“Dün” tecrübedir, “bugün” ise dünün öğrencisidir. Eğer dünden doğru dersler almışsak, bugün yeni bir bilgi ve tecrübe edinmiş oluruz. Dünü silemezsin, yarını yazabilirsin. Bugün ise bir fırsattır – onu değerlendir!
11 Haziran 2025 tarihli Türk İş Dünyası Haber ve Demokrat Dergisi gazetelerimizde, “İyi ki Varsın” yazı dizimizin konuğu, “Eğitimin Gücünden Sanayinin Kalbine, Geri Dönüşümden Sosyal Sorumluluğa Uzanan Bir Girişimcilik Yolculuğu” diyen girişimcimiz Asiye Korkmaz oldu.
1984 yılında Niğde’nin Bor ilçesinde, üç kız çocuğundan en küçüğü olarak dünyaya gelen Asiye Korkmaz, hayatının her döneminde kararlılığı, öğrenme tutkusu ve cesaretiyle öne çıkmayı başarmıştır. İlk, orta ve lise eğitimini doğup büyüdüğü şehirde tamamladıktan sonra, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü başarıyla bitirmiştir. Mezuniyetinin ardından beş yıl boyunca ücretli İngilizce öğretmenliği yapan Korkmaz, eğitimin gücünü erken yaşta deneyimlemiş bir birey olarak kariyerine farklı bir yön vermeye karar vermiştir.
“Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında, yekpare geniş bir anın parçalanmaz akışında…” dizelerinin, dünü, bugünü ve yarını içinde barındıran kesintisiz bir zamanı anlattığını fark ettiğini söylüyor.
Wintech Plastic Machinery markasının Türkiye temsilciliğini yürüten Asiye Korkmaz, bu alanda sektör içinde güçlü ve saygın bir konuma ulaşmıştır. Temsilciliğini yaptığı firma, streç film, balonlu naylon, otomatik sarım–dilimleme ve granül üretim hatları gibi alanlarda uzmanlaşmıştır. Sadece makine satışı değil, aynı zamanda teknik destek ve satış sonrası hizmetleri de kapsayan bütünsel bir hizmet ağı sunarak müşterilerine kapsamlı çözümler sağlamaktadır.
Firmanın geçmişi ve bugünü hakkında vizyonunu paylaşan Korkmaz, şu bilgileri aktarıyor:
Guangdong Wintech Plastic Machinery , Çin’in Guangdong Eyaleti’ne bağlı Dongguan şehrinde faaliyet gösteren, ileri teknolojiye sahip bir üretim firmasıdır. Firma, özellikle otomatik streç film makineleri ve geri sarma makinelerinin araştırma-geliştirme çalışmaları ve üretimi üzerine odaklanmaktadır.
Ürün portföyünde; streç film üretim makineleri, sarma sistemleri, streç film sarma ve kesme makineleri, alüminyum folyo sarım makineleri ve granülatörler yer almaktadır. Bu ürünler, Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Afrika, Avrupa ve Amerika başta olmak üzere birçok bölgede yaygın olarak kullanılmaktadır. Vietnam, Hindistan, Mısır, Türkiye, Pakistan, Meksika ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde, satış öncesi danışmanlık ve satış sonrası bakım hizmetleriyle desteklenen lojistik altyapısı sayesinde güçlü bir uluslararası konuma sahiptir.
Korkmaz, Wintech Plastic Machinery markasının Türkiye temsilciliğini üstlenerek, girişimcilik ekosistemi içindeki başarı hikâyesini rekabetçi yapısı ve dinamik iş anlayışıyla pekiştirmiştir. Hem yurt içinde hem de yurt dışında etkili bir ekosistemde yer almaya devam etmektedir.
Plastik atıkların yeniden kazanımı, sürdürülebilir ambalaj çözümleri ve atık yönetim teknolojileri gibi alanlarda da güncel gelişmeleri yakından takip eden Korkmaz, bu birikimini sahaya uygulamanın ötesine taşıyor. Ona göre geri dönüşüm yalnızca fiziksel bir işlem değil; aynı zamanda zihinsel, kültürel ve ekonomik bir dönüşüm sürecidir. Bu bakış açısıyla, özellikle kadınlara ve gençlere yönelik çevre bilinci projelerinde aktif rol almayı sürdürüyor.
