2026 yılının 8 Mart günü, her yıl olduğu gibi dünyada ve ülkemizde bir kez daha “kadın hakları, kadın sorunları” konuşulacak, çözüm önerileri paylaşılacak, kazanımlara sahip çıkılacak, gerici girişimlerden kaygılar dile getirilecek.
8 Mart’lar, emekçi kadınların haklarını elde etmek uğruna can verdikleri bir mücadeleyi simgeler. Günümüzde Dünya Kadınlar Günü olarak anılan 8 Mart’ın hikayesi, 1857 yılında New York’ta bir dokuma fabrikasındaki işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi grev yapmalarıyla başladı. Grev sırasında fabrikada çıkan yangından kurtulamayan 129 kadın işçi yanarak can verdi. Bu olayın sonrasında her yıl 8 Mart’ta hakları uğruna can veren 129 kadın için anma toplantıları yapılmaya devam edildi. 1910 yılında Danimarka’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar konferansında 8 Mart’ın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak anılmasına karar verildi.
İşte bu nedenle yazı temasına ışık tutan “8 Mart Evrensel Olmanın Adıdır” mottosunda bunu işlemek istedim.
Enerjisel Dönüşüm Liderliği, Bioenerji Uzmanlığı ,Profesyonel Koçluk eğitmenliği ve kişisel gelişim danışmanlığı alanlarında çalışmalarıma devam ediyorken,“Pozitif Düşünce” ile birçok Rektör ve bilim insanının takdirini kazanan yazarımız ikinci eseri “ Sır Sahibine Verilir” isimli eserlerim ile insanlara dokunmak istiyorum.
Küçük bir kız çocuğunun sorusu aslında hepimize yöneliyor: Eğer kadınlarla erkekler gerçekten eşitse, 8 Mart’a neden hâlâ ihtiyaç duyuyoruz?
8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Her yıl kutlamalar, mesajlar, kampanyalarla gündeme geliyor. Ama belki de asıl sorulması gereken başka bir soru var: Kadınlar Günü neden var? Ta en başından beri hayata geçirdiği çalışmalarla, etkinlikler ile toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çeken Hülya Gözaçan, ‘Kadınlar Günü Neden Var?’ sorusuyla gündeme gelen farkındalık kampanyası, toplumu derin bir yüzleşmeye davet ediyor.
Çalışma hayatının içinde yer alsın veya almasın “kadın” olmanın ayrı bir mücadele alanı olduğunu kabul etmek gerektiğini belirten Gözaçan, kadınların kendi yolunu kendi çizme gücüne sahip olduğunu vurguladı ve önlerine çıkan engelleri ise ancak sorgulayarak aşabilecekleri mesajını verdi. Bu sorgulama sürecini cesaretlendirmek için ise fikir liderlerine ve iş hayatındaki öncü kişilere hayli sorumluluk düştüğünü de ekledi.
Kadınların iş hayatındaki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz? İş hayatına yeni atılan kadınlar için tavsiyeleriniz nelerdir? Sorusuna vereceğim en güzel yanıtlar arasında şunlar ana tema olurdu.
Girişimcilik hikâyeleri aslında kadınlara çok uygun. Daha büyük start-up fonları olursa ülkemizde, bu hikâyeler daha çok desteklenir ve büyüyebilirler diye düşünüyorum. Bu bir ekosistem meselesi ve yeni oluşmaya başladı bence. Silikon Vadisi’ne benzer şekilde, girişimcilik fikirlerini destekleyici, işi bilen uzmanlara ve bu fikirlerin büyüyüp yeşermesine imkân veren bir ekosisteme gereksinim duyuluyor. O da ülkemizde yeni yeni gelişiyor.
Kadının Statüsü içerisinde Kadını nasıl tanımlar mısınız? 21 Yüzyılda kadın hangi özelliklere sahip olmalı?
Statü gereği uygar kadın; kendi gücünün, kapasitesinin, sınırlarının, isteklerinin farkında olan ve hayatını bu farkındalıklar çerçevesinde planlayan, önceliklendiren ve yaşayan kadın. Kısacası ekonomik bağımsızlığı olan ve isteklerini, potansiyelini gerçekleştirebilen kadın çağdaş kadındır.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dünya genelinde ne gibi bir farkındalık yaratıyor? Sizin bugün için “8 Mart Evrensel Olmanın Adıdır” mesajınızın altında yatan nelerdir?
