Genç kuşak girişimci kadınlardan, 35 yılı aşkın Istepan Cemcem ile evli , Endüstüri mühendisi Kristin Cemcem, Mimar Karolin Cemcem ve İnşaat Mühendisliği öğrencisi Lukas Cemcem isimli 3 çocuk Annesi Nazan Cemcem ile CEMCEM Kuyumculuk hakkında konuşmak üzere bir araya geldik.
Aile mesleği olan Kuyumculuk sektörüne 1983 yılından bugüne, hizmet vermekte olan CemCem Kuyumculuk bir Aile Şirketidir. Nazan Cemcem cemiyet hayatının sevilen ismi olarak Aile şirketinde çalışma hayatına başladı
CemCem Ailesi olarak mücevhere olan tutkularını, aileden gelen meslek bilgileriyle birleştirerek kendi yollarında yepyeni bir marka ile yürümeye karar verdiler.
“Hayatta her şey yüzde ellidir. İki yoldan biridir. Gece ve gündüz, eski ve yeni, yaz ve kış. Peki, neden hep yüzde elli? İşte tam da bu noktada olasılıkları ortadan kaldırıyoruz. Mücevharat etkisi dediğimiz bu, her şey yüzde yüz ama hepsi “CEMCEM” mottosuyla yola çıkarak, markamızın adı doğdu diyor Nazan CEMCEM
CEMCEM Markanız adına hedeflerinizden bahseder misiniz?
Aslında gündemimiz çok yoğun. Ürettiğimiz ürünlerin estetiğinden, zerafetinden ve kalitesinden kesinlikle ödün vermeyen bir firmayız. Yurtiçi ve yurtdışı pazarlarına hitap edecek mücevher ve modern sanatı buluşturmak adına bir projeler geliştirdik. Bunların tasarlanması, üretilmesi prosedürleri tam hız devam ediyor. Bir sonraki sezon için çalışmalarımıza da başladık. Moda sektöründe trend koleksiyonlar oluşturmak için içerisinde bulunduğumuz sezondan neredeyse iki sezon sonrası için ürünlerimizi tasarlıyoruz.
Aile Firması olarak olarak iş hayatında çalışmak nasıl oluyor?
En güvendiğiniz kişiyle birlikte çalışmak hiçbir zaman gözünüzün arkada kalmaması ve sonsuz bir özveriyi beraberinde getiriyor. İnsanın eşi, kızları ve oğlu ile birlikte çalışması çok büyük lüks aynı zamanda da en büyük destek. İyi ki birlikteyiz diyorum. En Büyük Kızım Kıristin Cemcem,İstanbul’da dünyaya geldi. Endüstri Mühendisliği mezunu. 2017 yılında aile şirketimiz Cemcem’de aktif olarak görev almaya başladı. Yönetim Kurulunda yer alıyor. Eğitim yıllarında Hong Kong ve Londra’da Sektör ile alakalı lisans programlarına katılarak global vizyonunu geliştirmeyi başardı.Profesyonel kariyerinde Danone Nutricia’da tedarik zinciri departmanında çalışmalar yaptı. Ardından edindiği kurumsal deneyimi değerli metaller sektörüne taşıyarak, birçok altın rafinerisinde danışmanlık hizmetleri verdi.Diğer Kızım Karolin Cemcem, kendisi mimar.. Çizim tasarım alanlarında son derece başarılı projelere imza attı. Yurt dışında halen çok kapsamlı işler adına çalışmalarını yürütüyor. Oda ablası gibi CEMCEM Ailesinin bir ferdi. İnşaat Mühendisliği öğrencisi olan Lukas Cemcem oğlum .CemCem ailesinde kariyerini tamamlamaya çalışan en küçük ferdi.
Halkımıza sunulan bu hizmetin daha verimli olabilmesi için firmamızca, İstanbul Cağaloğlu’ nda toptan ve perakende satış mağazası olan bir Showroom, ürünlerimizi Anadolu bölgesi halkıyla buluşturmak için ise Mersin ilimizin Pozcu semtinde Bölge dağıtım pazarlama Şubesi ve tüm bu güzel ürünleri ürettiğimiz İstanbul’ da 1400 metrekare alana kurulu, 4 katlı ve modern teçhizat ve makinelerle donanımlı fabrikamız ile ülkemize ve halkımıza hizmetimizi sürdürmekteyiz. Bunların yanısıra Türkiyenin dört bir yanında birçok kuyumcu esnafı bayilerimizde de CEMCEM marka ve patentli ürünlerimizi bulabilme şansına sahipsiniz.
