Connect with us

DÜNYA

“1960 darbesi, aradan geçen 60 yılı aşkın süreye rağmen milletimizin kalbinde hâlâ kanayan bir yaradır”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’ye siyasi, sosyal ve ekonomik bakımdan ağır bedeller ödeten darbeler silsilesinin ilki olan 1960 darbesi, aradan geçen 60 yılı aşkın süreye rağmen milletimizin kalbinde hâlâ kanayan bir yaradır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.

“MİLLÎ İRADENİN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ TESİS ETME MÜCADELESİNİN ÖNÜ SÜREKLİ DARBELERLE KESİLMEYE ÇALIŞILMIŞTIR”

“Eski adıyla Yassıada’ya, milletimizin verdiği ismiyle ‘yaslı ada’ya, bizim dönüştürdüğümüz hâliyle Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na hoşgeldiniz” diyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yassıada’nın önce “yaslı ada”ya ardından da Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na dönüşme sürecinin, aynı zamanda Türkiye’nin son 60 senelik siyasi tarihinin de bir özeti olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel merkez tarafından hazırlanan ve katılımcılara dağıtılan broşürde Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne Türkiye’nin çok partili siyasi hayata geçiş tecrübesini ve bu süreçte yaşanan dönüm noktalarının yer aldığını kaydetti.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile başlayan, Serbest Fırka ile süren, Demokrat Parti ile sonuca ulaşan millî iradenin üstünlüğünü tesis etme mücadelesinin önünün, sürekli darbelerle kesilmeye çalışıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’ye siyasi, sosyal ve ekonomik bakımdan ağır bedeller ödeten darbeler silsilesinin ilki olan 1960 darbesi, aradan geçen 60 yılı aşkın süreye rağmen milletimizin kalbinde hâlâ kanayan bir yaradır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi darbenin eşiğine getiren zihniyetin varlığını hâlen devam ettirdiğini görmenin de ayrıca bir üzüntü kaynağı olduğunu dile getirerek şöyle devam etti: “Darbeden birkaç hafta önce Menderes’e gönderilen muhtıra mahiyetindeki mektupta ifade edilen görüşler ve kullanılan üslup ile 1971 muhtırasında, 1980 darbesi öncesinde, 28 Şubat 1997 muhtırasında, 27 Nisan 2007 bildirisinde hatta son emekli amiraller açıklamasında sergilenen yaklaşım hep aynıdır. Merkez aynı değişen bir şey yok. Sadece darbeciler ve muhtıracılar değil, onları teşvik eden, tahrik eden, onlarla kol kola yürüyen siyasetçi profili de aynı şekilde varlığını sürdürmektedir. Bunlarla beraber monşerler de var. Hep birlikte çalıştılar, aynı merkezden yönetildiler. Bu zihniyet, her dönemde gücü millî irade yerine darbecilerden almayı tercih etmiş, iktidarı sandıkta değil, silahların, darağaçlarının gölgesinde elde etmenin peşinde koşmuştur. Bu zihniyet, ülkeyi demokratik yollarla kazandığı meşru iktidarla değil, vesayet araçlarıyla yönetmeyi özellikle çalışmayı alışkanlık hâline getirmiştir. Bunlar sıkıştıkları her durumda ülkede kargaşa ve huzursuzluk çıkartarak darbecilere selam durmaya, darbeyi ima etmeye yönelmişlerdir. ‘CHP artı ordu eşittir darbe’ diye kurulan denklemin sahipleri, bu faşist zihniyetlerini pervasızca sergilemekten de çekinmemişlerdir. Namlı 27 Mayısçılar yıllar sonra yaptıkları açıklamalarda kendilerini CHP yöneticileriyle bu partinin desteğindeki dergi ve gazetelerin kışkırttığını açıkça ifade etmişlerdir.”

“DARBECİ ZİHNİYETİN PANZEHRİ MİLLÎ İRADENİN GÜÇLENMESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin “Millî Şef” diyerek yere göğe sığdıramadığı İsmet İnönü’nün 27 Mayıs darbesinin hemen öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı, “Buraya gelirken dışarıda Meclis binasını kuşatmış bir tabur asker gördüm. Başlarında genç bir binbaşı vardı. Sizler benden korkuyorsunuz, ama dışarıya getirdiğiniz askerlere kumanda eden binbaşıdan da korkuyorsunuz. Korktuğunuzu, ona güvenmediğinizi ispat etmek için size şöyle bir teklifim var: Çağırın binbaşı, beni alıp götürmesini söyleyin, bakalım emrinize itaat edecek mi? Size bunun aksi bir teklifim de var; binbaşıyı ben çağırayım ve Meclis’i feshettireyim, bunu ister misiniz? İhtilal olacak ve siz bundan kurtulamayacaksınız” konuşmasını anımsattı.

