Türkiye’ de Yeni Siyasi Oluşumunda “Anadolu Birliği Partisi”nin Genel Başkan vekili konumunda olan Nevzat Durduhan , Türk Siyasetinde Dünden Bugüne Genç Dimağlar konulu söyleşimizin konuğu oldu .
Nevzat Durduhan
Siyasi Oluşumlarında partilerinin temel değerlerini, “adalet”, “şeffaflık” ve “toplumsal refah” ifadeleriyle özetlerken, liderlik anlayışının da “Ülkem ve Ülküm ” anlayışı yanında “kararlılık” ve “halkla bütünleşme” üzerine kurulu olduğunu ifade ederken, Bu değerler, partinin her adımında yol gösterici olacak ve Türkiye’yi daha güçlü, daha adil ve daha müreffeh bir geleceğe taşıyacak, ifadelerini kullanıyor.
Tüm dünyada Siyaset ve Gençlik konusu siyaset bilimi ve siyaset sosyolojisinin öncelikli araştırma konuları arasında yerini almıştır. Bunun da temel nedeni, gençlerin siyaset ile mesafe koydukları, siyasete katılıma çok istekli olmadıklarına ilişkin varsayımdır. Türkiye’de de durum pek farklı değildir.
Bence gençler dijital ortamlarda siyasi konulara ilgi duyuyorlar. Benim gözlemim özellikle twitter gibi sanal ortamlarda gençlerin aktif bir şekilde siyasi konuları konuştuğu yani ben bunu gözlemliyorum. Siyasi konuları da takip ettiklerini düşünüyorum. Zamanla teknoloji hayatımıza daha çok girdiğinde siyasilerin hayatına da girdi diyebiliriz ve siyasi kişiliklerinde artık dijital ortamlarda aktif olarak rol aldıklarını görebiliyoruz.
Genç Dimağlar
…çünkü dijital ortamlarda daha da güvenilir olduklarını düşünüyorlar, hani daha da özgür olduklarını düşünüyorlar hani fikirlerini daha iyi yansıtabiliyorlar dışarıda bu olmuyor çünkü bazı kesimler bir röportaj veya başka bir şey olunca direkt başka konulardan konuşmaya başlıyorlar yani bu yüzden gençler dijital ortamlardan siyasi konuları takip etmeye ilgi duyuyorlar.
Siyasetin Vizyoner yapılanmasında Kadın adaylar
Araştırmaya kapsamında yer alan bazı kadın katılımcılar, siyasete ilgi duymadıklarını ifade etmişlerdir. Bunun nedeni olarak ülkede gençlerin düşüncelerine değer verilmediğini, siyasetçiler ile iletişim kurma ve erişebilirlik konusunda sorunlar ve kaygılarının olduğunu ifade etmiştir. Siyasete ilgi gösteremediklerini ifade eden kadın katılımcılar bazı kaygılarla siyasete ilgili duyamadıklarını veya aktif katılım sağlayamadıklarını ifade etmişlerdir. Bu katılımcılar siyasete ilgi duyan kadınların çevre baskısına maruz kalacaklarını ve hoş karşılanmayacaklarını düşünmektedir. Bu nedenle de bu doğrultuda siyasete soğuk baktıklarını ve apolitik bir düşünceye büründüklerini ifade etmişlerdir. Kadın katılımcılar, kendilerinin siyasi fikirlerini özgür bir şekilde söyleyemediklerini, aktif ve istekli siyaset yapamadıklarını çünkü bu durumun kendilerine ileride bir engel olarak karşılarına çıkacağını belirtirmişlerdir.
Antalya ve Bölgesinde Siyasi Gündemi Takip
Malumunuz olduğu üzere ben Antalya /Alanya da ikamet ediyorum …
Bu Bölge ,Ülke turim,tarım ve endüstrinin merkezi hatta kalbi durumunda ..Siyaseti olduğu gibi yaşayan kentleşme yapısına sahip.. Antalya ve bölge hinterlantında siyaset yapan herkes, bu şehrin sosyo-politik fotoğrafını iyi okumak, iyi yorumlamak zorundadır. Ve bu şehrin fotoğrafı, laik/seküler yaşam biçimine meyyal nüfusun daha kalabalık, daha örgütlü, daha dinamik ve daha politik olduğuna işaret ediyor. Antalya’da siyaseti teşkil eden bütün kurumlara, siyaset yapan aktörlere ve gelecekte bu şehirde siyaset yapmak isteyenlere benim diyeceğim budur.
Burada Biz gençlere çok görev düşüyor. Genç arkadaşlarımız , siyasi gündemi dijital ortamlardan takip ettiklerini belirtmişlerdir: Gençler, siyasi gündemin çok hızlı bir şekilde değişmesinden, ülkemizin stratejik konumundan, yerel/ ulusal/ uluslararası konuların birbiri ile ilişkili olmasından ve kendi hayatları açısından, siyasi gündemi daha iyi takip ederek tam da içerinde bulunmak zorundadır.
Görüşme yapılan gençler özellikle dijital ortamlardan ülke gündemini yoğun bir şekilde takip ettiklerini ülkemizin siyasi gündeminin günlük olarak değiştiği, gündemdeki konuların yoğunluğu, siyasilerin bir konuda ne söylediği, diğer siyasinin ne yanıt verdiği, nasıl davrandığı vb. konularda fikir sahibi olmak için gündemi takip ettiklerini belirtmişlerdir.
