Türkiye’nin en genç illerinden biri olup, zengin kültürel mirası, doğal güzellikleri ve Ağrı Dağı ile önemli bir turizm merkezidir. Tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Iğdır, çok çeşitli kültürlerin ve geleneklerin bir arada yaşadığı, hoşgörü ve kültürel zenginliklerin şehridir
“İyi ki Varsın” yazı dizimde ülkemizin bilim, sanat, tıp,sivil toplum kuruluşlarının liderleri ve patronlar dünyasından tanınmış simalar yer aldılar. Bugünkü yazı dizimizin konuğu; “Hedef, dünya çapında en iyi olmak” sözünden yola çıkarak, Gastronomi sadeleştirdiği, ne hayata ne kendine fazla anlam yüklemediği yaşam felsefesini mutfağına da başarıyla yansıtmayı hedefleyen Adem Çinkılıç …
2004 yılında İstanbul Avcılar’ın Tahtakale Mahallesi’nde, şehrin gelişmemiş bir gecekondu bölgesinde dünyaya geldi. Çocukluk yıllarım dediği hayatında , pek çok zorluğunu erkenden deneyimlediği bir dönemi temsil ediyor.. Dedesi ,hayvancılıkla uğraşıyordu, dayıları ise tekstil sektöründe idi. Annesi tekstil işçisi, babası tüp dağıtım işinde çalışıyordu. Ailesinin çalışma azmi, kendisini erken yaşlarından itibaren hayatın temel dinamiklerini öğrenmesine yardımcı oldu . “ Mücadele etmek, emek vermek ve ayakta kalmak.”
Henüz çocuk yaşlarında, ailesinin yaşadığı bir yangın sonucunda, acımasız haberler peşi sıra geldi.Yangın sırasında dumandan etkilenen küçük kız kardeşi hastaneye kaldırıldı ve burada kalp rahatsızlığı olduğunu öğrendi. O günlerden bu yana kız kardeşi kalp nakli sırası bekliyor. Bu elim durum, kendisini hayatta her şeyin geçici olabileceğini, ancak dayanıklılığın ve sevdiklerin için mücadele etmenin asla bitmediği fikrini depreştirdi.
Sonrasında ailesi ile birlikte, dedesinin evine taşındılar .O günlerden itibaren bu hane halkı , hem zorluklarla hem de dayanışmayla başa çıkmayı öğreneceğim ,rehber edineceğim bir yer oldu.
İlkokul yılları, yalnızlık ve dışlanma ile geçen Adem’in, İlk öğretimi Necdet Semker İlköğretim Okulu’nda başladı. Ancak derslerde gösterdiği aktif katılım ve meraklı yapısı onun sınav sonuçlarına da yansımadı. İşin ilginç olanı da hatta daha da kötüsü, arkadaş gruplarına dahil edilmemesi ve sürekli dışlanan bir çocuk olması,kendi iç dünyasına yönelmesine neden oldu. Çocukluğun bu zorlayıcı yönü, insan ilişkilerini daha derin bir şekilde anlamasını sağladı.
Ortaokul yılları bir öncekinden farklı değildi. benzer bir yalnızlık sürdü. Ancak bu yalnızlık, önemli bir farkındalık kazandırdı. Hayatını değiştirmek onun elindeydi. Ortaokulun sonlarına doğru kendisinde yer bulan öz güven sayesinde kendi yolunu çizmeye karar verdi. Bu karar, hayatında yeni bir dönemin başlangıcıydı. Artık sadece hayatın pasif bir izleyicisi değil, aktif bir aktörü olmayı seçmişti.
Lise yılları, kendisi için bir dönüm noktası oldu. Sosyal çevresini genişletmek ve özgüvenini artırmak için paten kulübü kurdu. Bu kulüp, sadece bir sosyal faaliyet değil, aynı zamanda liderlik becerilerini geliştirdiği ve hayal gücünü harekete geçirdiği bir platform oldu.
