Adamın biri papağan almak için kuş pazarına gider ve bir satıcının önünde durur. Birinci kafeste rengarenk, pırıl pırıl tüyleri olan papağan dikkatini çeker fiyatı da on bin liradır. Satıcıya bu papağanın neden pahalı olduğunu sorar ve papağan üç dil konuştuğunu öğrenir. Adam başka bir kafeste, kar beyazı güzel mi güzel bir papağan daha görür ve bunun da fiyatının elli bin olduğunu öğrenir. Papağanın hafızası çok kuvvetliymiş, öğrendiği bir şiiri eksiksiz tekrar edermiş. Derken adamın gözü köşede, tüyleri dökülmüş ve kararmış yaşlıca bir papağana ilişir. Fiyatı yüz bin liradır. Şaşkınlığını gizleyemez nasıl olur da bu perişan haldeki kuş yüz bin lira eder? Sorar satıcıya şu cevabı alır: “Vallahi birader, bu kuşun hangi artı özellikleri var bilemem ama öteki papağanlar sabahları buna “günaydın üstat” der. Tıpkı bu hikâyede olduğu gibi bilinen, güçlü bir markanın hedef kitle tarafından hemen tanınması, müşterilerine değer katan ürünler sunması ve rakiplerinden farklı ve özgün olması gibi yönleri vardır. Güçlü bir marka ürüne ruh katarak temsil ettiği imajı yansıtır ve katma değer, yüksek pazar payı, yüksek satış ve kar sağlar. Başarılı bir marka, asla tam anlamıyla anlatılamayan bir hikayedir. Muş ilindeki markalaştırma çalışmalarımızın da hikayesi geçmişe dayanmaktadır. İlk markalarımızdan bir tanesi Muş İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fırat Pekbay iş birlinde gerçekleşmiştir. Pekbay otuz senedir arıcılıkla uğraşmakta, dokuz senedir de birliğin başkanlığını yürütmektedir. 2.700 koloni sahibi olan ve yılda 61 ton bal üreten Pekbay bu üretimin 51 tonunu Fransa, Almanya, Hollanda, İsviçre, İngiltere, Irak, Kuveyt ve Katar gibi ülkelere ihracat yoluyla satmaktadır.
Muş iline katma değer yaratma misyonundan hareket ederek ilde markalaşma hareketi başlatan Doç. Dr. Zeliha Tekin ve Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fırat Pekbay’ın yolları da şeker pancarı pekmezini markalaştırma adına kesişmiş. Tekin’e arıcılık çalışmalarından söz eden Pekbay, yıllardır da şeker pancarı ürettiklerini, eşi Amine Pekbay’ın evde pancar kaynatarak pekmez yapıp sattığını ve mini şeker pancarı pekmezi üretim tesisi kurduklarını dile getirerek marka oluşturmada danışmanlık ve mentörlük desteği istemişler, böylece Marka Danışmanı Doç. Dr. Zeliha Tekin ile çalışmaya başlamışlardır. Şeker Pancarının Pekmeze Dönüşen Yolculuğu 1.Aşama dışardaki şeker pancarı 8 metre bant ile yıkama makinasına aktarılması,
2.Aşama dışardaki gelen şeker pancarı 15 par basınç ile yıkanması,
3.Aşama yıkanan şeker pancarı kıyma makinası ile doğranması,
4.Aşama kıyma haline gelen, şeker pancarı haşlama kazanında 8 saat yüksek ısıda kaynatılması,
5.Aşama 8 saat kaynatılan şeker pancarı pompa yolu ile sıkma makinasına aktarılması,
6.Aşama sıkma makinası ile gelen şeker pancarı posa ile şire suyunun süzülmesi,
7.Aşama süzülen şire suyunu Kaynatma kazanına aktarılarak 8 saat yüksek ateşte tekrar kaynatılarak burada şeker pancarı pekmezi gerçekleşmiş olur.
8.Aşama şeker pancarı pekmezi pompa yardımı ile dinlenme tankına aktarılarak 12 saat dinlenmeye alınır.
9.Aşama dinlenen şeker pancarı pekmezi dolum makinasına aktarılarak dolum gerçekleştirilir.
