Connect with us

DÜNYA

Hazar’dan Başlayan Fiber Optik Kablo: Dijital Orta Koridor ve Türkiye’nin Rolü

Avatar

Published

on

Giriş

Hazar Denizi’nin altına döşenen ilk fiber optik kablo projesi, Asya ile Avrupa arasında yeni bir dijital “İpek Yolu” oluşturma yolunda önemli bir adım olarak görülüyor . Azerbaycan ile Kazakistan arasında, Hazar Denizi tabanından geçecek olan bu kablo hattı sayesinde bölgeler arası veri trafiğinde alternatif bir koridor yaratılması hedefleniyor. Proje, “Dijital İpek Yolu” (Digital Silk Way) girişiminin kilit parçalarından biri olup, Orta Asya ve Kafkasya’yı Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak yeni bir haberleşme omurgası kurulmasını amaçlıyor . Bu kapsamlı girişimin Türkiye için de stratejik önemi büyük; zira Türkiye, tıpkı enerji hatlarında olduğu gibi, dijital verinin de geçiş merkezi konumuna yükselme fırsatı elde ediyor .
Alternatif Fiber Optik Rotalar ve Geçtiği Ülkeler

Günümüzde Asya-Avrupa veri trafiği, birden fazla güzergâh üzerinden sağlanabiliyor. Mevcut durumda üç temel rotadan söz edilebilir:
Trans-Hazar Dijital Orta Koridoru (Azerbaycan–Kazakistan–Türkiye): Bu yeni rota, Hazar Denizi’ni fiber kabloyla aşarak Kazakistan’ı Azerbaycan’a, oradan da Kafkasya üzerinden Türkiye’ye bağlıyor. Aktau (Kazakistan) – Sumgayıt (Azerbaycan) arasına döşenecek yaklaşık 380 km uzunluğundaki sualtı kablo, 400 Tbps’ye varan kapasitesiyle Asya ve Avrupa arasında doğrudan bir telekom “köprüsü” oluşturacak . Kablo, Hazar’dan çıktıktan sonra Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Türkiye’ye uzanarak, Türkiye üzerinden Avrupa internet omurgasına entegre olacak . Bu hat tamamlandığında Özbekistan gibi Türk dünyası ülkeleri de verilerini Rusya yerine bu alternatif rotadan Avrupa’ya ulaştırma imkânı bulacaklar; nitekim Kazakistan’ın Azerbaycan’la yürüttüğü Hazar geçişli fiber kablo projesi, Özbekistan için de Rusya’yı baypas eden yeni bir çıkış olarak görülüyor .
Güney Asya Rotası (Çin–Pakistan–Denizaltı–Avrupa): Bir diğer alternatif, Çin’in girişimiyle oluşturulan ve Pakistan üzerinden Hint Okyanusu’na inen karasal fiber hat ile yeni nesil denizaltı kablolarının birleşiminden oluşuyor. Çin, 2021’de Pakistan üzerinden geçen bir karasal fiber altyapı kurarak, PEACE adlı denizaltı kablo sistemine bağlanacağını duyurdu . Pakistan & East Africa Connecting Europe (PEACE) olarak adlandırılan bu 15.000 km’lik kablo sistemi, Pakistan’ı Kenya ve Cibuti üzerinden Mısır’a, oradan da Akdeniz altından Fransa’ya bağlıyor ve 2022 sonunda hizmete girdi . Bu güzergahta veri, Pakistan – Hint Okyanusu – Kızıldeniz – Akdeniz üzerinden Avrupa’ya taşınıyor. Söz konusu rota, Pakistan’ın internet trafiğinde eskiden Hindistan kontrollü hatlara bağımlı olmasından kaynaklanan güvenlik endişelerini giderirken, Çin’in de küresel dijital bağlantı stratejisinin parçası konumunda . Ancak bu denizaltı yolunun Kızıldeniz ve Süveyş bölgesinden geçmesi, yine de coğrafi darboğaz riskini tam olarak ortadan kaldırmıyor; nitekim 2024 sonu ve 2025 başında Kızıldeniz’de peş peşe yaşanan kablo kopmaları, bölgeden geçen internet trafiğini ciddi şekilde aksattı .
Kuzey Rotası (Rusya Üzerinden Sibirya): Sovyetler döneminden beri var olan klasik kara rotası ise Çin ve Orta Asya’yı Rusya üzerinden Avrupa’ya bağlıyor. Çin ile Avrupa arasındaki en düşük gecikmeli karasal hatlar uzun yıllar Rusya topraklarından (Trans-Sibirya ve Trans-Avrasya fiber hatları üzerinden) geçerek sağlanmıştır. Bu kuzey koridoru, coğrafi olarak nispeten kısa ve düz bir hat sağlasa da tek bir ülkeye bağımlı olması ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle riskler barındırıyor. Özellikle Rusya’nın Ukrayna ile savaşı ve buna bağlı yaptırımlar sonrasında bu rotanın güvenilirliği sorgulanmaya başlanmıştır. Bu durum, Orta Asya ülkelerini güney ve orta koridorlar gibi alternatif arayışlarına yöneltmiş; Hazar geçişli proje de bu stratejik ihtiyacın bir sonucuna dönüşmüştür .
Trans-Hazar Fiber Optik Projesinin Ayrıntıları