“Wintech Plastic Machinery” ile Asiye Korkmaz’ın birlikte kurduğu girişimcilik ekosisteminin geçmişi ve bugünü aktarılırken, anlatımda seçici ve özenli bir yaklaşım benimsedik.
Ülkemizde, özellikle kendi girişimini kurmak isteyen kadın girişimciler ve yeni girişimler için birçok destek, teşvik, hibe, eğitim ve mentörlük programı bulunmaktadır. TÜBİTAK destekleri, KOSGEB teşvikleri ve Sanayi Bakanlığı’nın sunduğu destekler sayesinde girişimciler, yolculuklarına sağlam bir temel üzerinde başlama fırsatı yakalıyor. Asiye Korkmaz, ilerleyen dönemlerde özellikle yurt dışı bağlantılı ticaret aktivasyonlarında bu tür desteklerin kritik bir rol oynayabileceğinin altını çiziyor.
Korkmaz, “Gelecek adına planlamalarımızı yaparken, ‘Yarın yaparım, yarın yaparım deme! Bugün de dünün yarınıydı, ne yapabildin?’ sözünü kendimize sık sık hatırlatıyoruz,” diyerek zamanı verimli kullanmanın önemine vurgu yapıyor.
Operasyonel modellerini ve organizasyon yapılarını; strateji, kurumsal yaşam döngüsü, ölçek, pazar koşulları ve rekabet gibi birçok değişkeni göz önünde bulundurarak şekillendirdiklerini ifade ediyor. Türkiye girişimcilik ekosistemi, 2022 sonrasında yaşanan duraklama sürecinin ardından toparlanma evresine girmiştir. COVID-19 sonrasında artan yatırımlar ve normalleşen değerlemeler, Türkiye’de 2000’li yıllarda başlayan girişimcilik sürecinin 2010’lu yıllarda güçlü temellerle gelişmesine ve başarı hikayeleri yaratmasına olanak tanımıştır.
2024 yılının ilk yarısı itibarıyla Türkiye, özellikle teknoloji ve bilişim sektörlerinde önemli yatırımlara ev sahipliği yapmaktadır. Geri dönüşüm alanlarındaki yatırımlar ve artan ihracatla birlikte, finansal teknoloji sektörü de bu dönemde en fazla yatırım alan dikeylerden biri olmuştur.
Asiye Korkmaz, bugüne dair düşüncelerini şöyle özetliyor: “Bilginin, teknolojinin ve bilgiye erişimin hızla değiştiği bir çağda yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz coğrafyanın ekonomik ve sosyal yapısının yarattığı birçok yapısal sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunları görmezden gelmek mümkün değil. Ancak çözüm, bilimin, bilişimin ve teknolojinin sunduğu kaynakları doğru kullanmaktan geçiyor.”
Enerji Petrol Medya Grup olarak, Türk iş dünyasında başarılarıyla öne çıkan kadınları sayfalarımıza taşımaktan onur duyuyoruz. Yurt dışından aldığı saygın ödüllerle başarısını tescilleyen ve gelecek kuşaklara ilham olan Asiye Korkmaz, bu örnek isimlerden biridir. Başarılı iş kadınları, ülkemiz ekonomisine katkı sağlarken aynı zamanda yeni nesillere umut ve cesaret aşılamaya devam ediyor.
Dünden bugüne taşıdığı bilgi, deneyim, beceri ve başarılarının; gelecekte hem ülkemiz hem de dünya adına sosyal yaşam ve toplumsal gelişim alanında pozitif değerler katacağına olan inançla kendisine saygılarımızı sunuyoruz.
Türkiye’de iş dünyası başta olmak üzere, teknoloji, sağlık, bilişim, iletişim ve sayısız alanda dokunuşlarımızla kaleme aldığımız zümrelerin; dününü, bugününü ve geleceğini genel yayın yönetmenlerinin deneyimleriyle harmanlanmış bir şekilde; yani teorik bilgiyi, yaşanmışlıklarla geçmişten günümüze getirdiğimiz, hem uygulamayı hem de işin kavramsal boyutunu kapsayan bir çalışmadır “Dünden Bugüne, Yarından Geleceğe” …
Yaşadığımız sürece bize pek çok imkân sunulur. Hayat, “İşte sana fırsat! Düşün, aklını kullan ve girişimde bulun. Çalış, çabala yeni imkânların yolunu bul” der. Biz bu imkânların farkına varıp, üzerinde düşünüp, ilk adımı atmazsak, fırsatlar uçup gider. “Dün” tecrübedir ve “bugün” dünün öğrencisidir. Eğer dünden doğru ders almışsak, bugün yeni bir bilgi ve tecrübe edinmiş oluruz. Dünü silemezsin, yarını yazabilirsin, bugün ise fırsattır, kullanmayı bilmelisin!..
