıyor.

“ULUSLARARASI YATIRIMCILARIN ÜLKEMİZE İLGİSİ GİDEREK ARTIYOR”

Üretim ve ihracat tarafında zaten bir sıkıntımız yoktu, normalleşmeyle birlikte hamdolsun orada da bir yükseliş trendi başladı. İnşallah 2021’de ihracatımızı 200 milyar doların üzerine çıkartarak tüm zamanların rekorunu kıracağız.

Uluslararası yatırımcıların ülkemize ilgisi giderek artıyor. Kendi yatırımcılarımızın da yeni yatırım kapasite artışı, makine alımı, ham madde tedariki konusunda yoğun gayret gösterdiğini biliyoruz.

Pek çok şehrimizde organize sanayi bölgeleri yetersiz kaldığı için yenilerinin kuruluş hazırlıkları yapılıyor. Mesela Gaziantep’te 5 organize sanayi bölgesi dolduğu için şimdi 6’ncısı kuruluyor. Son dönemde ziyaret ettiğimiz şehirlerde gerçekleştirdiğimiz açılış törenlerinin listesinde mutlaka çok sayıda fabrika yer alıyor. Yetişmiş eleman istihdamı konusundaki sıkıntı arttığı için mesleki eğitimde yeni modeller üzerinde çalışıyoruz. Artık meslek liselerini ve meslek yüksekokullarını sanayi bölgeleri içinde açarak okul eğitimi ile iş başı eğitimini birleştiriyoruz. Gençlerimizin girişimcilik konusundaki iştahlarını ve kabiliyetlerini memnuniyetle takip ediyoruz. Bakanlıklarımız kendi alanlarında gençlerimizin bu potansiyellerini hayata geçirmeye yardımcı olacak pek çok program ve proje uyguluyor. Kabiliyetli ve birikimli insanlarımız için ülkemizin sunduğu imkânları yurt dışındaki alternatiflerin kat be kat üzerinde olduğunu söyleyebilirim.

Tüm bu olumlu gelişmelerin istihdama sağladığı katkının neticelerini önümüzdeki dönemde beraberce takip edeceğiz. Geçtiğimiz hafta yaptığımız kabine toplantısının ardından gerçekleştirdiğimiz millete sesleniş konuşmasında ekonomimizle ilgili kapsamlı bir değerlendirmeyi sizlerle paylaşmıştım. Türkiye’nin üzerinde kara bulutlar dolaştırmak için çalışanların müspet tüm gelişmelerin üzerini kapatarak umutsuzluk körükleme gayretlerinin beyhude olduğunu inşallah açıklanan her veriyle tekrar tekrar göreceğiz.

“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASI YOLUNDA DİĞER ALANLARLA BİRLİKTE EKONOMİDE DE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ”

Sıkıntılarımız, sorunlarımız, kayıplarımız yok mu? Elbette var. Ama elimizdeki imkânlar, potansiyelimiz ve yakaladığımız fırsatlar bu sıkıntıların kat be kat üzerindedir. Türk ekonomisini sadece döviz kuru, faiz, enflasyon parantezine hapsetmeye çalışanların gerideki yatırım, üretim, istihdam, ihracat, büyüme temelli asıl fotoğrafı gözlerden kaçırma çabaları boşunadır. Allah’ın izniyle 2021 yılında ulaşacağımız büyüme oranıyla dünyanın yükselen ekonomisi olduğumuzu, hedeflerimize adım adım yaklaştığımızı ispatlayacağız. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolunda diğer alanlarla birlikte ekonomide de emin adımlarla ilerliyoruz.

Vatandaşlarımızın salgın döneminde yaşadıkları kayıpları ve çektikleri sıkıntıları telafi etmek için bugüne kadar pek çok destek ve teşvik programını hayata geçirmiştik. Önümüzdeki dönemde de ihtiyaç olması hâlinde bu adımları sürdürmekte kararlıyız. Küresel yönetim ve ekonomi sisteminin yeni baştan yapılandığı şu süreçte Türkiye’yi hak ettiği yere getirmek için son iki asrın en önemli fırsatını yakalamış durumdayız. Sürekli altını çizdiğimiz 2023 hedefleri ve 2053 vizyonu Türkiye için sıradan siyasi söylemler değil, tarihî bir kavşak noktasının ifadesidir. Geçtiğimiz 19 yılda kurduğumuz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı, önümüzdeki bu büyük imkânı değerlendirme konusunda bize çok önemli avantaj sağlıyor. Ülkemizi istikrar ve güven ikliminde hedeflerine doğru yaklaştırdıkça bu tabloyu çok daha net görebileceğiz.