Lise döneminde girişimcilik ruhunu keşfetti. Dayısının hediye ettiği akvaryumu süs eşyası olarak kullanmak yerine, balık üretimi yaparak gelir elde etmeye başladı. Ayrıca, yaz tatillerinde tekstil sektöründe çalışarak iş hayatının temel dinamiklerini öğrendi. Tekstil işinde sadece çalışmakla kalmayıp, kendi diktiği tişört ve sweatshirt’leri satarak küçük bir iş modeli geliştirdi. Bu deneyimler, bir birey olarak kendi ayaklarım üzerinde durması gerektiğini ve üretken olmanın değerini anlamasına yardımcı oldu.
Üniversite sınavlarına hazırlanırken, içindeki yemek yapma tutkusunun ne kadar derin olduğunu fark etti. Yemek yapmak onun için sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir sanat ve ifade biçimiydi. Bu tutkusunu , profesyonel bir kariyere dönüştürmek için gastronomi bölümüne yöneldi. Üniversiteye başladığında sadece mutfakta çalışmayı değil, aynı zamanda global bir bakış açısı kazanmayı da hedefledi. Bu nedenle, %100 İngilizce eğitim alarak hem akademik hem de kültürel anlamda kendini geliştirdi.
Ancak mutfakta çalışmanın yanında, iş dünyasını yakından tanımak ve bu dünyada yer edinmek istiyordu. 2022 yılında, organizasyonlara insan kaynağı sağlayan Mystaff adlı bir firmada çalışmaya başladı. Bu firma sayesinde kongreler, konferanslar ve etkinliklerde yer alma fırsatı buldu. Sadece altı ay içinde süpervizör konumuna yükseldi ve bu süreçte iş dünyasının dinamiklerini yakından gözlemleme fırsatı buldu. Aynı zamanda, Plus İnsan Kaynakları aracılığıyla 5 yıldızlı otellerde aşçı olarak görev alarak gastronomi alanındaki uzmanlığını geliştirdi.
Maddi kazancın yanı sıra, manevi değerlerinin de de bir karşılığı olduğundan dolayı. 2023 ve 2024 yıllarında Zehra Ana Derneği’nin Erbain Çadırı projesinde gönüllü aşçı olarak görev aldı. Bu proje, sadece yemek yapmak değil, binlerce insanın ihtiyaçlarına hizmet etmek anlamına geliyordu. Gösterdiği özveri, projede tekrar yer almasını sağladı. Şimdi, 2025 yılında üçüncü kez bu anlamlı projeye katılmaya hazırlanıyor. Bu deneyimler, hem mesleki hem de manevi anlamda kendisini olgunlaştırdı.
Üniversitenin ikinci yılında, gastronomi dünyasındaki deneyimlerimi paylaşmak ve kendimi daha geniş bir çevrede ifade etmek için Mutfak.93 adlı markasını kurdu. Bu platformda, yaptığı işleri ve katıldığı etkinlikleri paylaşarak hem kendini geliştirdi ,hem de geniş bir network oluşturma imkanı yakaladı.. Ancak Onun ana hedefi , yalnızca bir şef olmakla sınırlı değildi.
Temel hedefim dediği , Gıda sektöründe bir iş insanı olarak varlık göstermek ve bu sektörde yenilikçi projelere imza atmak. Gıda sektöründe sadece üretici değil, aynı zamanda bir lider olmak istiyor. Küresel bir vizyonla, yeni ürünler ve iş modelleri geliştirerek hem sektöre katkı sağlamak, hem de genç girişimcilere ilham kaynağı olmak istiyor.
Hayatta karşıma çıkan her zorluk, benim için bir fırsat oldu diyen Vizyoner bir yapısı var. Azimle çalışarak ve kararlılıkla ilerleyerek, hayallerimi gerçeğe dönüştürmek için çalışmaya devam ediyorum. Demesi adeta bunun bir üst vizyonu .
Adem Çinkılıç, Enerji Petrol Medya Grup’ a, İyi ki varsın yazı dizimiz adına verdiği demecinde şu ifadelere yer veriyor.