Azerbaycan–Kazakistan Sualtı Kablosu, Hazar Denizi’ni aşarak bölgedeki ilk doğrudan dijital bağlantıyı kuracak olmasıyla tarihi bir projedir. Projenin aktif uygulama safhası Ağustos 2025’te başlamış; uzman ekipler kıyı altyapısı için yer belirleme ve deniz tabanı etüdü çalışmalarını yürütmüştür . Özel araştırma gemileri, kablo için en uygun rotayı belirlemek amacıyla Hazar’ın derinliklerinde zemin yapısını, akıntıları ve olası fay hatlarını inceliyor . Kablo hattının Kazakistan’da Aktau limanı yakınından çıkıp Azerbaycan’da Sumgayıt kıyısına ulaşması planlanıyor . Toplam uzunluğu 380 km olan bu hat, saniyede en az 400 terabit veri taşıyabilecek kapasitede tasarlanıyor . Karşılaştırmak gerekirse, bu kapasite mevcut birçok uluslararası denizaltı kablo sisteminin kapasitesini yakalayan, muazzam bir iletişim bandı genişliği anlamına geliyor.

Projenin maliyetinin yaklaşık 50,6 milyon dolar olacağı hesaplanmış olup, finansmanı ve işletmesi Azerbaycan’dan AzerTelecom ile Kazakistan’dan Kazakhtelecom ortaklığında yürütülüyor . Nitekim Ağustos 2023’te iki ülkenin operatörleri Amsterdam’da ortak girişim anlaşması imzalayarak işbirliğini resmileştirmişti . Başlangıçta Kazakistan tarafında Transtelecom ve KazTransCom gibi şirketler de projeye dahildi; ancak 2022 itibariyle Kazakhtelecom ulusal operatör olarak tek yetkili haline gelmiştir . İnşaatın 2026 sonunda tamamlanması ve sistemin devreye alınması öngörülüyor . Kazakistan Dijital Kalkınma Bakanı Bagdat Musin, kablonun ilk bayt veriyi taşımasıyla “Caspian’ın gerçek anlamda Asya ile Avrupa arasında eşsiz bir dijital köprüye dönüşeceğini” vurgulayarak projenin bölgesel dijital tarih açısından yeni bir sayfa açacağını belirtiyor .

Trans-Hazar fiber hattı, Azerbaycan ve Kazakistan hükümetlerinin 2018’de imzaladığı bir anlaşma ile siyasi zemine kavuşmuş ve Türk Konseyi (günümüzde Türk Devletleri Teşkilatı) tarafından da başından beri desteklenmiştir . Hazar geçişli kablo fikri aslında Azerbaycan’ın 2008 yılında ortaya attığı Trans-Avrasya Süper Bilgi Otoyolu (TASIM) projesinin kritik bileşenlerinden biri olarak görülüyordu . 2019’da Aktau’da düzenlenen törenle temeli atılan projeye, Türk Konseyi Sekreteryası aktif arabuluculuk yaparak üye ülkeler arasındaki teknik ve siyasi koordinasyonu kolaylaştırmıştır . Bu bölgesel işbirliği sayesinde, proje uzun süre belirsiz kalan Hazar’ın hukuki statüsüne dair engeller aşılarak somut inşaat aşamasına geçebilmiştir.
Alternatif Rotaların Avantaj ve Dezavantajları

