Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel felaketinden etkilenen Kastamonu Bozkurt’ta yaptığı konuşmada, “İnşallah sel felaketinin izlerini süratle silerek, yaraları sararak, kayıplarımızın acılarını beraberce yaşayarak, bu günleri en kısa sürede geride bırakacağız. Hasarların onarılması ve zararların telafisi için yapılan çalışmaları yakından takip etmeyi sürdüreceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını kıldığı Bozkurt Yeni Camii’nde halka hitap etti.
Salı günü başlayan yoğun yağışların, Kastamonu, Bartın, Sinop illerinde büyük sel felaketlerine neden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu’da Bozkurt, Azdavay, İnebolu, Küre ve Pınarbaşı ilçelerinin bu yağışlardan en çok etkilenen yerler olduğunu söyledi.
Bartın’ın Ulus, Sinop’un Ayancık ilçelerinin kimi köylerinin de selden ciddi şekilde etkilendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “geçmiş olsun” dileklerini iletti.
Selde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileğinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bartın’da kaybolan vatandaşımızı arama çalışmalarımız sürüyor. Yaralanan vatandaşlarımızdan ilk müdahaleleri tamamlananlar taburcu edilirken, az sayıda vatandaşımızın tedavisi hâlen devam ediyor. Rabb’imden kendilerine şifalar diliyorum” dedi.
“DEVLET OLARAK, TÜM İMKÂNLARIMIZLA FELAKETİN İLK ANINDAN BERİ SİZLERİN YANINDAYIZ”
Dünyanın birçok yeri gibi Türkiye’nin de bir süredir doğal felaketlerle boğuştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sadece ülkemizde olan değil, Amerika’sı da böyle, Kanada’sı da böyle, Almanya’sı, Avrupa’nın birçok ülkesi böyle, bu tür felaketlerle şu anda boğuşuyorlar. Bir felakettir gidiyoruz ve temennimiz o ki bunlarla boğuşurken en az hasarla bu felaketleri atlatalım” diye konuştu.
Türkiye’nin güneyinde geçmişte eşi benzeri olmayan orman yangınları yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’in doğusunda Rize’de, Artvin’de sel felaketleri yaşandığını anımsattı.
Antalya ve Muğla’daki yangın felaketlerini de hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun bu yangınların hemen hemen hepsini de kontrol altına almayı başardık. Ülkemizin kuzeyinde ise işte burada olduğu gibi sel felaketlerine maruz kaldık. Bir süre önce az önce ifade ettiğim gibi Doğu Karadeniz’de epeyce bir ilçemizde selin yol açtığı sıkıntılarla mücadele ettik” ifadelerini kullandı.
Birkaç gündür de Batı Karadeniz’de yine sel felaketlerinin yaşandığı dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kastamonu ve çevresindeki illerimizde yaşanan felaketlerde hayatını kaybeden, zarar gören vatandaşlarımızın üzüntüsü, milletimizin ortak üzüntüdür. Devlet olarak tüm imkânlarımızla felaketin ilk anından itibaren sizlerle beraberiz. İçişleri Bakanı’mız, Çevre ve Şehircilik Bakanı’mız Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’mız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’mız, hep birlikte bölgede şu anda çalışmaları sürdürüyoruz. AFAD başta olmak üzere Kızılay’ımızla birlikte yine bütün araç gereçleri ile buradayız. Aşından yemeğine ne gerekiyorsa hepsini yaptık, yapıyoruz yapacağız. Hâlihazırda 4 bin 760 personel, 19 helikopter, 1 insansız hava aracı, 66 ambulans, 41 UMKE, 630 hizmet aracı, 437 iş makinesi ve diğer pek çok araç gereç şu anda sahada faaliyet gösteriyor.”
“BU OPERASYONDA GÖREV ALAN BÜTÜN KARDEŞLERİMİZİ ALNINDAN ÖPÜYORUM”
Güvenlik güçlerinin mahsur kalan vatandaşları helikopterlerle kahramanca kurtardığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kahramanlarımız alnından öpülesi kahramanlarımız. Hiçbir şeyden yılmadan bunu başardılar ve bu yaptıkları operasyonda mağdur durumda olanların yüzde 95’ini kurtardılar. Allah göstermesin aksi olabilirdi, değil mi? Ama bunu başardılar. Bu öyle her kişinin karı değil, er kişinin karıdır. Ben askerimizi, polisimizi, bu operasyonda görev alan bütün kardeşlerimizi alnından öpüyorum. Onları tebrik ediyorum. Milletim adına tebrik ediyorum ve o operasyon bizi rahatlattı” diye konuştu.
