Connect with us

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz; milletin, millî iradenin, demokrasiye gönül verenlerin zaferidir”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’deki 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “15 Temmuz; milletin, millî iradenin, demokrasiye gönül verenlerin zaferidir. 15 Temmuz; hakkın batıla, adaletin zulme, istiklalin istiskale galip gelmesinin adıdır. Milletimiz 15 Temmuz’daki direnişiyle hem bir darbe girişimini püskürtmüş hem de ülkemizi teslim almayı hedefleyen bir işgal teşebbüsünü engellemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü programları kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programı’na katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına ülkenin bekası, milletin istiklali uğruna can veren kahraman şehitlere Allah’tan rahmet niyaz ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatan ve millet için mücadele ederken gazilik mertebesine erişmiş tüm gazilere sağlıklı, uzun ömürler diledi ve “Özgürlüğüne, ezanına, bayrağına, vatanına, devletine, geleceğine sahip çıkan milletimin tüm fertlerine şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“Merhum Abdurrahim Karakoç’un adeta 15 Temmuz kıyamını anlatan şu muhteşem mısralarıyla şehitlerimizi buradan selamlamak istiyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şiirin “Gergin uykulardan, kör gecelerden, bir sabah gelecek kardan aydınlık. Sonra düğüm düğüm bilmecelerden, bir sabah gelecek kardan aydınlık. Vurulup ömrünün ilkbaharında, kanından çiçekler açar yanında, cümle şehitlerin omuzlarında, bir sabah gelecek kardan aydınlık” dizelerini okudu.

“ÖLÜM KUSAN SİLAHLARA MEYDAN OKUYAN CESARET ABİDELERİNİN HAKKINI ÖDEYEMEYİZ”

Fedakârlıklarıyla o karanlık geceyi millet ve demokrasi için kardan aydınlık bir sabaha kavuşturan yiğitlerin hakkının asla ödenemeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece çıplak elleriyle tankları durduran, ölüm kusan silahlara meydan okuyan cesaret abidelerinin hakkını ödeyemeyiz. O gece yurdu yaşatmak için can veren ama canından aziz bildiği vatanından vazgeçmeyen kahramanların haklarını ödeyemeyiz” diye konuştu.

15 Temmuz şehitlerinin, Bedir’den Çanakkale’ye, İstiklal Harbi’nden Kıbrıs Barış Harekâtı’na, terörle mücadeleden yurtdışı operasyonlarına, bütün bunlarla birlikte batıla, zalime ve küfre karşı yürütülen hak mücadelesinin günümüzdeki temsilcileri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar tarihiyle büyük, değerleriyle büyük, vicdanı, merhameti, adaletiyle büyük bir milletin gözbebekleridir. Her kim bunu gölgelemeye çalışıyorsa ülkesine, milletine, hepsinden önemlisi o gece kanlarıyla destan yazan aziz şehitlerimize ihanet ediyor demektir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Biz şehitleriyle yaşayan, şühedanın ölmediğine inanan, diri olduklarına iman eden bir dinin müntesipleriyiz. Biz İstiklal Marşı’nda dahi şehitliği arzulayan, şehitliği yücelten şühedanın emanetini evlatlarına hatırlatan bir milletiz. Her karışında bir yiğidin yattığı bu güzel ülkenin asıl sahibi, şehitler ve gazilerin başını çektiği kahramanlardır. Bu ülkenin sahibi ‘Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda’ diyen vatan âşıklardır. Bu ülkenin sahibi eve erzak almaya değil, ‘devletimize sahip çıkmaya geldik’ ya Batuhanlardır. Bu ülkenin sahibi, ömrünün baharından gök ekin gibi toprağa düşen Abdullah Tayyip’tir. Daha 15 yaşındayken şehadet şerbeti içen Halil İbrahim Yıldırım’dır. Bu ülkenin sahibi, bir yıllık hasadını, çocuklarının rızkını, gözünü kırpmadan feda eden Kahramankazanlı çiftçilerimizdir. Bu ülkenin sahibi, yüreklerinde iman, ellerinde bayraklarla hainlere meydanları dar eden cesur kadınlardır. Günde beş vakit ezanlarımız eğer gökyüzünü süslüyorsa, minarelerimizden ‘Allah-u Ekber’ nidaları eksik olmuyorsa, bağımsızlığımızın timsali al bayrağımız 780 bin kilometrekarenin her karışında gururla dalgalanıyorsa, bu millet geleceğine umut ve güvenle bakabiliyorsa, Türkiye hedefleri ve idealleri doğrultusunda kararlılıkla ilerliyorsa, bunların hepsinin gerisinde ölümü öldüren kahramanların canı, kanı, gayreti, fedakârlığı vardır.”

