Kadının gücüne inanan, destekleyici bir ailede büyüyen; ve akademisyen bir kuşağın değerleriyle yetişen Lale Şahin Aslanhan, finansal disiplinle şekillenen stratejik düşünme becerisini, teknoloji ve girişimcilik ekosistemine değer katan projelerde bir araya getiriyor. Yeniliklere açıklığı, analitik bakış açısı ve insana dokunan liderlik anlayışıyla dikkat çeken Aslanhan; ekiplerinin potansiyelini ortaya çıkaran güven temelli bir liderliği benimseyerek iş dünyasında “güçlendiren liderlik” anlayışından ilham alıyor.
Kadınların iş hayatındaki görünürlüğünden sürdürülebilirlik vizyonuna, kapsayıcı şirket kültüründen genç kızların teknoloji ve finans dünyasına katılımına uzanan pek çok konuyu ele aldığımız bu keyifli sohbet, geleceğin liderlerine güçlü bir rehber niteliği taşıyor. Öncelikle sizi biraz yakından tanımak isteriz.
Lale Şahin Aslanhan kimdir? Nasıl bir ailede büyüdünüz? Eğitim yolculuğunuz ve iş hayatına adım atış sürecinizi, sosyal yönlerinizle birlikte kısaca anlatır mısınız?
1985 yılında İstanbul’da dünyaya geldim. Kadın-erkek ayrımı yapılmayan, kadının gücüne inanan bir ailede büyümek ve Babamın bu konuda rol model olarak öncü ruhu benim için her zaman ilham oldu. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimimi Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldum. Lisans eğitimimin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladım. Kariyer yolculuğuma Mali Müşavirlik ofisinde başlayarak, Mali Müşavir ruhsatını almaya hak kazandım. Profesyonel hayatıma Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladım. FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmaya başladım. Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalışmıştır. Üretim ve hizmet sektörlerinde iş tecrübesine sahip olmakla birlikte hem de uluslararası şirketlerde ve finansal kurumlarda aktif olarak görev aldım. Çalışma hayatımda halen, Corpitall firmasında Partner, Finans ve Mali İşler Dal Merkezi’nde Yönetim Danışmanı olarak çalışmalarına devam etmekteyim. İş ve özel hayatımda yeniliklere her zaman açığım. Öğrenmeyi ve öğrendiklerimi paylaşmayı çok seviyorum. Analitik düşünme yeteneğimi, insana dokunan bir bakış açısıyla birleştirmeye özen gösteriyor, disiplinli ve vizyoner bir lider olarak yoluma devam ediyorum.
Türkiye’de kadının iş ve sosyal yaşamda daha etkin ve aktif olabilmesi için sizce neler yapılmalı? Bu süreçte sizce kimlere ne gibi sorumluluklar düşüyor?
Türkiye’de kadının iş ve sosyal yaşamda daha etkin olması için çok boyutlu bir toplumsal dönüşüm gerekiyor. Bu süreçte devlete ve özel sektöre önemli görevler düşüyor. kreş gibi bakım hizmetlerini yaygınlaştırma, işe alımda ayrımcılığı engelleyen düzenlemeler yapma ve esnek çalışma modellerini teşvik etme e sorumluluğu düşerken; iş dünyasının ücret eşitliğini şeffaflaştırması, kadınları liderliğe taşıyacak mentorluk programları oluşturması ve babalık izinlerini destekleyerek ev içi sorumlulukların paylaşımını teşvik etmesi şart. Bireylere ise cinsiyet kalıp yargılarını yıkarak ve ev işlerini ortak paylaşarak eşitlikçi bir zihniyeti benimseme sorumluluğu düşüyor. Kadının gücü ve dayanıklılığı ancak tüm paydaşların desteğiyle tam olarak açığa çıkabilir. Kadın istihdamı kadar, kadın çalışanlara sunulan gelişim ve destek imkânları da önemli. Çalışanlarınıza yönelik eğitim, sosyal destek ve kariyer yatırımlarınızdan bahseder misiniz? Kesinlikle katılıyorum; kadın istihdamını sağlamak bir başlangıçtır, asıl başarı onların kurum içinde desteklenmesi ve kariyer yolculuklarında güçlendirilmesidir. Biz kadın Finansçılar olarak, çalışan tüm Kadınlarımızın, hem profesyonel hem de özel yaşamlarını dengelemelerine olanak tanıyan bir kültür inşa etmeyi önemsiyorum.. Bu vizyonla, özellikle anne olan çalışanlarımızın iş ve özel hayat dengesini kolaylaştıran Hibrit Çalışma Modelini etkin bir şekilde uyguluyoruz. Bu, kadınların kariyerlerinden kopmadan becerilerini tam olarak kullanabilmeleri için kritik bir sosyal destek sunuyor.
Finans ve Maliyet Piyasası dünyasına adım attığınız o ilk günden bugüne, sizi ilgili dinamik yapının içinde tutan ve her gün yeni bir motivasyonla işe başlamanızı sağlayan temel tutku nedir?