Sepetin içerisindeki yeni doğmuş bebeğin kurtuluşunun gözleri yaşarttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hamdolsun Allah’a demek ki bizim böyle görevli kardeşlerimiz var. Onların o gayretleri, bu başarının sırrı olmuştur. Selden etkilenen Ayancık Devlet Hastanesi’ndeki hastaların tamamı diğer hastanelere nakledilmiş veya evlerine ulaştırılmıştır. Şehrimizdeki öğrenci yurtları, ihtiyaç hâlinde kullanılmak üzere hazır tutulmaktadır. Yolların ve köprülerin hasar görmesi sebebiyle ulaşımı aksayan yerler için alternatif güzergâhlar üzerinde şu anda Karayollarımız çalışmaktadır. Elektrik kesintisi yaşanan yerlere bir an önce enerji akışı sağlamak için de çalışmalar sürüyor. Aynı şekilde su kesintisi yaşanan yerlerdeki altyapı onarım çalışmaları da hemen başlatılmıştır. Haberleşmenin kesintisiz sürmesi için gereken mobil istasyonlar, ihtiyaç duyulan yerlere gönderilmiştir.”
“EVLERİ YIKILAN VATANDAŞLARIMIZI YENİ YUVALARINA KAVUŞTURMAK İÇİN HEMEN KOLLARI SIVIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hasar tespit çalışmalarının üç ilde 120 ayrı ekiple yürütüldüğüne dikkati çekerek, “Kredi desteğinden vergi ertelemelerine kadar tüm acil tedbirleri devreye almış durumdayız. Her bir hizmet alanı ile ilgili ekiplerimizi sel felaketlerinden etkilenen bölgelerde kesintisiz görev yapmaktadır. Sivil toplum kuruluşlarımız da bu çalışmalara katılmıştır. Kurumlarımıza ilk etapta ihtiyaçları olan ödenekler hemen gönderilmiştir. Bölgedeki diğer iller de teyakkuz durumuna geçirilmiştir” dedi.
Sel felaketinde evleri yıkılan vatandaşları yeni yuvalarına kavuşturmak için kolları sıvadıklarını da anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde sel sebebiyle vatandaşlarımızın zararlarının telafisi için çalışmalara başladık. Hayatını kaybeden insanlarımızı geri getiremeyiz ama devletimiz onun dışındaki her türlü kaybı telafi edecek güce, imkâna, kararlılığa sahiptir, bundan endişeniz olmasın. Bugüne kadar depremden sele ve yangına kadar yaşamış olduğumuz her hadisede Türkiye’de hiç kimsenin sahipsiz olmadığını hamdolsun dosta düşmana gösterdik. Bu arada diğer afet bölgelerinde de ifade ettiğim gibi burada da yine aynısını söylüyorum. Genel Hayata Etkili Afet bölgesi olarak burayı da aynı şekilde ilan ediyoruz. Kastamonu, Bartın, Sinop” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabii felaketlerin ülkelerin ve milletlerin birlik, beraberlik, dayanışma ve paylaşma duygularının öne çıktığı dönemler olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Bu işin siyaseti olmaz ama bakıyorum ki bazı kanallarda siyasetle yakından uzaktan da ilgisi, alakası olmayan tipler çıkıyor. Bütün bu afetlerin neyi, nasıl gelip götürdüğünden haberi olmayanlar çıkıyor, ileri geri konuşuyorlar. Bugüne kadar bir gramlık iş üretememiş olanlar ileri geri konuşuyorlar. Maalesef biz işimize bakacağız ve onların bu şekilde yaklaşımı bizi üzmez. Bizi üzen nedir biliyor musunuz? Böyle bir zamanda bir olmamız lazım, beraber olmamız lazım, iri olmamız lazım, diri olmamız lazım, kardeş olmamız lazım, milletçe bu milleti ayağa kaldırmamız lazım ama onlar bakıyorsunuz hâlâ gelip ‘Erdoğan’a ben nasıl vurayım da ona bir yerden yara vereyim’ dertleri bu. Yara veremezsin, biz bu milletle beraberiz, milletimizle beraber bu yola devam edeceğiz. Allah’ın izniyle biz bir ölür, bin diriliriz, aşıyoruz aşacağız işte.”