Tüm bu fiber optik güzergâhların kendine özgü fırsatları ve riskleri bulunmaktadır. Öne çıkan rotaların avantajları ve dezavantajlarına genel hatlarıyla bakacak olursak:
Trans-Hazar Orta Koridorunun Avantajları: Bu rota, Orta Asya ile Avrupa arasında coğrafi olarak en kısa ve hızlı güzergâhlardan birini sunuyor. Verinin Kazakistan-Azerbaycan-Türkiye hattı üzerinden iletilmesi, Rusya gibi üçüncü taraflara bağımlılığı azaltarak jeopolitik riskleri dağıtıyor. Ayrıca Türkiye ve Azerbaycan gibi müttefik ve istikrarlı ülkeler üzerinden geçmesi, uzun vadeli operasyonel güvenilirliği artırıyor. Bölge ülkeleri arasında dijital işbirliğini güçlendirmesi ve Türk Devletleri Teşkilatı içindeki entegrasyonu pekiştirmesi de önemli bir artı. Dezavantaj olarak; projenin başarısı için birden fazla ülkenin altyapı yatırımı ve koordineli çalışması gerekiyor, bu da başlangıç maliyetlerini ve teknik uyum gereksinimlerini yükseltiyor. Hazar Denizi tabanına kablo döşeme işi teknik açıdan karmaşık ve olası çevresel risklere (deprem, jeolojik faylar) açık olduğundan, inşaat süreci diğer karasal alternatiflere göre daha zorlu olabilir.
Güney (Pakistan) Rotasının Avantajları: Çin’in Kuşak-Yol girişiminin dijital ayağı olarak görülen bu rota, Güney Asya’nın dev nüfusunu küresel internete daha doğrudan entegre ediyor. Pakistan’ın Arap Denizi kıyısından çıkan denizaltı kablolar, Orta Doğu ve Doğu Afrika ülkelerini de birbirine bağlayarak çok geniş bir coğrafyada kapasite artışı sağlıyor . Özellikle PEACE kablosu, Afrika Boynuzu üzerinden farklı bir yol izlediği için Akdeniz’deki kablo yoğunluğunu kısmen rahatlatıyor ve internet trafiğine ilave yedeklik kazandırıyor. Çin ve Pakistan açısından bakıldığında, bu hat verinin Hindistan gibi rakip bir ülkenin altyapısından geçmeden iletilmesine olanak tanıyarak siber egemenlik açısından da tercih sebebi oluyor . Öte yandan dezavantajları; denizaltı kablolarının uzun mesafe katetmesi nedeniyle Kızıldeniz ve Süveyş bölgesindeki tekil arızalardan yine etkilenebilmesi (coğrafi risk tam bertaraf edilemiyor) ve Pakistan içinden geçen karasal kısmın güvenliği konusunda hassasiyetlerin olması olarak sıralanabilir. Nitekim Ocak 2022’de ve Aralık 2024’te Kızıldeniz bölgesinde iki ayrı kablo kopması, Güney Asya kaynaklı internet trafiğinde yavaşlama ve kesintilere yol açarak bu güzergâhın zayıf karnını gösterdi .
Kuzey (Rusya) Rotasının Avantajları: Tarihsel olarak en köklü veri yolu olan kuzey hatları, uzun süre tek seçenek olmaları sayesinde geniş bant kapasitesi ve yaygın ağ altyapısı avantajına sahip. Sibirya üzerinden döşenen fiber ağlar, denizaltı rotalara kıyasla bakım-onarım kolaylığı ve kara içi güzergâh olmanın getirdiği bazı coğrafi korunaklılıklar sunuyor. Ancak dezavantajları günümüzde daha belirgin hale gelmiştir: Tek bir ülkenin kontrolünden geçmesi, siyasi gerginlik veya çatışma durumlarında bağlantının kesintiye uğrama riskini artırıyor. Özellikle Rusya’nın uluslararası yaptırımlara maruz kalması durumunda transit internet trafiğinin bu hattan geçmesi politik ve hukuki engellere takılabilir. Ayrıca alternatif hatlar geliştikçe kuzey rotasının tekel konumu sarsıldığından, ekonomik olarak rekabet edebilmek için fiyat ve kalite açısından kendini yenilemesi gerekecek.

Diplomasi ve Hukuki Zemin

Uluslararası işbirliği ve hukuk, bu projelerin başarısında kilit rol oynuyor. Hazar Denizi’ne komşu ülkeler, uzun yıllar bu kapalı su kütlesinin statüsü konusunda anlaşmazlık yaşamışlardı. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra 5 bağımsız ülkenin ortaya çıkmasıyla, Hazar’ın deniz mi, göl mü sayılacağı ve nasıl bölüşüleceği belirsiz kaldı . İran, tüm kıyıdaşların ortak egemenliğinde bir ortak göl anlayışını savunurken, Kazakistan ve Azerbaycan gibi ülkeler uluslararası deniz hukukunun (UNCLOS) prensiplerinin uygulanmasını istemişlerdi . Bu ihtilaf, nihayet 12 Ağustos 2018’de Aktau’da imzalanan Hazar Denizi’nin Hukuki Statüsüne İlişkin Konvansiyon ile önemli ölçüde giderildi . Konvansiyon, Hazar’ı ne tam deniz ne de göl kabul eden sui generis bir rejim kurarak suların ve deniz yatağının paylaşımına dair kurallar getirdi .

Konvansiyon’un en kritik maddelerinden biri, kıyı devletlere denizaltı kablo ve boru hatları döşeme hakkı tanımasıdır. Buna göre bir boru veya kablo hattının güzergâhı, sadece kendi sektöründen geçecek ülkelerin onayına tabi olacak; bütün kıyıdaşların ortak onayı zorunlu olmayacaktır . Yani Azerbaycan ile Kazakistan, Hazar tabanından geçecek fiber kablo için aralarında anlaştığı sürece, üçüncü bir ülkenin vetosuna takılmaksızın projeyi gerçekleştirebilirler. Bu hüküm, yıllardır Rusya ve İran’ın itirazlarıyla sürüncemede kalan Trans-Hazar doğal gaz boru hattı projesine de hukuki zemin hazırlayan bir gelişmeydi . Ancak çevre güvenliği konusuna da özel vurgu yapıldı: Hazar’a döşenecek hatların çevresel standartlara uygunluğu konusunda tüm kıyıdaşlar görüş bildirebilecek . Bu madde teorik olarak bazı projelerin geciktirilmesi için kullanılabilir olsa da, fiber optik kablo projeleri petrol-gaz boru hatlarına göre çok daha düşük çevresel risk taşıdığından, önemli bir engelle karşılaşmadan onay sürecini geçmiştir.

