5000 yıllık geçmişiyle, Anadolu’nun pek çok köklü medeniyetine ev sahipliği yapmış ,sadece Türkiye’nin başkenti olmasıyla değil; sunduğu sayısız doğal, tarihi ve kültürel güzellikle de keşfedilmeyi hak eden mistik havası yanında ,kentin sokaklarında dolaşıp fotoğraf çekerek , tarihin modern olanla nasıl mükemmel uyum sağladığını görmek, misafirperver insanları ile sohbet etmek, Anadolu’nun kendine has ve leziz lezzetlerinden tatmak, şehrin değerlerini yakından görmek için adına Kültür ve Medeniyetler şehri Ankara ‘lı olmak ayrıcalık olmalı “İyi ki Varsın yazı dizimde Anadolu coğrafyasında yukarıda bahse konu anlattığım tarihin derin izlerinin destanlaşan ışığında, bu bölge kültüründe yoğrulup, kendi ekinini, girişimcilik felsefesi ile oluşturan Anı – Anlatı – Günlük – Seyahatname, Edebiyat, Söyleşi & Röportaj kategorilerinde eserler yazmış bir yazarımız Yasemin Mıstıkoğlu’ na yer verdim .
Yasemin Mıstıkoğlu 1968 senesinde Yukarıda bahse konu Kültür ve Medeniyetler şehrimiz Başkent Ankara’ da dünyaya geldi. O yılları kendi kaleminden anlatırken, biraz etkilendik birazda duygusal anlamda nostalji yaşamadık değil.
Anne ve Babasının ilk çocukları henüz 6 aylıkken, Doktorunun yanlış tedavi uygulaması ve ilaç tedavisi sürecinde zehirlenerek vefat ettiği için, bu hezeyanla ikinci çocukları yani kendisini … Annesi Ebe yardımı ile evde dünyaya getirmiş. 9 Haziran doğduğu gün olsa da 10 Haziran Nüfus kaydında Resmileşen gündür diyen ve doğum gününü hem HAZİRAN Ayı 9 u ve 10. Günüde kutlayan Yasemin Mıstıkoğlu İkizler Burcu Kadını . Boşnak bir anne-babanın ilk yaşayan çocuğu. Annesi ve babasının ailesi Saraybosna’dan Bursa’ya göç etmiş. Babası eğitimi için Ankara’ya gelerek sonrasında Bursa’ya gidip kendi gibi Boşnak bir kızla yani Annesi evlenerek Ankara’ya birlikte dönmüşler. Çok küçük yaşlarda Anne ve Babası Boşnakçayı çok konuştukları için “biz Türk’üz Türkçe konuşun ” diyerek ağladığı zamanları hatırladığında “ Şimdiki aklım olsa öğrenirdim büyüklerimin dilini.” Sözü her daim aklına geliyor.
Kız kardeşi Selma ve kendisinden 7 yaş küçük erkek kardeşi Mete dünyaya geldiğinde evlerinde yaşanan şenlik havası onu hep Heyecanlandırmış ,hatta kız kardeşinin bakımında bile Annesinin yardımları ile yıkayıp giydirdiği birlikte oynadığı anları unutamadığı anılarını kaleme bile almak istemiş.
Enerji Petrol Medya Grup olarak ,Yasemin Mıstıkoğlu’ nun o yıllardaki heyecan dolu anılarını ve yaşadıklarını kendi söyleminden dinlemek anlatmak kaleme almak , sanırım bizler adına haz veren bir duygu olacak; “Bir insanın en büyük şansı birbirini seven kardeşler ise ikinci şanslardan biri de iyi bir ilkokul öğretmenidir diyen Mıstıkoğlu’ nun , Çocukluk dönemlerinde özel okul önceliği yoktu, çok iyi devlet okullarında çok iyi öğretmenler vardı. Okul yıllarında Nizamettin Şentürk isimli öğretmeninden öğrendiği “zeytin çekirdeği ağızdan nasıl çıkartılır?” ı unutamadığını her defasında dile getiriyor.
Başarısız bir talebe olarak değil , aksine başarılı bir öğrenci olmasına rağmen Eğitim yılları zor geçti. Aileden gelen ananevi gelenekler yapısı olsa gerek ,Kültür şehri Ankara’ da ikamet etsek de , kız çocuklarının Okula gönderilmemesi fikri Boşnak Kültüründe vardı.
Boşnak kızları iyi bir çeyiz yapar, iyi bir kısmetle evlendirilirdi. Yasemin Mıstıkoğlu’da daha ilkokul sonrası okula gönderme planı yapılmayan bir Boşnak kızı olarak evlendirilmek üzere listeye alınanlar arasındaydı.
