Son yıllarda Ankara’dan Türkiye’ye yayılan bir kadın sesi duyuluyor. Onlarca sivil toplum kuruluşunda çalışan, siyasetin tam ortasında mücadele eden ve asıl branşı olan eğitimde farklı çalışmalar yapan aktivist bir kadından bahsediyoruz:
Elmas Yağmur
Eğitimci kimliğiyle tanınmasına rağmen, son dönemde sivil toplum kuruluşlarında aktif rol alan Elmas Yağmur’un çalışmalarını duymayan yok. Bazen Anadolu kültürü için sergi açması bazen bir yardım kuruluşunun topluma ulaşmasında bazen de eğitimin yayılmasında hep onun ismi duyuluyor.
2023 milletvekili seçimlerinde aday olan ve siyasette kadın temsili için mücadele eden Elmas Yağmur’u farklı kılan bir diğer özellik de, memleketi Kırşehir için yaptıkları olsa gerek… Erkek egemen siyasettin yoğunlaştığı Kırşehir ve Ankara bölgelerinde bazen “erkeklerle omuz omuza” bazen de “erkeklere rağmen” çalışan Elmas Yağmur, Türkiye’nin güncel sorunlarının yansıra kadınlar için de farklı çalışmalar yapıyor.
Ankara siyasi çevrelerinin ve sosyal yaşamının yakından tanıdığı Elmas Yağmur’u sayfalarımızda konuk ettik. Ve onun bitmek bilmeyen enerjisiyle tanışıp; yaşama dair fikirlerini öğrenmiş olduk.
Siyasi ve sosyal ayrım yapmaksızın birçok faaliyetin içindesiniz. Nedir bu kadar sizi koşturan çaba?
Evet, bir çabam, bir isteğim var: Ülkemin sosyal ve siyasal yaşamanın daha iyi olması… Elmas Yağmur olarak ben bir birey olarak “ülkem adına neler yapabilirim?” sorusunu analiz ettim. Eğitimci kimliğimi de koruyarak, kendi sorumluluklarım düzeyinde bir çalışma takvimi hazırladım. Ortaya da yorucu ama çok büyük keyif veren sivil toplum ve siyaset çalışmaları çıktı. Siz bu çalışmaları fark edip bu soruları soruyorsanız zaten bir şeyler yapmaya başlamışızdır. İnşallah gece gündüz yaptığımız çalışmalar insanlarımız için özellikle de her daim geride kalan kadınlarımız için yararlı olur.
Kadınlar sizin için ayrı bir önem taşıyor galiba…
Aslında insan kavramı çok önemli… Kadın ya da erkek olarak insan kavramını bölmek doğru olmaz. Ancak Türkiye özelinde kadınlarımızın konumu hiçte iç açıcı değil. İş dünyası, sosyal yaşam, siyaset ve diğer alanlarda kadının adı yok denecek kadar az. Kadın, aile ve toplum arasında bir köprü görevini görür. Kadın güçlüyse ailede güçlüdür. Çocuklarda güçlüdür. Demokrasi güçlüdür. Bu açıdan kadının toplumdaki statüsü incelenirken, önce onun birey olarak kişiliğini kazanması, daha sonra aile ve toplum içerisindeki durumu düşünülmelidir.
Halen Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın Aile Hizmetleri Daire Başkanlığında görev almamdaki en büyük etken , ‘Kadınlara Yönelik Şiddet’. İkinci sırada ‘işsizlik’, üçüncü sırada “eşitsizlik” dördüncü sırada ise ‘eğitimsizlik’ geliyor.
Son dönemde, “kadınların sesi daha gür çıkıyor” yorumuna katılıyor musunuz? Tam olarak değil… Siyasi seçimlerde adayların ancak yüzde 10 civarı kadınlardan oluşabiliyor. Parlamentomuzun da ancak yüzde 15’i kadınlardan oluşuyor. Türkiye, bu oranla ulusal parlamentolarda kadın temsili açısından dünya ülkeleri arasında son sıralarda yer alıyor… Ne acı ki, kadın yönetici olarak tek bakanlı kabinemiz bulunuyor. Ve Cumhuriyetimizde sadece bir kez bir kadın başbakan olabildi. Kadınların işgücüne katılımı erkeklerin işgücüne katılımının yaklaşık %70 daha az. Ve kadınlar erkeklerden ortalama %20 daha az kazanıyor. Kadınlar, işgücü piyasasına tam olarak katılmaları durumunda kişi başına düşen GSYİH’nın tahminen %20 oranında artacaktı. Aile içi şiddet, kız çocuklarının okuyamaması, bürokrasi ve siyasetteki kadın azlığını sorunları konuşmuyorum bile…
Sizi ayrıca farklı sivil toplum kuruluşlarında sizi görüyoruz. Binlerce kişi ile onlarca farklı aktivite içerisindesiniz.
