İstanbul Ataköy’de ki ünlü İtalyan Mutfağı Romu Ristorante nin kurucusu ve sahibi Damla Dadgar, Akdeniz mutfağının eşsiz damak lezzetlerini sanatla buluşturması başarı hikayesiyle, girişimci kimliği ve alanında ki başarısıyla yılın yükselen yıldızı…Yani Her Şeyin Başladığı Yer olarak tarif ettiğimiz mekan Romu Ristorante
Türkiye’de İtalyan ve Akdeniz mutfağı damak lezzetleri değince akla ilk gelen isim Romu Ristorante’ de başarılı ve girişimci bir iş kadını olan Damla Dadgar’ın ismi ön plana çıkıyor. Eşsiz damak lezzetleri sunumunu sanatla da buluşturan Dadgar 11 yıldır Türkiye’de yaşayan Bakü doğumlu Azerbaycan’lı bir iş insanı.
Bize kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz? Damla Dadgar Kimdir ?
1986 yılında Bakü’de dünyaya geldim. Çocukluğundan itibaren hayatın her alanında yer almak adına kendi kendime söz vermiştim. İlk Televizyon dünyasında medya sektörüne merhaba dedim. Azerbaycan’nın Ulusal kanallarında sunuculuk yaptım. Kariyer yolculuğumdaki ilk adımlar benim vizyoner yapılanmamda lider oldu.
Özgün tarzı samimi üslubu ve zarafetiyle kısa sürede geniş bir izleyici kitlesi kazandım. Aynı zamanda gazetecilik te kalemimi konuşturarak bir çok önemli röportaja imza atarak köşe yazarlığı ile fikir dünyasında da yer edindim.
Yaklaşık 11 yıldır Türkiye’de yaşıyorum.Türkiye’de kendi hayalimi gerçeğe dönüştürdüm. İstanbul Ataköy’ de “Romu Ristorante’yi kurdum. İtalyan ve Akdeniz mutfağının eşsiz lezzetlerini sanatla buluşturuyorum.
Dört çocuk Annesiyim.Anneliğimin tüm güzeliklerini iş yaşamımdaki disiplin ile harmanlayarak ilham veren bir denge kurdum. Aileme, işime ve topluma adadığım yaşamında her zaman iyiliğin,zarafetin ve çalışkanlığın sembolü olmaya gayret gösteriyorum..
Romu Ristorante fikrine kadar hangi yollardan geçtiniz? Bize iş yaşamınızın kilometre taşlarını anlatabilir misiniz?
Azerbaycan Bakü’de çeşitli sektörlerde çalıştım. Sanırım burada piştim. Türkiye’de İstanbul’a geldimi zaman, yeme-içme dünyasına olan ilgim nedeniyle bu alanda ilerlemek istediğime karar verdim.
Eşimle beraber yeme içme sektörüne girdim. Yeme içme anlamında şehre çok önemli değerler kattık ve kendimiz de büyümeyi başardık
İş yaşamında başarılı olmak için kendinize koyduğunuz öncelikli hedefler nelerdi?
Öncelikli hedefleri, her zaman hayallerim belirledi. Romu Ristorante benim hayalimdi. Süreç içerisinde pek çok zorlukla karşılaştığım dönemler olduysa da hiçbir zaman pes etmedim. Hayal ettiğim şeyi doğru olduğuna inandığım şekilde yaparak bugünlere geldim. Bir şeyi kafama koyduysam, önümde hangi engel olursa olsun, onu aşmaya bakarım. Hayat cesurları sever ve önlerine gerekli fırsatları çıkartır, diye düşünüyorum. Bir de hangi sektörde olursanız olun, başarının anahtarı, fark yaratmaktır. Gece yastığa başımı koyduğumda, “Bugün dünden farklı ne yaptım, dünün üzerine nasıl bir taş ekledim”i düşünürüm. Bu farkı ortaya koyabilmeniz için, işinizi severek ve aşkla yapmalısınız. Bu benim için başarılı olmanın ön koşuludur.