Yaşı 15 olunca; o zamana kadar da evde dantel, kanaviçe işleri ile Boşnak yemekleri eğitimine alınacaktı tabi ki. İlkokul kapandıktan ortaokullar açılana kadar her gün Babasına . “Beni okula gönderecek misin?” sorusunu sabah akşam soruyordu. Annesinin yaşadığı hezeyanlar sonrasında kendi kendine okuma yazmayı öğrenmesi ona en büyük destekçisi olmasını sağladı. Ve en sonunda Babasının “tek zayıf getirirsen alırım seni okuldan” ilkeli duruşuna rağmen son 2 gün kala okula kayıt yaptırmasını engellemedi.
Başarılı sayılacak bir ortaokul ve lise hayatından sonra,1985 yılında üniversite sınavında son tercihi olan Hacettepe Üniversitesi İstatistik Bölümünü kazandı. O dönemlerde ülkede İstatistik, araştırma, kamuoyu yoklaması pek de bilinmiyordu.
Üniversitenin ilk yılı en kolay dönemi oldu ancak, üniversitenin 2. Sınıfa geçtiği yıl Babasının işlerinin iyi gitmemesi nedeni ile iflas etti. O dönemlerde Babası iyi bir iş adamı ve kurumsal anlamda kauçuk üreticisi ve fabrikanın da sahibiydi. Ancak öncelikli bazı sağlık problemleri ardından da ortakları ile yaşadığı sorunlar nedeni ve bir de dönemin en büyük ekonomik sorunu banker olayı ile varlıklı adam bir günde her şeyini kaybetti. Ortaokul ve ilkokulda okuyan iki kardeşi ile birlikte aile ,memleketleri Bursa’ya yakın olduğu gerekçesiyle Yalova’ya taşındılar. Geçimlerini sağlamak için atadan kalan toprakları değerlendirmekten başka yol yoktu. Elbetteki, bu durum Yasemin Mıstıkoğlu’nun eğitim hayatında bir takım değişiklikler yapmasına neden oldu. Üniversite 2. Sınıfta başlayan maddi zorluklar nedeniyle iş hayatına erken başladı. Ankara’ da Bilgi İşlem Teknolojileri alanında Halıcı Bilgi İşlem Firmasında işe başladı. Emrehan Halıcı iş hayatının şekillenmesinde bizzat etkin rol oynayan çok değerli bir iş insanı oldu. Üniversite yıllarında part-time çalıştığı iş yeri mezun olduğunda full -time çalıştığım işi oldu. 1992 yılına gelindiğinde o dönemin Türkiye Genel Seçimleri esnasında “Halıcı Bilgi İşlem” olarak o yıl seçimleri kazanan DYP ‘nin seçim çalışma merkezi oldu. Aldığı eğitim gereği istatistikler için veriler topluyor, anket çalışmaları yapıyor, kamuoyu nabzını ölçüyordu. 3 aylık çalışma neticesinde seçimler bitti ve merkez kapatıldığında tekrar ana merkez binaya dönüş yaptı.
Seçim çalışmalarını başarılı bir Grafikle kapatan Parti bünyesinde ; Milletvekili ,Bakan,Daire Başkanı ve Genel Müdür statüsü kazanan insanlar arasında Hükümetin Basın ve Yayın işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Sayın Gökberk Ergenokon ‘ da vardı . 6 ay süreçten sonra Sayın Bakan Emrehan Halıcı’ nın da izni ile Anadolu Ajansı’nda iş teklifi getirildi. Yasemin Mıstıkoğlu’nun gazetecilik hayatı böyle başlamış oldu .
Yasemin Mıstıkoğlu ANADOLU AJANSI nda yaşadıklarını şöyle anlatıyor; Anadolu Ajansı’na işe başladığı ilk gün. Yine hayatımda büyük rol oynayacak rahmetle ve sevgiyle anıyorum Metin Uca ile tanıştık. Daha doğrusu ajansın ilk kademesi olan Kültür Sanat Bölümü’nün başında idi Metin Uca ve ajansa gelenler ilk olarak orada başlıyorlardı eğitime. Gerçekten Anadolu Ajansı iyi bir gazetecilik okuluydu. 1994 yılına kadar ajansın turizm, belediye, polis adliye, bölümlerinde çalıştıktan sonra risk alarak kendimi televizyon muhabirliği dünyasının içine attım resmen. Ulusal Radyo Televizyon kurumunun Ankara şubesinde işe başladım. 4 ay sonra şube kapandı. O zaman anladım insanlar yıllarca neden gazetecilik yapamadığı halde Anadolu Ajansının güvenli kollarında kalmayı tercih ediyor. İktidarda kim varsa, onu rahatsız edecek bir soru soramazsın, haber yapamazsın. Üstelik çanak soru denilen onların istediği soruları sormak zorunda kalırsın çoğu zaman bu kurumda. Ben risk alırım bunları yapmam demiştim. Gerçekten de riskli bir şeymiş yaptığım.
