Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı yazı dizisi ile dikkat çeken ünlü isimlerin bir arada bulunduğu bir platformdur.
Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve yurt dışında başarılı işlere imza atmış iş kadınları, akademisyen, rektör ve hocalarımız, yazarlarımız ve sivil toplum kuruluş başkanları ile birlikte platform başkanlarımız ve yazarlarımızın bir arada yer aldıkları yazı dizisidir.
İyi ki Varsın yazı dizimizde, ülkemize katma değer yaratan iş insanlarının hizmetlerini onurlandırarak tarihe geçirmek adına düzenlenen ve her yıl düzenlenmesini hedeflediğimiz basına açık bir platform olarak düşündüğümüz plaket töreni ile bütün değerlerimizin bir arada olacağı platformda İyi ki Varsın isimli kitabımız ile onurlandıracakları medya günlüğüdür.
4000 yıllık geçmiş tarihi bir yana Keşan’lı Ali Destanı ile özdeşleşerek, sayısız medeniyetlere kucak açmış, dünyanın kendini temizleyebilme özelliği ile 300 den fazla su altı canlısını barındırarak ,İstanbul’ a yakınlığı sayesinde, Saros Körfezi kıyıları ile dalış-kamp alanları ile özdeşleşen turizmi ile Ülkemizin güzide ilçesi Keşan .
“İyi ki Varsın yazı dizimde Anadolu coğrafyasında yukarıda bahse konu anlattığım tarihin derin izlerinin destanlaşan ışığında, bu bölge kültüründe yoğrulup, kendi ekinini, girişimcilik felsefesi ile oluşturan iş insanı Derya Sezer’e yer verdim.
1979 doğumlu Derya Sezer, Öğrenim yıllarının büyük bir bölümünü yukarıda bahse konu Edirne’nin Keşan ilçesinde tamamladı. 2002 yılında Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi Lisans İşletme Bölümünü bitirdi. 3 Çocuk Annesi ..
Enerji Petrol medya grup olarak ,
İyi ki Varsın Yazı Dizilerimizde, kadınlarımızın çalışma hayatına katılımının nasıl başladığı, kadının çalışma hayatına katılmasıyla sağlanan ya da sağlanacak olan hem maddi hem manevi katma değeri ve kadının hayatın her alanına daha çok katılması için atılması gereken adımlardan bahsetmiştim. Bu kez sektörümüzde, yani otomotiv sanayisinde kadının yeri ve önemini anlatan bir yazıyla karşınızdayız.
İş yaşamına, İstanbul’da, Otomotiv Sektöründe Satın Alma-Operasyon ve Dış Ticaret uzmanlığı alanlarında 15 yıl süreli devam ettirdikten hemen sonra kendi işini kurma kararı alan Lider Kadınımız.
Kendi Konseptinde ; Araç kiralama işi ile başlamasının ardından. Tam da, Ülkemizde Pandemi’nin yaşandığı yıllara inat, kendisi “ 2020 yılında “ ve sonrasında Otomotiv sektöründe süreci devam ettirdi.
2020 yılından bugüne değin, Otomotiv sektöründe iki ayrı alanda, BOSH CAR araç Servisi hizmeti ve Net Rapor Oto Expetrtzi hizmeti vermektedir.
Derya Sezer,
Bosch Car Service, her marka ve model araca uçtan uca hizmet verebilen, dünyanın en büyük bağımsız otomobil servis ağıdır.
Bosch mühendisliği ile geliştirilmiş arıza tespit cihazları, test cihazları ve servis ekipmanları sayesinde aracınızın markası ne olursa olsun Bosch Car Service’lerden kusursuz hizmet alabilirsiniz diyor.
Kurumsal marka iş birlikleri kapsamında faaliyet gösteren Bosch Car Service servis işletmesi ve Net Rapor Oto Ekspertiz ile birlikte, araçlara yönelik bakım, onarım ve ekspertiz hizmetleri entegre bir yapı içerisinde sunuluyor.
Bu yapı sayesinde araç sahipleri tüm ihtiyaçlarını tek noktadan karşılayabilirken, süreçlerin tek merkezden yönetilmesi hem zaman hem de güven avantajı sağlıyor.
“Kurumsal marka temsiliyle faaliyet gösteren servis ve ekspertiz yapımızla, otomotive dair tüm hizmetleri TSE 12047 standartlarında, garanti güvencesi ve sürdürülebilir kalite yaklaşımıyla sunarak güven temelli bir hizmet ekosistemi inşa ediyoruz.
Araç sahipleri bize geldiklerinde yalnızca araçlarını değil, kararlarını da emanet ediyor. Bu nedenle tüm süreçlerimizi şeffaflık ve güven üzerine kuruyoruz.”
Bildiğiniz gibi otomotiv, “erkek egemen” sektörlerden biri olarak görülür. Ulaşımda kullanılan her türlü araç, daha da derine indiğimizde ise mekanik ve mühendislik alanları, tarihsel süreç içerisinde hep erkek iş gücüne daha çok fırsat sunmuş, bu alanlar maskulenleşip kadınların uzak durduğu alanlar haline gelmiştir. Günümüzde eğitimde kadın ve erkeklerin birbirine yakın oranlarda tercih ettiği bu dallar, iş gücüne katılıma geldiğinde toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinden beslenen ön yargılarla kadınların uzak tutulduğu ya da durduğu konular arasındadır.