“BU MİLLET ‘TÜRKİYE’NİN GEÇİLMEZ’ OLDUĞUNU TÜM DÜNYAYA BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞTİR”

Hiç kimsenin, özellikle Meclis çatısı altında görev yapanların, 15 Temmuz gecesi milletin verdiği şanlı mücadeleyi önemsizleştirmeye hakkı olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “15 Temmuz; milletin, millî iradenin, demokrasiye gönül verenlerin zaferidir. 15 Temmuz; hakkın batıla, adaletin zulme, istiklalin istiskale galip gelmesinin adıdır. Milletimiz 15 Temmuz’daki direnişi ile hem bir darbe girişimini püskürtmüş hem de ülkemizi teslim almayı hedefleyen bir işgal teşebbüsünü engellemiştir. Genci yaşlısıyla bu millet Türkiye’nin geçilmez olduğunu tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Türk milleti sokakta istiklalini korurken milletin vekilleri de bu yüce çatı altında demokrasiye, millî iradeye sımsıkı sahip çıkmıştır. Milletvekillerimiz, Gazi Meclis’in şanına yaraşır bir şekilde, tepelerine atılan bombaları rağmen, halkın emanetini yere düşürmemiştir. Bu vesileyle o gece engelleri aşarak, tankların çevresinden dolanarak, namluların ucundan yürüyerek TBMM’ye gelen ve milletin vekili olmanın sorumluluğunu bihakkın yerine getiren herkese şahsım, milletim ve ülkem adına şükranlarımı sunuyorum. Tarih, 15 Temmuz gecesi yaşanan diğer kahramanlıklar gibi Gazi Meclisimizin çatısı altında sergilenen bu dayanışmayı da altın harflerle yazacaktır. Nasıl İstiklal Harbi’mizi sevk ve idare eden Büyük Millet Meclisimizin üyeleri aradan geçen bir asra rağmen halen hayırla yâd ediliyorsa, yeni Türkiye’nin istikbal mücadelesinin önderleri de inşallah hep şükran ve minnetle anılacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin uğruna canlarını feda ettikleri kutlu emanete halel getirmemenin, kendilerinin en önemli görevi olduğunu vurguladı.

“ÖNCELİĞİ MİLLET VE MEMLEKET OLAN HERKESLE, TÜRKİYE ORTAK PAYDASINDA BULUŞMAYA GAYRET EDİYORUZ”

40 yılı aşan siyasi hayatının hiçbir döneminde şehitlerin ruhlarını muazzep edecek adım atmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, özünde rekabet bulunan siyaseti, ülkenin ve milletin hayrına olan işlerde yarışmak olarak gördüklerini anlattı.

Hizmet üretirken, mücadele ederken, içeride ve dışarıda milletin hakkını savunurken 84 milyonun tamamını kucaklamaya çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatanımızın bekası, milletimizin birlik ve dirliği, Türkiye’nin topyekûn refah ve huzurundan başka hiçbir hedef peşinde koşmadık. Bugün de aynı hassasiyetle çalışıyor, önceliği millet ve memleket olan herkesle, Türkiye ortak paydasında buluşmaya gayret ediyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, özellikle Türk siyasetinin 84 milyonu ilgilendiren meselelerde millî mutabakat ruhuyla hareket etmesi gerektiğine olan inancını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyasi partilerimiz, fikirlerimiz, hayata bakış açılarımız farklı olsa da hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın, aynı iklimin insanlarıyız. Kökenlerimiz, görüşlerimiz ayrı olsa da hepimiz binlerce yıllık ortak bir mazinin, inşallah kıyamete kadar sürecek ortak bir geleceğin sahipleriyiz. Rengini, şehitlerimizin kanından alan ay-yıldızlı al bayrağımız bağımsızlığımızın timsalidir. Her gün beş defa semaya yükselen ezanlarımız, birlik ve beraberliğimizin remzidir. Bu sene kabul edilişinin 100. yıl dönümünü kutladığımız İstiklal Marşı 84 milyonun ortak hissiyatının sembolüdür. Bugün beşinci seneidevriyesini idrak ettiğimiz 15 Temmuz destanı hepimizin ortak gurur kaynağıdır. Türk’üyle, Kürt’üyle, Çerkez’iyle, Alevi’siyle ve Sünni’siyle, hâsılı tüm renkleri ve farklılıklarıyla Türkiye, 84 milyonun tamamının ortak yurdu, ortak yuvasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 1,5 yıldır tüm dünyayla birlikte Türkiye’yi de etkileyen yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgınının, millet olarak kaderin de kederin de aynı olduğunu gösterdiğine işaret ederek, “Yine bu salgın, tıpkı 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi varlığımıza yönelik tehditleri ancak kenetlenmeyle aşabileceğimizi bizlere tekrar hatırlatmıştır” diye konuştu.

