Hukukun Ötesinde: Bir Uzmanlık Alanı ve Kurumsal Ekosistem İnşa Eden Lider
Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı yazı dizisi ile dikkat çeken ünlü isimlerin bir arada bulunduğu bir platformdur.
Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve yurt dışında başarılı işlere imza atmış iş kadınları, akademisyen, rektör ve hocalarımız, yazarlarımız ve sivil toplum kuruluş başkanları ile birlikte platform başkanlarımız ve yazarlarımızın bir arada yer aldıkları yazı dizisidir.
İyi ki Varsın yazı dizimizde, ülkemize katma değer yaratan iş insanlarının hizmetlerini onurlandırarak tarihe geçirmek adına düzenlenen ve her yıl düzenlenmesini hedeflediğimiz basına açık bir platform olarak düşündüğümüz plaket töreni ile bütün değerlerimizin bir arada olacağı platformda Neden İyi ki Varsın isimli kitabımız ile onurlandıracakları medya günlüğüdür.
Geçmiş tarihinde sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmasının yanı sıra, İpek Yolu’nun önemli bir geçiş noktası olması, medeniyetlerin beşiği kültürel mirasın tamda odak noktası olması nedeni ile sadece tarihî yapıları ile değil, farklı kültürlere ev sahipliği yaptığından, güneydeki Arap kültürü de insanların iç içe yaşamlarından dolayı mutfak kültürüne etkili olan faktörler arasında farklı ve gelişmiş yemek kültürüyle de öne çıkması ve Tarihin en şanlı direnişlerinden kurtuluş mücadelesinin başarıyla sona ermesinin ardından Mustafa Kemal’in övgülerini alarak “Gazi” unvanına layık görülen Sanayi Kültür ve büyük şehrimiz Gaziantep
Yazı dizimizde,Hukukun Ötesinde: Bir Uzmanlık Alanı ve Kurumsal Ekosistem İnşa Eden Lider Süleyman Boşça’nın yaşam hikayesindeki sayısız başarı dolu hikayeyi sizlere sunmak istedik.
1976 yılında Gaziantep’in İslahiye ilçesinde dünyaya gelen Süleyman BOŞÇA, çocukluk ve gençlik yıllarını İskenderun’da geçirmiştir. Akdeniz’in ticaretle, girişimcilikle ve uluslararası etkileşimle şekillenen yapısı, ilerleyen yıllarda geliştireceği küresel bakış açısının temellerini oluşturmuştur. Hukuka duyduğu ilgi ve avukatlık mesleğine yönelik güçlü tutkusu onu Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne taşımış; burada başlayan yolculuk zamanla enerji hukuku ve uluslararası tahkim alanlarında kurumsal dönüşüme öncülük eden bir liderlik hikâyesine dönüşmüştür.
Bazı hukukçular mesleklerinde başarı elde eder. Bazıları ise yalnızca kendi kariyerlerini değil, faaliyet gösterdikleri alanın geleceğini de şekillendirir. Av. Süleyman BOŞÇA’nın mesleki yolculuğu, ikinci gruba giren isimlerin hikâyesidir.
Enerji sektörünün küresel ölçekte ekonomik kalkınmanın, yatırım hareketlerinin ve jeopolitik dengelerin merkezine yerleştiği bir dönemde Av. BOŞÇA, kariyerini yalnızca hukuki danışmanlık sunmaya değil; enerji hukukunun kurumsallaşmasına, enerji yatırımlarının hukuki güvenliğinin güçlendirilmesine ve enerji uyuşmazlıklarının çözümüne yönelik kalıcı yapılar oluşturmaya adamıştır.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘nden mezun olduktan sonra avukatlık mesleğine başlayan Av. BOŞÇA, özel hukuk alanındaki yüksek lisans çalışmalarının ardından akademik gelişimini sürdürmüş ve halen Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde “Enerji Performans Sözleşmeleri” konulu doktora çalışmasına devam etmektedir. Meslek hayatı boyunca enerji hukuku, uluslararası yatırım hukuku, altyapı projeleri ve tahkim alanlarında uzmanlaşmış; hukuku yalnızca uyuşmazlıkları çözen bir mekanizma olarak değil, yatırım ortamlarını güçlendiren ve ekonomik güven oluşturan stratejik bir araç olarak değerlendirmiştir.
Kurucusu olduğu BOSCA Hukuk, bugün enerji, altyapı, doğal kaynaklar, uluslararası ticaret ve yatırım alanlarında faaliyet gösteren yerli ve yabancı şirketlere danışmanlık veren saygın hukuk kuruluşlarından biri olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Özellikle enerji yatırımlarının yapılandırılması, düzenleyici süreçlerin yönetimi, büyük ölçekli proje sözleşmeleri ve uluslararası uyuşmazlıkların çözümü alanlarında yürüttüğü çalışmalarla çok sayıda yatırım ve altyapı projesinin hukuki temelinin oluşturulmasına katkı sağlamıştır.
