Connect with us

DÜNYA

Hazar’dan Başlayan Fiber Optik Kablo: Dijital Orta Koridor ve Türkiye’nin Rolü

Avatar

Published

on

Giriş

Hazar Denizi’nin altına döşenen ilk fiber optik kablo projesi, Asya ile Avrupa arasında yeni bir dijital “İpek Yolu” oluşturma yolunda önemli bir adım olarak görülüyor . Azerbaycan ile Kazakistan arasında, Hazar Denizi tabanından geçecek olan bu kablo hattı sayesinde bölgeler arası veri trafiğinde alternatif bir koridor yaratılması hedefleniyor. Proje, “Dijital İpek Yolu” (Digital Silk Way) girişiminin kilit parçalarından biri olup, Orta Asya ve Kafkasya’yı Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak yeni bir haberleşme omurgası kurulmasını amaçlıyor . Bu kapsamlı girişimin Türkiye için de stratejik önemi büyük; zira Türkiye, tıpkı enerji hatlarında olduğu gibi, dijital verinin de geçiş merkezi konumuna yükselme fırsatı elde ediyor .
Alternatif Fiber Optik Rotalar ve Geçtiği Ülkeler

Günümüzde Asya-Avrupa veri trafiği, birden fazla güzergâh üzerinden sağlanabiliyor. Mevcut durumda üç temel rotadan söz edilebilir:
Trans-Hazar Dijital Orta Koridoru (Azerbaycan–Kazakistan–Türkiye): Bu yeni rota, Hazar Denizi’ni fiber kabloyla aşarak Kazakistan’ı Azerbaycan’a, oradan da Kafkasya üzerinden Türkiye’ye bağlıyor. Aktau (Kazakistan) – Sumgayıt (Azerbaycan) arasına döşenecek yaklaşık 380 km uzunluğundaki sualtı kablo, 400 Tbps’ye varan kapasitesiyle Asya ve Avrupa arasında doğrudan bir telekom “köprüsü” oluşturacak . Kablo, Hazar’dan çıktıktan sonra Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Türkiye’ye uzanarak, Türkiye üzerinden Avrupa internet omurgasına entegre olacak . Bu hat tamamlandığında Özbekistan gibi Türk dünyası ülkeleri de verilerini Rusya yerine bu alternatif rotadan Avrupa’ya ulaştırma imkânı bulacaklar; nitekim Kazakistan’ın Azerbaycan’la yürüttüğü Hazar geçişli fiber kablo projesi, Özbekistan için de Rusya’yı baypas eden yeni bir çıkış olarak görülüyor .
Güney Asya Rotası (Çin–Pakistan–Denizaltı–Avrupa): Bir diğer alternatif, Çin’in girişimiyle oluşturulan ve Pakistan üzerinden Hint Okyanusu’na inen karasal fiber hat ile yeni nesil denizaltı kablolarının birleşiminden oluşuyor. Çin, 2021’de Pakistan üzerinden geçen bir karasal fiber altyapı kurarak, PEACE adlı denizaltı kablo sistemine bağlanacağını duyurdu . Pakistan & East Africa Connecting Europe (PEACE) olarak adlandırılan bu 15.000 km’lik kablo sistemi, Pakistan’ı Kenya ve Cibuti üzerinden Mısır’a, oradan da Akdeniz altından Fransa’ya bağlıyor ve 2022 sonunda hizmete girdi . Bu güzergahta veri, Pakistan – Hint Okyanusu – Kızıldeniz – Akdeniz üzerinden Avrupa’ya taşınıyor. Söz konusu rota, Pakistan’ın internet trafiğinde eskiden Hindistan kontrollü hatlara bağımlı olmasından kaynaklanan güvenlik endişelerini giderirken, Çin’in de küresel dijital bağlantı stratejisinin parçası konumunda . Ancak bu denizaltı yolunun Kızıldeniz ve Süveyş bölgesinden geçmesi, yine de coğrafi darboğaz riskini tam olarak ortadan kaldırmıyor; nitekim 2024 sonu ve 2025 başında Kızıldeniz’de peş peşe yaşanan kablo kopmaları, bölgeden geçen internet trafiğini ciddi şekilde aksattı .
Kuzey Rotası (Rusya Üzerinden Sibirya): Sovyetler döneminden beri var olan klasik kara rotası ise Çin ve Orta Asya’yı Rusya üzerinden Avrupa’ya bağlıyor. Çin ile Avrupa arasındaki en düşük gecikmeli karasal hatlar uzun yıllar Rusya topraklarından (Trans-Sibirya ve Trans-Avrasya fiber hatları üzerinden) geçerek sağlanmıştır. Bu kuzey koridoru, coğrafi olarak nispeten kısa ve düz bir hat sağlasa da tek bir ülkeye bağımlı olması ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle riskler barındırıyor. Özellikle Rusya’nın Ukrayna ile savaşı ve buna bağlı yaptırımlar sonrasında bu rotanın güvenilirliği sorgulanmaya başlanmıştır. Bu durum, Orta Asya ülkelerini güney ve orta koridorlar gibi alternatif arayışlarına yöneltmiş; Hazar geçişli proje de bu stratejik ihtiyacın bir sonucuna dönüşmüştür .
Trans-Hazar Fiber Optik Projesinin Ayrıntıları