Kuyumculuk, takı, tasarım dünyası sizin için ne ifade ediyor?
Her sektörün kendine göre farklı dinamikleri var. Mücevher tasarımı benim için vazgeçilmez ve heyecan verici. Farklı stilleri yansıtan ürünleri hayal edip, tasarıma dönüştürdükten sonra doğru kişilerle buluşturmak tüketici ile marka arasındaki bağı sağlamlaştırdığı için çok önemli.
Mücevherin çok dikkat edilmesi gereken kalite ölçütü detayları var. Üretim aşamasının aslında en çok dikkat edilmesi gereken süreç olduğunu düşünüyorum. Hayal ettiğiniz bir ürünü kişinin üzerinde görmek ise paha biçilemez bir duygu.Çok sayıda mücevher markası var. Sizin farkınız, sektöre imza dokunuşunuz ne olacak?
Hem gündüz hem gece kullanıma yönelik, günümüzün dinamik ve değişken şehir hayatına eşlik edebilecek tasarımlar yaratıyoruz. Minimal olduğu kadar detaylarda farklılaşan bir çizgimiz var. Ayrıca her müşterimiz de farklı bir kombinle alışverişini tamamladığı için marka kendi müşterisini de özgün olmaya sürüklüyor.Cemcem.com.tr web sitesindeki satışa arz edilen tüm ürünler Cemcem Kuyumculuk garantisi altında satışa sunulmaktadır. Ürünlerimiz ÖMÜR BOYU GARANTİ altındadır. Bu süre içerisinde ürünleriniz üretim hatalarına karşı Cemcem Kuyumculuk tamir ve/veya bakım garantisi altındadır. Tamir ve/veya bakım gerektiren ürününüzü Garanti Sertifikası ile birlikte tamir ve/veya bakım yaptırabilirsiniz. Cemcem.com.tr ‘den satın alınan ürünlerin garantilerinin devam edebilmesi için Cemcem Kuyumculuk dışındaki üçüncü şahıs ve kurumlara herhangi bir şekilde müdahalede bulundurmamanız, boyut ayarlama, ölçü değiştirme, onarma v.b. işlemler yaptırmamanız gerekmektedir. Tamir ve/veya bakım hizmeti sadece Cemcem Kuyumculuk üretim atölyesinde verilir.
Özel Tasarımlarımız içerisinde;
“Okyanusta Deniz Atı “ Koleksiyonumuz da betimlemeye çalıştığımız bu özel konseptimiz ile, doğadan denizden ilham alıyoruz.
İklim şartlarını, kuş göçlerini binalaşmaya karşı yeşillik, ağaçlıklar, yeşillikler ile erik çiçeklerinin renkler ile özel tasarımımız Çevreye ve doğaya olan bağımlılığımızın sembolü niteliğinde
Sektörün Geleceği, Dünü Bugünü Yarını Hakkında Neler düşünüyorsunuz?