Yasemin Mıstıkoğlu ; Kısa bir süre sonra Star TV’de polis adliye muhabiri olarak işe başladı. Yine ondan kısa bir süre sonra ATV’ye transfer oldu. Ve kendisine bir tatil hediye edip dönüşte ATV’de çalışmak üzere şehirden ayrıldı . O zamanlar henüz cep telefonları var ama o kadar yaygın değildi. Kendisinin bile o dönemde sadece çağrı cihazı vardı. Tatil dönüşü ATV ile olan iş bağlantısını sonlandırıp ; risk daha alıp ATV ile anlaşmasını bozarak NTV’de işe başladı. Medya alanında başarılarla dolu bir dönem yaşayan Mıstıkoğlu, Kanal D’ye parlamento muhabiri olarak transfer oldu.
1997 yılına geldiğinde Kanal D’de görev yaparken, daha sonra eşi olacak Hatay Milletvekili Levent Mıstıkoğlu ile tanıştı. 1999 yılı 15 Ağustosta da TBMM ANAP Grup Basın odasında haber için beklerken o yıllarda İzmit/Karamürsel’de oturan babasının felç olduğu haberini aldı. Kardeşi Mete ile birlikte apar topar yola çıkmayı planlarken , Dönemin ANAP Grup Müdürü Hüseyin Bey ; babasının İzmit’te yatacağı hastaneyi ayarlamıştı. Tam 2 gün sonra 17 Ağustos Depremini bilmiyordu. Depremi kardeşi Mete ile Kocaeli’ nde yaşadı.
Tüm bu yaşananlardan sonra Levent Mıstıkoğlu ile babasının tedavisi bittikten sonra evlenme kararı alarak 1999 Aralık ayında evlendi. 2002 yılında TRT Program Yapımcısı olan Mıstıkoğlu’nun yine aynı yıl ikiz kızları dünyaya geldi. O yıl yapılan seçimlerde ANAP Meclise giremeyince eşinin memleketi olan Antakya’ya yerleşti Orada da TRT Hatay FM Radyoda program yapımcısı olarak çalıştı.
Çiftçi bir ailenin mensubu olarak 6 Şubat depremine kadar Antakya’da yaşadı. Dünya’ya dair her şeyi içerisinde barındıran kadim şehir Hatay’ı anlatmak, yazmak yetmez yaşamak deneyimlemek gerekir diyen Mıstıkoğlu ; Denizinden yaylasına, yiyeceğinden insanına tarihinden günceline inanç çeşitliliğinden birlikte yaşama, paylaşma ve insana dair her şey her lezzet bir arada olduğu Antakya’ da , Belgin Ünal ile birlikte. TRT’deki işleri devam ederken bu atıl kalmış sokaklarda eski bir Antakya evi kiralayarak yöresel ürünlerin satışının da yapıldığı küçük bir kültür merkezi açtı.
2011 Suriye savaşı ile birlikte büyük bir ekonomik kriz yaşayan Antakya’ da işletmeyi kapattı. ortağı Belgin Ünal ile birlikte ; tescilli bir Antakya evi satın alan Mıstıkoğlu ;savaş sıkıntıları biraz hafifleyince evi restore etmeye başladı. 3 yıl süren restorasyon sonunda Antakya sokaklarının içinde ilk kez bir tarihi ev butik otele dönüştürerek ,ismini de “ Çiçekli Konak” koydular. “Trenli Gelinler” Kitabını bu şehirde yazdı. Bu şehre dışardan gelen çok sayıda kadınla tanıştı… Başka şehirlerden başka ülkelerden evlenerek Antakya’ya yerleşen kendisi dahil, 24 kadının hayat hikayesinin yer aldığı” Trenli Gelinler” kitabı ciddi anlamda ilgi gördü. Kitabında yer verdiği 6 kadın maalesef şu an aramızda değil .. Yayınımızda İyi ki varsın Değerlerini o kadar anlattık ki, Yasemin Mıstıkoğlu’ nu anlatmak kaleme almak inanın bizleri biraz daha zorladı desek tam da yeridir. Kendisi yaşadığı her süreçte, hayalini kurduğu her şeyi gerçekleştirdi. Çocuklarını güvenle yetiştirdi..İyi bir Anne ..çok iyi bir Aile yapısı ile örnek çift oldu. Çok sayıda dostlar kazandı. bir çok eğitim desteğine ihtiyacı olan çocuğa destek ile Eğitimlerine el uzattı. 2 “iki” kitap yazdı. bir otel açtı, bir ekmek markası yarattı. Kendi yetiştirdiği buğdayları taş değirmende öğüterek ekşi maya ekmek yaptı. Karakterli Ekmekler adı verdiği ürünle “Markalaştı”
Aynı zamanda “HATAY Kadın Girişimciler Derneği” kurucusu üyesi olduğu Girişimcilik alanlarında Hatay’ın 33 Kadın Belgeselinde Hatay’a hizmet verenler arasında yer aldı. KAGİDER’in halen Antakyalı üyesi. ARYA Kadın platformuna Antakya’da yaşarken üye oldu. İklim Gazeteciliğine burada başladı. İlk iklim haberlerini Duygu Ertaş ile Antakya Gazetesi You Tube kanalında yaptı.
