Erdal Kayıhan 1977 Savunma Sanayinin Başkenti konumunda olan Kırıkkale de dünyaya geldi. Öğrenim hayatı yılları, kendi deyimiyle, bilgi dağarcığının filizlenmeye başladığı yıllardır. Kırıkkale ’da filizlenmeye başlayan eğitim süreci, azmi, kararlılığı ve çalışmaları ile kariyerinde İşletme Bölümü dalında meyvelerini vermeye başladı. Evli ve 1 çocuk Babası olan Kayıhan , mezun olduktan hemen sonrasında 2003 yılında Akaryakıt Sektörüne merhaba diyerek girişim yaptı.
2003-2005 yılları arasında Kırıkkale TÜPRAŞ Rafinersinde Depolama Tesisleri bulunan Enerji Petrol A.Ş. nin Sevkiyat Memuru, sonrasında Saha Müdürlüğü ve madeni yağ satışları görevlerinde bulundu.
2005-2008 Siyam Petrolcülük “SOİL” Ankara Bölge Müdürlüğü görevinde bulunan Kayıhan ; Akaryakıt Bayilik işleri başta olmak üzere işletme veya organizasyonun, çalışanlarının çalışma koşullarını yönetmek ve denetlemek için sorumluluklar aldı.
2008 -2016 tarihleri aralığında eskiden çalışmış olduğu birim Enerji Petrol A.Ş. de Ankara ve Karadeniz Bölge Müdürlüğü görevine tekrar atandı.
Enerji Petrol A.Ş. inde bölge hinterlandında ; iş hedeflerini belirleme ve bu hedeflere ulaşmak için stratejiler geliştirmek adına yeni oluşumlar ile Akaryakıt İstasyon Bayilikleri oluşturarak ,müşteri memnuniyeti, performans, pazarlama ve reklam gibi faaliyetlerin hepsini bölgesel olarak yönetti.
Aynı Heyecan ve Aynı performans izlenimleri ve yeni birikimlerini geliştirerek ;
2017 -2022 KADOĞLU Petrolcülük “KADOİL” de Bölge ve Yatırım Proje görevleri
2022-2024 yılları arası Siyam Petrolcülük “SOİL” Türkiye Satış ve Yatırım müdürü olarak görev yaptı
2024- yılının ilk çeyreğinde ASV Holding’in çatısı altında yer alan Es Es Akaryakıt Dağıtım Anonim Şirketi’nde Yatırım Müdürü olarak iş yaşamına devam eden Kayıhan ; Temmuz ayı başında Genel Müdür Yardımcılığı görevine terfi ettirilmiştir.
Erdal Kayıhan, 22 yıl süre gelen Akaryakıt Sektöründe başarı dolu grafiğinde ; En kıymetli sermayesinin azmin ve çalışkan olmasını gösteriyor. Yarının dünyasına emin adımlarla yürürken, kurumsal yönetim anlayışı çerçevesinde bulunduğu sektörlerde en tepede kalmaya gayret ediyor.
“Biz ES ES Akaryakıt Firması olarak ,2024 yılında da iştira yatırımlarla büyümeye devam edeceğiz . 2023 sonu itibarıyla konsolide aktiflerinin yüzde 94’lük kısmını öz kaynakları ile finanse eden bir şirket olarak en volatil dönemi geride bıraktığımıza ve 2024 yılı sonuna kadar iyi yerlere geleceğimize inanıyorum “ diyerek sözlerinin devamında ..
Yatırım yapmaya büyük bir tutku ve kararlılıkla bağlı, girişimci ruha sahip, çevik, dinamik ve saygın bir şirketler grubu olarak, finansal sürdürülebilirliği odağımıza aldığımız çalışmalarımızda; adımlarımızı toplumsal ve çevresel etkileri de göz önünde bulundurarak atacağız.