Azerbaycan–Kazakistan Sualtı Kablosu, Hazar Denizi’ni aşarak bölgedeki ilk doğrudan dijital bağlantıyı kuracak olmasıyla tarihi bir projedir. Projenin aktif uygulama safhası Ağustos 2025’te başlamış; uzman ekipler kıyı altyapısı için yer belirleme ve deniz tabanı etüdü çalışmalarını yürütmüştür . Özel araştırma gemileri, kablo için en uygun rotayı belirlemek amacıyla Hazar’ın derinliklerinde zemin yapısını, akıntıları ve olası fay hatlarını inceliyor . Kablo hattının Kazakistan’da Aktau limanı yakınından çıkıp Azerbaycan’da Sumgayıt kıyısına ulaşması planlanıyor . Toplam uzunluğu 380 km olan bu hat, saniyede en az 400 terabit veri taşıyabilecek kapasitede tasarlanıyor . Karşılaştırmak gerekirse, bu kapasite mevcut birçok uluslararası denizaltı kablo sisteminin kapasitesini yakalayan, muazzam bir iletişim bandı genişliği anlamına geliyor.

Projenin maliyetinin yaklaşık 50,6 milyon dolar olacağı hesaplanmış olup, finansmanı ve işletmesi Azerbaycan’dan AzerTelecom ile Kazakistan’dan Kazakhtelecom ortaklığında yürütülüyor . Nitekim Ağustos 2023’te iki ülkenin operatörleri Amsterdam’da ortak girişim anlaşması imzalayarak işbirliğini resmileştirmişti . Başlangıçta Kazakistan tarafında Transtelecom ve KazTransCom gibi şirketler de projeye dahildi; ancak 2022 itibariyle Kazakhtelecom ulusal operatör olarak tek yetkili haline gelmiştir . İnşaatın 2026 sonunda tamamlanması ve sistemin devreye alınması öngörülüyor . Kazakistan Dijital Kalkınma Bakanı Bagdat Musin, kablonun ilk bayt veriyi taşımasıyla “Caspian’ın gerçek anlamda Asya ile Avrupa arasında eşsiz bir dijital köprüye dönüşeceğini” vurgulayarak projenin bölgesel dijital tarih açısından yeni bir sayfa açacağını belirtiyor .

