“Anadolu Birliği Partisi”nin Genel Başkan vekili, Nevzat Durduhan ile 21. Yüzyıl Türkiye’sinde Siyasi oluşumun neresindeyiz isimli yazı dizimizin konuğu oldu.
Nevzat Durduhan Kimdir? 1987 senesinde Alanya’da dünyaya geldim. Evli ve 3 çocuk Babasıyım. Alanya merkeze bağlı Büyükpınar mahallesinde ikamet ediyorum, 1999 yılında Alanya sanayi sitesinde çırak olarak başladığım işimde, Alüminyum ve PVC doğrama cephe sistemleri alanında İşveren konumuna geldim. 2009 senesinde doğup büyüdüğüm köyümde Muhtar oldum. 2016 yılından bugüne değin kendi işimde,yaklaşık 45 kişiye istihdam sağlıyorum. Ayrıca Milli Savunma Sanayi alanında revize edilen ekipmanları toparlayarak tekrar piyasaya kazandırıyor. İşimde de oldukça profesyonel çalışıyorum. Siyasi Arenada yer almak adına siyasete atıldım. Anadolu Birliği Partisi ‘nin Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlendim.
Anadolu Birliği Partisi olarak, tercihiniz Nasıl Oldu ? “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”. Buna inanıyoruz ve ülkemizi dünyanın en huzurlu ve mutlu ülkeleri listesinde birinci sırada yapmak hedefimizdir. Devlet millete hizmet etmekle mükelleftir. Devlet millet için vardır. Millet güçlü olursa devlet güçlü olur. Anadolu birliği bu gücün anahtarı olacaktır. Partimizin ilkelerini ifade eden simgelerinin 7 yıldız olmasının altında yatan gerçekte Anadolu’muzun 7 Coğrafi Bölgemizi temsil ederken, iki elin tokalaşması birlik beraberliğimizi, kırmızı renk bayrağımızın rengi, çivit mavi madde ve mananın birleşmesi olarak simgelenmiştir.
Türkiye’nin demokrasi ve siyaset pratikleri konusunda neler yapılabilir? Siyasi kurumlardan ve partilerden bağımsız olarak, sivil toplum kuruluşları ve dernekler öncülüğünde düzenlenecek kimi etkinliklerle, vatandaşlara yurttaşlık bilinci ile ilgili seminerler verilebilir, sempozyumlar ve toplantılar düzenlenebilir. Ancak bunlar akademik içerikli ve sadece belli bir zümreye hitap eden etkinliklerden tamamen farklı, her yaş grubundan ve her eğitim seviyesinden insanı içine alacak türde olmalıdır. Hatta üniversitelerdeki öğrenci kulüpleri vasıtasıyla üniversite öğrencilerine direk ulaşılmalı ve onların haberdar edilmeleri sağlanmalıdır. Nitelikli insanların aktif bir biçimde siyasi süreçlere katılımı teşvik edilmelidir. Bu, ancak onların üstte yazdığım konularda bilgi edinmeleriyle mümkün olabilir. Kuvvetler ayrılığının yeniden sağlanması için, yeni bir anayasa tartışmaya açılmalıdır. Burada da “siyasetçilerin” değil, öncelikle hukukçuların görüşleri alınmalıdır.
Siyasetçi Sizin tanımlamanızla Nasıl Olmalı ? Siyasiler, yaşadıkları toplumun kültürü, tarihi ve ekonomik yapısıyla birlikte belli bir ideoloji çerçevesinde imajlarını belirlemektedirler. Siyasal imajın kamuoyunda yanlış veya eksik anlaşılan bir görünümü bulunmakta, imaj yaratmanın siyasetçilerin saç stilleri, giyimleri ve beden dili ile sınırlı olduğu düşünülmektedir. Aslında görüntüyle ilgili bu unsurlar siyasetçinin imajının oluşmasında yeterli olmamakta, siyasi imaj, liderin kişisel ve profesyonel özelliklerinin algılanması olarak görülmektedir. Bir siyasetçinin imajı onun birçok özelliğinin toplamından meydana gelmekte, geçmişi, ideolojisi, eğitimi, çevresi, ailesi, başarıları, karakter özellikleri, görüntüsü, yaşı, cinsiyeti, konuşma biçimi önem kazanmaktadır. Şahsım yani zannımca bir cevap vermek isterim. Siyasette gösterge sistemleri, gerçekliği yok saymak ya da gizlemek için değil, kitle iletişim araçlarının ve politik düzenin model veya kodlarından yararlanarak gerçekliği yeniden üretmek için kullanması gerekliliği fikrini savunuyorum.
Türkiye’de başkanlık sistemine geçmek ne kadar gerçekçi, toplumda bir karşılığı var mı? Siyasi partilere baktığımızda başkanlık sistemini destekleyen ve uygulanması konusunda sıkıntı yaratmayacak bir tabloyla karşı karşıyayız. Türkiye’deki siyasi partiler lider odaklı ve karar alma mercilerinin olabildiğince tek elde toplanmış olduğu bir siyasi yapıya ve kültüre sahiptir. Buradan hareketle, ülkedeki partilerin parlamenter sistemin rasyonel müzakereci zihin yapısından daha çok, sonuç ve karar odaklı hiyerarşik yapılara yatkın olduğunu görüyorum. Hem toplumun hem de siyasi partilerin, siyasi kültür ve zihin yapısı açısından birliği ve istikrarı önceleyen başkanlık sistemine bir yatkınlığı ortaya çıkmaktadır. Bu durum başkanlık sisteminin Türkiye’de işlerliği konusunda şüpheye mahal bırakmamaktadır.
Türkiye’ de Siyasi partilerde hedefi tanımlarsanız, Öncelikle Partiniz Anadolu Birliği Partisi olarak Ne Demeniz Gerekli? Genel Başkanımız Bedri Yalçın başta olmak üzere ve siyasi kadromuzda ana hedeflerimiz arasında Toplumsal barışı sağlayarak halkın zaten hakkı olan haklarını yaşamasını sağlamak yatıyor. Birinci ve öncelikli hedefimiz Aile Birliği kavramını tüm halkımıza iyi anlatabilmek olacaktır. Sonrasında Tarım,Eğitim,Sağlık,Demokrasi,Hukuk Birliği ve Dış Politika alanlarında reform anlamında katkılar sunmak var. Siyasi Partilerde daha çok sayıda seçmenin oyunu alarak iktidar olmak, ideoloji, program ve politikaları doğrultusunda ülke yönetiminde etkin olmaktır. Siyasi partilerin sadece örgütün değil ülkenin yönetimiyle ilgili hedeflere sahip olması, onu örgütün sınırlarından ziyade tüm toplumsal yapının sınırlarında faaliyet göstermeye yöneltmektedir. Bu durum, siyasi parti genel başkanının, sıradan bir yönetici olması seçeneğini doğal olarak ortadan kaldırmakta, diğer örgütlerden daha fazla liderlik özellikleri sergilemek durumunda bırakmaktadır. Yani, siyasi parti genel başkanı doğal olarak lider yönetici olmak durumundadır. Enerji Petrol Medya Grup olarak; Bütün bunları hep birlikte yapacağımıza olan inancımızla, bu güzel söyleşi için teşekkür eder, sevgi ve saygılarımı sunarım.