“TEK YUMRUK HÂLİNE GELMEYİ HAMDOLSUN BAŞARIYORUZ”
ABD ve Rusya’nın yangınların altından hâlâ kalkamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz 20 günü bulmadan buralarda, bu afetlerden büyük oranda hamdolsun kurtulduk. Ama gece-gündüz demeden benim tüm bakan arkadaşlarım oralardan çıkmadılar. Bütün kurumlarımız, kahramanlarımız yangın demeden oralarda çalıştılar ve şu anda hâlâ ‘aman ha’ diyoruz, rehavet yok, devam edeceğiz, çalışacağız ve bu işi bitireceğiz. Millet olarak geçmişte depremler, işte yine yangınlar şimdi de seller vesilesiyle tek yürek, tek yumruk hâline gelmeyi hamdolsun başarıyoruz” diye konuştu.
Her dönemde olduğu gibi bugün de bozguncuların, ülkeyi kötülemek, milletin arasına fitne sokmak için ortaya çıkabildiklerine işaret eden, Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biliyoruz ki milletimiz, bunların hiçbirine de itibar etmiyor. Yaşadığımız bizim ortak sevinçlerimiz gibi ortak üzüntülerimiz de birliğimizi, inşallah beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendiren bir etkiye sahiptir. Hayatı acısıyla ve tatlısıyla ne kadar paylaşırsak, önümüzdeki engelleri o kadar kolay aşar, potansiyelleri o kadar hızlı hayata geçirebiliriz. Bunun için hep geçmişten ders alarak geleceğe bakıyoruz. Evlatlarımıza daha iyi, daha müreffeh, daha huzurlu bir ülke bırakmanın, daha güçlü bir devlet teslim etmenin gayreti içindeyiz. Yıkılanın yerine daha iyisini yaparak, yananın yerine daha fazlasını dikerek, eksilenin yerine daha çoğunu koyarak yolumuza devam ediyoruz. Ülkemizi gerçekten çok parlak bir geleceğin beklediğine tüm kalbimizle ve samimiyetimizle inanıyoruz.”
“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASI İÇİN HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK ÇALIŞIYORUZ”
Geçtiğimiz 19 yılda ülkeye her alanda kazandırdıkları sağlam alt yapının üzerinde büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası için her zamankinden daha çok çalışıp, mücadele ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bakın şunu unutmayın daha da çok çalışacağız. Ormanlarımız yandı bitmedik ki, şimdi 19 senede biz bu ülkede 5,5 milyar fidan değil ağaç diktik. Nasıl diktiysek yine dikeceğiz ve küllerimizden ayağa kalkacağız. Bu işi de biz başaracağız” ifadelerini kullandı.
Alandaki bir vatandaşın, “Onlar bunu hayal bile edemiyorlar” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Edemezler, dikili bir fidanları yok onların bu ülkede, şimdi ise konuşuyorlar. Ne yangın bölgelerine giderler ne sel bölgelerine giderler sadece rahat rahat oturdukları yerden gazel okurlar. İçinden geçtiğimiz şu kritik dönemi başarıyla geride bıraktığımızda artık bu ülkenin ve insanlarının önünde yepyeni bir dönem başlayacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak, biz hedeflerimize yaklaştıkça maruz kaldığımız saldırıların çapı da büyüyor. Ülkemizin kutlu yürüyüşünü baskıyla, terörle, tuzakla, kumpasla engelleyemeyenler, son günlerde kin ve nefret siyasetiyle bizi birbirimize düşürmeye çalışıyorlar. Bugüne kadar nice oyunları bozmuş millet olarak inşallah bu kirli senaryoyu da çöpe atacağız, çöpe. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak önce 2023 hedeflerimize ulaşacak, ardından gençlerimizle birlikte 2053 vizyonumuza yöneleceğiz. Unutmayın, sahabenin, şühedanın, âlimlerin şehri Kastamonu, her dönemde istiklal ve istikbal mücadelesinde hep en önde yer almıştır. Nasrullah Camii, bunun en önemli şahididir. Kiminle? Mehmet Akif Ersoy’la. Çanakkale’nin, İstiklal Harbi’nin, 15 Temmuz’un o kahraman şehrinin, Türkiye’nin bu büyük dönüm noktasında da ben yine en önde yer alacağına inanıyorum.”
Hep birlikte el ele vererek, bugünleri de en kısa sürede geride bırakacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel felaketinde hayatını kaybedenlere Allah rahmet dilerken, onlar için Fatiha okunmasını istedi.
