Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Duda ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Az önce imzalanan belgeyle Türkiye, tarihinde ilk kez NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye insansız hava aracı ihraç edecektir. Bu alandaki iş birliğimizin önümüzdeki dönemde artarak süreceğine inanıyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Sebastian Duda ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Duda, gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerin sorularını cevapladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Duda’yı Ankara’da misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek dost, müttefik ve stratejik ortak Polonya ile ilişkilerin altı asır öncesine dayandığını kaydetti.
Polonya Cumhurbaşkanı Duda’nın ziyaretinin iki ülke arasındaki köklü bağları daha da güçlendireceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de 2017’de Polonya Cumhurbaşkanı Duda’nın davetine icabetle Polonya’yı ziyaret ettiğini anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ziyaretinde Polonya’nın son yıllarda kaydettiği ilerlemeyi bizzat görme imkânı bulduğunu aktararak, “Türkiye ve Polonya’nın başta ekonomi, ticaret ve yatırım olmak üzere birçok alanda büyük bir iş birliği potansiyeline sahip olduğuna inanıyorum” dedi.
“TÜRKİYE POLONYA ARASINDAKİ GENİŞ İŞ BİRLİĞİ İMKÂNLARINI İSTİŞARE ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları görüşmeleri ardından imzalanan turizm, savunma sanayi, tarım ve spor alanlarındaki belgelerin iş birliğini çok daha ileri noktalara taşıyacağına olan inancını ifade etti.
Bugünkü görüşmelerde iki ülke ilişkilerini tüm yönleriyle ele aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Polonya arasındaki geniş iş birliği imkânlarını istişare ettik. Mevcut ortak mekanizmaları daha etkili şekilde kullanmak konusundaki kararlılığımızı teyit ettik. 2017 yılındaki Polonya ziyaretimde ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara ulaştırmak gibi bir hedefimiz vardı ve bu hedef şu anda 6,5 milyar dolar civarında ve biz bu 6,5 milyar dolar olan ticaret hacmini bugün yaptığımız görüşmelerle kesinlikle 10 milyar dolara ulaştırma kararlılığımızı gösterdik.”
İkili ticaretin salgına rağmen 2020 yılında 6,5 milyar dolara ulaştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın ilk çeyreği itibarıyla da bu rakamın 2 milyar doları aştığını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rakamların da işaret ettiği üzere 10 milyar dolar hedefine emin adımlarla ilerliyoruz. Müteahhitlik şirketlerimiz bugüne kadar Polonya’da toplamda yaklaşık 4 milyar dolar tutarında 50’ye yakın proje üstlendiler. Firmalarımız Polonya’nın stratejik altyapı yatırımlarına katkı sunmaya devam edecektir. Aramızdaki ulaşım bağlantılarının çeşitlendirilmesi sadece ülkelerimizin değil bölgemizin de refahına hizmet edecektir” şekilde konuştu.
“DÜNYANIN İLK 100 SAVUNMA ŞİRKETİ LİSTESİNDE YEDİ FİRMAYLA TEMSİL EDİLİYORUZ”
Savunma sanayinde Polonya ile kökleri 2. Dünya Savaşı’na kadar giden güçlü ilişkilerin mevcut olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hem Türk Hava Kurumu Uçak Fabrikası’nın hem de İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda Polonyalı dostlarımızın çok büyük katkısını gördük. Ancak farklı sebepler dolayısıyla 1940’larda başladığımız savunma sanayi hamlesini maalesef devam ettiremedik. Son 19 yılda attığımız adımlarla sadece yılların ihmallerini gidermekle kalmadık aynı zamanda bu alanda ülkemizi devler ligine taşıdık. Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini yapabilen 10 ülke içinde yer alıyoruz. Dünyanın ilk 100 savunma şirketi listesinde yedi firmayla temsil ediliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin insansız hava araçlarında dünyanın en iyi üç, dört ülkesinden biri olduğunun altını çizerek, “Bu tecrübe, kabiliyet ve imkânlarımızı NATO müttefikimiz Polonya’yla da paylaşmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Az önce imzalanan belgeyle Türkiye tarihinde ilk kez NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye insansız hava aracı ihraç edecektir. Bu alandaki iş birliğimizin önümüzdeki dönemde artarak süreceğine inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“TÜRKİYE VE POLONYA BUGÜN DE NATO ÇERÇEVESİNDE GÜÇLÜ VE ÖRNEK BİR DAYANIŞMA SERGİLİYOR”
Türkiye ve Polonya arasındaki ilişkilerin her alanda gelişmesinin iki ülke halklarını birbirine daha da yakınlaştırdığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonyalı turistlerin en çok tercih ettiği destinasyonlardan birinin Türkiye olmasından memnuniyet duyduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün turizm alanında imzalanan ortak bildirinin iki ülke arasındaki güvenli seyahati teşkil ettiğine işaret ederek, “Polonyalı misafirlerimiz, güvenli turizm uygulamamız sayesinde tatillerini Türkiye’de gönül rahatlığıyla geçirebilirler” dedi.