Erdal Kayıhan Enerji Sektörünün Geleceği noktasında şu ifadelere yer verirken , adeta sektör bileşenlerine verdiği mesajlar oldukça önemli gibi.
“Makroekonomik gelişmeler: 2023 genel seçimleri sonrasında pozitif yönde önemli değişikliklere sahne olan makroekonomi politikaları henüz enerji piyasasındaki satın alma ve birleşme işlemlerine yansımamış olsa da, bu konudaki potansiyel kararlılığın önümüzdeki dönemde özellikle temiz enerji yatırımlarına olan yerli ve yabancı ilgisini artırabileceği öngörülüyor.”
İklim değişikliğiyle ilgili taahhütler: Karbon Piyasalarının İşletilmesine İlişkin Yönetmelik taslağı, Kredi Garanti Fonu kapsamında KOBİ’lerin yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği projelerine verilecek destek ve Emisyon Ticaret Sistemi’nin 2024’te işler hale getirilmesi gibi taahhütlerin satın alma ve birleşmeleri etkileyebileceği öngörülüyor.
Akaryakıt dağıtım piyasasındaki yeniden yapılanmanın sürmesi: Uzun bir aradan sonra 2023’te akaryakıt piyasasında başlayan hareketliliğin 2024’te de yeni satın alma işlemleriyle devam etmesi bekleniyor. Toplam 35 oyuncudan en büyük onunun piyasanın %73’üne hakim olduğu bu kalabalık ortamda potansiyel alıcı ilgisinin özellikle orta büyüklükte ve finansman sıkıntısı çeken şirketlere yoğunlaşacağı tahmin ediliyor.
Bunun yansımalarını Sektör içerisinde bir takım Dağıtım Şirketlerinde görmeye başlıyoruz
Biz ES ES Petrolcülük olarak, “Değerlerimize bağlı bir şekilde büyümemizi sürdürürken, imza attığımız kıymetli projelerde bize destek olan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve paydaşlarımıza, şahsım ve Yönetim Kurulumuz adına en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Diyerek sözlerine son verdi.
Tüm çalışmalarında ve organizasyonlarda lider kadar, ekibin ve takım ruhunun da önemli olduğunu gördüğümüz Erdal Kayıhan adına ‘Firmaları ES ES Petrolcülük’ de de tüm başarılarına ekip arkadaşları ile birlikte ve önemli katkılarıyla ulaşmayı hedefliyor.
Başarılı ve örnek bir iş performansı olması ve Türkiye enerji sektörüne yaptığı katkılardan dolayı,
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.
Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”
“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır
Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.
Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.
“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..
Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.
1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı. İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti. Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.
Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.
Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.
İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,
“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.
Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.
Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .
Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.
2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,
Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.
Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.
Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı yazı dizisi ile dikkat çeken ünlü isimlerin bir arada bulunduğu bir platformdur.
İyi ki Varsın yazı dizimizde, ülkemize katma değer yaratan iş insanlarının hizmetlerini onurlandırarak tarihe geçirmek adına düzenlenen ve her yıl düzenlenmesini hedeflediğimiz basına açık bir platform olarak düşündüğümüz plaket töreni ile bütün değerlerimizin bir arada olacağı platformda “Neden İyi ki Varsın” isimli kitabımız ile onurlandıracakları medya günlüğüdür.
Enerji Petrol medya grup olarak ,
İyi ki Varsın Yazı Dizilerimizde, kadınlarımızın çalışma hayatına katılımının nasıl başladığı, kadının çalışma hayatına katılmasıyla sağlanan ya da sağlanacak olan hem maddi hem manevi katma değeri ve kadının hayatın her alanına daha çok katılması için atılması gereken adımlardan bahsetmiştim. Bu kez sektörümüzde, yani otomotiv sanayisinde kadının yeri ve önemini anlatan bir yazıyla karşınızdayız.
Ülkü Reyhanoğlu; 17 Mayıs.1972 tarihinde Ankara’da dünyaya geldi. Aslen Adanalı bir aileden geliyor. 4 çocuklu bir ailenin ilk bireyi.