Trans-Hazar fiber hattı, Azerbaycan ve Kazakistan hükümetlerinin 2018’de imzaladığı bir anlaşma ile siyasi zemine kavuşmuş ve Türk Konseyi (günümüzde Türk Devletleri Teşkilatı) tarafından da başından beri desteklenmiştir . Hazar geçişli kablo fikri aslında Azerbaycan’ın 2008 yılında ortaya attığı Trans-Avrasya Süper Bilgi Otoyolu (TASIM) projesinin kritik bileşenlerinden biri olarak görülüyordu . 2019’da Aktau’da düzenlenen törenle temeli atılan projeye, Türk Konseyi Sekreteryası aktif arabuluculuk yaparak üye ülkeler arasındaki teknik ve siyasi koordinasyonu kolaylaştırmıştır . Bu bölgesel işbirliği sayesinde, proje uzun süre belirsiz kalan Hazar’ın hukuki statüsüne dair engeller aşılarak somut inşaat aşamasına geçebilmiştir.
Alternatif Rotaların Avantaj ve Dezavantajları

Tüm bu fiber optik güzergâhların kendine özgü fırsatları ve riskleri bulunmaktadır. Öne çıkan rotaların avantajları ve dezavantajlarına genel hatlarıyla bakacak olursak:
Trans-Hazar Orta Koridorunun Avantajları: Bu rota, Orta Asya ile Avrupa arasında coğrafi olarak en kısa ve hızlı güzergâhlardan birini sunuyor. Verinin Kazakistan-Azerbaycan-Türkiye hattı üzerinden iletilmesi, Rusya gibi üçüncü taraflara bağımlılığı azaltarak jeopolitik riskleri dağıtıyor. Ayrıca Türkiye ve Azerbaycan gibi müttefik ve istikrarlı ülkeler üzerinden geçmesi, uzun vadeli operasyonel güvenilirliği artırıyor. Bölge ülkeleri arasında dijital işbirliğini güçlendirmesi ve Türk Devletleri Teşkilatı içindeki entegrasyonu pekiştirmesi de önemli bir artı. Dezavantaj olarak; projenin başarısı için birden fazla ülkenin altyapı yatırımı ve koordineli çalışması gerekiyor, bu da başlangıç maliyetlerini ve teknik uyum gereksinimlerini yükseltiyor. Hazar Denizi tabanına kablo döşeme işi teknik açıdan karmaşık ve olası çevresel risklere (deprem, jeolojik faylar) açık olduğundan, inşaat süreci diğer karasal alternatiflere göre daha zorlu olabilir.
Güney (Pakistan) Rotasının Avantajları: Çin’in Kuşak-Yol girişiminin dijital ayağı olarak görülen bu rota, Güney Asya’nın dev nüfusunu küresel internete daha doğrudan entegre ediyor. Pakistan’ın Arap Denizi kıyısından çıkan denizaltı kablolar, Orta Doğu ve Doğu Afrika ülkelerini de birbirine bağlayarak çok geniş bir coğrafyada kapasite artışı sağlıyor . Özellikle PEACE kablosu, Afrika Boynuzu üzerinden farklı bir yol izlediği için Akdeniz’deki kablo yoğunluğunu kısmen rahatlatıyor ve internet trafiğine ilave yedeklik kazandırıyor. Çin ve Pakistan açısından bakıldığında, bu hat verinin Hindistan gibi rakip bir ülkenin altyapısından geçmeden iletilmesine olanak tanıyarak siber egemenlik açısından da tercih sebebi oluyor . Öte yandan dezavantajları; denizaltı kablolarının uzun mesafe katetmesi nedeniyle Kızıldeniz ve Süveyş bölgesindeki tekil arızalardan yine etkilenebilmesi (coğrafi risk tam bertaraf edilemiyor) ve Pakistan içinden geçen karasal kısmın güvenliği konusunda hassasiyetlerin olması olarak sıralanabilir. Nitekim Ocak 2022’de ve Aralık 2024’te Kızıldeniz bölgesinde iki ayrı kablo kopması, Güney Asya kaynaklı internet trafiğinde yavaşlama ve kesintilere yol açarak bu güzergâhın zayıf karnını gösterdi .
Kuzey (Rusya) Rotasının Avantajları: Tarihsel olarak en köklü veri yolu olan kuzey hatları, uzun süre tek seçenek olmaları sayesinde geniş bant kapasitesi ve yaygın ağ altyapısı avantajına sahip. Sibirya üzerinden döşenen fiber ağlar, denizaltı rotalara kıyasla bakım-onarım kolaylığı ve kara içi güzergâh olmanın getirdiği bazı coğrafi korunaklılıklar sunuyor. Ancak dezavantajları günümüzde daha belirgin hale gelmiştir: Tek bir ülkenin kontrolünden geçmesi, siyasi gerginlik veya çatışma durumlarında bağlantının kesintiye uğrama riskini artırıyor. Özellikle Rusya’nın uluslararası yaptırımlara maruz kalması durumunda transit internet trafiğinin bu hattan geçmesi politik ve hukuki engellere takılabilir. Ayrıca alternatif hatlar geliştikçe kuzey rotasının tekel konumu sarsıldığından, ekonomik olarak rekabet edebilmek için fiyat ve kalite açısından kendini yenilemesi gerekecek.