Girişimci kadınlara önerileriniz nelerdir? Cesur olmaları, çok önemli. Kafalarına koyduklarını hayata geçirebileceklerine inansınlar. Bir fikre, bir işe tutkuyla bağlanmaktan korkmasınlar. Bununla birlikte günümüzde devlet ve özel sektör tarafından sunulan imkanları, araçları çok iyi araştırsınlar. Bugün iyi bir fikri olan, cesur bir girişimcinin sermaye bulabilmesi ve ilk adımı atabilmesi için pek çok destek ve teşvik söz konusu. Parayı iyi yönetmeyi öğrenmeliler! Ve girişimde bulundukları işe fazlasıyla odaklanmak, başarı için olmazsa olmaz.
Ülkemizde yeme-içme sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’de özelikle İstanbul’da yeme-içme sektörü dönem dönem piyasa koşulları, maliyetler, düşük faizler gibi sorunlarla başa çıkmak zorunda kalsa da genel olarak dışarıda yeme kültürünün gelişmesiyle birlikte büyümesine devam ediyor. Elbette daha gidecek çok yolumuz var. Gastronomi kültürü geliştikçe, sektördeki yaratıcı ve cesur kişiler yeni ve değer yaratan girişimlere can verdikçe, sektörümüzün geneli de büyüyecek ve gelişecek. Romu’da, gösterdiğimiz özen ve kalite ile taze ve mevsiminde seçilen, mevsim şartlarını da gözeterek tarladan sofraya düşüncesi ile her dönem değişen ve yenilenen menümüzü ilham aldığımız değerlerle planlıyoruz. Yalnızca lezzete ve sunuma odaklanmıyor, yaratmış olduğumuz İtalyan tarzı atmosfer ile tüm misafirlerimize keyifli ve mutlu bir deneyim yaşatmayı amaçlıyoruz. Romu’nun mutfağından gelen bu lezzetli koku, geleneksel İtalyan tariflerini Akdeniz damak zevkine uygun modernize edilmiş tabaklardan geliyor.
Son olarak, girişimci ruhunuz ile kadınların istediğinde her işi başarabileceğini gösterdiniz. Sizin gibi kendi işini kurmak isteyen kadın girişimcilere vermek istediğiniz tavsiyeler var mı?
Öncelikle hayal güçlerine ve sezgilerine güvenmelerini ve gerçekten ne yapmak istedikleri konusunda kararlı ve cesur olmalarını öneriyorum. İnsanın sevdiği, hayal ettiği işi yapması başarılı olmasında en büyük etken diye düşünüyorum. Hayalimizi işimize taşırken onu sürekli beslemeyi asla unutmamalıyız. Sürekli öğrenme, gözlem yapma, okuma, paylaşma, değişim ihtiyacını zamanında görebilmek için şart ki bu da girişimcilik için günümüzün en kritik gerekliliklerinden biri. Bana göre özgünlük, farklılık ve çeşitliliği bir arada yaşatabilmek ve özel deneyimleri paylaşmak çok önemli değerler. İş hayatında bu değerleri yaşatan girişimlerde bulunmaya gayret etmek de önemli. Buna ek olarak, yolculukta karşılaşılan güzel tesadüfleri ve şansları, fırsata dönüştürebilme konularında sezgilerin gücüne güvenmek gerekiyor. Bana sıkça soruluyor; “Kadınlara özellikle kırsaldaki üretici kadınlara önerileriniz neler?” diye… Son dönemde üzerinde çok durduğum bir konu var: Üretici kadınların bir kooperatif çatısı altında örgütlenmeleri. Kooperatiflerin, yerel ve bölgesel kalkınmada oynadıkları büyük rol yadsınamaz.
Türkiye, Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü bir kez daha koruyarak sürdürülebilir turizmdeki küresel gücünü tescilledi. 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yatın ödül aldığı 2026 listesinde; Bakanlığın ücretsiz girişli halk plajları da büyüyen yatırımlar ve yeni adreslerle dikkat çekti.