Polonya’nın Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecini destekleyen vizyonu geniş bir ülke olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin tutum ve görüşlerinin Birlik içinde doğru anlaşılması konusunda Polonya’nın yapıcı desteğini hep yanımızda hissettik. Tarih boyunca dostane ilişkiler içinde bulunan Türkiye ve Polonya bugün de NATO çerçevesinde güçlü ve örnek bir dayanışma sergiliyor. Bölgesel ve uluslararası güvenlik mimarisinin muhafazası için iş birliğimizi sürdürüyor, barışa katkı sağlıyoruz. Bu çerçevede Polonya’nın, NATO’nun Türkiye’ye uyarlanmış güvence tedbirleri kapsamında İncirlik Üssümüze bir deniz karakol uçağı ve askerî misyon göndermesini memnuniyetle karşılıyoruz. Biz de NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği Misyonu kapsamında F-16 uçaklarımızı yakında Polonya’ya göndereceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Duda’nın, yarın İstanbul’da, Türkiye-Polonya dostluğunun yaşayan sembolü Polonezköy’ü ziyaret edeceğini bildirerek, “Bizim de Polonya’da birçok kültür varlığımız bulunuyor. Kültür mirasımızı ihya edecek projeleri de bugün gerek dar kapsamlı gerek heyetler arası görüşmede ele aldık” diye konuştu.
Polonya Cumhurbaşkanı Duda’ya ziyareti ve dostluğun daha da güçlendirilmesi yönünde sarf ettiği çabalar için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de en yakın zamanda Polonya’yı ziyaret etmek istediğini açıkladı.
Polonya Cumhurbaşkanı Duda da bugün yaptıkları görüşmelerde dünya çapında barışçıl yolların nasıl devreye girebileceği ve NATO hakkında değerlendirmelerde bulunduklarını bildirdi.
İncirlik Üssü’de görev yapan Polonyalı askerleri yarın ziyaret edeceğini kaydeden Polonya Cumhurbaşkanı Duda, Türk askerlerinin de ülkesinde bulunmasından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ettiğini aktardı.
“Hatta Türk pilotları gökyüzümüzü koruduğu için teşekkür ettim” diyen Polonya Cumhurbaşkanı Duda, savunma alanında iki ülkenin iş birliğini geliştirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Türkiye ile savunma alanındaki iş birliğinin NATO üyeliği nedeniyle doğal olarak geliştiğini kaydeden Polonya Cumhurbaşkanı Duda şunları kaydetti: “Romanya-Polonya-Türkiye Cumhurbaşkanları arasında üç taraflı diyalog kurulmasını önermiştim. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan buna çok olumlu tepki gösterdi. Bu formül içinde üç taraflı diyaloğu sürdüreceğiz. Güvenlik konusunda hem Romanya hem de Polonya sadece NATO üyesi değiliz, Bükreş Dokuzlusu üyesiyiz. Türkiye bu konuda, dünyanın bu bölgesinde bizim en sağlam müttefikimizdir ve hassas bir bölgede bulunmaktadır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Duda, açıklamalarının ardından, gazetecilerin sorularını cevapladı.