“İSTİKLALİNE VE İSTİKBALİNE SAHİP ÇIKAN MİLLETİMİN HER BİR FERDİNE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

Yeni anayasa başta olmak üzere, Türkiye’nin demokrasisini güçlendirecek, refahını artıracak, itibarını yükseltecek, toplumsal barışını perçinleyecek tüm millî meselelerde siyaset kurumunun gereken uzlaşma kültürünü yaşatması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk demokrasisinin bir daha böyle menfur saldırılara maruz kalmaması için sorumluluk sahiplerinin, özellikle sorumluluk duygusuyla hareket etmesi büyük önem arz ediyor. Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023’e, eski Türkiye’nin alışkanlıkları ve kamburlarıyla değil, inşallah yeni Türkiye’nin vizyonu ve heyecanıyla girmek istiyoruz. Siyaset kurumunun bunu başarabilecek olgunluğa, dirayete ve basirete sahip olduğuna inanıyorum. 84 milyonun her bir ferdinin de bizimle aynı inancı, aynı hissiyatı paylaştığını düşünüyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Rize’de meydana gelen felaket nedeniyle birçok kişinin yaşamını yitirdiğini anımsatarak, “Allah rahmet eylesin. Bu felaket neticesinde kaybolanlar var. Şu anda üç bakanımız orada. Valimiz ve tüm görevliler arama-tarama çalışmalarını devam ettiriyorlar. Rabbim bizlere bu tür felaketleri yaşatmasın diye niyazım var” ifadelerini kullandı.

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aziz şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “(Türkiye geçilmez) diyerek, istiklaline ve istikbaline sahip çıkan milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.

DÜNYA

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Avatar

Published

on

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.

Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.

Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!

Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.

Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var.
1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.

Kendini Zorlamadan Başarmak
İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek
“Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…

Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.

İtki mi, Akış mı?
İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.

Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.

Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.

Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın?
Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.

Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.

İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.

Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.

Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.

Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?

Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..

Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri

“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli
Klip ve Dijital Yayınlar
İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları

Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Avatar

Published

on

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.
Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.

Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir.
Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.

Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……

12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim.
Eğitim yıllarının Üniversite ayağında,
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.

2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir.
Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir.
Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında;
Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün..
Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir.
Günümüzde,
Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu.
Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….

Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.


Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda.
Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor

“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”

Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom

“İşleyen Demir Pas Tutmaz”

sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor.
Derya Özgören’in
Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.


Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

Avatar

Published

on

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”

“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır

Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.

Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.

“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..

Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.

1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı.
İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti.
Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.

Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.

Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.

İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,

“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.

Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.

Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .

Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.

2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,

Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.

Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.

Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TAKVİM

Temmuz 2021
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

HABER BURADA

DÜNYA1 ay ago

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak...

DÜNYA2 ay ago

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin. Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki...

DÜNYA2 ay ago

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Ülkü REYHANİOĞLU

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı...

DÜNYA2 ay ago

Taşkın Ünal “Yalı Yangınlarında Bilinmesi Gerekenler”

Elektrik Mühendisi-Yangın Bilirkişisi Taşkın Ünal İş Dünyası dergisi ne kaleme aldığı yazı dizisinde şu ifadelere yer verdi. Türk mimarisinde yalılar...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık

Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve...

GÜNDEM2 ay ago

KAMU AKADEMİ İŞ DÜNYASI VE SİVİL TOPLUM İSTANBUL’DA BULUŞTU

Türkiye’nin Dört Bir Yanından Güçlü Katılım Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (KSTK) tarafından düzenlenen Tanışma ve Kaynaşma Kahvaltısı, kamu yönetimi,...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Hakan Polat

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanları,Kadın Girişimciler ,Sivil Toplum Kuruluş...

DÜNYA2 ay ago

MHP Lideri Bahçeli’den Kaan ve Kızılelma yorumu: Sadece teknolojik bir kazanım değil

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajında, savunma sanayinin önemine vurgu yaptı. Geçmişte dış politikaya ve iç politik...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Hande Dengim Bağcıoğulları-2

Her şehrin tarihi o şehrin sakinlerinin de tarihidir. Yüzyıllar boyu bağrında nice sakinlerine kucak açan semtimiz…Etrafında dolaşırken kalabalıkları izlemek, mola...

REKLAMLAR

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

Haber Burada

seers cmp badge