Mustafa Cenk SAYSEL, 1966 yılında öğretmen anne ve bankacı bir babanın ilk çocuğu olarak Konya’da doğdu. Anne ve Babasının Kamuda memur olması nedeniyle,sırası ile Konya, Karaman ve Beyşehir’de eğitim yıllarını tamamladı. 1982 yılında ailesinin,İstanbul’a tayin çıkması nedeniyle oraya taşındılar, babasının fotoğraf sanatına karşı hobisi vardı, babası, kendi çektiği fotoğrafların banyosunu ve baskısını yapardı.
Onun bu hobisi kendisinde içerisinde derin etkiler yaşattı, henüz orta okul yıllarında seçmeli ders olarak, fotoğrafçılık sanatı, müzik, resim derslerinden fotoğrafçılığı seçmesine engel olmadı. Eğitim yıllarında, bu brabşda, tek öğrenci olması, dönemin merhum Besim Hocayı çok etkilemişti. Kendisine bu sanatın etkili ve gizemli sırlarını öğretmesi ile dahada tutku haline gelmesine neden oldu. Aile bireyleri içerisinde, dayısınınn kendisine hediye ettiği bir çift objektifli fotoğraf makinası dönüm noktası oldu, önce okul arkadaşlarının fotoğraflarını sonra sokakta insanların fotoğraflarını çekerek harçlığını kazanmaya başladı.
Mustafa Cenk SAYSEL,
Liseyi bitirdikten sonra üniversite hayallerini geride bıraktı,bir süre muhasebecilik yaptıktan sonra, 1988-1990 yılları arasında askerlik görevini tamamlayıp, havacılık sektörüne girdi.Kısa bir dönem sonrası, çalıştığı şirketin iflas etmesi sonrası, model ajanslarında katalog gelin damat fotoğrafçılığı yaptı, ilgilenmek zorunda olduğu sevgili babasının rahatsızlığı nedeniyle, sektörü bıraktı… bu süre içinde çeşitli LÖSEV zihinsel engelli okulların Down sendromlu çocukların vb sosyal proje fotoğraflarını gönüllü çekimlerini yaptı. Bunun haricinde maddi durumu olmayan evlenecek çiftlerin gelinlik damatlık gibi ihtiyaçlarını karşıladım ve ücretsiz albüm çekimlerini yaptı. Sponsor bir arkadaşı baskılarını yaptı ve sergi açma planlarım dahilinde, çeşitli konsept fotoğraflar çekmeye başladı, ancak babasının sağlık durumunun kötüleşmesi ve sonrasında ağırlaşması nedeniyle ne yazık ki bu projesi yarım kaldı. Şu an, dünyada hiç yapılmamış bir proje olan, Kadına şiddet, çocuk gelin ve uyuşturucu ile ilgili fotoğraf sanatı alanlarında projeleri var..
Kendisinin, bitmeyen enerjisi, çalışkanlığı, dürüstlüğü, güçlü iletişim ve empati yeteneği sayesinde sanat ve Sanatcılık ruhunu da ön plana çıkararak en kısa sürede gemisini tekrar hedefe yönlendirmesi ve sonuçlarını da rakamlara yansıtması herkes tarafından hayranlıkla karşılansa da bu durum onun için olması gerekenden başka bir şey değil.
Mustafa Cenk SAYSEL… İfadelerinde Sanatsal kaygıyla çektiği fotoğrafı ‘okunan’ ve ‘yorumlanan’ fotoğrafçının taşıdığı kültürel özellikler elbette önem taşır ve fotoğraf sanatı içerisindeki sanatçı kimliğinin vurgusuna temel oluşturur. Okuyan, araştıran, deneyimleyen; bilginin dışında kültür açısından donanım sahibi fotoğrafçının burada sıradan fotoğraf çekenden ayrılması hiç şüphesiz doğrudur. O, sahip olduğu donanımı nedeniyle baktığının içerisinde gördüğüyle öne çıkar. Çünkü fotoğrafçılık edimi içerisinde “göz terbiyesi”ne sahip olma yetisini elde etmiştir. diyor..
Bilgi ve deneyim sahibi fotoğrafçının en büyük amacı kendine özgü bir dil oluşturmadır. Bu dilin varlığı, onu, altında imzası olmasa da fotoğraflarından tanınması sonucunu getirecektir.
Sanat adına, hele bir de fotoğrafçılık ise… Her bir dakika, her bir saat bizim için, insanlık için, dünya için iyi, doğru ve yararlı işler yapma, üretme, yenilikler bulma fırsatıdır. İnsanlık için ter döken hem kendi geleceğini hem insanlığın geleceğini aydınlatır. Diyor ki Hz. Mevlana Yarın yaparım, yarın yaparım deme! Bugün de dünün yarınıydı, ne yapabildin?