Ancak Av. BOŞÇA’nın kariyerini farklılaştıran unsur yalnızca başarılı bir hukuk pratiği değildir. Onun en önemli katkısı, Türkiye’de enerji hukukunun kurumsallaşmasına yönelik attığı öncü adımlardır.
Bu vizyonun ilk önemli sonucu, 2007 yılında kurduğu Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü olmuştur. Türkiye’de enerji hukukunun henüz sınırlı bir uzmanlık alanı olarak görüldüğü dönemde kurulan Enstitü, akademik bilgi ile sektörel uygulamayı bir araya getiren öncü bir platform haline gelmiştir. Kuruluşundan itibaren geçen süreçte 7.000’den fazla sektör profesyonelinin eğitimine katkı sağlanmış; çok sayıda ulusal ve uluslararası kongre, panel, çalıştay ve eğitim programı düzenlenmiştir. Kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve akademisyenleri aynı platformda buluşturan Enstitü, enerji mevzuatının gelişimine yönelik görüş ve öneriler üretmiş, genç hukukçuların yetişmesine destek olmuş ve Türkiye’nin enerji hukuku alanındaki yetişmiş insan kaynağının gelişiminde önemli rol üstlenmiştir. Bu yönüyle Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü, yalnızca bir araştırma merkezi değil; enerji hukukunun gelişimine katkı sağlayan önemli bir okul niteliği kazanmıştır. Av. BOŞÇA, 2025 yılında başkanlık görevini devretmiş ve Genel Kurul tarafından Onursal Başkan unvanına layık görülmüştür.
Kurumsal liderlik vizyonunun en dikkat çekici yansıması ise Energy Disputes Arbitration Center’ın (EDAC) kurulması olmuştur.
Av. BOŞÇA’nın kurucusu olduğu EDAC, enerji sektöründen kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümüne odaklanan dünyadaki ilk ve tek uzmanlaşmış tahkim merkezi olarak tasarlanmıştır. Bu yönüyle EDAC, yalnızca yeni bir kurum değil; enerji tahkiminin nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin yeni bir düşünce biçiminin somutlaşmış halidir.
Enerji projelerinin teknik, finansal, çevresel, düzenleyici ve jeopolitik boyutlarının klasik ticari uyuşmazlıklardan farklı uzmanlık gerektirdiğine inanan Av. BOŞÇA, EDAC bünyesinde hukukçuların yanı sıra mühendisleri, enerji ekonomistlerini, finans uzmanlarını ve sektör profesyonellerini aynı uyuşmazlık çözüm ekosisteminde buluşturan yenilikçi bir model geliştirmiştir. Bu yaklaşım, enerji uyuşmazlıklarında sektörel uzmanlaşmanın önemine ilişkin küresel farkındalığın gelişmesine katkı sağlamış ve EDAC’ı uluslararası tahkim çevrelerinde dikkatle takip edilen özgün bir kurum haline getirmiştir.
Uluslararası görünürlüğünün önemli bir boyutu da tahkim ve ekonomik diplomasi alanlarında yürüttüğü çalışmalardır.
2021 yılından itibaren liderlik ettiği İstanbul Tahkim Haftası (ISTAW), kısa süre içerisinde dünyanın önde gelen tahkim platformlarından biri haline gelmiştir. Bugüne kadar 50’den fazla ülkeden 1.000’in üzerinde hakem, hukukçu, yatırımcı, akademisyen ve şirket temsilcisini bir araya getiren organizasyon, Türkiye’nin uluslararası tahkim ekosistemindeki görünürlüğünün güçlenmesine önemli katkılar sağlamıştır.
Ancak Av. BOŞÇA’nın vizyonu, yalnızca uluslararası toplantılar düzenlemek veya yeni kurumlar kurmakla sınırlı değildir. Kariyeri boyunca hayata geçirdiği girişimlerin ortak paydasını daha büyük bir hedef oluşturmaktadır: Türkiye’nin yalnızca enerji kaynaklarının, enerji yatırımlarının ve enerji ticaretinin kesişim noktasında bulunan bir ülke değil; aynı zamanda enerji hukukunda bilgi üreten, enerji yatırımlarına güven sağlayan ve enerji sektöründen kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde uluslararası ölçekte tercih edilen bir merkez haline gelmesine katkı sunmak.
Ona göre enerji arz güvenliği, yatırım güvenliği ve uyuşmazlık çözüm güvenliği birbirinden ayrılmaz unsurlardır. Bu nedenle Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü, EDAC, ISTAW ve diğer uluslararası girişimler, birbirinden bağımsız projeler değil; aynı vizyona hizmet eden bütüncül bir kurumsal yapının parçalarıdır.