Dün, Bugün,Yarın…
‘Başarı’ başkalarının neyi nasıl yaptığından çok, kendi şartlarına odaklanarak çalışmak, genel beklentilerden vazgeçerek; kendi görüşünün ışığında ilerlemek, umudu asla elden bırakmadan hayata devam etmek değil midir ?
“İyi ki Varsın” yazı dizimizde; başarıdan başarıya koşan, takdire şayan işlere imza atan, ‘iletişim’ alanında kendine özgü tavrıyla adından söz ettiren bir iş insanı Pınar Odabaşı’na yer vermiştik. 15. 11. 1982 yılında Ardahan’da dünyaya gelen akademisyenimiz köklü bir üniversite olan Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi – Gazetecilik Bölümü’nden mezun… Tıp dünyasından Prof. Dr. Zekâver Odabaşı ile evli olan Pınar Odabaşı, 16 yaşında bir çocuk annesidir.
Enerji Petrol Medya olarak yazı dizimizin ana temasında;
Toplumların tarihi; aylarla, yıllarla, mevsimlerle ölçülecek kadar kısa değildir. Tarihsel oluşumlar; toplumların atılımlarını, kasılmalarını, geriye düşüp ileri çıkışlarını, yenilgilerini, sabırla taş taş üstüne koyuşlarını tanımlamaktadır… ‘40 yılın nasıl ve ne gibi bir hükmü olabilir ki?’ diyerek yazı dizimize başlıyoruz.
İnsan; samimiyet, tutarlılık ve mücadelede ısrar edince, başarının peşinde koşarken yıllar su gibi gelir geçer…
Göz açıp kapayıncaya kadar geçen yılları; anılara nasıl sığdıracağınızı bilemezsiniz … İşte “Dünden Bugüne, Yarından Geleceğe” bunun için var oldu… Bizim mücadelemiz “geçmişten bugüne” muazzam bir yol aldı… Velhâsıl; anlatmak için kaleme sarıldığımız tüm eşsiz değerler, artık daha fazla okunuyor ve günden güne hedefine kavuşuyor…
Artık zümreler; daha çok okuyor kahramanlarımızın sabırla örülü mücadeleci yaşam hikayelerini…
Yazı dizimizin birisi biterken, diğeri; tıpkı filizlenen bir gonca gibi, hayatın diyalektiği hepimize hatırlatıyor…
PınarOdabaşı , gazeteciliktecrübesinin getirdiği kararlılık ve mücadeleci yanı ile ‘dünü’ anlatırkenyazı dizimize bakın nasıl ahenk katıyor…
“ Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi – Gazetecilik Bölümü’nü bitirdim. Sonrasında ülkemizin saygın, önemli ulusal gazetelerinde editörlük ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü görevlerinde yer aldım. Uzun yıllar Hürriyet Gazetesi’nde çalıştıktan sonra genç yaşta, erken emekli oldum. ‘Bir gazeteci öyle kolay kolay kendi köşesine çekilmez’ dediğinizi duyar gibiyim… Çok haklısınız; 20’li yaşlardan beri ödül törenleri ve zirveleri sunduğum için spikerlik tecrübemin de katkısıyla bir süredir‘Türkiye’nin en büyük sağlık akademisi olan OHSAD’ bünyesinde orta ve üst düzey yöneticilere ‘etkili iletişim’ eğitimleri vermekteyim. Devlet protokolünün ağırlıkta olduğu önemli zirveler ve büyük ödül törenlerindeki sunumlarıma da tüm hızıyla devam ediyorum… Bakanlar, milletvekilleri ve üst düzey yetkililerin yoğun katılımıyla gerçekleşen dev kurultaylarda; ‘Bendeniz Pınar Odabaşı; bu sahneden, sizlere eşlik ediyor olmaktan onur duyduğumu belirtmek isterim’ cümlesi; belki de tüm gözler üzerimdeyken beni en çok motive eden haleti ruhiyedir… Öte yandan; hâli hazırda, özel bir üniversitenin tıp fakültesinde de ‘İletişim Becerileri’ derslerini geleceğimizin doktorlarına anlatmaktan da tarifsiz bir keyif alıyorum…