Nitekim Azerbaycan ile Kazakistan, 2018’de fiber kablo için hükümetlerarası bir anlaşma imzalayarak (Türk Konseyi’nin de kolaylaştırıcılığıyla) hukuki süreci başlattı . Bu anlaşma, projeyi uygulayacak şirketlerin (AzerTelecom, Kazakhtelecom vb.) yetki ve sorumluluklarını çerçeveledi. Ardından Mart 2024’te Bakü’de iki ülkenin başbakanlarının huzurunda, kablo inşasının başlamasına dair nihai uygulama protokolü imzalandı . Yine 2019’da Azerbaycan ve Kazak operatörleri arasında ortak işletim ve mülkiyet anlaşmaları yapıldığı görülüyor . Tüm bu diplomatik ve hukuki adımlar, projenin şeffaf ve mutabakata dayalı ilerlemesini sağladı.

Benzer şekilde, Çin-Pakistan rotasında da ikili anlaşmalar ve diplomasi öne çıkıyor. Çin, Pakistan’ı dijital koridorunun bir parçası yaparken, Pakistan parlamentosunda bu hat ulusal güvenlik gerekçeleriyle savunuldu; zira eskiden Pakistan’ın dış interneti sağlayan kablo konsorsiyumlarında Hint şirketlerinin bulunması, verilerin Hindistan üzerinden geçmesine yol açıyordu . Huawei tarafından inşa edilen Çin-Pakistan fiber hattı bu endişeyi giderirken, batıda bazı ülkeler Çin’in bu altyapıyı kendi nüfuzu için kullanabileceği yönünde eleştiriler getirdi . Görülüyor ki, dijital altyapılar da en az enerji hatları kadar jeopolitik rekabet ve işbirliğinin odağında yer alıyor. Bu projelerin hayata geçmesi, ilgili ülkelerin diplomatik arabuluculuk kabiliyetine, uluslararası hukuk zeminine uyumuna ve karşılıklı güven tesisine dayanıyor.

Türkiye İçin Stratejik Önem

Türkiye, Hazar geçişli fiber optik proje ve benzeri dijital koridor girişimlerinden çok yönlü kazanımlar elde etmeye hazırlanıyor. Öncelikle, coğrafi konumunun avantajıyla Türkiye, kıtalararası veri trafiğinde doğal bir kavşak noktası haline geliyor. İstanbul, son yıllarda giderek artan bir şekilde Avrupa, Orta Doğu ve Asya dijital ekonomilerini birbirine bağlayan bir hub olarak önem kazanıyor . Yeni fiber hatlar sayesinde Türkiye; internetteki içerik ve bulut hizmetlerinin sadece Frankfurt gibi Batı Avrupa merkezlerinden alınması yerine, bu hizmetlerin bir kısmını kendi bünyesinde barındırma ve dağıtma kapasitesini artırıyor . Bu da ülkenin dijital egemenliğini ve bölgesel veri merkezi olma potansiyelini yükseltiyor.

Türkiye için bir diğer kritik fayda, internet altyapısında yedeklilik ve dayanıklılık kazanması olacak. Halihazırda Türkiye’nin uluslararası internet çıkışları büyük ölçüde Akdeniz üzerinden Avrupa’ya veya Karadeniz üzerinden sağlanıyor. Orta Koridor’un dijital ayağının devreye girmesiyle, Türk internet omurgasına Asya’dan gelen alternatif bir damar eklenecek. Bu, olası denizaltı kablo kesintileri veya bölgesel kriz durumlarında dahi Türkiye’nin veri akışını sürdürebilmesi demek. Örneğin, Süveyş Kanalı civarında yaşanan bir arıza Akdeniz çıkışlı hatları kesintiye uğratırsa, Orta Asya üzerinden gelen trafik Türkiye’yi çevrim içi tutmaya devam edebilecek. Böylece ülkenin siber dayanıklılığı ve kesintisiz iletişim kabiliyeti artacak.

Diplomatik açıdan bakıldığında da Türkiye bu projeyle Orta Asya ve Kafkasya’da nüfuzunu pekiştiriyor. Azerbaycan ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile ortak altyapı projelerine imza atılması, “Tek Kuşak Tek Yol” girişimi ile AB’nin “Küresel Geçit” stratejisi arasında dengeli bir konum alan Ankara’nın, doğu-batı ekseninde kritik bir ortak haline gelmesini sağlıyor. Türk Devletleri Teşkilatı’nın aktif desteklediği Trans-Hazar kablo hattı, üye ülkelerin ekonomik ve teknolojik entegrasyonunu da hızlandıracak bir adım olarak görülüyor . Türkiye, bu sayede bölgede yalnızca enerji nakil hatlarıyla değil, dijital altyapılarla da merkez ülke konumunu sağlamlaştırıyor. Uzmanlar, Türkiye’de İstanbul ve Ankara gibi şehirlerde kurulacak yeni veri merkezleri ve uluslararası şebeke geçitlerinin, önümüzdeki birkaç yılda ülkenin dijital ekonomisine ivme kazandıracağı görüşünde .

Sonuç olarak, Hazar Denizi’nin altından başlayarak Türkiye’ye uzanan fiber optik kablo projesi, her açıdan kazan-kazan potansiyeli taşıyan bir girişimdir. Alternatif internet rotalarının çeşitlenmesiyle küresel ağın güvenliği ve kapasitesi artarken, Türkiye de bu dönüşümde kritik bir rol üstlenerek dijital çağın yeni “İpek Yolu”nda kilit bir kavşak haline geliyor. Bu durum, uluslararası hukuka uygun ve çok taraflı işbirliğiyle desteklendiğinde, bölgesel barış ve refaha da katkı sunacak kalıcı bir altyapının temelini atmaktadır.