Eğitimine Ankara Aydınlıkevler’de yer alan İç Aydınlıkevler İlk okulunda tamamladı. Annesi’nin sağlık sorunları sebebi ile Güneydoğu’nun mistik yerleşimi olan Amik ovasının tam kalbi Hatay’a taşınmak zorunda kaldı. Kalan eğitim sürecinin Orta ve Lise bölümünü burada tamamladı. Zeki bir çocuk olması nedeni direk İlkokul birinci sınıfı okumadı, direk ikinci sınıftan eğitim hayatına başladı. Sonrasın da İşletme için Adana’ya taşındılar.1994 yılında evlendi. Bir Kız ve Bir Erkek çocuk Annesi
Çocukluğundan beri hep vizyonu geniş bir insan oldu. Hayal gücü çok yüksek olduğu için çok net çok farklı hayaller kurdu ve kurduğu bütün hayallere de sahip oldu.İnsanların hayatına dokunmayı onların ruhlarının şifa bulmasını sağlamayı çok seviyor. Çocukluğundan beri bu böyleydi ön görüsel durumlar çok yüksek olduğu için genelde söyledikleri çıkıyordu ve bunları yaşıyordu.
2010 yılında İstanbul’da bir Eğitim Akademisi’nde yaşam koçluğu kuantum NLP Hipnoz eğitimleri aldı daha sonra hipnoz alanında çok başarılı olduğu için görünce hipnoz alanında kendimi geliştirdi.
2011 yılında kendi Şirketini kurup ofisini açtı. Eğitimlerine ve terapilerine başladı. An itibari ile Uzman bir Hipnoterapist.
2015’ten itibaren spiritüel alanda ruhsal alanda şifa alanlarında kendini geliştirebilmek için bir çok eğitime dahil oldu, dolayısıyla bu eğitimlerden aldığı bilgiler ile kendini geliştirdi.Yunanistan’ın Başkenti Atina başta olmak üzere, Hindistan Bangkok ve Uzak Doğu Tayland’da eğitimler aldı.
Nefes koçluğu bio enerji uzmanlığı, bilinçaltı okuma, beden dili, gibi bir çok ruhsal alanda çalışmalar yapmakta.Bir çok insanın hayatına dokundu, bir çok insanın hayatını değiştirdi.Şanlıurfa, Adana,Antalya da Yerel Basında yazarlık yapıyor. Köşe yazıları ile adeta okurlarına kurumsal mesajlar aktarıyor.
Ülkü REYHANİOĞLU söyleminde şu ifadelere yer verirken Kadının İletişimdeki gücüne atıfta bulunuyor.
“Bu ülkede bazı gazeteler köşe yazarsız çıksa akşama kadar kimsenin fark etmeyeceğine eminim. Zaten benzer şeyler oldu. Bir yazarın 3 gün üst üste aynı yazısı çıktı ve kimse fark etmedi. Şüphesiz aynı şey benim içinde geçerli oldu. Bizlerin neler aktardığını neler yazdığını verdiği mesajları kimse fark etmiyor. Eski dönemin en tanınmış kadın muhabirlerinin bile “ ne yazıyor ne yazmıyor “ kimse farkında değil, umurunda da değil. Hiçbir yazı okunmuyor ve tıklanmıyor. Bu hususta biraz serzenişte bulunuyor.
Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşları içerinde “ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ KALKINMA VAKFI” Başkanlarından bir tanesi. Ayrıca Şifanın Kanatları isimli bir platformun kurucusu. Şu anda 3 “Üç” kitap birden yazıyor.
Vakfın dergisini çıkarmaya hazırlanan Ülkü REYHANİOĞLU “Moda Evlerine” abiyeler dikiyor.Çok da iyi bir Terzi.