“TÜRKİYE VE POLONYA’NIN NATO İÇİNDE NELER YAPABİLECEĞİ DEĞERLENDİRİLMELİ”
Bir soru üzerine, belirledikleri 10 milyar dolarlık ikili ticaret hacminin turizm dışındaki başlıkları kapsadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağırlıklı olarak konuşulan konunun turizm olduğunu, ancak ekonomik ilişkilere de geniş yer verdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un kısa zaman içerisinde Polonya’ya bir ziyaret gerçekleştirip muhataplarıyla konuları ele alacağını bildirdi.
Üst düzey karşılıklı gidiş gelişleri süratlendireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı şekilde Ticaret Bakanımın bir Polonya ziyareti olacak. Onlar da yine burada ilişkileri ele alacaklar ve karşılıklı vergilendirme vesaire bütün bunların konuşulduğu bir adım oldu. Bundan sonraki süreçte bütün bakanlarımız yani Millî Savunma Bakanım aynı şekilde ziyareti gerçekleştirerek bu adımları daha hızlı bir düzeye çıkaracağız ve savunma sanayiinde neler yapabiliriz, biz neler verebiliriz, onlardan alabileceğimiz neler var bunların hepsini tabii ele alıp, değerlendirip adımlarımızı ona göre atacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO ülkesi olan Türkiye ve Polonya’nın bu örgüt içinde neler yapabileceği ve hangi konularda dayanışma yapabileceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret ederek, şu ifadeleri kullandı: “Tabii bir üçlüden bahsettik. Nedir bu üçlü? Burada da işte görüldüğü gibi Türkiye-Polonya-Romanya. Üçlü olarak neler yapabiliriz, ne gibi adımlar atabiliriz bunların da üzerinde durmamız lazım. Tabii üçlü olarak atacağımız adımda da bu bizim ticaret hacmimizi çok daha farklı bir şekilde etkileyecektir. Yani bu konuda değerli dostum Sayın Duda, aynı şekilde o da Romanya Cumhurbaşkanı ile bazı görüşmeleri yapmak suretiyle bu süreci yine hızlandıracağız ve böylece bu sularda çok da farklı bir adımları inşallah atmış olacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde Kovid-19 salgınıyla mücadele ve aşı konularını da ele aldıklarını, her iki ülkenin de salgına yönelik istatistik eğrisinde olumlu bir istikamet yakalandığını söyledi.
TÜRKİYE İLE POLONYA ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Duda huzurunda, iki ülke arasında; “Spor Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”, “Turizm Alanında İşbirliğine İlişkin Ortak Bildiri”, “Savunma Sanayiinde Gizlilik Dereceli Bilgilerin Karşılıklı Korunmasına İlişkin Anlaşma”, “Tarım Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı” ve “Bayraktar TB2 Silahlı İnsansız Hava Aracı Sistemleri Tedarik Sözleşmesi” imza altına alındı.
Basın toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Duda onuruna resmî akşam yemeği verdi.
Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.
Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.
Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!
Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.
Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var. 1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.
Kendini Zorlamadan Başarmak İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek “Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…
Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.
İtki mi, Akış mı? İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.
Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.
Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.
Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın? Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.
Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.
İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.
Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.
Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.
Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?
Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..
Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri
“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli Klip ve Dijital Yayınlar İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları
Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.
Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir. Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.
Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir. Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.
Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……
12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim. Eğitim yıllarının Üniversite ayağında, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.
2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir. Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir. Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında; Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün.. Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir. Günümüzde, Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu. Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….
Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.
Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda. Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor
“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”
Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom
“İşleyen Demir Pas Tutmaz”
sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor. Derya Özgören’in Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.
Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”
“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır
Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.
Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.
“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..
Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.
1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı. İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti. Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.
Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.
Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.
İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,
“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.
Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.
Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .
Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.
2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,
Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.
Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.