DÜNDEN BUGÜNE YARINDAN GELECEĞE

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Ertan Çakır

Published

on

“İyi ki Varsın” yazı dizimizde başarıdan başarıya koşan, her başarısının altında

“Her şeye, herkese rağmen içindeki enerjisini  kaybetmemek ve güçlü durabilmek adına felsefesi olan”  ayrıca, sürdürülebilirlik alanındaki başarılarını gıpta ile alkışladığımız, sektörde ilkelere imza atarak bir çok kapsamlı projenin mimarı olmasının yanı sıra , Enerji Sektörü başta olmak üzere tüm ülkemiz adına kayda değer performansı sayesinde daha geniş bir perspektifte paylaşımlara olanak sağlayan  ve sağlamaya devam eden Ertan Çakır dan bahsedeceğim.

İnsanlık tarihinin başlangıcında zaman denen şey yokmuş. Yazı dizime adını verirken bunları da üşenmeden üçe böldüm. Her birine de DÜN, BU GÜN, YARIN adını verdim.. İşte ne olduysa ondan sonra olmuş. İnsanlar dünü ve yarını hep yaşamış ama bu günü yaşamayı nedense unutmuş.

Günümüzün yarısını dünü hatırlayarak kalan yarısını da yarını düşünerek, planlayarak  yaşar olduk. Ya bu gün ne olacak?  BUGÜN öylece kala kaldı ortalarda…

Bir gün inatla sadece içinde bulunduğum günü yaşayacağım diyen Ertan Çakır Ağabeyimde , Büyük gayret sarf ettim. Fakat anladım ki dünsüz ve yarınsız bu gün yaşanamıyor diyerek adeta yazı dizimize ahenk katıyor. . Dünü veya yarını yaşamadığımız gün zaten öldüğümüz gündür. Taşıdığımız can sanki sonsuza dek var olacakmış gibi gelir ve sürekli bizi yarına iter. Diyor.

Dünü anlatırken ;  bir iş veya düşünce içerisinde olursak olalım geçmişi her halukarda düşünürüz. Gayet doğal, belki de geçmişten gelen tecrübeleri kullanmak istiyoruz. Dünü düşünüp hemen yarına uyarlıyoruz. Yarın neler yapacağız, neler yapmamız gerekiyorlar başlıyor bu defa. Bunların hepsini bu gün yaparız. Kısaca bu günü yaşayayım dediğimizde dünsüz ve yarınsız yaşamamızın pekte mümkün olmadığını görürüz.

“Eskiyi düşünmek akla zarardır” derler. Fakat istesek de istemesek de Dünü  düşünürüz. Bazen “ahh keşke…” dediğimiz zamanlar olur ve genelde aklımızda kalanda hep ahh keşke’lerdir. Sanırım eskiyi düşünmenin zararlı olmasının sebebi de ahhh’ ları çok olduğu içindir.

Ertan Çakır’ ın  Başarılarını anlatırken ,

İNSEAD,Singapore,Group Buss,Leadership Programme,
Lider geli
ştirme,
JV Management,
Change Management,
Brand/Media and Safety Management,
Coaching for Performance,
Marketing Management,
Marketing CommunicationsTechnics
ARB( Allied Retail Business) course,
CAR Course (Comprehensive Automotive Retailing) gibi çok kapsamlı e
ğitimler alırken  adeta Düne Atıfta bulunuyor.

Geçmişe dönüp  “ahhh keşke şimdiki aklım olsaydı” diyerek hayıflansak da; Belki de o zamanın şartlarına  göre belki de yapabileceğimizin en iyisini yapmışızdır diyoruz.  Fakat bunu anlamak bazen çokta kolay olmuyor.

İnsana bu günü hatırlatan iki şey vardır. Elemler ve nihayi sonumuz  Ne zaman ki acı bir  haberi yada bir sevdiğimizin hastalık haberini alırız işte o zaman bu günü yaşamamızın ne kadar önemli olduğunu idrak ediyoruz. . Fakat bu düşünce rüzgar gibi gelir geçiyor.. Biz yine dün ile yarın arasında koşturup kalıyoruz.

Bana göre bu günü yaşayabildiğimiz tek an sevgi verip sevgi aldığımız andır. İşte bu günü yaşamak için “seni (sizi) seviyorum” demesini bilelim, yarına bırakmak çok geç olabilir.

Bu günü yarın için yaşayalım kabul ama yarınımızın belki de olmayacağını bilerek sevdiklerimize yarın için bir şeyler bırakabilmeyi bu günden isteyelim diyen Ertan Çakır Ağabeyimin şu sözlerine kulak kesilmeden geçemiyorum .

“Korkmadan, bıkmadan usanmadan sevgimizi verelim. Dünyada sevgiyi ret eden hiçbir canlı yoktur. Her ne kadar en nankör olanı insan olsa da yine karşılığını en güzel verende insandır. Bu günden bütün sevgimizi, bütün geçmişten gelen tecrübelerimizi de yanına katarak yarınımız olan gençlerimize, çocuklarımıza verelim.” Diyerek sözlerine devam ediyor.

Bu topluma emeği geçen niceleri nihayi hayatlarını sona erdirdiler.  Onlara rahmet dilerken, elimizde olan değerlerimize de sahip çıkmasını bilelim. Kimseyi alt etmeye çalışmadan, yıllar öncesinin hesabını bu gün sormaya kalkmadan, bütün kalbimizle doğruyu bulmaya çalışalım. Eğer kalp gözü ile bakmasını başarabilir isek, anlaşabilmemizde bir o kadar kolay olacaktır.

Yaşanan her olayda sürekli eleştirmek, sürekli hesap sormak insanı yorar. Hata benim için yani insan için değil mi? Bırak o zaman hata ettiğimi bende senin sevgi ve saygı dolu yaklaşımın ile anlayayım.  Kim bilir, bu gün hata olarak görülen şey belki de yaşanan süre içerisinde en doğru olanıydı.

Bu gün dünü düşünüyor, yarın için neler yapabilirim hayal ediyorum. Yapabileceklerim için mücadele etmek istiyorum. Sanki sonsuza dek yaşayacakmışım gibi yarınları kovalıyorum.

Ama bu gün de yaşayıp sizi çok sevdiğimi söylemek istiyorum. Siz olmazsanız benim (bizim) olmamızın da bir anlamı yok.

Ertan Çakır, dünü, bugünü ve yarını anlatırken Hz Mevlana’nın güzel bir sözünü hatırlatarak;
“Dün аkıllıydım dünyаyı değiştirmek istedim; Bugün ise bilgeyim, kendimi değiştirdim.“ sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor.

Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.

Levent KANDEMİR

Yorum yapmak için tıklayın

Haber Burada

Exit mobile version