“Toplumsal cinsiyet eşitliği; istenilen refah düzeyine ulaşmak, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği sağlamak için çok büyük bir önem teşkil ediyor. Bu farkındalıkla ben de; Nefes koçluğu bio enerji uzmanlığı, bilinçaltı okuma, beden dili, gibi bir çok ruhsal alanda çalışmalar ile sektöründe fark yaratmaya devam ediyor.
Temiz kalpliliğini, zekasını, erdemlerini, başarılarını, öncelikle kaynağının insan olduğu felsefesine borçlu olduğunu hatırlatarak, birlik, beraberlik, paylaşımcı bakış anlayışımızda, kimliğimizi yaşatmayı görev edinerek, içimizdeki o ruhu en yakın dostumuz belleyip onun elinden tutup gittiğimiz her yere götürerek ve kararlarımızda ortak edinirsek “Yurtta sulh cihanda sulh olur” diyerek birlik ve beraberlik mesajı vermektedir.
Genel olarak baktığımızda, tüm çalışanları ve geniş vizyonu ile benimsenmiş kişiliği ile hem fuarcılık organizasyonu hem de birçok alanda değerleri, kuralları standartların uygulanması konusunda engin deneyimi ve farkındalığı olan bir Hipnoterapist.
“Nezaketle dinlemek, akıllıca konuşmak, dikkatlice düşünmek ve tarafsızca karar vermek” gibi meziyetlerin tamamını üzerinde bulundurması nedeni ve kendisinin de iyi bir Kadın Hipnoterapist olmasının yanı sıra, ülkesine olan sevdası, bitip tükenmek bilmeyen çalışma azmi adına, uzmanlık alanları dahilinde, gerçekleştirdiği hizmetlerinin ülkemizde en üst seviyeye çıkarılması için kendi uzmanlık alanında fedakarca çalışmaları ve sektöre sunduğu değerli katkılarından, başarılı çalışmalarından dolayı kendilerine,
Elektrik Mühendisi-Yangın Bilirkişisi Taşkın Ünal İş Dünyası dergisi ne kaleme aldığı yazı dizisinde şu ifadelere yer verdi.
Türk mimarisinde yalılar Haliç’te ve özellikle Boğaz’ın karşılıklı iki kıyısında yer alan, arazilerin doğal bitki dokusuna ve topografyasına uyumlu biçimde, ev mimarisinin geleneksel malzemesi sayılan ahşaba dayalı mimari tekniğinde inşa edilmiştir. Yalılar uzun ve genelde iki katlı kütleleri, hareketli cepheleriyle suya dönük ve dışa açık, arkada yer alan harem bölümleriyle ise bağlı oldukları dar sokağa ya da yola yüksek duvarlarla kapalı, mahremiyetlerini koruyan yapılardır.
Tespitlerimize göre boğazda 240 ahşap yalı yangın açısından büyük risk taşımaktadır” diyerek; konut olarak yapılan sarayların ve yalıların, amacına uygun önlemler alınmadan işlev değişikliğine gidilmesinin tehlikelerine işaret etti.
Taşkın Ünal,Tarihi binalardaki yangın riskleri üzerine açıklamalarda bulundu.
“Bu yalılar 1900 lü yıllarda yapıldığı için,buradaki elektrik alaşımı çok önemlidir. Elektrik alt yapısının yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Çünkü yalılar teknoloji gelişmesi ile yenilenmiştir.
Mesela, Dondurucular,Buzdolapları, Klimalar ve Isıtmalar bunlara ilave edilmiştir.
Dolayısı ile Elektrik alt yapısı ile zamanında yapıldığı gibi değildir. Binanın kullanım alanlarının tekrar Elektrik alt yapılanmasının teknolojiye uygun olarak değişimi lazımdır.
Bunlarla alakalı Teknolojinin geliştirdiği yapıların yapılması zorunludur. Çünkü elektrik tesisatı bu hususta çok önemlidir.