Bugüne kadar pek çok önemli siyasi, sosyal, ekonomik, güvenlik ve son olarak sağlık krizinin üstesinden nasıl başarıyla geldiysek, inşallah ülkemizi hedeflerine de aynı şekilde başarıyla ulaştıracağız.

“ARTIK TÜRKİYE SİYASİ VE EKONOMİK OLARAK DÜNYANIN EN ÜST LİGİNE ADIM ATMAK ÜZEREDİR”

Uzunca bir süredir Türkiye’ye diz çöktürmek, milletimizin umutlarını kırmak, ülkemizi demokrasi ve kalkınma çizgisinden uzaklaştırmak için kurulan her tuzak, oynanan her oyun, yapılan her saldırı milletimizle birliğimizi, beraberliğimizi, kararlılığımızı daha da pekiştirmiştir. Artık Türkiye siyasi ve ekonomik olarak dünyanın en üst ligine adım atmak üzeredir. Önümüzdeki yılları kazasız belasız geride bırakarak gündemimizdeki projeleri, yatırımları, politikaları hayata geçirdiğimizde büyük ve güçlü Türkiye’yi tamamen inşa etmiş olacağız. İşte o güne kadar durmadan, duraksamadan azimle, gayretle yolumuza devam edeceğiz.

Aziz milletim; ulaşım ülkemizin en önemli kalkınma altyapı yatırımlarını yaptığımız alanların başında geliyor. Geçtiğimiz 19 yılda bu alanda toplamda 1 trilyon 104 milyar lirayı aşan yatırım gerçekleştirilmiştir. Türkiye’yi dünyanın en konforlu ulaşım altyapısına sahip yeni lojistik süper gücü yapmak için gece-gündüz çalıştık. Hamdolsun geldiğimiz noktada hedeflerimizin önemli bir kısmına ulaştık.

Bölünmüş yol uzunluğumuzu 6.100 kilometreden 28.200 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 1.714 kilometreden 3.532 kilometreye çıkardık. Bu yollar üzerinde uzunluğu 567 kilometreyi bulan 364 yeni tünel, yine uzunluğu 396 kilometreyi bulan 567 yeni köprü ve viyadük inşa ettik. Demiryollarında, havayollarında ve deniz yollarında da benzer atılımları hayata geçirdik. Ülkemizi küresel bir lojistik merkezi hâline getirerek dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almamızı sağlayacak çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz. Ulaştırma projelerimizi devreye alırken farklı yatırım modelleri kullanıyoruz. Bazılarını doğrudan kamu kaynaklarıyla, bazılarını da kamu-özel sektör iş birliğiyle yapıyoruz.

Ankara-Niğde Otoyolu kamu-özel sektör iş birliği ile milletimizin hizmetine sunduğumuz yatırımlardan biridir. Üç kesim hâlinde geçtiğimiz yıl devreye aldığımız bu otoyolumuz sahip olduğu yerli ve millî akıllı ulaşım sistemleriyle kendi alanında önemli bir yatırımdır. Bu projenin hizmete girmesiyle ülkemiz Edirne’den Şanlıurfa’ya 1.230 kilometre uzunluğunda kesintisiz ulaşım yapılabilen bir otoyol ağına sahip olmuştur.

Şimdi Niğde-Ankara Akıllı Otoyolunu kullanan vatandaşlarımıza bir müjde vermek istiyorum. Artık bu otoyolda sürücülerimiz otomobilleriyle yüzde 20, minibüs, yolcu otobüsü, kamyon ve tırlarıyla da yüzde 40 indirimli olarak seyahat edebilecek. Cuma gece yarısı devreye girecek bu indirimin ülkemize ve otoyolumuzu kullanan sürücülerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Karayolları Genel Müdürlüğümüzün işletmesindeki otoyollar ve köprülerde bayram vesilesiyle uygulanacak geçişler de Cuma gece yarısı başlayacaktır.