Türkbükü’nün de dahil olduğu yeni tabloyla Türkiye kıyıları, çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve uluslararası kalite anlayışıyla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü aktörlerinden biri olmayı sürdürdü.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişlettikleri vurgusu yaptı.
Türkiye, sürdürülebilir turizm ve çevre odaklı kıyı yönetimindeki istikrarlı yükselişini 2026 Mavi Bayrak sonuçlarıyla bir kez daha dünyaya gösterdi. Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü koruyan Türkiye; büyüyen plaj ağı, uluslararası standartlardaki halk plajları ve yeni yatırımlarla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü ülkeleri arasındaki yerini daha da sağlamlaştırdı.
Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE tarafından açıklanan 2026 yılı Mavi Bayrak ödüllerine göre Türkiye genelinde Mavi Bayrak dalgalanan plaj sayısı 577’den 580’e yükseldi. Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan’ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu.
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından İzmir Foça’da kamuoyuyla paylaşılan sonuçları değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişletmeye devam ettiklerini vurguladı.
Türkiye sahillerinin artık bir dünya markası haline geldiğini belirten Ersoy, Bodrum Türkbükü Ücretsiz Girişli Halk Plajı’nda da bu yıl ilk kez Mavi Bayrak dalgalanacağını ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı gibi paydaş kurumlara teşekkür eden Bakan Ersoy, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Sahillerimiz artık dünya markası! Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğümüzü bir kez daha koruduk. 2026 yılında 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Böylece Türkiye; çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve sürdürülebilir kıyı yönetimindeki güçlü konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledi. Akdeniz’deki mavi rekabette güçlü yükselişimizi sürdürürken ücretsiz girişli halk plajlarımızı da uluslararası standartlarla büyütmeye devam ediyoruz. Bu yıl Bodrum Türkbükü Halk Plajımız da Mavi Bayraklı halk plajlarımız arasına katıldı. Yeni halk plajı projelerimizle Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını daha da genişleteceğiz. Bu başarıda emeği bulunan TÜRÇEV başta olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize ve turizm sektörümüze teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Dijital dünyanın, dezenformasyon başta olmak üzere birçok konunun farkında olmamızı gerektirdiği bir noktadayız. Algoritmalar tarafından yönlendirilmeyeceğiz. Dijital vesayetin farkında olmadan dominasyonu altında kalmayacağız. Biz veri üreteceğiz.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız tarafından Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katılımıyla “Dezenformasyonla Mücadele Ulusal Gençlik Zirvesi” düzenlendi.
İletişim Başkanlığımızdaki program, Türkiye’nin dört bir yanından dezenformasyonla mücadele kulübü üyesi öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından İletişim Başkanı Duran, yaptığı açılış konuşmasına 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayarak başladı.
Yalana karşı hakikatin kavgasının tarihsel boyutuna değinen İletişim Başkanı Duran, bu çağda başka bir realiteyle karşı karşıya olunduğunu söyledi.
İletişim Başkanı Duran, zamanla dezenformasyonun evrildiğine dikkati çekerek, 1991’de Körfez Savaşı sırasında da gerçek olmayan görüntüler yayınlandığını hatırlattı.
Eski dönemin dezenformasyonlarına yönelik verilen mücadelenin bugün demode olduğunu vurgulayan İletişim Başkanı Duran, gençlere şöyle seslendi:
“Artık yapay zekâ destekli dijital alanda oluşturulan görüntüler, adı ‘gerçek’ diye konulan bilgiler aslında gerçeğiyle o kadar karışmış durumda ki tabii ki inanıyorum siz gençler bu konuda çok daha donanımlısınız ama yine de üzerine çok titizlikle eğilmemiz gereken bir zamana geldik. Çünkü dezenformasyon sadece yanlış bilgi demek değil. Bizim algımızı toplumla, devletimizle, dünya ile ilgili algımızı, ben biraz daha ileri gidiyorum, kendimizle, benliğimizle ilgili algıyı oluşturmada dijital dünyanın gerçekten çok büyük etkisi var. Bu kendini algoritmalarla gösteren büyük şirketlerin yönettiği bir vesayet aslında.”