Diplomasi ve Hukuki Zemin

Uluslararası işbirliği ve hukuk, bu projelerin başarısında kilit rol oynuyor. Hazar Denizi’ne komşu ülkeler, uzun yıllar bu kapalı su kütlesinin statüsü konusunda anlaşmazlık yaşamışlardı. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra 5 bağımsız ülkenin ortaya çıkmasıyla, Hazar’ın deniz mi, göl mü sayılacağı ve nasıl bölüşüleceği belirsiz kaldı . İran, tüm kıyıdaşların ortak egemenliğinde bir ortak göl anlayışını savunurken, Kazakistan ve Azerbaycan gibi ülkeler uluslararası deniz hukukunun (UNCLOS) prensiplerinin uygulanmasını istemişlerdi . Bu ihtilaf, nihayet 12 Ağustos 2018’de Aktau’da imzalanan Hazar Denizi’nin Hukuki Statüsüne İlişkin Konvansiyon ile önemli ölçüde giderildi . Konvansiyon, Hazar’ı ne tam deniz ne de göl kabul eden sui generis bir rejim kurarak suların ve deniz yatağının paylaşımına dair kurallar getirdi .

Konvansiyon’un en kritik maddelerinden biri, kıyı devletlere denizaltı kablo ve boru hatları döşeme hakkı tanımasıdır. Buna göre bir boru veya kablo hattının güzergâhı, sadece kendi sektöründen geçecek ülkelerin onayına tabi olacak; bütün kıyıdaşların ortak onayı zorunlu olmayacaktır . Yani Azerbaycan ile Kazakistan, Hazar tabanından geçecek fiber kablo için aralarında anlaştığı sürece, üçüncü bir ülkenin vetosuna takılmaksızın projeyi gerçekleştirebilirler. Bu hüküm, yıllardır Rusya ve İran’ın itirazlarıyla sürüncemede kalan Trans-Hazar doğal gaz boru hattı projesine de hukuki zemin hazırlayan bir gelişmeydi . Ancak çevre güvenliği konusuna da özel vurgu yapıldı: Hazar’a döşenecek hatların çevresel standartlara uygunluğu konusunda tüm kıyıdaşlar görüş bildirebilecek . Bu madde teorik olarak bazı projelerin geciktirilmesi için kullanılabilir olsa da, fiber optik kablo projeleri petrol-gaz boru hatlarına göre çok daha düşük çevresel risk taşıdığından, önemli bir engelle karşılaşmadan onay sürecini geçmiştir.

Nitekim Azerbaycan ile Kazakistan, 2018’de fiber kablo için hükümetlerarası bir anlaşma imzalayarak (Türk Konseyi’nin de kolaylaştırıcılığıyla) hukuki süreci başlattı . Bu anlaşma, projeyi uygulayacak şirketlerin (AzerTelecom, Kazakhtelecom vb.) yetki ve sorumluluklarını çerçeveledi. Ardından Mart 2024’te Bakü’de iki ülkenin başbakanlarının huzurunda, kablo inşasının başlamasına dair nihai uygulama protokolü imzalandı . Yine 2019’da Azerbaycan ve Kazak operatörleri arasında ortak işletim ve mülkiyet anlaşmaları yapıldığı görülüyor . Tüm bu diplomatik ve hukuki adımlar, projenin şeffaf ve mutabakata dayalı ilerlemesini sağladı.