Diğer yandan, tamamlanan ulaştırma yatırımlarımızı peyderpey hizmete açmaya devam ediyoruz. Her biri ayrı güzelliklere sahip Bartın, Amasra, Kuruca Şile, Cide arasındaki yolu tamamlayarak bu gerekten zor güzergâhın standardını yükselttik, mesafesini de 15 kilometreden 11,8 kilometreye düşürdük. Bunun için güzergah boyunca uzunluğu 5 kilometreyi bulan 3 adet çift tüp tünel uzunluğu, 267 metre olan bir adet çift viyadük, uzunluğu 320 metre olan 6 adet çift köprü, 4 adet de kavşak inşa ettik. İnşallah en yakın zamanda bu yolumuzun resmî açılışını da yapacağız.

“ÇANAKKALE 1915 KÖPRÜSÜ, CUMHURİYETİMİZİN 100. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜNÜN EN ÖNEMLİ SEMBOLLERİNDEN BİRİ OLACAKTIR”

Çanakkale 1915 Köprüsünün de içinde yer aldığı ve Malkara-Çanakkale otoyolundaki çalışmalarımız da hızla sürüyor. Önümüzdeki yılın 18 Mart’ında hizmete açmayı planladığımız 1915 Çanakkale Köprüsünde araçların geçeceği yolun çelik döşemelerinin tabliye montajına başlıyoruz. Çanakkale Deniz Zaferinin kazanıldığı 18 Mart 1915’i işaret eden 318 metrelik çelik kuleleri ve iki kule arasındaki 2023 metrelik orta açıklığıyla bu köprümüz inşallah Cumhuriyetimizin 100. Kuruluş Yıldönümünün en önemli sembollerinden biri olacaktır. Ülkemizin dört bir yanında inşası süren tünel ve köprü ve projelerimizle milletimize eser kazandırmaya devam ediyorum.

Aziz milletim; geçtiğimiz Cuma günü Diyarbakır’da vatandaşlarımızla, teşkilatlarımızla ve gençlerimizle gerçekten çok samimi, çok hasbi, çok özel bir gün geçirdik.

Türkiye’nin üzerine serpilmek istenen ölü toprağını nasıl attığının, istiklaline ve istikbaline nasıl dört elle sarıldığının en somut, en canlı örneğini Diyarbakır’da yaşadık. Coğrafyamızın ve medeniyetimizin bu kadim şehri 40 yıllık çük büyük acılar çekti, çok büyük kayıplar yaşadı. Darbelerin ve onun ikisi olan vesayetin kurduğu baskı ve zulüm düzeni ülkemizin her yeri gibi Diyarbakır’da da ağır şekilde hissedilmişti. İşte bu dönemin sembollerinden olan Diyarbakır Cezaevini hem geçmişin bir kesitinin muhafaza edildiği, hem gençlerimizin umutlarının ve heyecanlarının yaşatıldığı bir kültür merkezine dönüştürme kararı aldık.

Yaptığımız toplu açılış töreninde şehrin eğitimden sağlığa, ulaşımdan sulamaya kadar her alanda ihtiyacı olan yüzlerce kamu yatırımını halkımızın hizmetine sunduk. Ayrıca, şehir hastanesinden raylı sisteme kadar pek çok hizmetin müjdesini Diyarbakırlılarla paylaştık. Bu törende terör örgütünün vesayetinden kurtarıp halkın hizmetine verdiğimiz belediyelerimizin yatırımlarını da hizmete açtık.

Aynı şeklide Tekstil Organize Sanayi ve organize bölgesinde inşa edilen 30 yeni fabrikanın resmî açılışını gerçekleştirerek şehrimizin gelişme ve kalkınma hamlesinin sevincine ortak olduk. Bu vesileyle Diyarbakırlı kardeşlerimizle şöyle geçmişten bugüne yaşananların hasbihalini de yaptık.

“ÇÖZÜM SÜRECİNİN BÖLÜCÜ ÖRGÜT TARAFINDAN HANGİ KARANLIK EMELLERLE BİTİRİLDİĞİNİ ANLATTIK”

Bir dönem ülkemizin ilk 5 sanayi şehri arasında yer alan Diyarbakır’ın nasıl olup da geri kalmışlık batağına saplandığından başlayıp çözüm sürecine kadar uzanan kapsamlı bir değerlendirmeyi oradaki vatandaşlarımızla ve tüm milletimizle paylaştık.