Kısaca Antakya “Hayalini kur gerisi gelir” bir şehirdi… Deprem yaşayana kadar diyen Yasemin Mıstıkoğlu ; Depremde sevdiklerimizle birlikte evimiz, işimiz, geçmişimizi, geleceğimizi, hayallerimizi de kaybettik. Ama yeniden hayatta kalmayı başardık. Hayattaki mottom burada da doğruluğunu gösterdi bir kez daha “Hayata tek bir kanal ile bağlanmayın. Kanallardan biri tıkanırsa sizi hayatta tutacak olan diğerleridir.” Antakya kanalımız tıkandı bir süreliğine, hayatta kalmak için diğer kanallar devrede ama. Herkes için bu kanallar farklı olabilir. Benim ki; Ankara’daki eski dostlarım, Ankara’daki küçük evim oldu ilk etapta. O anda yurt dışında okuyan kızlarım. Ve tabi ki deprem anının yaşayan eşimin, annemin ve kardeşimin hayatta kalması, beni hayata bağlayan kanallar oldu.
Hayata yeniden başladık. Ankara’da iklim gazeteciliğine devam ediyorum. Buna bir de İklim İletişim Eğitimi ekledim. Çocuklara, büyüklere, kurumlara, şirketlere isteyen herkese İklim Değişikliğini anlatıyorum. İklim Krizinin Dünyayı ve gelecek nesilleri nasıl olumsuz etkileyeceğini ve alınabilecek önlemleri anlatıyorum. Anlatıyorum çünkü gerekli önlemler alınmaz ise bizden sonra çocuklarımız ve torunlarımız çok sıkıntı yaşayacak. Her birimiz çocuklarımızın geleceği için çırpınıp duruyoruz. Onlara iyi bir eğitim, bir parça toprak en azından bir ev bir araba bırakmak istiyoruz geleceklerini kurabilsinler diye. Ama onların öncelikle yaşanabilir bir dünyaya ihtiyaçları var. Çocuklarımıza bağ, bahçe, ev, araba, tarla bırakmak zorunda değiliz ama onlara kaynakları tükenmemiş yaşanabilir bir Dünya bırakmak zorundayız.
Biliyoruz ki Yasemin Mıstıkoğlu, başarılarının büyük bir azim ve dirayetin sonucunda olduğunun idraki içerisinde. Bizler de, inanıyoruz ki yeni ve daha büyük başarılar için hizmetlerine devam edecek,
İşte biz Enerji Petrol Medya Grup olarak, Ülkesine olan sevdası, girişimci ruhu, yardımsever kişiliği, teknoloji alanında yaratıcılık özelliği ve bilge kişiliği ile toplumun sevgisini ve takdirini almış vasıfları üzerinde bulundurması, gelecekte de insanlık adına faydalı ve çok kapsamlı projelerin hayata kazandıracağını biliyor ve kendilerine,
“İyi ki Varsın Yasemin Mıstıkoğlu ” diyoruz. Levent Kandemir
Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.
Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.
Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!
Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.
Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var. 1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.
Kendini Zorlamadan Başarmak İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek “Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…
Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.
İtki mi, Akış mı? İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.
Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.
Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.
Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın? Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.
Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.
İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.
Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.
Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.
Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?
Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..
Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri
“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli Klip ve Dijital Yayınlar İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları
Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.
Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir. Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.
Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir. Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.
Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……
12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim. Eğitim yıllarının Üniversite ayağında, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.
2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir. Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir. Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında; Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün.. Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir. Günümüzde, Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu. Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….
Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.
Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda. Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor
“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”
Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom
“İşleyen Demir Pas Tutmaz”
sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor. Derya Özgören’in Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.
Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”
“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır
Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.
Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.
“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..
Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.
1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı. İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti. Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.
Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.
Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.
İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,
“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.
Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.
Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .
Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.
2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,
Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.
Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.