Benzer şekilde, Çin-Pakistan rotasında da ikili anlaşmalar ve diplomasi öne çıkıyor. Çin, Pakistan’ı dijital koridorunun bir parçası yaparken, Pakistan parlamentosunda bu hat ulusal güvenlik gerekçeleriyle savunuldu; zira eskiden Pakistan’ın dış interneti sağlayan kablo konsorsiyumlarında Hint şirketlerinin bulunması, verilerin Hindistan üzerinden geçmesine yol açıyordu . Huawei tarafından inşa edilen Çin-Pakistan fiber hattı bu endişeyi giderirken, batıda bazı ülkeler Çin’in bu altyapıyı kendi nüfuzu için kullanabileceği yönünde eleştiriler getirdi . Görülüyor ki, dijital altyapılar da en az enerji hatları kadar jeopolitik rekabet ve işbirliğinin odağında yer alıyor. Bu projelerin hayata geçmesi, ilgili ülkelerin diplomatik arabuluculuk kabiliyetine, uluslararası hukuk zeminine uyumuna ve karşılıklı güven tesisine dayanıyor.

Türkiye İçin Stratejik Önem

Türkiye, Hazar geçişli fiber optik proje ve benzeri dijital koridor girişimlerinden çok yönlü kazanımlar elde etmeye hazırlanıyor. Öncelikle, coğrafi konumunun avantajıyla Türkiye, kıtalararası veri trafiğinde doğal bir kavşak noktası haline geliyor. İstanbul, son yıllarda giderek artan bir şekilde Avrupa, Orta Doğu ve Asya dijital ekonomilerini birbirine bağlayan bir hub olarak önem kazanıyor . Yeni fiber hatlar sayesinde Türkiye; internetteki içerik ve bulut hizmetlerinin sadece Frankfurt gibi Batı Avrupa merkezlerinden alınması yerine, bu hizmetlerin bir kısmını kendi bünyesinde barındırma ve dağıtma kapasitesini artırıyor . Bu da ülkenin dijital egemenliğini ve bölgesel veri merkezi olma potansiyelini yükseltiyor.

Türkiye için bir diğer kritik fayda, internet altyapısında yedeklilik ve dayanıklılık kazanması olacak. Halihazırda Türkiye’nin uluslararası internet çıkışları büyük ölçüde Akdeniz üzerinden Avrupa’ya veya Karadeniz üzerinden sağlanıyor. Orta Koridor’un dijital ayağının devreye girmesiyle, Türk internet omurgasına Asya’dan gelen alternatif bir damar eklenecek. Bu, olası denizaltı kablo kesintileri veya bölgesel kriz durumlarında dahi Türkiye’nin veri akışını sürdürebilmesi demek. Örneğin, Süveyş Kanalı civarında yaşanan bir arıza Akdeniz çıkışlı hatları kesintiye uğratırsa, Orta Asya üzerinden gelen trafik Türkiye’yi çevrim içi tutmaya devam edebilecek. Böylece ülkenin siber dayanıklılığı ve kesintisiz iletişim kabiliyeti artacak.

Diplomatik açıdan bakıldığında da Türkiye bu projeyle Orta Asya ve Kafkasya’da nüfuzunu pekiştiriyor. Azerbaycan ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile ortak altyapı projelerine imza atılması, “Tek Kuşak Tek Yol” girişimi ile AB’nin “Küresel Geçit” stratejisi arasında dengeli bir konum alan Ankara’nın, doğu-batı ekseninde kritik bir ortak haline gelmesini sağlıyor. Türk Devletleri Teşkilatı’nın aktif desteklediği Trans-Hazar kablo hattı, üye ülkelerin ekonomik ve teknolojik entegrasyonunu da hızlandıracak bir adım olarak görülüyor . Türkiye, bu sayede bölgede yalnızca enerji nakil hatlarıyla değil, dijital altyapılarla da merkez ülke konumunu sağlamlaştırıyor. Uzmanlar, Türkiye’de İstanbul ve Ankara gibi şehirlerde kurulacak yeni veri merkezleri ve uluslararası şebeke geçitlerinin, önümüzdeki birkaç yılda ülkenin dijital ekonomisine ivme kazandıracağı görüşünde .