Söz konusu kariyer öyküsünün, bugün geldiğiniz noktadaki yönetim anlayışınızı nasıl şekillendirdiğini merak ediyoruz. Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldum. Bölümümüzden mezun olanlar ekonomiden, araştırmaya, finanstan, bilgi teknolojilerine kadar farklı alanlarda çalışabiliyor. Ben de üniversiteden mezun olduğum yıl finans sektörünü tercih ederek kariyer yolculuğuma başladım. Kariyerime başladığım ilk günden beri beni motive eden duygu, faydalı ve hayatı kolaylaştıran bir çalışmaya aracılık etmek oldu. O nedenle ödeme sistemlerinde ürün geliştirme, kampanyalar ile değer yaratma, ihtiyaca yönelik bir sistem oluşturma gibi yıllar içinde hep farklı konulara aynı heyecanla yaklaştım. Finans dünyası hem şirketlere hem de bireysel kullanıcılara fayda sağlayan ürün ve hizmetler sunarken, dijitalleşmenin getirdiği fırsatlarla ülkemizin ekonomisine katma değer sağladığından ilk günkü heyecan ve motivasyonumu koruyarak çalışmaya devam ediyorum. Yıllar içinde teknolojinin gelişmesi elbette iş yapış şekillerimizi ve yöntemlerimizi değiştiriyor, bununla beraber merak etmek, araştırmak benim için her zaman ön planda geliyor.
Liderlik yolculuğunuzda “ilgili an benim için bir dönüm noktasıydı” dediğiniz, size liyakat ve direnç konusunda en büyük dersi veren özel bir tecrübe var mı?
Hayatımın bazı dönemlerinde yurt dışında da görevler aldım. Bazen kültürel farklar, bazen de çalışanların bakış açıları nedeniyle zorluklarla karşılaştığım oldu. Ancak sakin kalarak, aynı pencereden bakamamanın nedenlerini aramaya çalışmayı ve sonrasında doğru bildiğiniz ve inandığınız işleri yılmadan, farklı şekilde ve farklı bir zaman diliminde yeniden anlatabilmeyi öğrenmek benim için kariyerimde çok faydalı bir tecrübe oldu. Çünkü sizin gördüğünüz resim, diğerleri tarafından aynı berraklıkta o zaman diliminde anlaşılmıyor olabilir. Kendinize ve ekibe bir süre verip, farklı bir bakış açısı yaratabildiğinizde aynı noktaya gelebiliyorsunuz. Kadın liderler arasındaki dayanışmanın sadece bir “temenni” olmaktan çıkıp, somut bir iş birliği ağına dönüşmesi, Finans Piyasasındaki geleceği nasıl etkileyebilir? Kadın liderlerin iş birliği, öncelikle ekosisteminin genişlemesine ve performansınıartmasına fayda sağlayacaktır. Kadın bakış açısı hızlı ve agresif büyümeden çok sürdürülebilir büyüme inşası üzerine olduğu için uzun vadede şirketlerin güvenilir, riski dengeli, disiplin içinde çalışan kurumlara dönüşmesini sağlayacaktır. Ayrıca kadın iş birliği hem yatırım alma konusunda hem de sektöre yeni kadın girişimcileri kazandırma konusunda çarpan etkisi yapacaktır. Bu durum sektörün sağlıklı şekilde büyümesi ve kadın temsilinin artmasında etkili olacaktır.
Bugünden geriye dönüp baktığınızda; finansal teknolojiler alanında kariyer yapmak isteyen ancak “cam tavanlar”dan çekinen genç kadınlara, klişe tavsiyelerin ötesinde, gerçekçi bir rehberlik için neler söylemek istersiniz?
Finans Piyasası ve sektöründe kariyer hedefleyen genç kadın arkadaşlarıma öncelikle “cam tavan” olgusundan psikolojik olarak uzak durmaları ve kendilerine güvenmelerini tavsiye ediyorum. Bir sorunla karşılaştıkları zaman duygusallığa kapılmadan, akılcı çözümler üzerine yoğunlaşmalarını ve mutlaka seslerini duyurmalarını öneriyorum. Ses duyurmak için bağırmak ya da agresif tavır sergilemek yerine, sorunları nasıl görünür hâle getirmeli konusunda düşünüp aksiyon almalarını tavsiye ederim. 2026 ve sonrasına dair ajandanızdaki en heyecan verici projeyi düşündüğünüzde; kadınların söz konusu geleceği inşa ederken üstleneceği en kritik rolü hangi kelimelerle tanımlarsınız? 2026 yılı ajandamda pek çok proje yer alıyor. Kadın gücünü bu projelerde düşündüğümde; çok katmanlı bir itici güç olarak görüyorum. Kadınların iş hayatında temsilinin artması, ülkemizin hem iş hem üretim gücüne büyük katkı sağlayacaktır. Kadın girişimciliğini destekleyerek kadınların ekonomik hayatta güçlenmesini amaçlayan Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER)’in başarılı çalışmalarında yer almaktan haz duyacağını ifade eden Lale Şahin Aslanhan..
KAGİDER’in güçlü kurumsal sosyal sorumluluk politikaları kapsamında, her zaman ulusal ve Uluslararası platformlarda küresel strateji merkezinde yer almakta. Konu ile alakalı her türlü çeşitliliğe verdikleri önemin ve toplumsal sorumluluk bilincinin en güzel örneklerinden birisi “Geleceğin Kadın Liderleri projesi” Bu proje sayesinde Türkiye’nin dört bir yanında, geleceğe yön verecek genç kadın liderlerin yetişmesine katkıda bulunmalarından ötürü teşekkürlerimizi sunuyorum. Lale Şahin Aslanhan