Bugün her zamankinden daha çok umuda ihtiyacımız var. Umutlu olmak zorundayız; işte bu umudu benim gibi genç vizyonerler yeşertecek. Atatürk’ün gençlere inandığı gibi. Bir Cumhuriyet genci olarak da bununla gurur duyuyorum. Çünkü bu ülkenin geçmişinde gençler vardı . Kurtuluş Savaşı’nda da 14 -15 yaşında gençler savaşırken, yanlarında yine azim ve kararlılık vardı. Her dönemde olduğu gibi bugün de gençlerimiz halen var. . Bu ülkenin geleceğini gençlerimiz inşa edecek.
Siyaset olsun, spor olsun, benim gibi Gıda Sektörü olsun, sizin gibi basın yayın sektörü olsun, biz gençlerin olduğu her yer çiçek açar. Gençlerimize ne kadar fazla hayata dahil edersek, bu dünya o kadar güzel bir yer halini alacak. Çünkü biz gençler , duygu ve sistem arasında daha iyi bağ kurabiliyoruz.
İdeolojinden vazgeçmemek, güçtür bence. Kendini ispatlayabilmek için kafana koyduğun hedef için savaşıyorsan zaten güçlüsündür. Bu, “Ben para kazanabiliyorsam güçlüyüm” demek değil, bir fikri gerçeğe dönüştürebiliyorsan dünyanın en güçlü yatırım ve istihdam kaynağı sensin.
Kendisini hiç tanıma fırsatı bulamadım ancak, kendimi çok yakın hissettiğim birisi Suna Kıraç. Onun “Ömrümden uzun ideallerim var” sözü ve mücadelesinden, haddim olmayarak da olsa zaman zaman omuzlarımda yük hissettiğimde çok büyük feyz alıyorum. O da bence Allah’ın bir lütfudur. Son dönemde kızı İpek Kıraç da annesinin yaptıklarını bir ileriye taşımaya çalışıyor. Onu da inanılmaz takdir ediyorum..diyor
Sosyal sorumluluk projelerinde yer almaktan son derece mutluluk duyan ÇİNKILIÇ, fırsat bulduğu zamanlarda projelere destek vermek adına, kapsamlı projelerle insanlara uzanan elin kendisi olmak istediğini her fırsatta söylüyor.
Ülkesine olan sevgisi, özlem duygusu ile saygın ve bir o kadar kararlı yaklaşımları, iş dünyasında yardım sever vizyon anlayışı, hayata anlam katmasını bilen/bildiren girişimci ruhu, bilge kişiliği ve toplumun sevgisini takdirini almış kimliği ile gelecek için daha birçok projelerin hayata kazandırılmasına liderlik yapacak olan uluslararası bir diplomat kimliğe kavuşması ile tüm çalışmalarından dolayı,
Türkiye’de Babil atık yağ, sektöründe kurumsal yapısı, titiz çalışma disiplini ve alanında uzman ekibiyle faaliyet gösteren Burcu Kuş, yürüttüğü çalışmaları yalnızca ticari bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda amme hizmeti ve sosyal sorumluluk bilinciyle ele almayı şiar edinmiş bir sanayici ve girişimcidir…
Mevzuat, kanun ve yönetmelikleri yakından takip ederek sektör genelinde farkındalık yaratmayı amaçlayan Burcu Kuş, özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın öngördüğü sistemler üzerinden Atık yağ çıkışlarının eksiksiz şekilde yapılması ve Atık verilerinin ulusal düzeyde ilgili kurumlara doğru, şeffaf ve zamanında aktarılması konusunda büyük bir özveriyle çalışmaktadır…
Bu alanda göstermiş olduğu yüksek sorumluluk bilinci, sürekli sahada olma yaklaşımı ve kamu yararını önceleyen duruşu, kendisini işine gönül vermiş bir emekçi, sanayici ve kadın girişimci olarak öne çıkarmaktadır.