Sonuç olarak, Hazar Denizi’nin altından başlayarak Türkiye’ye uzanan fiber optik kablo projesi, her açıdan kazan-kazan potansiyeli taşıyan bir girişimdir. Alternatif internet rotalarının çeşitlenmesiyle küresel ağın güvenliği ve kapasitesi artarken, Türkiye de bu dönüşümde kritik bir rol üstlenerek dijital çağın yeni “İpek Yolu”nda kilit bir kavşak haline geliyor. Bu durum, uluslararası hukuka uygun ve çok taraflı işbirliğiyle desteklendiğinde, bölgesel barış ve refaha da katkı sunacak kalıcı bir altyapının temelini atmaktadır.

Kaynakça: Hazar geçişli fiber optik kablo projesi ve alternatif rotalar hakkında bilgi ve alıntılar için bkz. ; hukuki çerçeve ve uluslararası işbirliği için bkz. ; Türkiye’nin stratejik konumu ve dijital hub rolü için bkz. .

REKLAMLAR
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜNYA

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Avatar

Published

on

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.

Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.

Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!

Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.

Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var.
1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.

Kendini Zorlamadan Başarmak
İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek
“Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…

Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.

İtki mi, Akış mı?
İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.

Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.

Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.

Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın?
Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.

Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.

İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.

Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.

Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.

Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?

Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..

Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri

“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli
Klip ve Dijital Yayınlar
İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları

Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Avatar

Published

on

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.
Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.

Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir.
Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.

Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……

12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim.
Eğitim yıllarının Üniversite ayağında,
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.

2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir.
Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir.
Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında;
Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün..
Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir.
Günümüzde,
Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu.
Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….

Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.


Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda.
Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor

“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”

Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom

“İşleyen Demir Pas Tutmaz”

sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor.
Derya Özgören’in
Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.


Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

Avatar

Published

on

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”

“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır

Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.

Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.

“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..

Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.

1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı.
İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti.
Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.

Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.

Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.

İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,

“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.

Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.

Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .

Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.

2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,

Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.

Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.

Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TAKVİM

Aralık 2025
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

HABER BURADA

DÜNYA1 ay ago

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak...

DÜNYA2 ay ago

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin. Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki...

DÜNYA2 ay ago

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Ülkü REYHANİOĞLU

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı...

DÜNYA2 ay ago

Taşkın Ünal “Yalı Yangınlarında Bilinmesi Gerekenler”

Elektrik Mühendisi-Yangın Bilirkişisi Taşkın Ünal İş Dünyası dergisi ne kaleme aldığı yazı dizisinde şu ifadelere yer verdi. Türk mimarisinde yalılar...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık

Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve...

GÜNDEM2 ay ago

KAMU AKADEMİ İŞ DÜNYASI VE SİVİL TOPLUM İSTANBUL’DA BULUŞTU

Türkiye’nin Dört Bir Yanından Güçlü Katılım Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (KSTK) tarafından düzenlenen Tanışma ve Kaynaşma Kahvaltısı, kamu yönetimi,...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Hakan Polat

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanları,Kadın Girişimciler ,Sivil Toplum Kuruluş...

DÜNYA2 ay ago

MHP Lideri Bahçeli’den Kaan ve Kızılelma yorumu: Sadece teknolojik bir kazanım değil

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajında, savunma sanayinin önemine vurgu yaptı. Geçmişte dış politikaya ve iç politik...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Hande Dengim Bağcıoğulları-2

Her şehrin tarihi o şehrin sakinlerinin de tarihidir. Yüzyıllar boyu bağrında nice sakinlerine kucak açan semtimiz…Etrafında dolaşırken kalabalıkları izlemek, mola...

REKLAMLAR

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

Haber Burada

seers cmp badge