İletişim Başkanı Duran, bu dezenformasyona ve algı yönetimine karşı dirençli olunması gerektiğini vurguladı.
YAPDER “Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği” tarafından Türkiye’de İş Dünyası dergisi iş birliğiyle düzenlenen 18.Kent ve Yaşam Ödülleri,
Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından koordine edilen “Kent ve Yaşam Ödülleri” sahiplerine takdim edildi. Bu yıl 18’incisi yapılan etkinlikte, “daha yaşanabilir kentler ve mutlu insanlar” için çalışma yapan kişi ve kurumlar ödüllendirildi.
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu’nun destekleriyle 14 Mayıs Perşembe günü, Büyük Kulüp’ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon kapsamında düzenlenen iki önemli panelde farklı görüşler ortaya kondu. Katılımcılar, panellere görüşleriyle katkı sunarken; YAPDER Başkanı Celal Toprak, ödül törenine katılım sağlayanlara teşekkürlerini iletti.
Celal Toprak, törenin açılış konuşmasında “Kent ve Yaşam Ödülleri’nin bu yıl 18’incisini gerçekleştiriyoruz. Biz bir araya gelmeyi, ortak akılla hareket etmeyi çok önemsiyoruz. Bugünkü etkinliğimizi, 5 yıldır sizlerin de destekleriyle bugün birçok insana ulaşan Türkiye’de İş Dünyası dergimizin mayıs sayısında yer alan inşaat dosyası ile birleştirdik. İnşaat sektörü, kentleşmenin çok önemli bir parçası. Dergimizde de bu kapsamda çok önemli isimlerin görüşleri var” ifadelerini kullandı.
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu ile Ekizoğlu Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ekiz ise gecede yaptığı konuşmada “Gayrimenkul ve İnşaat Platformu’nu sektörümüzün sesini, ihtiyaçlarını daha geniş kitlelere duyurabilmek adına kurduk. Biz her zaman olmayanı yapmak, bölgeye değer üretmek için projeler gerçekleştiriyoruz. Kadıköy’ün ilk yeşil sertifikalı projesini hayata geçiriyoruz. Artık yaptığımız yapılarda enerji sistemleri üretiyoruz. İthalatımızı nasıl azaltırız, ülkemize nasıl daha fazla katkı sunarız, bunun derdiyle dertleniyoruz” dedi. Ekiz, aynı zamanda inşaat sektörünün desteklendiği takdirde 400 sektörü doğrudan, 1500 alt sektörü de dolaylı olarak etkilediğini söyleyerek sektörün önemini işaret etti.
18. KENT VE YAŞAM ÖDÜLLERİ:
Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak
İstanbul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kalsın
Güvensan Yönetim Kurulu Başkanı Münteha Adalı
Uyumsoft Şirketi Üst Düzey Yöneticisi Ahmet Faruk Önder
DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu
Caddem Eğitim Kurumları Kurucusu Burç Tel
Aslandağ Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Aslandağ
İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan
Oğuz Gıda CEO’su Enes Örer
Medya Takip Merkezi (MTM) Yönetim Kurulu Başkanı Halef Vayıs
Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Kayabaşı
Seyidoğlu Gıda Genel Müdürü Mehmet Göksu
İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü
Limpid Home İnteriors Kurucusu Berrak Gündüz
Türkiye Kent Kooperatifleri Merkez Birliği Kurucusu ve Genel Başkanı Oğuz Soydan
Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer
WOW Hotel Genel Koordinatörü Ziya Cihan
PERDER Başkanı Rahmi Kartal
Çeşme Bazlama Kurucuları Nurten ve Sinem Tuncer
Canlı Su ve Sağlık Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Fazlı Koç
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.