Resmî kamu kurum ve kuruluşlarıyla bir çok projede aktif olarak görev alan…Bu kapsamda, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Askeri birimler ile Jandarma teşkilatı başta olmak üzere çeşitli kamu kurumlarına hizmeti şair edinen gayretli şekilde ve tüm çalışmalarını mevzuata uygun, titiz ve sorumluluk bilinciyle tamamlayan
Kamu kurumlarıyla yürüttüğümüz bu iş birlikleri, Babil yağ atık firmamızın kurumsal disiplinini, güvenilirliğini ve sürdürülebilir çalışma anlayışını yansıtan önemli referanslardır…
Bunun yanı sıra; yaşlı bakım merkezleri, rehabilitasyon kuruluşları ile hayvanlara yönelik besleme, bakım ve destek çalışmaları kapsamında yürüttüğü gönüllü faaliyetlerle de toplumsal faydayı önceleyen kişiliğiyle öne çıkmakta, bu duyarlı yaklaşımı kamuoyu ve paydaşları nezdinde takdirle karşılanmaktadır.
Tüm bu yönleriyle Burcu Kuş; işine gönül vermiş, kamu yararını merkeze alan bir emekçi, sanayici ve kadın girişimci kimliğiyle örnek teşkil etmektedir.
Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Babil Atık Yağ CEO su Burcu Kuş, bayramların birlik ve beraberliği pekiştiren, kardeşlik duygularını hatırlatan en anlamlı günler olduğunu vurgularken, “Bayramların özündeki sevgi ve huzurun tüm dünyaya hâkim olmasını diliyorum” ifadesini kullandı.
Kuş mesajında şu cümlelere yer verdi:
“Dostluk ve kardeşliğin simgesi, paylaşmanın, dayanışmanın en güçlü şekilde vurgulandığı Mübarek Kurban Bayramına kavuşmanın mutluluğu içerisindeyiz.
Bu günler; umutların tazelenmesi, küslüklere son verilmesi ve yaşamın koşturmacası içerisinde zaman zaman unuttuğumuz güzel değerlerin tekrar hatırlanması bakımından en iyi fırsattır. Özünde sevgi ve paylaşmak vardır.
Bayramın güzelliği komşumuzun, kardeşimizin evinde de huzur varsa, sevinç varsa anlam kazanır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Türk iş dünyası adına, herkesin Mübarek Kurban Bayramı’nı kutluyorum.”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 82. Mali Genel Kurulu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, oda ve borsa camiasının temsilcileri ile 81 ilden iş insanlarının katılımıyla TOBB ETÜ’de gerçekleştirildi.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “TOBB 82. Genel Kurulumuzu Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleştirdik. Ülkemize ve iş dünyamıza hayırlı olsun. 81 il ve ilçelerden katılan tüm Oda-Borsa Başkanlarımıza, Meclis üyelerimize, delegelerimize, kadın ve genç girişimcilerimize teşekkür ediyorum. Oda ve Borsalarımızla birlikte üyelerimizin sıkıntılarını takip etmeye, dile getirmeye ve çözüm üretmeye devam edeceğiz. Tüm ülkeler kendi üretim gücünü koruma derdinde. Biz de firmalarımızı, üretim tesislerimizi, milli servetimiz olarak görmeli, ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesinin zarar görmemesi için korumalıyız. Bu dönemde kapsamlı bir “Sanayi Koruma ve Dönüşüm Stratejisi” tasarlamamız gerekiyor” dedi.
-Ticaret Bakanı Bolat
Ticaret Bakanı Ömer Bolat da yaptığı paylaşımda ülkenin üretim gücüne, ihracat kapasitesine ve ekonomik kalkınmasına katkı sunan iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldiklerini belirtti. Bolat, ülkenin 1,6 trilyon doları aşan milli geliri ile mal ve hizmetler ihracatına dayalı büyüme modeliyle küresel ekonomide daha güçlü bir konuma yükseldiğini vurguladı. Mal ihracatında geçen yıl 273,3 milyar dolara, hizmetlerde 122,6 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin önemli başarılarından birine imza attıklarına dikkati çeken Bolat, yüksek teknolojili üretim, savunma ve havacılık sanayisi, lojistik, yazılım, e-ticaret ve hizmet sektörlerindeki güçlü performansla Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırmaya devam ettiklerini ifade etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.