10.Aşama dolum yapılan şeker pancarı pekmezi karton kutulara ambalajlanarak satışa sunulur.
Markalaşma Yolunda Atılan Adımlar
Markalaşma yolunda ilk adım markanın adını, logosunu oluşturmak olmuştur. Doğallığa, organikliğe ve şifaya vurgu yapan “Pancar-ı Şifa” Marka adı böylelikle doğmuş oldu.
Markalaşma yolunda ikinci adım Türk Patent ve Marka Kurumu’na Marka Tescil Başvurusu yapmak olmuştur.
Markalaşma yolunda üçüncü adım sosyal medya hesaplarını oluşturmak, web sayfası hazırlamak olmuştur. Atılacak diğer bir adım ise marka tescil olunduktan sonra standardizasyona gitmek, pazar ağını kurmak, doğal yollarla ürünün raf ömrünü uzatabilmek ve üretim kapasitesinin artırılarak istihdam yaratabilmektir. Tekin ve Pekbay, önümüzdeki yıllarda şeker pancarı ekimini 50 dönüm üzerinden gerçekleştireceklerini, üretim tesisini büyüterek kapasitelerini artıracaklarını söyleyerek şeker pancarından pekmez, cevizli sucuk, lokum, pestil üreten Bee Kadın Kooperatifi üyesi olan 7 girişimci kadın ve ile markalaşma toplantılarına ve çalışmalarına devam edeceklerini aktardılar.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Türk Mutfağı Haftası” kapsamında İstanbul’da düzenlenen “Bir Sofrada Miras” programına katıldı.
Programda konuşan Emine Erdoğan, İstanbul’un, yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların, tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu söyledi.
Türkiye, Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü bir kez daha koruyarak sürdürülebilir turizmdeki küresel gücünü tescilledi. 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yatın ödül aldığı 2026 listesinde; Bakanlığın ücretsiz girişli halk plajları da büyüyen yatırımlar ve yeni adreslerle dikkat çekti.
Türkbükü’nün de dahil olduğu yeni tabloyla Türkiye kıyıları, çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve uluslararası kalite anlayışıyla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü aktörlerinden biri olmayı sürdürdü.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişlettikleri vurgusu yaptı.
Türkiye, sürdürülebilir turizm ve çevre odaklı kıyı yönetimindeki istikrarlı yükselişini 2026 Mavi Bayrak sonuçlarıyla bir kez daha dünyaya gösterdi. Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü koruyan Türkiye; büyüyen plaj ağı, uluslararası standartlardaki halk plajları ve yeni yatırımlarla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü ülkeleri arasındaki yerini daha da sağlamlaştırdı.
Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE tarafından açıklanan 2026 yılı Mavi Bayrak ödüllerine göre Türkiye genelinde Mavi Bayrak dalgalanan plaj sayısı 577’den 580’e yükseldi. Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan’ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu.
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından İzmir Foça’da kamuoyuyla paylaşılan sonuçları değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişletmeye devam ettiklerini vurguladı.
Türkiye sahillerinin artık bir dünya markası haline geldiğini belirten Ersoy, Bodrum Türkbükü Ücretsiz Girişli Halk Plajı’nda da bu yıl ilk kez Mavi Bayrak dalgalanacağını ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı gibi paydaş kurumlara teşekkür eden Bakan Ersoy, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Sahillerimiz artık dünya markası! Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğümüzü bir kez daha koruduk. 2026 yılında 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Böylece Türkiye; çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve sürdürülebilir kıyı yönetimindeki güçlü konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledi. Akdeniz’deki mavi rekabette güçlü yükselişimizi sürdürürken ücretsiz girişli halk plajlarımızı da uluslararası standartlarla büyütmeye devam ediyoruz. Bu yıl Bodrum Türkbükü Halk Plajımız da Mavi Bayraklı halk plajlarımız arasına katıldı. Yeni halk plajı projelerimizle Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını daha da genişleteceğiz. Bu başarıda emeği bulunan TÜRÇEV başta olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize ve turizm sektörümüze teşekkür ediyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.