Prof. Dr. Zeliha Tekin, 1976’da İstanbul’da doğdu. Eğitim hayatına Pazarlama, İşletme, Psikoloji, Sosyal Bilimler ve Tarih bölümlerini sığdırdı. Akademik kariyerini ise İşletme Yüksek Lisansı ve İşletme Doktorası üzerine inşa etti. 2010 senesinde dil öğrenimi için bir sene İrlanda’da yaşadı, 2015 yılında TÜBİTAK Bursunu kazanarak Manchester Institute of Innovation Research’da inovasyon ve bilgi yönetimi üzerine araştırmalar yaptı.
2016’da Türkiye’ye döndü. Doktorasını bitirdikten sonra Muş Alparslan Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. 2017 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) 81 İle 81 Akademik Danışman Programı kapsamında Muş Ticaret ve Sanayi Odasının Akademik Danışmanlığını yürüttü yine aynı kapsamda Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Tabanlı Türkiye Sanayi Envanteri Bilgi Sisteminin Oluşturulması Projesinde araştırmacı olarak yer aldı.
Zeliha Tekin, 2018 yılından bu yana Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanlığının Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi çalışmalarında uzman olarak görevlendirildi, 2019 yılında KOSGEB Destek Programlarının her türlü sürecinde Ar-Ge ve İnovasyon uzmanı olarak yer aldı. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı tarafından TEKMER Desteği Programı kapsamında yetkilendirildi. 2019 yılında Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Kamu-Üniversite-Sanayi-İşbirliği (KÜSİ) Çalışma Grubu üyesi olarak seçildi ve KÜSİ Muş İl temsilciliği yaptı. Tekin, 2020 yılında Türkiye Üniversite Liderlik İyileştirme Programı (TULİP) bünyesindeki 81 ilden başvurunun yapıldığı Yükseköğretimde Kadın Liderliğini Geliştirme ve Güçlendirme Eğitim ve Mentorlük Programına kabul edildi.
Yönetim ve Strateji alanında 2020 yılında Doçent 2026 yılında ise Profesör unvanını aldı. 2016’dan 2025’e kadar 16 kitap yazdı. Kurum-kuruluşlar ve işletmelerde gamification/eğlenerek öğrenme tekniğini uygulayarak inovasyon, motivasyon, toplam kalite yönetimi, girişimcilik, kooperatifçilik, yeni ürün geliştirme, etik, kariyer planlama ve zaman yönetimi konularında eğitim ve seminerler verdi.
“Kadınlar Zirvede Olmalı” …..İşte Zirve adını buradan alıyor. KADINLAR Zirvesi
Zirve de Yüksek Öğretimde Kadının Gücüne vurgu yapan Prof. Dr. Zeliha Tekin yakın geçmişimiz ve Gelecek adına şu ifadeleri kullanıyor. (YÖK) Yüksek Öğretim Kurumu’nun Ülkemizde Yüksek Öğretim de yer alan Kadın Akademisyen raporu incelediğim vakit. Türk kadınlarının akademik hayatta Avrupalı hemcinslerinin sayıca önüne geçtiğini ortaya koyduğunu görebilmekteyiz. Diğer yandan geçmişten günümüze Türkiye’nin en köklü 10 üniversitesinin tarihi incelendiğinde bu kurumlarda bugüne kadar bu sayının artış sağlayarak kadın akademisyen ve rektör oranının artış sağladığı görülüyor.
YÖK tarafından yayınlanan rapora göre Türk kadını, akademik hayatta Avrupa’daki hemcinslerinin önüne geÇİYOR..Türkiye’de yüzde 30 oranlarında kadın profesör bulunduğu açıklanmıştır.. Avrupa’da ise bu oranın yüzde 20,8 seviyesinde olduğu belirtildi. Ayrıca Türkiye’de görev yapmakta olan yükseköğretimdeki kadın yönetici oranı da yüzde 4,3’lük farkla AB ülkelerini geride bıraktı.
“Türkiye akademisinde kadın verilerine baktığımızda ve birçok dünya ülkesi ile karşılaştırdığımızda, yükseköğretimde kadın öğrenci oranının yüzde 49, doktora seviyesindeki kadın oranının yüzde 46, profesör kadın oranının yüzde 32,5, yükseköğretim kurumlarında görev yapan üst düzey yöneticilerde (rektör, dekan, yüksekokul müdürü, bölüm başkanı) kadın oranının yüzde 28, yükseköğretimde kadın araştırmacı oranının yüzde 43,3 olmasını bir gurur vesilesi olarak değerlendiriyoruz. Akademik hayatta mücadeleleri ve başarıları ile örnek olan tüm kadınlarımız ve kadın öğrencilerimizle gurur duyuyoruz.”
Türk kadını sadece akademik hayatta Avrupa ülkelerindeki hemcinslerini değil, Türkiye’de bazı alanlarda erkek meslektaşlarını da sayıca geride bıraktı. Raporda, kadın araştırma görevlilerinin ve öğretim görevlilerinin, erkek meslektaşlarına oranla sayıca daha fazla olduğu belirtildi. Rapora göre; Türkiye’de 27 bin 160 kadın, 25 bin 223 erkek araştırma görevlisi bulunurken, 19 bin 330 kadın, 18 bin 762 erkek öğretim görevlisi bulunuyor. Ayrıca Türkiye’de, 2021 yılında kadın akademisyen sayısı bir önceki yıla göre 2 bin 199 artarak 83 bin 860’a yükseldi.