Mücevher Sektörü; ülkemizin dünya ile rekabet eden, uluslararası tanınırlığı yüksek ve ihracatta söz sahibi sektörlerinden biridir. Sektörümüzün uluslararası standartları yakalaması adına yaptığımız hamlelerden birini de sürdürülebilirlik alanında hayata geçiriyoruz.Türkiye’de değerli metallerden yapılmış ziynet eşyalarının ihracatı son 10 yılda önemli ölçüde artmıştır. Bu artışla Türkiye’nin sektördeki sıralaması yükselmiş ve Türkiye bu alanda dünya lideri ülkelerden biri haline gelmiştir. Bu doğrultuda Türkiye özellikle dünya altın mücevheri üretiminde ilk 10 ülke arasında yer almaktadır. Ayrıca, Türkiye’de sektörde faaliyet gösteren 50’den fazla büyük işletme bulunmaktadır. Bu işletmeler ve diğer sektör temsilcileri de incelendiğinde Türk imalat sanayisi bağlamında en büyük sektörlerden birisi olan değerli maden ve mücevherat sektörünün yaklaşık 250.000 kişiye de doğrudan istihdam olanağı sağladığı görülmektedir. Bu doğrultuda sektör 2021 yılı için özellikle mücevherat ve kıymetli taşlar ihracatında yaklaşık 11 milyar dolarlık bir hacim yakalamıştır. Kuyumculuk sektörümüz son on yılda büyük gelişme göstermiş olup, ithal ettiği altını işleyerek yarattığı katma değerle ithalatını finanse edecek konuma gelmiştir. CemCem Kuyumculuk Firması da bu materyaller arasında yer almayı hedefleyen Firmalar arasında yerini alacaktır. Sektörün ülke ekonomisine katkısını arttırabilmesi için ihracat boyutunun desteklenmesi, altın madenciliği ve rafinericiliği konusunda milli çıkarlarımıza yönelik politikaların bir an önce oluşturulması ve yasal düzenlemelerin ekonomimizin yapısı dikkate alınarak daha uygun hale getirilmesi, sektörde tasarım ve teknolojik yöndeki hızlı gelişmelere daha kolay adapte olunabilmesi için sektörde çalışanların eğitim konusuna daha fazla önem verilmesi, sektörün devletimiz tarafından daha fazla desteklenmesi, gerekmektedir.Türkiye’de kuyumculuk sektörü, yüzyıllardır hem yatırım hem de estetik değer taşıyan ürünleriyle ekonomik ve kültürel hayatın önemli bir parçası olmuştur. Altın, pırlanta ve değerli taşlar; yalnızca maddi varlık değil, aynı zamanda güç, prestij ve geleneklerin simgesi olarak toplumda yer edinmiştir. Son yıllarda ülke genelinde kuyumcu sayısındaki artış, bu sektörün dinamiklerini anlamak açısından dikkat çekicidir.
Son Olarak Sektör adına 2026 yılı için Neler Önerirsiniz?
CemCem olark Sektöründe çığır açan teknolojiyi ve girişimimizi, “Fikirlerimize ve hayallerimize can verebildiğimiz, insanlığa aktarabildiğimiz sürece varlığımızın bir anlamı var” moddosu ile bugünlere gelmeyi başardık. Ben de kendi mesleğimde bu işi yapmayı seçtim. Kadınların hayal ettiği pırlanta ışıltısına hem de tabiat anayı koruyarak ulaşılabileceğine mesleğim içerisinde tanık oldum. Fark ettiklerimi, herkes fark etsin istedim.” Mesleğinde sürdürülebilirlik ve farkındalığı misyon edinen Nazan Cemcem “CEMCEM Markasını” ürünlerimizi, tasarımlarımızda iyi ruh, yaratıcı zekâ ve insani değerlerin bilgeliğini birleştirerek farkındalık yarattık ve bu yolda ilerliyoruz. Altın, zenginlik ve uğurluluğun sembolü olarak kabul edilirken, sertliğini ve esnekliğini artıran teknolojik gelişmeler, altını değerli taşlarla birleştiren yenilikçi tasarımların yaratılmasını mümkün kılmış ve mücevher sektöründe yeni bir trend olarak ortaya çıkmıştır.2026’teki yeni etkinliğinde de altın takılarda yenilikçi tasarımları ve enfes işçiliği sergilemeye devam edeceğiz.
Türkiye’nin Gaziantep ve Antalya başta olmak üzere diğer şehirlerinde’de 2000 bin kişilik katılımların oluşturulduğu Fuarlar organize ediyoruz.
İçinizdeki ışıltıyı ortaya çıkaran Marka CemCem diyoruz…” sözleriyle özetliyor.
Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.
Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.
Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!
Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.
Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var. 1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.
Kendini Zorlamadan Başarmak İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek “Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…
Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.
İtki mi, Akış mı? İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.
Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.
Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.
Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın? Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.
Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.
İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.
Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.
Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.
Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?
Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..
Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri
“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli Klip ve Dijital Yayınlar İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları
Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.
Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir. Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.
Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir. Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.
Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……
12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim. Eğitim yıllarının Üniversite ayağında, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.
2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir. Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir. Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında; Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün.. Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir. Günümüzde, Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu. Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….
Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.
Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda. Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor
“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”
Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom
“İşleyen Demir Pas Tutmaz”
sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor. Derya Özgören’in Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.
Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”
“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır
Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.
Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.
“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..
Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.
1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı. İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti. Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.
Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.
Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.
İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,
“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.
Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.
Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .
Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.
2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,
Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.
Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.