Kaynakça: Hazar geçişli fiber optik kablo projesi ve alternatif rotalar hakkında bilgi ve alıntılar için bkz. ; hukuki çerçeve ve uluslararası işbirliği için bkz. ; Türkiye’nin stratejik konumu ve dijital hub rolü için bkz. .

REKLAMLAR
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜNYA

KSTK Heyetinden Çanakkale’de Kapsamlı Kurum Ziyaretleri

Avatar

Published

on


KSTK Heyetinden Çanakkale’de Kapsamlı Kurum Ziyaretleriyerel yönetim, üniversite, ticaret ve kültür kurumlarıyla iş birliği olanakları değerlendirildi

Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu heyeti, 20–21 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirdiği Çanakkale programı kapsamında; yerel yönetim, kamu, üniversite, ticaret ve kültür kurumlarının yöneticileriyle bir araya geldi.

Konfederasyonun kurumsal iş birliklerini güçlendirmek, Çanakkale’de yürütülebilecek sosyal, kültürel, ekonomik ve gençlik odaklı projeleri değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilen ziyaretlerde, sivil toplum kuruluşları ile kamu kurumları arasındaki ortak çalışma imkânları ele alındı.

Çanakkale İl Başkanımız ve Disiplin Kurulu Başkanımız Av. Fikret Bircan’ın organizasyonuyla gerçekleştirilen programa;

Genel Başkanımız Nevzat Duyar,
Başkan Vekilimiz Yaşar Saka,
Genel Sekreterimiz Gamze Gezici Elyan,
Kültür ve Sanat Komisyonu Başkanımız Ahmet Avşar,
Gençlik Kollarımızdan Burak Aktuna ve Hilal Demirci,
Kurumsal İletişim Komisyonu Başkanımız ve Hukuk Müşavirimiz Av. Serkan Güler,
Disiplin Kurulu Başkanımız ve Çanakkale İl Başkanımız Av. Fikret Bircan,Hanife Güler katılım sağladı.

Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek Ziyaret Edildi

Çanakkale programının önemli duraklarından biri Çanakkale Belediyesi oldu. KSTK heyeti, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek’i makamında ziyaret etti.

Gerçekleştirilen görüşmede; sivil toplum kuruluşlarının yerel kalkınmadaki rolü, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi, gençler, kadınlar, kültür-sanat çalışmaları ve sosyal sorumluluk projeleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.

Konfederasyonun Türkiye genelinde ve uluslararası alanda sürdürdüğü teşkilatlanma, proje geliştirme ve kurumlar arası iş birliği çalışmaları hakkında Belediye Başkanı Muharrem Erkek’e bilgi verildi.

Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve günün anısına gerçekleştirilen fotoğraf çekimiyle tamamlandı.

Çanakkale İl Kültür Müdürlüğü ile Kültürel Projeler Görüşüldü

KSTK heyeti, Çanakkale İl Kültür Müdürü Çağman Esirgemez’i makamında ziyaret ederek Çanakkale’nin tarihî, kültürel ve sanatsal değerlerine yönelik geliştirilebilecek çalışmalar hakkında istişarelerde bulundu.

Görüşmede; Çanakkale’nin tarihsel mirasının yeni nesillere aktarılması, kültür ve sanat faaliyetlerinin desteklenmesi, ulusal ve uluslararası etkinliklerin geliştirilmesi ve sivil toplum kuruluşlarının kültürel projelerde üstlenebileceği roller değerlendirildi.

Kültür ve Sanat Komisyonu Başkanımız Ahmet Avşar’ın da yer aldığı görüşmede, Konfederasyon bünyesinde hayata geçirilebilecek kültür, sanat ve toplumsal hafıza çalışmalarına ilişkin fikir alışverişinde bulunuldu.

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası ile Kurumsal İş Birliği Görüşmesi

Heyet, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Sema Sandal’ı makamında ziyaret etti.

Gerçekleştirilen görüşmede; bölgesel kalkınma, girişimcilik, iş dünyası ile sivil toplum arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi, gençlerin ekonomik ve sosyal hayata katılımı, kadın girişimciliği ve Çanakkale’de uygulanabilecek ortak projeler ele alındı.

KSTK Genel Sekreteri Gamze Gezici Elyan tarafından, Konfederasyonun proje geliştirme, dijital dönüşüm, girişimcilik, eğitim, mentorluk ve kurumsal kapasite geliştirme alanlarında yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verildi.

Çanakkale’nin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunabilecek ortak proje modelleri üzerinde değerlendirmelerde bulunulan ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileriyle sona erdi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile Akademik İş Birliği Ele Alındı

KSTK heyeti, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüsnü Levent Dalyancı’yı makamında ziyaret etti.

Görüşmede; üniversite ve sivil toplum iş birliğinin güçlendirilmesi, akademik bilgi birikiminin toplumsal projelere aktarılması, öğrencilere yönelik eğitim ve gelişim programları, gençlik çalışmaları, staj ve gönüllülük modelleri ile ortak proje geliştirme imkânları değerlendirildi.