‘Kalem, aklın dilidir’ diye düşündüğüm için; dijital ortamda da çok sayıda makalem bulunmakta… Kaleme aldığım konuları; konuk olduğum pek çok radyo ve televizyon programında da vurgulama şansım oldu… Görev aldığım tüm bu işlerin belki de iki kelimelik özeti olabilecek ‘İtişmeden İletişim’ adlı seminerimle de farklı mecralarda 7’den 70’e ‘sağlıklı iletişim’in püf noktalarını; güldürürken düşündüren bir metotla anlatmaya devam ediyorum… İlk günkü gibi aynı heyecanla ve arzuyla…
Ünlü bilim insanı Albert Einstein ‘Dünden ders çıkar, bugünü yaşa, yarın için umut et!’ der… Kendisi bize; tek cümleyle kocaman bir hayat duruşunu özetler… Çünkü hayat; ileriye bakarak yaşanır, geriye bakarak anlaşılır… İşte tam da bu noktada çevremizle, eşimizle dostumuzla ama en çok da kendimizle ‘sağlıklı iletişim’ kurmaya ihtiyacımız var… Çünkü ‘iletişim’ insan vücudundaki kan damarları ve kan dolaşımı gibidir. Kanın ulaşmadığı yerler nasıl kangren olur ve sistemden koparsa; biz de çevremizle iletişim kuramadığımız zaman duygularımız ve düşüncelerimiz de kangren olur. Bu nedenle biz ancak ve ancak hayattaki anlam arayışımızı; sağlıklı iletişim kurarak bulabiliriz… Her daim doğru zamanda konuşup, doğru zamanda susabilme olgunluğuyla hareket etmeliyiz…’’
Gelişen teknolojiyle birlikte, geleneksel medyadan yeni medyaya geçiş sürecinde birtakım değişiklikler yaşandığına da değinen Pınar Odabaşı; ‘habercilik’ mecra değiştirse de ‘haber alma ihtiyacı’nın her zaman devam edeceğini söylüyor. Deneyimli iletişimci, “İnsanların haber alma ihtiyacı hiçbir zaman bitmeyecek; dolayısıyla iletişim de hayatın her alanında kesintisiz bir şekilde, nesilden nesile gelişerek, yeniliklere ayak uydurarak devam edecek. O halde bu hayat yolculuğunda; zamanımızın, sevdiklerimizin en çok da kalbimizin kıymetini iyi bilelim olur mu? Bugün de güzel olsun yarın da… ‘Sağlıklı İletişim’le donatılmış; umut dolu nice yıllar, yollar, anılar biriktirmek ümidiyle…
Yazı dizimizde Pınar Odabaşı’nın özel bir konuk olmasının ayrı bir önemi ve değeri var… Girişimcilik ruhu, başarı dolu çalışmaları ve mütevazı tavrıyla takdir toplayan Odabaşı, hassas ve ince ruhuyla bizlerle buluştuğu için kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. “Dün, Bugün ve Yarın”başlığıyla, iletişim çatısı altındaki tüm çalışmalarında, akademik hayatında ‘İyi ki Varsınız Pınar Odabaşı ve iyi ki bu başarıları kucaklamışsınız’’ diyoruz…
Dün” tecrübedir ve “Bugün” dünün öğrencisidir. Eğer dünden doğru ders almışsak, bugün yeni bir bilgi ve tecrübe edinmiş oluruz. Dünü silemezsin, yarını yazabilirsin, bugün ise fırsattır, kullan!
Çok çalışan, aslında çalışmakla beslenen, vizyoner, başarılı bir iş kadını; Dün; attığımız olumlu ve mantıklı adımlar bugünümüzü doğru düzgün ve planlı geçirmemizi sağlar. Dünü görmezden gelemeyiz. Dün bugünden kopuk değildir. Gençlik yıllarımda bir kitapta rastladığım ünlü şair Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Ne İçindeyim Zamanın” şiirini de önemini şimdilerde daha iyi buluyorum diyerek ekliyor; “Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında, yekpare geniş bir anın, parçalanmaz akışında” dizelerinin de dünü, bugünü, yarını içinde barındıran bölünmez bir anı tanımladığını kavradım diyor…
Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.
