Bilimde kadın ve kız çocukları” etkinliğine katılan TÜBİTAK’ın desteklediği başarılı kadınlar, TÜBİTAK mikrofonlarına başarı hikayelerini anlattı:
TUĞBA HAKLI – 1512 Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BiGG) Destek Sahibi
Biyomedikal mühendisi Tuğba Haklı, TÜBİTAK desteğiyle girişim serüvenine başlayan isimlerden biri. Diyabetin neden olduğu körlüğü engellemek amacıyla yola çıkan Haklı, Ankara Üniversitesi Teknokent’te faaliyet gösteren şirketini 4 yıldır başarıyla yönetiyor:
“Biyomedikal mühendisiyim. Yaklaşık 4 yıl önce de TÜBİTAK desteğiyle girişimcilik serüvenime başladım ve Ankara Üniversitesi Teknokentte 4 yıldır faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. 2 kadın girişimci Kurduk şirketimizi. Diyabetin neden olduğu körlüğü engellemek adına yola çıkmıştık. Çevremizdeki diyabetli bireylerden esinlenerek bunun sebep olduğu o görme kayıplarını en aza indirgemeye çabalayan bir ekibiz.”
HASİBE ÖZER – “2023 Eğitim Teknolojileri Yarışmasında Birinci Olan İlkokul/Ortaokul Seviyesindeki Takımın Danışman Öğretmeni”
Bilişim öğretmeni Hasibe Özer, TÜBİTAK’ın düzenlediği Eğitim Teknolojileri Yarışması’nda birinci olan ilkokul/ortaokul takımının danışman öğretmeni. Sanat merkezinde görev alan Özer, genç neslin teknolojiye yönlendirilmesinde aktif rol oynuyor:
“Bursa’da sanat merkezinde bilişim öğretmeni olarak çalışıyorum. Bu zamana kadar hem TÜBİTAK’ta hem de TEKNOFEST’le çeşitli projelerle danışmanlık yaptım. Biz öğretmen olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Yeni neslin de üzerine düşeni yapacağına inanıyorum.”
PROF.DR. ÖZGE ÇEVİK – “2022 TÜBİTAK Teşvik Ödülü Sahibi / 2023 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü Sahibi”
Prof. Dr. Özge Çevik, kanser terapileri üzerine yaptığı çalışmalarla bilim dünyasında adından söz ettiriyor. TÜBİTAK ve TÜBA tarafından ödüllendirilen Çevik, bilimde kadın olmanın zorluklarına rağmen başarılarıyla dikkat çekiyor.
“Ben Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı öğretim üyesiyim. Bilimde kadın olmak başlı başına bir zorluk ama mücadeleyi bırakmadıktan sonra aşılmayacak engelin olmadığını görüyoruz. Bilime ne kadar erken başlarsak mücadelemizi de o kadar erken başlatmış oluruz. Çoğunlukla kanser terapistikleri üzerine çalışıyorum. Kanserde yeni ilaç geliştirme ilaçların hücreleri hedeflendirilerek gönderilmesi, bunların etkileri bio belirteçler bunları soruyoruz, sorguluyoruz, bunlarla ilgili araştırmalar yapıyoruz, hücreler de bunları deniyoruz. Yaptığımız bilimsel çalışmalarda yayınladığımız makaleler, gerçekleştirdiğimiz projeler, aldığımız patentler, hatta ürüne dönen yerli ve milli ürün geliştirme noktasına kadar giden çok şekilde başarılar halde ediyoruz. TÜBİTAK’ın, TÜBA’nın üstün başarılı genç bilim insanı ödülüne layık görülmüştüm. İmkanları kullanarak Türkiye’deki akademisyenlerin, özellikle de bilim kadınlarının bir şeyler yapabileceğinin örneği. Sadece beni değil, hepimizi mutlu ediyor. Bu konuda TÜBİTAK’a ve bu organizasyonu yapan herkese teşekkür ederim.”