Kadınların daha alacağı çok yol var. Şöyle ki mutlaka bir süreklilik garantisi vermeleri gerekiyor. “Kadınlar iş hayatlarına ailevi nedenlerle ara verirler” varsayımıyla zaten birçok şirkette kariyerlerini engellemiş ya da kesintiye uğratmış oluyorlar. Fakat çocuk olayı bittikten sonra kadınların, bıkmadan usanmadan bu kariyer planını yapmaları, şirketlerden bu yönde talepkâr olmaları, bulundukları şirketlerde bu ciddiyette bir kariyer planlaması yapmaları gerektiğini düşünüyorum.
Biz Kadınların, doğası çok güçlü. Korumacı ama içten! Artık dünyaya kadın tarzı yönetim gelmesi gerekiyor. Uzun vadeli düşünebilen bir vizyon gerekiyor. Kadınlara tek mesajım var; ne yapsınlar etsinler ekonomik bağımsızlıklarını kazansınlar.
Hayatta en gerekli şey maddi olarak ayakta durabilmek. Çünkü birçok şey ona bağlı oluyor. Herkes için dileğim, “Umarım ne işte, ne de özel hayatta kötü insanlarla karşılaşırlar.”. Pes etmek yok!
Merhum Üstat, Neşet Ertaş’ın dediği gibi; Kadınlar insandır, erkekler insanoğlu.
Kadın olmazsa empati olmaz, kadınlar olmazsa vicdan olmaz. Kadınlar olmasa sevgi olmaz. Kadınlar olmazsa hak, hukuk, adalet olmaz. Aile olmaz, toplum olmaz. Bütün bunları öğretendir kadın. Eğiten, yol gösteren, ışık tutandır. Kadın ailedir, toplumdur. Kadınlar olmazsa yarım kalırız.”
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun .
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Türk Mutfağı Haftası” kapsamında İstanbul’da düzenlenen “Bir Sofrada Miras” programına katıldı.
Programda konuşan Emine Erdoğan, İstanbul’un, yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların, tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu söyledi.
Türkiye, Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü bir kez daha koruyarak sürdürülebilir turizmdeki küresel gücünü tescilledi. 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yatın ödül aldığı 2026 listesinde; Bakanlığın ücretsiz girişli halk plajları da büyüyen yatırımlar ve yeni adreslerle dikkat çekti.
Türkbükü’nün de dahil olduğu yeni tabloyla Türkiye kıyıları, çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve uluslararası kalite anlayışıyla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü aktörlerinden biri olmayı sürdürdü.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişlettikleri vurgusu yaptı.
Türkiye, sürdürülebilir turizm ve çevre odaklı kıyı yönetimindeki istikrarlı yükselişini 2026 Mavi Bayrak sonuçlarıyla bir kez daha dünyaya gösterdi. Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü koruyan Türkiye; büyüyen plaj ağı, uluslararası standartlardaki halk plajları ve yeni yatırımlarla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü ülkeleri arasındaki yerini daha da sağlamlaştırdı.
Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE tarafından açıklanan 2026 yılı Mavi Bayrak ödüllerine göre Türkiye genelinde Mavi Bayrak dalgalanan plaj sayısı 577’den 580’e yükseldi. Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan’ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu.
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından İzmir Foça’da kamuoyuyla paylaşılan sonuçları değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişletmeye devam ettiklerini vurguladı.
Türkiye sahillerinin artık bir dünya markası haline geldiğini belirten Ersoy, Bodrum Türkbükü Ücretsiz Girişli Halk Plajı’nda da bu yıl ilk kez Mavi Bayrak dalgalanacağını ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı gibi paydaş kurumlara teşekkür eden Bakan Ersoy, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Sahillerimiz artık dünya markası! Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğümüzü bir kez daha koruduk. 2026 yılında 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Böylece Türkiye; çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve sürdürülebilir kıyı yönetimindeki güçlü konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledi. Akdeniz’deki mavi rekabette güçlü yükselişimizi sürdürürken ücretsiz girişli halk plajlarımızı da uluslararası standartlarla büyütmeye devam ediyoruz. Bu yıl Bodrum Türkbükü Halk Plajımız da Mavi Bayraklı halk plajlarımız arasına katıldı. Yeni halk plajı projelerimizle Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını daha da genişleteceğiz. Bu başarıda emeği bulunan TÜRÇEV başta olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize ve turizm sektörümüze teşekkür ediyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.