Konfederasyonun gençlerin sosyal, akademik ve mesleki gelişimine katkı sağlamayı amaçlayan çalışmaları aktarılırken, üniversitelerle gerçekleştirilebilecek eğitim, araştırma, sosyal sorumluluk ve proje ortaklıklarının önemi vurgulandı.

Gençlik Kollarımızdan Burak Aktuna ve Hilal Demirci’nin da katıldığı görüşmede, gençlerin karar alma süreçlerine ve sivil toplum faaliyetlerine daha aktif katılım sağlamasına yönelik yapılabilecek çalışmalar ele alındı.

Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli’ye Ziyaret

Çanakkale merkezde gerçekleştirilen kurum ziyaretlerinin ardından KSTK heyeti, Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli’yi makamında ziyaret etti.

Ziyarette; Eceabat’ın tarihî ve kültürel önemi, bölgenin turizm potansiyeli, yerel kalkınma çalışmaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirilebilecek ortak projeler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Eceabat’ın Çanakkale Savaşları tarihindeki özel konumuna dikkat çekilen görüşmede, tarih bilincini güçlendirecek kültürel, eğitsel ve sosyal projelerin geliştirilmesinin önemi ifade edildi.

Çanakkale Şehitliklerine Anlamlı Ziyaret

KSTK heyeti, resmî kurum ziyaretlerinin ardından Çanakkale Şehitliklerini ziyaret etti.

Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin ve vatan sevgisinin en güçlü sembollerinden biri olan Çanakkale’de, aziz şehitlerimizin hatırası saygı, minnet ve dualarla yâd edildi.

Şehitlik ziyaretinde, Çanakkale ruhunun yalnızca geçmişe ait bir tarih olmadığı; birlik, beraberlik, dayanışma ve ortak sorumluluk anlayışıyla gelecek nesillere aktarılması gereken millî bir miras olduğu vurgulandı.

Genel Başkanımız Nevzat Duyar, Çanakkale’nin milletimizin ortak hafızasında çok özel bir yere sahip olduğunu belirterek, sivil toplum kuruluşlarının tarihî ve millî değerlerin korunması ve genç kuşaklara aktarılması konusunda önemli sorumluluklar taşıdığını ifade etti.

Çanakkale’de Ortak Akıl ve İş Birliği Vurgusu

İki gün süren Çanakkale programı boyunca kamu, yerel yönetim, üniversite, ticaret ve kültür kurumlarıyla gerçekleştirilen görüşmelerde; ortak akıl, sürdürülebilir iş birliği ve toplumsal fayda odaklı projelerin önemi öne çıktı.

Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu olarak; kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü iş birliklerinin kurulmasını önemsiyor, Türkiye’nin farklı şehirlerinde toplumsal etki oluşturacak projeler geliştirmeye devam ediyoruz.

Çanakkale programı kapsamında heyetimizi makamlarında kabul eden;

Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek’e,
Çanakkale İl Kültür Müdürü Çağman Esirgemez’e,
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Sema Sandal’a,
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüsnü Levent Dalyancı’ya,
Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli’ye nazik ev sahiplikleri ve değerli görüşleri için teşekkür ederiz.

Çanakkale programının hazırlanmasında ve kurum ziyaretlerinin gerçekleştirilmesinde katkı sağlayan Çanakkale İl Başkanımız ve Disiplin Kurulu Başkanımız Av. Fikret Bircan’a da teşekkürlerimizi sunarız.

Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Güneşten Elektrik Üretiminde Tarihi Zirve

Avatar

Published

on

Yaz aylarının etkisiyle güneşli geçen günler, güneş enerjisinden elektrik üretiminde rekoru da beraberinde getirdi. Haziran ayında güneş enerjisi kaynaklı elektrik üretim değeri, 4,99 milyar kilovatsaat ile tüm zamanların en yüksek değeri olarak kayıtlara geçti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Güneşten aldığımız güçle elektrik üretiminde bir rekora imza attık. Geçtiğimiz haziran ayında güneş enerjisi kaynaklı elektrik üretimimiz 4,99 milyar kilovatsaat ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Böylece, toplam elektrik üretimimizin yüzde 16,4’ünü de güneşten karşılamış olduk. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızı en üst seviyede değerlendirmeyi sürdüreceğiz. Anadolu’nun bereketli güneşini, milletimizin refahına dönüştürmek için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. 

En Yüksek Haziran Üretimi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; haziran ayında aylık elektrik üretimi 30,35 milyar kilovatsaat ile haziran ayları içerisindeki en yüksek değere ulaştı. 

Güneşten Üretimde Zirve

Yine haziran ayında, güneş enerjisi kaynaklı elektrik üretim değeri 4,99 milyar kilovatsaat ile tüm zamanların en yüksek değeri olarak tarihe geçti. Böylece, toplam elektrik üretiminin yüzde 16,4’ü de güneşten karşılanmış oldu. 

Aslan Payı Hidroliğin

Aynı dönemde hidrolik ise üretimde aslan payını almayı sürdürdü. Geçen ay gerçekleştirilen elektrik üretiminin yüzde 34,7’sine denk gelen 10,54 milyar kilovatsaatlik kısmı hidrolik kaynaklardan sağlandı.