Bu üslubu yıllardır CHP’nin nice yöneticilerinden duymaya devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlarsanız, 28 Şubat muhtırasına bizim tespitlerimiz de farklı değil diyen, şanlı ordumuzun önünde saygıyla eğiliyoruz diyen dönemin CHP yöneticileri darbecilerden daha büyük bir şevkle sahip çıkmışlardır. AK Parti’ye Meclis’te cumhurbaşkanı seçtirmemek için ‘sakın ha’ naraları atanlar, güya miting adı altında orta oyunu sergileyenler, brifinglerde ip gibi sıraya geçenler de yine bunlardı” ifadelerini kullandı.

Çeşitli çevreler tarafından darbe imasıyla yürütülen tüm kirli girişimlerin CHP yönetimi tarafından desteklendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP temsilcileri darbe güzellemesi yaparken her yakalandıklarında ise yapay gündem diyerek işin içinden sıyrılmaya kalkmışlardır. Ama şunu bilmiyorlar: Biz bu yola çıkarken kefenimizi giyerek çıktık, onlar bunun farkında değiller. Çünkü biz şunu da biliyorduk: Her nefis ölümü tadacaktır, akıbetimiz bu, bundan kaçmak yok. Öyleyse biz ölümü korkutanlardan olacağız ve bu yola da böyle devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

“Milletin değerlerine husumet, demokrasiye ve millî iradeye güvensizlik, darbecilik, ülke düşmanlarıyla kol kola yürüme hastalığı CHP yöneticilerinin âdeta genlerine işlemiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Darbeci zihniyetin panzehri millî iradenin güçlenmesidir. Tarihimizin en büyük yönetim reformlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’yle bu doğrultuda önemli bir adım attık. Ama çok rahatsız oldular. İnşallah yeni ve sivil anayasa ile bu adımı kalıcı hâle getirerek ülkemizi demokraside en üst lige çıkartacağız. Hem Cumhurbaşkanlığı hem AK Parti olarak bu konudaki çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP, Büyük Birlik Partisi hepsi bu çalışmayı sürdürüyor. MHP’den bu çalışmayla ilgili neticeyi Sayın Genel Başkan’dan aldım. Ortağımız MHP kendi taslağını bize böylece sunmuş oldu. Diğer partilerin de bu yönde hazırlıkları olduğunu biliyoruz, bizim çalışmamızda bitti. Aynı şekilde biz de kendilerine bunu sunacağız. İnşallah yılsonuna doğru tüm bu metinleri bir araya getirerek kapsamlı bir şekilde değerlendirecek ve ortak bir teklif hâline dönüştürmenin yollarını arayacağız. Amacımız Meclis’teki tüm partilerin yeni ve sivil anayasa çalışmalarına yapıcı, etkin, samimi destek vermeleridir. Şayet böyle geniş bir uzlaşmayla yeni anayasayı Meclis’te kabul ettirip, milletimizin takdirine sunabilirsek çok çok güzel olacaktır. Arzu ettiğimiz şekilde bir uzlaşma zemini oluşmazsa Cumhur İttifakı olarak bizi destekleyen diğer partilerle birlikte kendi hazırlığımızı milletimizin takdirine sunmakta kararlıyız.”

“ÜLKEMİZDE NE ZAMAN DEMOKRASİ GÜÇLENMİŞSE TÜRKİYE BÜYÜMÜŞ, VATANDAŞLARIMIZ HİZMETLE TANIŞMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbeciler ve onların cesaret kaynağı olan darbeci siyasi zihniyetlerin kendi hırsları uğruna ülkeyi ateşe vermekten, Türkiye’nin demokrasisini ve kalkınmasını baltalamaktan da çekinmediğini belirterek, “Ülkemizde ne zaman demokrasi güçlenmişse, millî iradenin üstünlüğü ilkesiyle siyaset biçimlenmişse Türkiye kalkınmış, büyümüş, gelişmiş, vatandaşlarımız eserle ve hizmetle tanışmıştır. Darbe ve vesayet dönemlerinde ise bu süreç kesintiye uğramış, halkımız yoksullaşmış, hizmetler ihmal edilmiş, yatırımlar yavaşlamıştır, ülke gerilemiştir” dedi.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki kalkınma hamleleri ve heyecanlarının tek parti döneminde mevcut fabrikaların kapatılmasından, girişimcilerin önlerinin kesilmesine uzanan bir hüsrana dönüştüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi gelecekte çok farklı bir lige çıkartacak olan uçak, otomobil, dizel motor üretimi, yer altı kaynaklarının keşfi ve değerlendirilmesi, üretime ve ihracata dayalı ekonominin kurulması gibi atılımların hep CHP zihniyeti ve onun ikizi olan darbeciler tarafından akamete uğratıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1946 seçimlerinin hemen ardından Türkiye ilk defa gerçek manada bir demokrasi ve kalkınma iklimine girdiğini, oluşan özgürlük havasıyla ülkenin dört bir yanında altyapı yatırımlarının başladığını aktardı.