ZEYNEP NAZ TERZİ / ELA KARABEKİROĞLU 2023 TEKNOFEST Lise Öğrencileri Kutup Araştırmaları Proje Yarışması Birincisi
Lise öğrencileri Zeynep Naz Terzi ve Ela Karabekiroğlu, Antarktika’da gerçekleştirdikleri kutup araştırmaları projesi ile Türkiye birincisi oldular. Projelerini kutuplarda çalışan bilim insanları için kullanılabilir bir ürüne dönüştürmeyi hedefleyen genç girişimciler, başarılarıyla dikkat çekiyor:
“Antarktika’dan Pazartesi günü döndük. Projemizi orada gerçekleştirdik. Bizler için bir yıldan uzun süren güzel bir yolculuktu diyebiliriz. Bir yıl önce başlayan bu projede kutup araştırmaları canlı bilimleri alanında Türkiye birinciliği elde ettik. Ve ardından Antartika kıtasında projelerini gerçekleştirmek üzere seçilen 3 Lise öğrencisi arasına girdik. Ve projemizle geçtiğimiz hafta Antarktika kıtasında gerçekleştirme fırsatına eriştik.”
“Teknoloji üzerine çalışmak istedik ve bunu kutuplarda kullanabileceği kutuplarda çalışmalarını sürdüren birim insanlarının kullanabileceği bir ürün oluşturmak istedik. Bir mont ürettik.
PROF. DR. BURCU ÖZSOY – TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı
TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy, etkinlikte yaptığı konuşmada, bilimde kadın ve kız çocukları gününün önemine vurgu yaparak, bu yılın kadın-erkek eşitliği açısından öne çıktığını belirtti. Antarktika’dan döndüklerini söyleyen Özsoy, kadın bilim insanlarının sayısının arttığı bir dönemde olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti:
“Bugünün hakikaten bizim için çok büyük önemi var. Bilimde kadın ve kız çocukları tam bizi tarifleyen bir gündeyiz. Antartika’dan ayağımızın buzuyla geldik. Hem normalde bilim ekibimize dahil olan bilim kadınlarının sayısı az oluyor ama bu sene neredeyse Liseli öğrencilerimiz de dahil ettiğimizde Kadın erkek eşitliği vardı diyebiliriz. Bu sene hakikaten 2024 bizim için bu anlamda da çok önemli ki benim bir dileğim de hakikaten bunu da söylemekten çekinmiyorum. Belki bizler ya da zaten kadın araştırmacının, bilim insanının Nobel almada yerini şu an tartışmayacağım ama “İleride inşallah bir Türk kadın bilim insanına nasip olur” duamı da etmek istiyorum.”
ZÜLAL TANNUR “Take Off’23 En İyi Kadın Girişimcisi / From Your Eyes Şirketi Kurucusu”
Görme deneyimi çözümleri sunan Zülal Tannur, Take Off’23 kapsamında En İyi Kadın Girişimci seçildi. Dünyanın ilk görme teknolojileri firmasının kurucusu olan Tannur, teknolojiyle erken yaşta tanışmanın önemine vurgu yaparak, kız çocuklarının teknolojiye ilgisini artırmayı hedefliyor:
“Biz aslında insanlardan makinelere kadar uzanan geniş spektrum için görme deneyimi çözümleri hayata geçiriyoruz. Yani bir görme teknolojileri firmasıyız aslında aslında dünyanın ilkini üretiyoruz ve bu sürece başlarken de ülkemizde büyümek aslında burada bir çok insana dokunmak ulaşmak en önemli hedeflerimizden bir tanesiydi. Hayallerimizin de ötesinde bir yere geldiğimizi hissediyorum ve böyle geriye dönüp bir baktığımda çok emek verdiğimizi doğru insanlarla ortaklıklar, işbirlikleri, fırsatlar gördüğümüzü hissediyorum. Tabi ki bu anlamda hem devletimizin desteğini hem girişimcilik merkezlerinin desteğini almış olmakta. Bu yolda yalnız olmadığımı hissettiriyor. Onun için çok mutluyum. Çok erken bir yaşta teknolojiyle tanışmış kız çocuklarından biriyim. Ben şanslıyım çünkü 4 buçuk yaşında ailem bilgisayarın başına geçmemi sağladı. Büyük veriyle çok erken bir dönemde tanıştım. Dolayısıyla sonrası da teknolojinin benim hayatımdaki etkisini görmemle beraber daha çok insanın hayatından etki uyandırma amacıyla devam etti dolayısıyla bugün burada bulmuş. Amacımız çok önemli buluyorum. Daha çok aslında kadın bilim insanı daha çok kız çocuğuna erişme fırsatı olarak görüyorum. O yüzden de çok ilham verici
DOÇ. DR. ZERRİN SEZGİN BAYINDIR – 2023 TÜBA-TÜBİTAK Bilim Ödülleri Sağlık Bilimleri Teşvik Ödülü Sahibi
Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde çalışan Doç. Dr. Zerrin Sezgin Bayındır, ilaç formülasyonları ve nano taşıyıcı sistemler üzerine yaptığı çalışmalarla sağlık bilimlerinde öne çıkıyor. TÜBA-TÜBİTAK Bilim Ödülleri’nde Sağlık Bilimleri Teşvik Ödülü alan Bayındır, kızlara özgüven aşılamak adına önemli mesajlar verdi:
“Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde ilaç formülasyonların geliştirilmesi üzerine çalışıyorum. Nano taşıyıcı sistemlerin kanserde kullanımı nörodejeneratif hastalıklarda kullanımı özelde benim ilgi alanım. Hasta oyuncunu artırmaya yönelik yan etkileri azaltıcı ilaç formülasyonları geliştiriyoruz. Aynı zamanda dermokozmetik ürün, yine nano teknoloji bazlı dermokozmetik ürünlerin geliştirilmesi üzerine çalışmalarım var. Öncelikle kızlarımıza tabi ki benim mesajım kendilerine güvenmeleri, kendileriyle ilgili hiçbir olumsuz yakıştırmayı yapmamaları. Bu bunu yapabilirim. Neden o kişi ben olmayayım deyip biraz kendilerine güvenmeleri yaptıkları işi mükemmel demiyorum ama en iyi şekilde kendilerinin yapabileceği en iyi şekilde yapmalarını ben onlara öneririm. Akademik hayatımı başladığım andan itibaren TÜBİTAK’ın büyük desteklerini gördüm. 10’un üzerinde projede yürütücü araştırmacı öncelikle bursiyer olarak tabii çalıştım. O olmazsa bizim çalışmalarımız aksıyor. O yüzden teşekkür ediyorum TÜBİTAK’a”