Yerli ve Yenilenebilir

Ayrıca haziran ayı yenilenebilir üretim değeri 20,65 milyar kilovatsaat, yerli üretim değeri ise 24,22 milyar kilovatsaat ile 2000 yılından beri aylık bazda miktarsal olarak en yüksek değerleri oluşturdu.

6 Aylık Dönem 

Bu yılın ilk altı aylık elektrik üretim verileri (1 Ocak-30 Haziran dönemi) incelendiğinde ise hidrolik kaynaklı elektrik üretimi 57 milyar kilovatsaat, rüzgâr kaynaklı elektrik üretimi 21,5 milyar kilovatsaat, güneş kaynaklı elektrik üretimi 19,2 milyar kilovatsaat, yerli kaynaklı elektrik üretimi 130,9 milyar kilovatsaat, yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimi ise 108,7 milyar kilovatsaat değeri ile benzer dönemlerde miktarsal olarak en yüksek değerler oldu.

Güneşten Gelen Güç

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Güneşten aldığımız güçle elektrik üretiminde bir rekora imza attık. Geçtiğimiz haziran ayında güneş enerjisi kaynaklı elektrik üretimimiz 4,99 milyar kilovatsaat ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Böylece, toplam elektrik üretimimizin yüzde 16,4’ünü de güneşten karşılamış olduk. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızı en üst seviyede değerlendirmeyi sürdüreceğiz. Anadolu’nun bereketli güneşini, milletimizin refahına dönüştürmek için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. 

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Gemi ve Yatlarda Yangın Riski ile Alakalı Bilinmesi Gerekenler

Avatar

Published

on

Gemilerde yaşanan kazaların nedenlerinin başında yangın gelmektedir.Yangınların nedenlerinin ve müdahale yöntemleri incelenmeli var olan ve zorunlu yangın söndürme teçhizatları ve sistemleri devamlı kontrol edilip kullanımlarının personellere öğretilmelidir. Talim uygulamalarında eksik görülen konular not alınmalı, denizcilerimizin yangın konusunda bilinçlenmesi için iş sağlığı ve güvenliği kikavramının benimsenmesi ve olası yangınların maliyetinden daha az olduğunun bilinmesinin ne kadar önemli olduğu, yangına karşı önlem almanın tüm personellerin ve kendi can ve mal güvenliği için konunun ne kadar önemli olduğu anlatılıp ek önlemlerin alınması gerekmektedir. Deniz kazalarının oluşmasına neden olan gerçek sebeplere ulaşmak denizde can, mal ve çevre emniyetine yönelik benzer kazaların tekrarını önlemek ve kaza sonrasındaki olumsuz etki ve sonuçların azaltılmasını temin etmektir. Yanma, maddenin ısı ve oksijenle birleşmesi sonucu oluşan kimyasal bir olaydır. Yanma olayının oluşabilmesi için yanıcı madde, ısı ve oksijenin bir arada olması gerekir. Bu üç unsur bir arada olmadığında, yanma olayı meydana gelmez. Yanıcı madde ile oksijen birleşirse; yanma olmaz. Yanıcı madde ile ısı birleşirse; yanma olmaz. Oksijen ile ısı birleşirse; yanma olmaz. Yanıcı madde + Oksijen + Isı, üçü bir arada birleşirse; Yanma olur.

Gemilerde Yangınla Mücadelede alınması gereken önleme ve koruma tedbirleri

Bunlar,İç talimler ve işletme değerlendirmeleri. Güvenlik ve çevre koruma politikası.  Uluslararası ve bayrak devleti,Klass,sörvey kurallarıyla uyumlu, gemilerin güvenli yönetimi ile ilgili prosedürler. Gemi ve Kara personeli arasında ve kendi aralarında bir iletişim akışı ve alış verişi . Kaza ve uyumsuzlukları kurallarına göre raporlayan Risk Analizleri prosedürler. Acil durumlara hazırlık ve eylem prosedürleri olarak değerlendirilir.

Yangına karşı alınacak genel tedbirler

1-Tehlikeli bölgelerde sigara içilmemelidir.

2-Yangın alarmının çabuk verilmesi için personel eğitilmelidir.

3-Yangın söndürme cihazlarını kullanmada personel becerisi geliştirilmelidir.

4-Personel, yangın türleri ve bunlarla mücadele konusunda eğitimli olmalıdır.

5-Makine dairesi yangına karşı izole edilmelidir (yalıtılmalıdır.) 6-Yağ ve yakıt sızıntıları önlenmelidir.

7-Kaynak veya alev çıkartacak işler yapılırken gerekli emniyet tedbirleri alınmalıdır.

8-Yakıt tanklarına açılan menholleri ve iskandil boruları kapalı tutulmalıdır.

9-Makine dairesi temiz tutulmalı ve yağlı-yakıtlı üstüpüler emniyetli yerlerde toplanmalıdır.

10-Kuzinelerde yangına karşı alınacak tedbirler Emici fanlar daima temiz tutulmalıdır.

11-Yağların kızgın yüzeylere sıçraması önlenmelidir.