Bilinçli bir Türk genci olarak da siyasi gündemi takip edip ulusal bilince sahip olmaları gerektiğini ve vatandaşlık görevlerini yerine getirirken daha bilinçli olmaları açısından gündemi takip etmeleri gerektiği noktasında görüşler bildirilmişlerdir.
Siyasetin Dünü Bugünü hakkında Genç Dimağların ifadeleri birazda ilginç yaklaşımlara sahne oluyor.
Cumhurbaşkanı, belediye başkanlarını takip ediyorum diyen genç dimağlar, dahası siyasete atılmak isteyen gençlerimiz , “Genel olarak, yerelde ne yapıyorlar merak ediyorum, bir ikincisi de milletvekillerini takip ediyorum yine yaptıkları açıklamalar, sundukları yasa tasarısı ve medyada nasıl göründükleri benim için gerçekten çok önemlidir.” Sözleri bizleri adeta şaşırtmıyor değiller.
Çünkü bu ülkede yaşayıp bu ülkenin sorunları ile ilgilenmek birçok noktada kendi geleceklerini daha çok etkileyeceği için o tarz konuları takip ediyorlar.. Aynı zamanda kadın hakları, çocuk hakları, istismar davaları daha çok ilgilerini çeken konular arasında.
“Dijital ortamlarda siyasi konuları tartışırım. Diyen Genç Dimağların Sayısı Gün Geçtikçe artıyor.
Dediğim gibi, siyasal bir ortamda,herkes düşüncelerini özgür bir biçimde ifade edebildiği bir ortamda elbette tartışır. Çünkü insanların bilgi alışverişi yapması insanların birbirleri ile etkileşim halinde bulunması sosyal ortam için önemli ve ben burada kendimi geliştirmeyi hedefliyorum diyen Genç Dimağlara kulak vermek gerekiyor.
Alanya Bölgemiz, yörük kültürü ile yoğrulmuş gençlerin siyasete genelde orta düzeyde ilgi gösterdiğini, ancak birçoğunun sosyal baskılar ve politik görüşlerinin olası sonuçlarından duydukları endişeler nedeniyle siyasetten uzak durduğunu ortaya koymuştur.
Dijital platformlar gençler için önemli bir alan sağlasa da çoğu genç, aktif katılımdan ziyade politik gündemi takip etmekle sınırlı kalmaktadır. Cinsiyet temelli farklılıklar dikkat çekici olup, erkekler kadınlara kıyasla daha aktif bir siyasi katılım göstermektedir.
Bu bulgular, gençlerin siyasi farkındalığını artırmak ve kaygılarını azaltmak için hedefe yönelik eğitim programları ve aile desteğinin önemini vurgulamaktadır. Politika yapıcılar ve dijital platform geliştiricileri, gençlerin aktif siyasi katılımını teşvik edecek güvenli ve kapsayıcı alanlar oluşturmalıdır.
Ayrıca, özellikle genç kadın dimağlarımızın siyasi katılımını engelleyen kültürel ve toplumsal bariyerlerin aşılması, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak açısından kritik bir öneme sahiptir.
Türkiye’nin, gençlerin nüfusun önemli bir bölümünü oluşturduğu ülkelerden biri olduğunu ifade eden DURDUHAN,
“Dolayısıyla toplumsal her konu için gençlerin ne ölçüde dahil olacağı önem arz ediyor. Siyasete aktif katılım anlamında değerlendirildiğinde, seçilme düzeyinde 40 yaş altı bireyler genç olarak düşünülebilirler.Zaten son Siyasi seçimlerde seçme seçilme yaşının 18 li yaşlara kadar indirgenmesinin meyvelerini TBMM sıralarında görebilmekteyiz.
Siyaset, özellikle yönetim anlamında, her ne kadar tecrübeyle ilişkilendirilse de siyasetin aynı ölçüde önemli bir diğer işlevi temsiliyet. Bu anlamda olması gereken Türkiye gibi genç nüfusun yoğun olduğu ülkelerde daha fazla genç temsilcinin siyasete katılmasıdır.” dedi.
Enerji Petrol Medya olarak Nevzat Durduhan’ ın bu güzel söyleşisi adına kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.
Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.
Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!
Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.
Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var. 1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.
Kendini Zorlamadan Başarmak İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek “Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…
Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.
İtki mi, Akış mı? İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.
Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.
Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.
Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın? Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.
Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.
İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.
Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.
Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.
Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?
Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..
Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri
“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli Klip ve Dijital Yayınlar İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları
Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.
Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir. Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.
Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir. Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.
Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……
12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim. Eğitim yıllarının Üniversite ayağında, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.
2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir. Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir. Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında; Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün.. Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir. Günümüzde, Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu. Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….
Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.
Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda. Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor
“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”
Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom
“İşleyen Demir Pas Tutmaz”
sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor. Derya Özgören’in Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.
Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”
“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır
Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.
Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.
“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..
Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.
1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı. İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti. Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.
Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.
Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.
İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,
“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.
Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.
Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .
Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.
2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,
Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.
Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.