Terör örgütünün Kürt kardeşlerimizin sadece değerlerine savaş açmakla kalmayıp gözlerinin nuru erkek ve kız çocuklarını nasıl kendilerinden kopardığını, onları nasıl kasıtlı olarak ölüme sürüklediğini hatırlattık.

Her türlü riskini ve sorumluğunu üzerimize alarak sırf ülke ve bölge terör belasından kurtulsun diye başlattığımız çözüm sürecinin bölücü örgüt tarafından hangi karanlık emellerle bitirildiğini anlattık.

Türkiye’yi Suriyelileştirmek isteyenlerin taşeronluğuna soyunanların bu ülkeye ve millete yaptıkları alçakça ihanete işaret ettik.

Yasin Börü gibi nice Kürt gencini alçakça katledenlerin, çocuklarını dağa kaldırıp yüreklerini yaktıkları nice ailelere sırtını dönenlerin kendi evlatlarını nasıl ihtimamla büyüttüğünü hatırlattık.

Sokaklarda oluk oluk kan akarken belli çevreler tarafından şişirilen sözde siyasetçilerin aslında hangi oyunun figüranları, hangi silahın tetikçileri olduğunun ısrarla sorulmasını istedik.

Kimseyi izam etmedik, kimseyi itham etmedik, kimseyi karalamadık, kimseyi ötekileştirmedik, sadece vicdan ve ahlak sorgulaması yaptık.

Bölgedeki her vatandaşımıza, eğer amaç hizmetse kimin kendilerine hizmet getirdiğini, eğer amaç hak ve özgürlük mücadelesiyse kimin kendilerine bunları sağladığını düşünmeleri çağrısında bulunduk.

Diyarbakırlı kardeşlerimizden sadece yaşananları gözden geçirerek kimin istismar siyaseti, kimin eser ve hizmet siyaseti peşinde koştuğunu tespit etmelerini beklediğimizi söyledik. Bu muhasebeyi akıl, vicdan ve izan çerçevesinde yapan herkesin Türkiye’nin 81 vilayetinin her birinin Cumhuriyet döneminde ilk defa demokrasi ve kalkınma bakımından aynı şartlara ve imkânlara bizim dönemimizde kavuştuğunu idrak edeceğine inanıyoruz. Hamdolsun, ülkemizin doğusuyla batısı, kuzeyiyle güneyi arasında hem hak ve özgürlükler, hem temel hizmetler bakımından hiçbir fark kalmamıştır.

“DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGEMİZDE HIZLI BİR SANAYİ VE TİCARET ATILIMI GÖZE ÇARPIYOR”

Terör örgütünün dağdaki ve şehirdeki unsurları etkisiz hâle geldikçe, bunların istismar araçları ellerinden alındıkça, ülkemizle birlikte bölgede de bir huzur havası hâkim olmuştur. İşte bu iklimde şehirlerimiz kendi potansiyelleri ve özgün kabiliyetleri çerçevesinde kurduğumuz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde gelişiyor, büyüyor, geleceğe hazırlanıyor. Uzunca bir dönem tarım ve hayvancılık dışında kayda değer bir ekonomik faaliyetin olmadığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizdeki şehirlerimizde hızlı bir sanayi ve ticaret atılımı göze çarpıyor. Yüksek istihdam kapasitesine sahip fabrikaların ardı ardına açıldığı, hizmet sektörünün canlandığı, ihracatın yaygınlaştığı bu şehirlerimiz, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasına çok önemli destek veriyor. Bölge insanını baskı ve zulüm altında tutan, inim inim inleten, geri kalmışlığa mahkûm eden bu bölücü zihniyet geriledikçe, bu şehirlerimizin kalkınma ve büyüme heyecanı da güçleniyor.

Biz geçtiğimiz Cuma günü Diyarbakır’da bu heyecanı bir kez daha ve çok daha belirgin şekilde gördük. İnşallah ülke ve millet olarak hepimizin önünde aydınlık bir gelecek bizi bekliyor. Yeter ki bir olalım, iri olalım, beraber olalım, kardeş olalım hep birlikte Türkiye olalım.