12-Elektrik devreleri bakımlı tutulmalıdır.

Gemilerde ve Yatlarda yangınların söndürülmesi

Yangınlar ve patlamalar, Gemilerin hem işletmeleri sırasında hem de Tersanede onarımları sırasında meydana gelen felaketlerin ana nedenleridir. Gemilerdeki yangınlar genellikle büyük boyutlar alır ve büyük maddi hasara yol açar. Gemilerdeki yangınları söndürmek,büyük zorluklarla Yangınları söndürme uygulaması, ana engelin duman ve ısı olduğunu göstermektedir. Gemilerde yangın söndürme, yetersiz doğal aydınlatma, yoğun duman, yüksek sıcaklık, gemi yapılarının termal iletkenliği, koridorlar, merdiven şaftları ve havalandırma kanalları vb. Yangın istatistikleri, en fazla yangının gemilerin yaşam mahalli ve çalışma alanlarında meydana geldiğini diğerlerinin ise kargo bölümlerinde olduğunu göstermektedir. En zor durum, yakıtın yanması sırasında gelişir, yani, MGO’da yanıcı sıvılar , 2-3 dakika içinde sıcaklığın 350-400 ° C’ye ulaştığı ve 10 dakika sonra, bitişik bölmelere bitişik malzemelerin tutuşması. olasılığı mümkündür. MGO’nun üst yapı ile bağlantısı olduğundan 15 dakika içerisinde yangın üst yapıya yayılır . Yangın, metal perdelerin, bölmelerin ve güvertelerin ısı iletkenliği nedeniyle 10-15 dakika içinde ve ısı yalıtım korumalı yapılardan 1 saat içinde bir kompartmandan diğerine yayılır Çeşitli amaçlar için gemilerin yüksek yangın tehlikesi göz önüne alındığında, yangından korunmaları için önlemler sağlanır yapısal koruma, otomatik yangın söndürme tesisatları ve alarmlar ile koruma ve yangın geciktirici perdeler, damperler, yangın önleyiciler vb.

Taşkın Ünal

Elektrik Mühendisi-Yangın Bilirkişi

DAHA FAZLA HABER

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TAKVİM

Aralık 2025
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

HABER BURADA

ENERJİ4 saat ago

İyi ki Varsın Turgut Cırgaoğlu

Sinop ilinin en büyük ve en gelişmiş ilçesi olarak bilinmekle birlikte , Karadeniz’in iç kesimlerinde, Gökırmak Vadisi’nde stratejik bir konuma...

DÜNYA2 gün ago

KSTK Heyetinden Çanakkale’de Kapsamlı Kurum Ziyaretleri

KSTK Heyetinden Çanakkale’de Kapsamlı Kurum Ziyaretleriyerel yönetim, üniversite, ticaret ve kültür kurumlarıyla iş birliği olanakları değerlendirildi Küresel Sivil Toplum Kuruluşları...

DÜNYA2 gün ago

Güneşten Elektrik Üretiminde Tarihi Zirve

Yaz aylarının etkisiyle güneşli geçen günler, güneş enerjisinden elektrik üretiminde rekoru da beraberinde getirdi. Haziran ayında güneş enerjisi kaynaklı elektrik...

GÜNDEM3 gün ago

ATO Başkanı Gürsel BARAN Ticaret Bakanı Bolat’ı ziyaret etti

23 Temmuz 2026- Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran,Türkiye’nin 1996 yılından bu yana dahil olduğu Gümrük Birliği’nin...

DÜNYA3 gün ago

Gemi ve Yatlarda Yangın Riski ile Alakalı Bilinmesi Gerekenler

Gemilerde yaşanan kazaların nedenlerinin başında yangın gelmektedir.Yangınların nedenlerinin ve müdahale yöntemleri incelenmeli var olan ve zorunlu yangın söndürme teçhizatları ve...

DÜNYA3 gün ago

Türk Güreşinin ve Sporcuların Yanındayız

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2. Büyük Güreş Festivali Minikler Şampiyonasına iştirak ederek minik güreşçilerin müsabakalarını seyretti. Dereceye...

DÜNYA4 gün ago

İyi ki Varsın Nedim Alp

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı...

DÜNYA5 gün ago

Binalarda Yangın Güvenliğinde Yeni Dönem

PERİYODİK KONTROL VE YANGIN GÜVENLİK UZMANLIĞI GELİYOR Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “3194 sayılı İmar Kanunu”ndaki düzenlemeler,...

DÜNYA7 gün ago

SERKO’da 133. Patent Töreni gerçekleştirildi

SERKO’da 133. Patent Töreni gerçekleştirildi. Yenilik ve Teknolojiye Dayalı Mühendislik alanındaki süreçte 50 yılı aşkın deneyimi ile Sektörün öncüsü 16...

GÜNDEM7 gün ago

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş Vakıfbank’ın “İrade Bizim Zafer Bizim Sergisi”ne katıldı

Konuşmasının ardından protokolle birlikte sergiyi gezen Göktaş, daha sonra basın mensuplarına konuştu. Serginin bir arşiv niteliğinde olduğuna işaret eden Göktaş, “Olayın ilk...

REKLAMLAR

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

Haber Burada

seers cmp badge