SELİN SAĞDIÇ – “TEKNOFEST Girişimcisi / Çevre, Enerji ve İklim Teknolojileri Kategorisi Ön Kuluçka Programında En İyi Girişimci”
Kimya öğretmeni Selin Sağdıç, TEKNOFEST Girişimcisi olarak öne çıkıyor. TÜBİTAK Fen Lisesi’nde görev yapan Sağdıç, öğrencileriyle birlikte geliştirdiği projeyi bir girişime dönüştürerek başarı elde etti. Girişimcilik zirvesine davet edilen Sağdıç, kız çocuklarının potansiyellerini keşfetmeleri konusunda ilham verici bir figür olarak öne çıkıyor.
“Şu anda bu programda bana aslında bu mikrofonunuza atılmasının sebebi mezun öğrencilerimizle bir girişim yolculuğuna çıkmış bulunduk. Bunun çıkış noktası aslında TÜBİTAK bir de ben lise öğrenciler arası araştırma projesi yarışmasında elde ettiğimiz Türkiye birinci de oldu. Daha sonra da TEKNOFEST’ten İstanbul ve Ankara’da ilk defa düzenlemiş olduğu girişim yarışmasından haberdar olduk ve projemizi bir girişime dönüştürmek istediğimize karar verdik. Burada da en iyi girişim olarak seçilmesiyle beraber tak girişim zirvesine davet edildik ve burada aslında yatırımcılarla bir araya gelme imkanı bulup projemizi bir ürüne dönüştürüp bir yatırım aldım. Kız çocuklarımızın da aslında bu noktada bir yarışmaya katılmanın nelere vesile olabileceğini her zaman biz görmelerini istiyoruz.”
TÜBİTAK, bu özel gün vesilesiyle kadın araştırmacı ve girişimcilere verdiği destekleri bir kez daha vurguladı. Bu başarılı kadınlar, gelecek nesiller için ilham kaynağı olmayı sürdürüyor
Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.
Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.
Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!
Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.
Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var. 1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.
Kendini Zorlamadan Başarmak İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek “Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…
Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.
İtki mi, Akış mı? İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.
Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.
Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.
Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın? Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.
Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.
İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.
Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.
Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.
Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?
Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..
Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri
“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli Klip ve Dijital Yayınlar İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları
Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.
Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir. Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.
Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir. Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.
Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……
12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim. Eğitim yıllarının Üniversite ayağında, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.
2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir. Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir. Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında; Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün.. Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir. Günümüzde, Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu. Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….
Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.
Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda. Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor
“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”
Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom
“İşleyen Demir Pas Tutmaz”
sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor. Derya Özgören’in Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.
Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”
“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır
Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.
Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.
“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..
Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.
1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı. İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti. Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.
Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.
Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.
İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,
“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.
Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.
Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .
Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.
2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,
Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.
Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.