Sivil toplum kuruluşları, demokrasinin güçlenmesine, içselleştirilmesini ve hükümet ve özel sektörün içinde bulunduğu sistemin çalışmasını sağlıyor. Ayrıca, kamu yönetiminin demokratik biçimde etkin ve verimli çalışmasına katkıda bulunur. Ben farklı alanlarda farklı kuruluşlarda çalışıyorum. Tek bir şart ile bu çalışmalara katılıyorum: “Bir Türk milliyetçisi olarak ülkeme katkı sağlayabilir miyim?” Kendimizi bazen bir yardım faaliyetinde bazen de bir kültür faaliyetinin içinde buluyorum. Elbette ki siyasi bir kimliğim ve bu kimliğimle örtüşen aktivitelerde de bulunuyorum.
Siyaset ve sosyal yaşam derken 25 yıllık eğitimci kimliğinizi biraz askıya mı aldınız? Yok yok hayır. Uğraş alanınız insan ise eğitimcilikten uzak kalamıyorsunuz. Eğitim alanında lisans ve yüksek lisansı bitirdim; doktora eğitimiyle eğitimci kimliğimi geliştirdim. Yakın zamana kadar aktif olarak eğitimin içindeydim ama bugünlerde dolaylı olarak eğitimle uğraşıyorum. Yönetici olduğum vakıf ve derneklerde kadının ön planda olması için eğitim veriyoruz. Yine siyasette, düzeyin yükselmesi, bürokrasinin gelişmesi içinde dolaylı eğitimlerin içindeyiz.
Sizin kimliğinizi oluşturan Kırşehir için de ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Kırşehir için neler yapıyorsunuz?
Kırşehir için yapamayacağım fedakârlık yok. Benim için dünya bir yana Kırşehir bir yana… Her ne kadar Ankara milletvekili adayı olsam da, Kırşehir benim için siyaseti aşan değerler bütünüdür. Yörük- Türkmen Kültürünün bilinen ismi Yabanlı Aşireti Mensubu bir ailenin kızıyım. Kayseri sınırları içerisinde bulunan Pazarören’de dünyada ilk milletlerarası fuar olan “ Yabanlı Pazarı” benimde mensubu olduğum Yabanlı Aşireti ile kuruldu. Bende Türkmen gelenek örf ve adaletlerine sahip çıkılması yönünde “Yabanlı Türkmen Oymağı Derneği’ni kurdum. Kadim bir kültür olan Yörük ve Türkmen kültürünü öğrenmek, yaşatmak için çalışıyoruz. Kırşehir için artı değer oluşturabilecek tüm toplantılara, çalışmalara katılıyorum. Büyük zaman ve emek harcıyorum. “Bir araya gelip, gülüp eğlenelim, memleketten bahsedelim.” faslını geçtik. “Kırşehir için neler yapabiliriz?” sorusuna cevap arıyorum.
Kadınlar için, Türkmenler için, Kırşehir için çalışan Elmas Yağmur, siyaset için ne gibi çalışmalar yapıyor?
Ben, Türkiye için, insanım için, Atatürk ilkeleri için çalışıyorum. Doğrudan ve sürekli siyaset yapmayı hoş bulmuyorum. Çünkü bu Türkiye siyasetle değil kardeşlikle kuruldu. Bugün ayaktaysak kardeşlik bağlarımızla bunu mümkün kılıyoruz. Bazen günde 3 farklı faaliyette kendimi buluyorum, ayda binlerce kişinin elini sıktığım, konuştuğum oluyor. Ama hiçbirinde siyaset yapmıyorum. Siyaset benim için Türk milletine daha iyi hizmet etmek için bir araç…
Ne diyor şair “Bir işi murad etme/ Olduysa inad etme/Haktandır o red etme/Mevla görelim neyler/Neylerse güzel eyler. “
Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.
Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.
Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!
Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.
Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var. 1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.
Kendini Zorlamadan Başarmak İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek “Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…
Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.
İtki mi, Akış mı? İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.
Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.
Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.
Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın? Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.
Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.
İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.
Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.
Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.
Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?
Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..
Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri
“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli Klip ve Dijital Yayınlar İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları
Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.
Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir. Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.
Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir. Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.
Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……
12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim. Eğitim yıllarının Üniversite ayağında, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.
2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir. Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir. Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında; Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün.. Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir. Günümüzde, Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu. Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….
Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.
Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda. Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor
“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”
Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom
“İşleyen Demir Pas Tutmaz”
sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor. Derya Özgören’in Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.
Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”
“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır
Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.
Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.
“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..
Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.
1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı. İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti. Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.
Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.
Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.
İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,
“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.
Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.
Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .
Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.
2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,
Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.
Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.