Hasarların onarılması ve zararların telafisi için yapılan çalışmaları yakından takip etmeyi sürdüreceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, DSİ’nin bölgedeki çalışmasına yarın başlayacağını kaydetti.
KEMER KÖPRÜ TALİMATI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar bizim işimiz, siz rahat olun. Gelirken helikopterde de Adil Bakanıma söyledim, ‘artık düz köprü değil, kemer köprü.’ Kemer köprü yapmak suretiyle, bütün bu ağaçlar geliyorlar buraları tıkıyorlar. Mümkün olduğunca da betondan öte taş köprü olarak da bunları, kemer köprüyü yapıp bunların köprü altından gitmelerini sağlamış olacağız. Bunun proje çalışmalarını da bakanlık şu anda yürütüyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakanlarımızla, valilerimizle, kaymakamlarımızla, ilgili kurumlarımızla hep yanınızda olacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Milletimizi daha beterinden korusun. Çevre ve Şehircilik Bakanım burada. Yani burayı da diğer afetlerde olduğu gibi Allah’ın izniyle fevkalade bir durum olmadıktan sonra, Antalya’da verdiğimiz söz, Rize’de verdiğimiz söz gibi inşallah bir yıl içerisinde burada da bu konutları bitireceğiz. Tabi Ulaştırma Bakanlığımızın çalışması ayrı bir alan, onlar da alt yapıyla ilgili çalışmaları süratle inşallah bitirecekler, öbür tarafta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın çalışmaları var. Onlar biliyorsunuz süratle elektrik vermeye başladılar, birçok yerde elektrik verildi. Su konusunda da, su verilmeye başlandı. Hamdolsun durmuyoruz, çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bozkurt ilçesinde vatandaşlara hitap ettikten sonra Jandarma Genel Komutanlığı Mobil Harekât Merkezi’ne geçti. Burada düzenlenen koordinasyon toplantısına başkanlık eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çalışmalar ve son duruma ilişkin yetkililerden bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca afette hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla bir araya gelerek, kendilerine başsağlığı dileğinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel ve su baskınlarının meydana geldiği Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde hayatını kaybeden Fatih Keşaplı için kılınan cenaze namazında saf tuttu.
Selde hayatını kaybeden 44 yaşındaki Keşaplı için Bozkurt Yeni Camisi’nde cenaze namazı kılındı. Namaza, Keşaplı’nın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da katıldı.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından kıldırılan cenaze namazı ve edilen duaların ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her nefis ölümü tadacaktır” ayetini hatırlatarak, şunları kaydetti: “Bunun nerede, nasıl olacağı belli değil. Tıpkı, Fatih kardeşimizde de olduğu gibi. Şöyle bir sorulsa ‘böyle bir şey olur mu?’ diye, kimse nerede, nasıl olacağını veya hocamızın da okuduğu ayette ifadesini bulan, ‘ne zaman olacağına dair’, bunu ifade etmek mümkün değildi. Netice itibarıyla böyle bir sel afeti ve bu sel afetinin neticesinde de Fatih kardeşimizi Hakk’a uğurluyoruz. Rabbim inşallah mekânını cennet eylesin ve sevgili Habibi’nin Liva-ül hamd ismiyle müsemma sancağı altında bizleri haşru cem eylesin. Zaten hocam helalliklerimizi de aldı. Tekrarına da gerek yok. Benim de Fatih’le ilgili arkadaşlardan aldığım bilgiler onun ne denli samimi olduğunu, Sırat-ı Müstakim üzere olduğunu öğrendim. İnşallah mekânı cennet olsun.”
Konuşmasının ardından Fatih Keşaplı için Fatiha okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabutun taşınmasına da omuz verdi.
Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.
Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.
Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!
Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.
Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var. 1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.
Kendini Zorlamadan Başarmak İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek “Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…
Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.
İtki mi, Akış mı? İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.
Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.
Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.
Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın? Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.
Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.
İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.
Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.
Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.
Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?
Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..
Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri
“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli Klip ve Dijital Yayınlar İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları
Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.
Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir. Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.
Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir. Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.
Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……
12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim. Eğitim yıllarının Üniversite ayağında, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.
2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir. Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir. Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında; Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün.. Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir. Günümüzde, Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu. Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….
Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.
Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda. Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor
“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”
Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom
“İşleyen Demir Pas Tutmaz”
sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor. Derya Özgören’in Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.
Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”
“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır
Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.
Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.
“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..
Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.
1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı. İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti. Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.
Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.
Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.
İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,
“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.
Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.
Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .
Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.
2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,
Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.
Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.