Geçmişi değiştiremeyiz ancak ders alabiliriz. Ne kadar ders alabilir ve ne kadar kendimizi geliştirebilirsek, yaşadığımız bir sonraki anı da o denli pişmanlık duymadan yaşarız. Bugün attığımız adımlar, yaptığımız planlar, aldığımız kararlar yarının resmini ortaya koyar. Kaynağını hatırlayamadığımız , “Bir bugün, İki Yarına Bedeldir.” sözü tam da yazı dizimize vurgu yapıyor. Başarı – Dün, Bugün, Yarın : Başkalarının ne ve nasıl yaptığından çok, kendi şartlarına odaklanarak çalışmak, genel beklentilerden vazgeçerek kendi görüşünün ışığında ilerlemek, umudu asla elden bırakmadan devam etmek…” değilmi..
Azerbaycanın Ünlü Filozofu’nun sözünden bir betimlemeyi bizlere sunarken adeta yazı dizimize atıfta bulunuyor. “Kaynağını hatırlayamadığım, “Bir bugün iki yarına bedeldir. İki günü eşit olanın bir günü kayıptır” deyişi, yalın bir gerçeği yansıtır. “Bugün” halen elimizde mevcut zaman dilimidir. “Yarın” ise hayal edilen bir şimdidir. Zihnimizin geleceğe ait projeksiyonudur. Bugün dünden iyisini yapmak ve yarın daha da iyisini yapmak zorundayız.
İnsan her zaman ilerlemek, yenilenmek, yeni şeyler öğrenmek ister. Genelde ilk adımı atmakta zorlanır. İlk adımı atmadan asla ilerleyemeyiz, olduğumuz yerde sayarız. Yaşam zordur. Gittikçe de zorlaşmaktadır. Ancak güzel yanı her gün, her an ilk adımı atma şansını verme bonkörlüğüdür. Bu bizlere bir armağandır.” Diyor.
Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var. 1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.
Öne Çıkan Eserler: “705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli Klip ve Dijital Yayınlar İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları
Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.
Sosyal ve toplumsal projeler Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olarak; uzun yıllardır besteci, söz yazarı ve koro şefi kimliğimle kültür ve sanat alanında profesyonel faaliyetler yürütmekte. Beste ve aranjman Koro şefliği Marş ve film müziği besteciliği, Kültür-sanat organizasyonu
Bugüne değin, 100’den fazla esere imza atmış bulunmakta. Bu eserlerden 5’i Devlet Fonunda kayıtlıdır. Marş, reklam, film müziği ve sahne eserleri alanlarında ürettiğim çalışmalar; Alim Qasımov, İlhame Quliyeva, Firuze İbadova ve İbrahim Akkef gibi tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmiştir. Ayrıca G&M adlı kişisel ses kayıt stüdyosunun sahibidir..
Daha evvel bir çok yazı dizimde de yer verdiğim ve “Dünden Bugüne Yarından Geleceğe” isimli yukarıda yazı dizimin tamamında Aybeniz Güller’in başarılı çalışmalarını saymakla bitiremiyoruz.
Her bir dakika, her bir saat bizim için, insanlık için, dünya için iyi, doğru ve yararlı işler yapma, üretme, yenilikler bulma fırsatıdır. İnsanlık için ter döken hem kendi geleceğini hem insanlığın geleceğini aydınlatır. Diyerek sözlerimize son verirken, Diyor ki Mevlana: Yarın yaparım, yarın yaparım deme! Bugün de dünün yarınıydı, ne yapabildin? Diyen Aybeniz Güller’in, Bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin, Ülkesi Azerbaycan adına Sağlık , Bağımlılık ,Bilişim ,teknoloji alanında, katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz. Levent Kandemir
Dün attığımız olumlu ve mantıklı adımlar bu günümüzü doğru düzgün geçirmemizi sağlar. Dünü görmezden gelemeyiz. Dün bugünden kopuk değildir.
Geçmişi değiştiremeyiz ancak ders alabiliriz. Ne kadar ders alabilir ve ne kadar kendimizi geliştirebilirsek , yaşadığımız bir sonraki anı da o denli pişmanlık duymadan yaşarız. Bugün attığımız adımlar, yaptığımız planlar, aldığımız kararlar yarının resmini ortaya koyar. Kaynağını hatırlayamadığımız , “bir bugün, iki yarına bedeldir.” sözü tam da yazı dizimize vurgu yapıyor.