“15 TEMMUZ DESTANI, ASIRLAR BOYUNCA HATIRLANACAK TARİHÎ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”

Aziz milletim; önümüzdeki Perşembe günü 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin beşinci yıl dönümüdür. Bu vesileyle ülkemizin ve milletimizin bekası yolunda hayatlarını feda eden tüm güvenlik güçlerimiz ve askerlerimizle birlikte 15 Temmuz şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Türk milletinin yazdığı 15 Temmuz destanı asırlar boyunca hatırlanacak ve dersler çıkartılacak tarihî bir dönüm noktasıdır. İnşallah 15 Temmuz günü bizzat iştirak edeceğimiz programlarla bu önemli hadiseyi bir kez daha ibretle anacak, milletimize şükranlarımızı tekrar ifade edeceğiz. Her 15 Temmuz tarihi bizim için ülkemize ve milletimize uzanan hain elleri kırma azmimizi bileyen bir hatırlama vesilesi olacaktır.

Diğer yandan önümüzdeki hafta idrak edeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Kurban Bayramı günü inşallah 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde olacağız. Bayramın 1. gününü Kıbrıslı kardeşlerimizle geçirecek ve 20 Temmuz törenlerine katılacağız. Böylece tüm dünyayı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin hak ve adalet arayışında en güçlü şekilde yanında olduğumuzun mesajını da vereceğimize inanıyorum.

Ülkemizde de Kurban Bayramı için tüm kurumlarımız hazırlıklarını yürütmektedir. Trafik düzeninden, kurban kesme organizasyonlarına kadar milletimizin hayatını kolaylaştıracak her tedbir ilgili kurumlarca alınmaktadır. Bayram tatili vesilesiyle yola çıkacak tüm vatandaşlarımdan trafik kurallarına harfiyen riayet etmelerini can ve mal kaybıyla sonuçlanacak kazalara karşı dikkatli olmalarını şimdiden özellikle Cumhurbaşkanları olarak rica ediyorum. Sürücülerimizin kesinlikle yola yorgun çıkmamaları, varacakları yere yaklaştıkça tedbiri artırmaları, yolda seyreden mobilet, motosiklet, bisiklet türü küçük araçlar konusunda dikkatli olmaları çok çok önemlidir.

İçişleri Bakanlığımıza bağlı emniyet ve jandarma birimlerimiz bayram boyunca denetimlerini kesintisiz devam ettireceklerdir. Tarım ve Orman Bakanlığımız ile diğer ilgili kurumlarımızla vatandaşlarımızın kurbanlarını gönül huzuruyla kesebilmeleri için gereken tedbirleri aldılar.

Bu arada malum üç tane yangın söndürme uçağını da filomuzun içerisine katmış bulunuyoruz, temenni ederiz ki orman yangınlarıyla bu süreç içerisinde inşallah karşı karşıya kalmayız. Ülkemizde geçtiğimiz yıl 2,8 milyonu küçükbaş, 963 bini büyükbaş olmak üzere toplam da 3 milyon 774 bin baş hayvan kurban olarak kesilmişti. Bu yıl 3,7 milyon küçükbaş ve 1 milyon 350 büyükbaş olmak üzere toplamda 5 milyon 50 bin hayvan kurban kesmek isteyen vatandaşlarımız için hazır edilmiştir. Rabbimden hepimize ve cümle ümmeti Muhammed’e manevi hazzını alarak huzurla, sağlıkla, ağız tadıyla bir bayram geçirmeyi nasip etmesini diliyorum.

Bayramın Suriye, Filistin, Yemen gibi kardeşlerimizin zulüm altında yaşadığı coğrafyalar başta olmak üzere tüm insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.

“TÜM VATANDAŞLARIMIZIN DİN VE İNANÇ HÜRRİYETLERİNİ KORUMAK EN BAŞTA GELEN VAZİFEMİZDİR”

Tabi bu arada özellikle İstanbul Kadıköy’de bir kilise duvarının üzerine çıkılarak sergilenen saygısızlığı şu mübarek günlerde birliğimize, beraberliğimize yönelik bir provokasyon olarak görüyorum. Tüm vatandaşlarımızın din ve inanç hürriyetlerini korumak en başta gelen vazifemizdir. Benzer hadiseler gibi bu konunun da sonuna kadar takipçisi olacağız. Ve böyle bir ahlaksızlığı, böyle bir edepsizliği bizim kabullenmemiz mümkün değildir. Hangi dinden olursa olsun, hangi inançtan olursa olsun kalkıp kesinlikle onların mabetlerine bu tür saldırıları kabul etmemiz asla mümkün değildir.