“TÜRKİYE’NİN YERLİ VE MİLLÎ NE KADAR PROJESİ VARSA HEPSİ HEDEFE KONULARAK SALDIRIYA MARUZ BIRAKILMAKTADIR”

“AK Parti tıpkı Demokrat Parti gibi milletimizin büyük teveccühüyle iş başına geldiğinde hemen demokrasi ve kalkınma atılımını kaldığı yerden yeniden başlatmıştır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte bugün neredeyiz? Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ndayız. CHP zihniyeti işte buradan İmralı’ya idam fezlekesi hazırladı onu icra etti Menderes’in iki arkadaşıyla beraber. Biz ise işte şimdi bu Ada’da demokrasi ve özgürlükler çağrısını yapıyoruz, farkımız bu. Bu CHP zihniyetinin, yandaşlarının bunların özgürlükle, bunların demokrasiyle yakından, uzaktan alakası yoktur. Hür ve demokrasinin egemen olduğu bir Türkiye’den bunların alakası yoktur. Bunları en çok ürküten zaten odur. Geçtiğimiz 19 yılda Türkiye’yi hem demokraside hem özgürlüklerde hem kalkınmada Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların fersah fersah ilerisine taşıyan AK Parti tabii olarak bu zihniyetin tüm husumetini üzerinde toplamıştır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP yönetimlerinin en başından beri bize karşı yürüttükleri muhalefet üslubuna bakın hiç birinde eser ve hizmet siyasetine rastlayamazsınız. Bu kafa belgeleriyle, bilgileriyle, izahatlarıyla yalan olduğu defalarca ispatlanmış iddiaları sürekli gündeme getirmenin adına ne demiştir? Siyaset. Geçmişte kartvizitle memur alındığında sözlü talimatla ihale verildiğine kadar nice yalanı bu şekilde ardı ardına sıralamışlardır. Son dönemde yalan ve iftira konusunda vitesi yükselttiler. Man Adası’ndan Tank Palet Fabrikası’na, 128 milyar dolardan son günlerdeki iddialara kadar bir dizi konuda yalanları sürekli tekrar etme stratejisi izlenmektedir. Türkiye’nin yerli ve millî ne kadar projesi varsa hepsi de hedefe konularak saldırıya maruz bırakılmaktadır. CHP yönetiminin ve şürekâsının muhalefet stratejisini Aleksandr Soljenitsin formülüyle ifade edecek olursak biz onların yalan söylediklerini biliyoruz. Onlar kendilerinin yalan söylediklerini biliyorlar. Bizim onların yalan söylediklerini bildiğimizi de biliyorlar. Biz onların yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini de biliyoruz, ama onlar hâlâ yalan söylemeyi sürdürüyor. Ne yaptım ben? CHP’nin tanımını yaptım. Çünkü bunların siyaset adına heybelerinde başka hiçbir malzeme yok. Çünkü eser ve hizmet siyasetinde bizimle rekabet edebilecekleri hiçbir projeleri, hiçbir çalışmaları, hiçbir hazırlıkları da yok. Çünkü yalan ve iftarı siyaseti değerli kardeşlerim, en kolay iştir. Akşam otur bir grup partili ve ajans mensubuyla yalanları senaryolaştır, ertesi gün de çık kürsüden bunları tekrar et.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gara’da 13 sivil vatandaşın şehit verilmesinin ardından Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na giderek konuyu tüm boyutlarıyla anlattığını hatırlatarak, “CHP Genel Başkanı, bu görüşmeden dakikalar sonra grup kürsüsüne çıktı ve sanki kendisine biraz önce hiçbir bilgi verilmemiş gibi akşamdan kararlaştırılan yalanları bir bir sıraladı; ya bunlar bu. Niye? Çünkü o şekilde kodlanmıştı. Çünkü zihinde hakikatlere yer yoktu. Çünkü kendisine verilen misyon buydu. Kendi genel başkanını da böyle aldatmadı mı? Ben aday değilim dedi, ertesi sabah aday oldu. Sayın Baykal’la olan devir teslimleri de bunların böyle tecelli etti. Bunları iyi tanımak lazım, iyi tanımamız lazım. Bunların oyununa gelmemek gerekir. Tam da bunları yapsın diye siyasi tarihimizin en utanç verici kumpasıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna bu şekilde oturtulmuştu. Dışarıdan bir merkezden bu iş yönetiliyor” dedi.

“YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı diye adlandırılan oluşumu kimi gizli, kimi açık ortaklarıyla bir arada tutmak için kirli pazarlıklar içinde kıvrandığını, bölücü örgütün uzantılarıyla bakanlık pazarlığına tutuştuğunu anlatarak, “Maalesef bir deniz albayının, bu milletin ordusunda deniz albayı olarak görev yapmış olan bir zatın bu PKK terör örgütüyle iltisaklı olanlara nasıl bakanlık verileceğini, verilmesinin de normal olduğunu anlatmasından daha büyük bir zillet olabilir mi, olabilir mi? Ya sen bu ülkenin ordusunda Deniz Kuvvetlerinde albay olarak görev yapacaksın ve ondan sonra da gelip böyle rahat rahat, ne olacak, normaldir, milletvekili, tabii ki onlar da burada bir bakanlık görevi alabilir diyeceksin. Bu mesele karakter meselesidir, eğer karakterde bir sıkıntı varsa, cibilliyette bir sıkıntı varsa, ona bir Türk milletinin evladı olarak zaten bir şey diyemem” diye konuştu.

“Faşistliğiyle, yatırım düşmanlığıyla, beceriksizliğiyle, arsızlığıyla, hırsızlığıyla, terör örgütleri ve suç çeteleriyle aynı kulvarda yürüyüşüyle, ülkesini yabancılara şikâyet etme hastalığıyla CHP apaçık ortadadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “AK Parti olarak bize düşen, 19 yıllık müktesebatımızdan aldığımız güçle yeni başarılar için durmak yok yola devam diyerek işimize bakmaktır. Geçtiğimiz grup toplantısında da ifade ettiğim gibi, AK Parti olarak dün vesayete karşı nasıl mücadele ettiysek, siyaset ve toplum mühendislerine nasıl meydanı bırakmadıysak, uluslararası alanda ülkemizin başını nasıl dik tuttuysak, Türkiye’nin 81 vilayetinin her karşını nasıl eserlerimizle ve hizmetlerimizle donattıysak, terör örgütlerinin tamamının başını nasıl ezdiysek, demokrasiyi ve özgürlükleri nasıl gözümüz gibi koruyup geliştirdiysek, milletimizin her bir ferdinin hakkını, hukukunu, geleceğini nasıl gözettiysek, inşallah yarın da aynı şekilde halkımızın emrinde çalışmayı, mücadele etmeyi, yeni başarılara imza atmayı sürdüreceğiz.”

“YILLARDIR HAZIRLIKLARINI YAPTIĞIMIZ PEK ÇOK PROJEYİ VE YATIRIMI 2023’E KADAR MİLLETİMİZİN HİZMETİNE SUNACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide bu yılla birlikte ciddi bir toparlanma beklediğini belirterek Türkiye’nin son yıllarda petrol ve doğal gaz aramacılığında önemli bir ivme yakaladığı müjdesini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’de bulduğumuz 405 milyar metreküplük doğal gazın ardından kara alanlarında sürdüğümüz çalışmaların da sonuçlarını almaya başladık. Açılan yeni kuyular yanında, daha önce petrol yok diye üzerine beton dökülen kuyulardan da petrol üretmeye başladık. Sadece son bir ayda üç yeni kuyuda petrol keşfettik. Diyarbakır’da bulunduk Akoba-1 ve Yenişehir-1 kuyularıyla Kırklareli’ndeki Misinli-2 kuyularımızla günlük üretimimize 6 bin 800 varil ilave sağladık. Türkiye Petrolleri’nin 2021 yılı yurt içi günlük üretim ortalaması son üç keşfimizle birlikte 61 bin varilin üzerine çıkmıştır” bilgisini paylaştı.

Doğal gazın vatandaşların hizmetine sunulması için şebeke genişletme yatırımlarını da sürdürdüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğal gaz iletim ve dağıtım şebekelerinin uzunluğunu 46 milyar liranın üzerinde bir yatırımla 174 bin kilometreye ulaştırdıklarını, doğal gaz abone sayısının da 17 milyona, doğal gazı aktif kullanan nüfusu da 55 milyona çıkardıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hemen her alanda yeni müjdeler hazırlığı içinde olduklarına işaret ederek, “Yıllardır hazırlıklarını yaptığımız pek çok atılımı, pek çok projeyi, pek çok yatırımı 2023’e kadar birer birer milletimizin hizmetine sunacağız” dedi.