Hâl böyleyken, yıllardır erkek egemenliğinde ilerleyen sektörlerin arasında yer alan otomotiv sektörü, değişen dünya ve gelişen teknolojiyle birlikte, sürekli aynı bakış açısına sahip tek cinsiyetle ilerlemeye çalışmış ve günümüzde “yetenek krizi” olarak adlandırılan bir durumun içerisine girmiştir. Kadınların hayatın her alanına katılmasıyla sağlanacak değerlerin yanında, otomotiv sektöründeki “yetenek krizi”nin aşılması da yine sektör profesyonellerine göre kadınların otomotiv sanayisine katılımıyla gerçekleşecek.
Otomotiv dünyasından 1143 kadınla yapılan araştırmanın raporuna göre; bu sektördeki ofis çalışanlarının sadece %25’i kadın. %95’inin üniversite ve üstü eğitime sahip olduğu otomotiv sektöründeki bu kadınlar, sektörde daha fazla kadının istihdam edilmesi için tanımlanmış kariyer planları, uluslararası kariyer fırsatları ve esnek çalışma modelleri olması gerektiğine inanıyor.
Kadın liderlerin daha görünür olması gerektiğine inanan yüksek eğitim seviyesine sahip bu kadınlar, otomotiv sektöründeki mevcut kadın lider örneklerini erkeklere kıyasla az buluyor.
Saha çalışanı kadın çalışanlarda da tablo maalesef değişmiyor. Onlar, otomotiv sektörünü “erkek egemen”, liderlik için önce erkekleri tercih eden, kadınlara destek sağlamada yetersiz ve iş-özel yaşamlarında denge kuramadıkları bir alan olarak görüyorlar.
Genel olarak her iki kesimde de ortak nokta, sektörün “erkek egemen” olduğu yönündeki fikir birliği… Buna ek olarak kadınlar, otomotiv sektörünü kariyerlerinde ilerleme fırsatı sunmayan, iş-özel yaşam dengesini kuramayacakları, yeterli gelir sağlamayacakları ve gelişimlerini destekleyecek fırsatlara sahip olamayacakları bir alan olarak görüyorlar. Bu doneler gerçekten üzerinde derinlemesine düşünmemiz ve çalışmamız gereken konuların başında geliyor. Üstelik aynı konu üzerinde Avrupa ve Amerika’da yapılan araştırmanın sonuçları da “erkek egemenlik” hariç diğer tüm noktalarda bu bölgelerde yaşayan kadınların Türkiye’dekilerle aynı fikirde olduklarını gösteriyor.
Bu kadar karamsar bir tablo çizdikten sonra, burada bir parantez açıp araştırmanın olumlu yönlerine de dikkat çekmek istiyorum. Otomotiv sektörünün iç dinamiklerine hâkim olan kadın çalışanlar, tüm zorluklarına rağmen otomotiv sektörünün adil olduğu konusunda hemfikir. Otomotiv ana sanayisindeki kadınların %62’si kendi çevrelerini, hatta kızlarını da bu sektörde çalışmak için teşvik edeceklerini söylüyor. Yine sektördeki kadınların %58’i, son yıllarda otomotiv sanayisinde kadınların lehine değişiklikler gözlemlediğini söylüyor.
Karar alma süreçlerine fikirleriyle katacakları farklı bakış açısı, dengeli kurumsal yönetim ve başarılı finansal performansla uzun vadede sektörümüz için önemli adımlar atılmasını sağlayacak kadınların gözündeki otomotiv sanayisi algısını değiştirmek hepimizin üzerine düşen ilk görev. Kadın-erkek olarak yaratacağımız bütünlük algısı, başarı hikâyeleri ve ortak kültürle, donanımlı kadınların otomotiv sektörüne katacağı değeri ve bağlılık hissini artırabileceğimizi düşünüyorum.
Türkiye Otomotiv Bakım Dernekleri Federasyonu (TOBFED)’in kadınlara yönelik eğitim seferberliğini çok kıymetli bir adım olarak görüyorum. “Ailece Ustayız” yaklaşımı da bu mesleğin yalnızca teknik bir iş olmadığını, aynı zamanda bir kültür ve dayanışma alanı olduğunu gösteriyor. Kadınların bu alanda daha fazla yer almasıyla sektörün hem daha güçlü hem de daha kapsayıcı bir yapıya kavuşacağına inanıyorum.
Sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sezer, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Otomotiv satış sonrası hizmetler sektörü hızla dönüşüyor. Bu dönüşümde öne çıkacak işletmeler; kalite standartlarını koruyan, eğitimle kendini geliştiren ve güven odaklı hizmet sunan yapılar olacak. Biz de bu dönüşümün öncülerinden biri olmayı hedefliyoruz.”
Derya Sezer, “Koç Holding kurucusu rahmetli Vehbi KOÇ’un bir sözünü her daim kendime ilke edindim,” diyor ve ekliyor “Başarılı olmak için sevdiğiniz mesleği seçin. Başarıda meslek sevgisinin çok büyük rolü vardır.”
Ülkesine olan sevdası, bitip tükenmek bilmeyen çalışma azmi, çağdaş düşünebilen, eğitimden, iletişime, Otomotiv sektörü alanında koordineli çalışmaları ile hem devlet hem de özel kuruluşlar başta olmak üzere, STK’lara sunduğu ezber bozan gelişim çözümleri, danışmanlık hizmetleri ve takdire şayan yardımsever kişiliği ile sosyal lider olması ve bu bağlamda toplumda saygın iş kadını unvanı, sağduyusu ve göreceli davranışlarının yanında iyi bir anne olması ile,