Enerji sektöründeki uluslararası etki alanı, hukuki faaliyetlerinin ötesine uzanmaktadır. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi, Africa Energy Chamber ve İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği üyelikleri; enerji yatırımları, enerji güvenliği ve uluslararası ticaret alanlarındaki çalışmalarını küresel bir perspektifle sürdürmesine imkân sağlamaktadır. Bu platformlar aracılığıyla farklı coğrafyalardaki yatırımcılar, enerji şirketleri, düzenleyici kurumlar ve iş dünyası temsilcileriyle yakın iş birlikleri geliştirmekte; enerji sektörünün dönüşümüne ilişkin uluslararası tartışmalara katkı sunmaktadır.
Hukuki çalışmalarının yanı sıra uluslararası ekonomik diplomasi alanında da aktif rol üstlenmektedir. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde Türkiye-Seyşeller İş Konseyi’nin kurucu başkanlığını üstlenmiş ve üç dönem başkanlık görevini yürütmüştür. Bunun yanında Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş; Türkiye-Libya İş Konseyi ve Türkiye-Liberya İş Konseyi Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlenmiş, Enerji İş Konseyi üyeliği yapmıştır. Bu görevler aracılığıyla Türkiye’nin uluslararası yatırım, enerji ve ticaret ilişkilerinin geliştirilmesine katkı sağlamış; farklı hukuk sistemleri, yatırım kültürleri ve iş çevreleri arasında köprüler kurulmasına destek olmuştur.
Akademik çalışmalar ve düşünsel üretim de kariyerinin ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır. Enerji hukuku, enerji yatırımları, sürdürülebilir altyapı projeleri, enerji dönüşümü ve enerji tahkimi konularında yürüttüğü çalışmalar; yalnızca uygulamaya değil, aynı zamanda akademik ve kurumsal gelişime de katkı sağlamaktadır. Ulusal ve uluslararası konferanslarda yaptığı konuşmalar, düzenlediği eğitim programları ve sektör paydaşlarını bir araya getiren girişimleriyle bilgi üretimi ile uygulama arasındaki etkileşimin güçlenmesine katkıda bulunmaktadır.
Bugün Av. Süleyman BOŞÇA, BOSCA Hukuk’un kurucusu ve yönetici ortağı olarak çalışmalarını sürdürürken; Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü ve Energy Disputes Arbitration Center’ın Onursal Başkanı sıfatıyla kurumsal gelişim süreçlerine katkı vermeye devam etmektedir.
Geride bıraktığı çalışmalara bakıldığında ortaya çıkan tablo, yalnızca başarılı bir hukuk kariyeri değildir. Bu tablo; Türkiye’de enerji hukukunun kurumsallaşmasına katkı sağlayan, binlerce profesyonelin yetişmesine destek veren, dünyadaki tek enerji odaklı tahkim merkezini kuran, uluslararası platformlarda Türkiye’yi temsil eden ve enerji sektörünün hukuki altyapısının gelişimine kalıcı katkılar sunan bir liderlik hikâyesidir.
Bugün onun etkisi yalnızca temsil ettiği müvekkillerde veya yürüttüğü dosyalarda değil; kurduğu kurumlarda, yetişmesine katkı sunduğu insanlarda ve enerji hukuku ile enerji tahkimi alanlarında bıraktığı kalıcı kurumsal mirasta yaşamaya devam etmektedir.
Girişimcilik, liderlik ve uluslararası vizyonu bir araya getiren Süleyman BOŞÇA, iş dünyası başta olmak üzere Hukuk alanında yön veren isimler arasında yer almaya devam ediyor.
Ülkesine olan sevdası işinde gösterdiği istek ve öz disiplin, girişimci ruhu ve yardımsever kişiliği sayesinde sektöründe gösterdiği yaratıcılık ve bilge kişiliğiyle bütünleşerek zümrenin takdirini kazanmış, sevilen bir insan olmasını sağlamıştır. Gelecekte de insanlık adına faydalı, pek çok kapsamlı projeyi hayatımıza kazandıracağına inanıyor ve kendilerine,
Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.
Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.
Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!
Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.
Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var. 1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.
Kendini Zorlamadan Başarmak İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek “Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…
Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.
İtki mi, Akış mı? İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.
Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.
Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.
Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın? Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.
Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.
İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.
Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.
Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.
Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?
Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..
Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri
“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli Klip ve Dijital Yayınlar İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları
Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.
Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir. Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.
Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir. Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.
Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……
12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim. Eğitim yıllarının Üniversite ayağında, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.
2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir. Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir. Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında; Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün.. Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir. Günümüzde, Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu. Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….
Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.
Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda. Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor
“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”
Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom
“İşleyen Demir Pas Tutmaz”
sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor. Derya Özgören’in Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.
Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”
“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır
Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.
Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.
“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..
Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.
1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı. İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti. Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.
Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.
Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.
İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,
“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.
Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.
Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .
Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.
2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,
Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.
Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.