Bir diğer taraftan bilindiği gibi Bayram arifesi olan Pazartesi günü yarım gün, bayramın ilk gününden son gününe kadar olan Salı’dan Cuma’ya kadar ise tam gün tatildir. Kabine toplantımızda yaptığımız istişarede Pazartesi günkü yarım günü idari tatil olarak belirleme kararı aldık. Böylece vatandaşlarımız fiilen 16 Temmuz Cuma akşamından 26 Temmuz Pazartesi sabahına kadar sürecek bir tatile kavuşmuş oluyorlar. 15 Temmuz zaten malum bizim FETÖ terör hareketi sebebiyle o günü tatil olarak ilan etmiştik. O gün itibariyle başlıyoruz ve süreç bu şekilde devam ederken 16’sında herkes mesaisinde olabilecek. Bu kararın gerek bulundukları yerde kurbanlarını kesecek, gerek memleketlerine ziyarete gidecek, gerekse bu süreyi tatil için kullanacak vatandaşlarımız için hayırlı olmasını diliyorum.

Bu duygularla bir kez daha hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum ve kalın sağlıcakla diyor tekrar bayram tebrikimi tazeliyorum.”

DÜNYA

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Avatar

Published

on

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.

Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.

Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!

Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.

Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var.
1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.

Kendini Zorlamadan Başarmak
İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek
“Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…

Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.

İtki mi, Akış mı?
İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.

Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.

Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.

Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın?
Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.

Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.

İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.

Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.

Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.

Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?

Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..

Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri

“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli
Klip ve Dijital Yayınlar
İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları

Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Avatar

Published

on

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.
Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.

Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir.
Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.

Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……

12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim.
Eğitim yıllarının Üniversite ayağında,
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.

2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir.
Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir.
Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında;
Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün..
Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir.
Günümüzde,
Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu.
Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….

Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.


Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda.
Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor

“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”

Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom

“İşleyen Demir Pas Tutmaz”

sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor.
Derya Özgören’in
Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.


Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

Avatar

Published

on

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”

“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır

Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.

Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.

“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..

Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.

1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı.
İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti.
Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.

Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.

Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.

İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,

“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.

Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.

Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .

Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.

2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,

Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.

Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.

Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TAKVİM

Temmuz 2021
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

HABER BURADA

DÜNYA2 ay ago

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak...

DÜNYA2 ay ago

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin. Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki...

DÜNYA2 ay ago

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Ülkü REYHANİOĞLU

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı...

DÜNYA2 ay ago

Taşkın Ünal “Yalı Yangınlarında Bilinmesi Gerekenler”

Elektrik Mühendisi-Yangın Bilirkişisi Taşkın Ünal İş Dünyası dergisi ne kaleme aldığı yazı dizisinde şu ifadelere yer verdi. Türk mimarisinde yalılar...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık

Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve...

GÜNDEM2 ay ago

KAMU AKADEMİ İŞ DÜNYASI VE SİVİL TOPLUM İSTANBUL’DA BULUŞTU

Türkiye’nin Dört Bir Yanından Güçlü Katılım Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (KSTK) tarafından düzenlenen Tanışma ve Kaynaşma Kahvaltısı, kamu yönetimi,...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Hakan Polat

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanları,Kadın Girişimciler ,Sivil Toplum Kuruluş...

DÜNYA2 ay ago

MHP Lideri Bahçeli’den Kaan ve Kızılelma yorumu: Sadece teknolojik bir kazanım değil

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajında, savunma sanayinin önemine vurgu yaptı. Geçmişte dış politikaya ve iç politik...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Hande Dengim Bağcıoğulları-2

Her şehrin tarihi o şehrin sakinlerinin de tarihidir. Yüzyıllar boyu bağrında nice sakinlerine kucak açan semtimiz…Etrafında dolaşırken kalabalıkları izlemek, mola...

REKLAMLAR

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

Haber Burada

seers cmp badge