Başarı – Dün, Bugün, Yarın : Başkalarının ne ve nasıl yaptığından çok, kendi şartlarına odaklanarak çalışmak, genel beklentilerden vazgeçerek kendi görüşünün ışığında ilerlemek, umudu asla elden bırakmadan devam etmek…” değil mi ?
Türkiye’de Babil atık yağ, sektöründe kurumsal yapısı, titiz çalışma disiplini ve alanında uzman ekibiyle faaliyet gösteren Burcu Kuş, yürüttüğü çalışmaları yalnızca ticari bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda amme hizmeti ve sosyal sorumluluk bilinciyle ele almayı şiar edinmiş bir sanayici ve girişimcidir…
Mevzuat, kanun ve yönetmelikleri yakından takip ederek sektör genelinde farkındalık yaratmayı amaçlayan Burcu Kuş, özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın öngördüğü sistemler üzerinden Atık yağ çıkışlarının eksiksiz şekilde yapılması ve Atık verilerinin ulusal düzeyde ilgili kurumlara doğru, şeffaf ve zamanında aktarılması konusunda büyük bir özveriyle çalışmaktadır…
Bu alanda göstermiş olduğu yüksek sorumluluk bilinci, sürekli sahada olma yaklaşımı ve kamu yararını önceleyen duruşu, kendisini işine gönül vermiş bir emekçi, sanayici ve kadın girişimci olarak öne çıkarmaktadır.
Resmî kamu kurum ve kuruluşlarıyla bir çok projede aktif olarak görev alan…Bu kapsamda, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Askeri birimler ile Jandarma teşkilatı başta olmak üzere çeşitli kamu kurumlarına hizmeti şair edinen gayretli şekilde ve tüm çalışmalarını mevzuata uygun, titiz ve sorumluluk bilinciyle tamamlayan
Kamu kurumlarıyla yürüttüğümüz bu iş birlikleri, Babil yağ atık firmamızın kurumsal disiplinini, güvenilirliğini ve sürdürülebilir çalışma anlayışını yansıtan önemli referanslardır…
Bunun yanı sıra; yaşlı bakım merkezleri, rehabilitasyon kuruluşları ile hayvanlara yönelik besleme, bakım ve destek çalışmaları kapsamında yürüttüğü gönüllü faaliyetlerle de toplumsal faydayı önceleyen kişiliğiyle öne çıkmakta, bu duyarlı yaklaşımı kamuoyu ve paydaşları nezdinde takdirle karşılanmaktadır.
Tüm bu yönleriyle Burcu Kuş; işine gönül vermiş, kamu yararını merkeze alan bir emekçi, sanayici ve kadın girişimci kimliğiyle örnek teşkil etmektedir.
Burcu Kuş’un belirgin en bilinen özelliklerinden bir tanesi hatta en değerlisi “Babil Yağ -ATIK” ın aktif yaşam” bunun dışında; yaklaşık 15 yılı aşkın ,insan kaynakları, sosyal iletişim ve kişisel gelişim alanlarında konusu insan olan eğitimler, organizasyonlar, seminerler, toplantı ve sempozyumlar gibi sayısal sosyal aktiveler düzenleyerek ve STK organizasyonlarına katılarak sosyal yaşamda adından söz ettirmeyi başarmıştır.
“Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında, yekpare geniş bir anın, parçalanmaz akışında” dizelerinin de dünü, bugünü, yarını içinde barındıran bölünmez bir anı tanımladığını kavradım diyor…
‘’İş yaşamının hangi seviyesinde olursanız olun, ister Siyasi, ister Bürokratik önce her konuda kendinizle konuşmanız ve doğru bir sonuca ulaşmanız gerekir, sizi mutlu eden farkındalık hem kazanç hem de başarı kapılarınızı açacaktır” Diyor.
Başarı – yaparken, krizlerin farklılıklara bürünerek ve her seferinde yeniymiş izlenimi bırakarak ortaya çıktığının; oysa incelendiğinde krizlerdeki benzer özellikleri ve temel neden–sonuç ilişkilerini görmenin mümkün olduğunun altını çiziyor. İşte tamda bu noktada aklımıza şu geliyor.
Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.