Türkiye’deki kadın profesör oranının yüzde 30’ları geçtiğini söyleyen “Yükseköğretimde Kadın Gücü” Prof. Dr. Zeliha Tekin “Batılı ülkelere kıyasla kadın akademisyen oranlarımız yüksek. Örneğin, kadın profesör oranı yüzde 30’ları geçmiş durumda. Ancak yönetim kademelerinde kadınlar temsil edilmiyor. Kadın rektörler, kadın dekanlar ve kadın YÖK üyesi sayılarına baktığınız zaman rakamlar oldukça düşük. Muş İlinde Alparslan Üniversitesi bünyesinde tam da bunu yapmaya çalışıyoruz. Yönetici ve liderlik pozisyonlarına kadın akademisyenlerin aday olmasını, buna cesaret etmesini ve bu pozisyonlarda göreve geldikleri zamanda başkaları adına fark ve fayda yaratabilmelerini sağlamaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
KADINLARDA İÇSEL OLARAK DÖNÜŞÜMSEL LİDERLİK VAR “Gelecek kadın liderlerin” diyen Prof. Dr. Zeliha Tekin,”Kadınların içsel olarak dönüşümsel liderlik kapasiteleri var. Örneğin, ekip kurabilme, sorumluluk delege edebilme, iletişim becerileri, başkasının duygularını anlayabilme, yenilikçi ve yaratıcı düşünebilme, kapsayıcı olma gibi kadına özgü içsel yetenek ve yeterlilikler dönüşümsel liderliği çok destekler nitelikte. Gelecekte kadınlara dönüşümsel liderlikleri sebebiyle daha çok ihtiyaç duyulacak” ifadelerini kullandı.
KADIN YÖNETİCİLERİN YÜKSEK OLDUĞU BİR ÜNİVERSİTE olmayı hedefliyoruz. Başarılı işlere imza atan,yönetici adaylarını yükselten bir üniversite olduklarını belirterek, fakültelerimizde akademisyen kadın liderlerimiz var.. O yüzden bu anlamda Üniversitemizin istatistiklerine olumlu katkı verdiğimizi düşünüyorum” dedi.
Akademik lider olmaktan daha önemli olanın akademik lider olabilecek kadınlar yetişmesinin mümkün olabileceği inancının olduğunu ifade ederek “Bu noktada bir eksik veya yetersizlik varsa sorun yine biz üniversitelerde diye düşünüyorum. En büyük görev üniversitelere düşüyor. Üniversiteler kadın akademik lider yetiştirmek üzere adımlar atmalı. Üniversitemiz, kadın yöneticilerindeki yüksek oranla konuya verdiği değeri gözler önüne seriyor” diye konuştu.
Kadın akademisyenler olarak, “Kadın kadının kurdudur” sözünü tam tersine çevirerek, “kadın kadının destekçisidir” sloganını hayata geçirmek ve yaygınlaştırmak zorundayız. Kendimizi iyi tanımalı ve kendimize güvenmeliyiz. Hedef koymaktan çekinmemeliyiz, kendimizi sürekli geliştirmeliyiz. Zorluklardan yılmamalıyız, ve en önemlisi, birbirimizi desteklemeliyiz. Hepinizi Saygılarımla Selamlıyorum ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Türk Mutfağı Haftası” kapsamında İstanbul’da düzenlenen “Bir Sofrada Miras” programına katıldı.
Programda konuşan Emine Erdoğan, İstanbul’un, yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların, tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu söyledi.
Türkiye, Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü bir kez daha koruyarak sürdürülebilir turizmdeki küresel gücünü tescilledi. 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yatın ödül aldığı 2026 listesinde; Bakanlığın ücretsiz girişli halk plajları da büyüyen yatırımlar ve yeni adreslerle dikkat çekti.
Türkbükü’nün de dahil olduğu yeni tabloyla Türkiye kıyıları, çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve uluslararası kalite anlayışıyla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü aktörlerinden biri olmayı sürdürdü.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişlettikleri vurgusu yaptı.
Türkiye, sürdürülebilir turizm ve çevre odaklı kıyı yönetimindeki istikrarlı yükselişini 2026 Mavi Bayrak sonuçlarıyla bir kez daha dünyaya gösterdi. Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğünü koruyan Türkiye; büyüyen plaj ağı, uluslararası standartlardaki halk plajları ve yeni yatırımlarla Akdeniz’deki “mavi rekabetin” en güçlü ülkeleri arasındaki yerini daha da sağlamlaştırdı.
Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE tarafından açıklanan 2026 yılı Mavi Bayrak ödüllerine göre Türkiye genelinde Mavi Bayrak dalgalanan plaj sayısı 577’den 580’e yükseldi. Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan’ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu.
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından İzmir Foça’da kamuoyuyla paylaşılan sonuçları değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişletmeye devam ettiklerini vurguladı.
Türkiye sahillerinin artık bir dünya markası haline geldiğini belirten Ersoy, Bodrum Türkbükü Ücretsiz Girişli Halk Plajı’nda da bu yıl ilk kez Mavi Bayrak dalgalanacağını ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı gibi paydaş kurumlara teşekkür eden Bakan Ersoy, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Sahillerimiz artık dünya markası! Mavi Bayrak’ta dünya 3’üncülüğümüzü bir kez daha koruduk. 2026 yılında 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Böylece Türkiye; çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve sürdürülebilir kıyı yönetimindeki güçlü konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledi. Akdeniz’deki mavi rekabette güçlü yükselişimizi sürdürürken ücretsiz girişli halk plajlarımızı da uluslararası standartlarla büyütmeye devam ediyoruz. Bu yıl Bodrum Türkbükü Halk Plajımız da Mavi Bayraklı halk plajlarımız arasına katıldı. Yeni halk plajı projelerimizle Türkiye’nin Mavi Bayrak haritasını daha da genişleteceğiz. Bu başarıda emeği bulunan TÜRÇEV başta olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize ve turizm sektörümüze teşekkür ediyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.