Ahşap olan tarihi yapıların büyük çoğunluğunun ciddi yangın riski taşıdığını vurgulayan Kılıç, sayıları her geçen gün azalan ve geçmişi geleceğe bağlayan köprüler olarak tanımladığı tarihi yapıların korunmasının öneminin altını çizdi.
Yangınların tarihi yapılar için her zaman bir tehdit olduğunu, ancak iletişim olanakları günümüzdeki kadar gelişmediği için gündemde bugünkü kadar yer bulamadığını kaydeden Taşkın Ünal, tespitlerine göre İstanbul Boğazı etrafındaki 240 ahşap yalının büyük risk taşıdığını vurguladı. Yanan tarihi binaların tamamına yakınının resmi binalar olduğuna dikkat çeken Kılıç, bilgisizlik veya ayrılan bütçe nedeniyle kaliteli sistemler yaptırılmamasının, bakım ve onarımlara yeterince önem verilmemesinin ve uzman personel bulunmamasının bunun en önemli sebepleri olduğunu sözlerine ekledi.
Ünal,Haydarpaşa Garı, Gazi Osman Paşa Yalısı, Müşir Paşa Yalısı, Galatasaray Üniversitesi, Milli Eğitim Müdürlüğü Binası, Hünkar Kasrı yangınlarını anımsatarak; bilinçsiz restorasyon çalışmalarının, mutfakların, sobaların ve kalorifer dairelerinin, elektrikli ısıtıcı, baca ve sigaraların tarihi bina yangınlarının en önemli sebepleri olarak öne çıktığını ifade etti.
Tarihi yapılarda yangının genişlemesine en çok çatılar neden olmaktadır. Çoğunlukla perdeleme yapılmadan tek bir hacim olarak yapılan ve birbiriyle bağlantılı olan çatıların bir bölümünde meydana gelen yangın, tozlarla ve ahşap yapı elemanları ile bütün çatıya ve daha sonra alt kısımlara doğru genişlemektedir. Çatı yangınlarına müdahale zor olduğundan yangının söndürülmesi kolay olmamakta ve çoğu zaman sıkılan su diğer katların da büyük oranda zarar görmesine yol açmaktadır. Tarihi yapılarda yangının genişlemesinin bir nedeni de bağdadi duvar ve tavanlardır. Birbirine paralel olarak çakılan tahtalar ve arası tuğla veya değişik malzeme ile doldurulan bağdadi duvarların yangına dayanıklı olması için bir sıva ile kaplanmakta, fakat alçı sıvalar iç kısımdaki ahşabın ısınmasına ve çürümesine neden olmaktadır. Sıvanın çatlayan bir bölümünden duvar içine giren kıvılcımlar bütün duvarın iç kısmında, yavaş yavaş ilerlemekte ve beklemeyen bir noktadan yangını diğer bölümlere geçirmektedir. Bu nedenle bağdadi yapılarda yangının söndü zannedilmesine rağmen, çok sonra yeniden büyüdüğü sıkça görülmektedir.
Kuşkusuz, çatıda dedektör olmaması konusunda en önemli kusur, algılama sistemini yapan kuruluşundur. Bir binaya algılama sistemi yapılacağı zaman binanın iyi incelenmesi ve dedektörlerin özellikle yangın olabilecek mahallerin özelliğine göre seçilmesi ve uygulanması gerekir. Bazen küçük bir ihmal bir tarihin yok olmasına sebep olurken bazen de küçük bir tedbir bir felaketi önleyebilmektedir.
Tarihi ahşap yapılarda günümüz haberleşme, ısıtma, aydınlatma ve IT cihazlarının kabloları dikkat edilmeden çekilmekte bir taraftan tarihi yapıya zarar verirken aynı zamanda yangına da sebep olmaktadır.
Konunun ehemmiyeti son derece önemli ..
Bizde Ülkemizde yangınsız bir ortam, güvenli mekan diyoruz..
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.