“ÜLKEMİZİ HEDEF ALAN SALDIRILARA VERECEĞİMİZ EN GÜZEL CEVAP ÜLKEMİZE DAHA BÜYÜK HİZMETLER KAZANDIRMAK OLACAKTIR”

AK Parti İl Teşkilatlarından da bugünden başlayarak Haziran 2023’e kadar olan süreci gün gün planlamalarını, vatandaşların tamamının gönlüne dokunacak faaliyetler belirlemelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi ve partimizi hedef alan saldırılara vereceğimiz en güzel cevap; milletimizle daha sıkı şekilde kucaklaşmak, ülkemize daha büyük hizmetler kazandırmak olacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşları ile Türkiye’nin demokrasi, özgürlük ve kalkınma mücadelesine katkı veren herkesi şükranla yâd ettiğini belirterek, “Türkiye’nin huzuru ve güvenliği, devletimizin bekası yolunda gözlerini kırpmadan hayatlarını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Taksim Camii’nin açılışını gerçekleştireceklerini bildirerek, “Yıllar yılı çocukluğumdan itibaren bilirim, yapamazsınız, edemezsiniz derlerdi. Orada şöyle kıytırık bir köşede, âdeta çöp depolama merkezi gibi yerde maalesef Müslümanlar Cumasını kılardı. Ama Rabbim bunu da yine bizlere nasip etti, sağ olsun hayırsever bir kardeşimiz, Sur Yapı burayı kendileri inşa ettiler ve şu anda her şeyiyle bitti” açıklamasında bulundu.

DÜNYA

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Avatar

Published

on

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.

Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.

Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!

Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.

Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var.
1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.

Kendini Zorlamadan Başarmak
İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek
“Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…

Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.

İtki mi, Akış mı?
İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.

Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.

Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.

Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın?
Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.

Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.

İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.

Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.

Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.

Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?

Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..

Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri

“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli
Klip ve Dijital Yayınlar
İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları

Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Avatar

Published

on

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.
Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.

Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir.
Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.

Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……

12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim.
Eğitim yıllarının Üniversite ayağında,
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.

2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir.
Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir.
Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında;
Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün..
Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir.
Günümüzde,
Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu.
Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….

Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.


Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda.
Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor

“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”

Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom

“İşleyen Demir Pas Tutmaz”

sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor.
Derya Özgören’in
Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.


Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

Avatar

Published

on

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”

“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır

Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.

Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.

“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..

Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.

1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı.
İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti.
Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.

Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.

Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.

İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,

“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.

Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.

Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .

Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.

2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,

Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.

Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.

Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TAKVİM

Mayıs 2021
P S Ç P C C P
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

HABER BURADA

DÜNYA2 hafta ago

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak...

DÜNYA2 hafta ago

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin. Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki...

DÜNYA3 hafta ago

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların...

DÜNYA3 hafta ago

İyi ki Varsın Ülkü REYHANİOĞLU

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı...

DÜNYA3 hafta ago

Taşkın Ünal “Yalı Yangınlarında Bilinmesi Gerekenler”

Elektrik Mühendisi-Yangın Bilirkişisi Taşkın Ünal İş Dünyası dergisi ne kaleme aldığı yazı dizisinde şu ifadelere yer verdi. Türk mimarisinde yalılar...

DÜNYA3 hafta ago

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık

Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve...

GÜNDEM3 hafta ago

KAMU AKADEMİ İŞ DÜNYASI VE SİVİL TOPLUM İSTANBUL’DA BULUŞTU

Türkiye’nin Dört Bir Yanından Güçlü Katılım Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (KSTK) tarafından düzenlenen Tanışma ve Kaynaşma Kahvaltısı, kamu yönetimi,...

DÜNYA3 hafta ago

İyi ki Varsın Hakan Polat

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanları,Kadın Girişimciler ,Sivil Toplum Kuruluş...

DÜNYA3 hafta ago

MHP Lideri Bahçeli’den Kaan ve Kızılelma yorumu: Sadece teknolojik bir kazanım değil

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajında, savunma sanayinin önemine vurgu yaptı. Geçmişte dış politikaya ve iç politik...

DÜNYA4 hafta ago

İyi ki Varsın Hande Dengim Bağcıoğulları-2

Her şehrin tarihi o şehrin sakinlerinin de tarihidir. Yüzyıllar boyu bağrında nice sakinlerine kucak açan semtimiz…Etrafında dolaşırken kalabalıkları izlemek, mola...

REKLAMLAR

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

Haber Burada

seers cmp badge