Connect with us

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ 1 Milyonuncu Konut Anahtar Teslim Töreni’nde konuştu

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ bir milyonuncu konut teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Kentsel dönüşüm uygulamalarıyla milletimizin ihtiyaçlarını gözeten çözümler getirdik. ‘Fiziki dönüşüm yetmez diyerek’; kentsel dönüşümü, kültürel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla birlikte tasarlayarak yepyeni bir anlayışla ele aldık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çeşitli illerde yapımı tamamlanan projelerin resmî açılışı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) bir milyonuncu konutunun anahtar teslim törenine katıldı.

Ankara Sincan Saraycık TOKİ Konutları’ndaki konuşmasına tüm Sincanlıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerle birlikte Hacı Bayram-ı Veli’nin ve Yıldırım Beyazıd’ın şehrini, İstiklal Harbi’nin karargâhını, 81 şehrimizin mihmandarı gazi başkentimizi selamlıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün kollarımızı ülkemizin iki yanına açacağız. Kocaeli’den Konya’ya, Burdur’dan Kars’a, Denizli’den Diyarbakır’a ve Giresun’a kadar ülkemizin dört bir yanında inşası tamamlanan projelerimizin bugün resmî açılışını yapıyoruz. Kentsel dönüşümden tarımköye, sosyal konutlardan deprem dönüşümü ve afet konutlarına kadar pek çok eseri hizmete açıyoruz” ifadelerini kullandı.

Tüm eserlerin hayırlı olmasını dileyen ve yatırımların kazandırılmasında emeği geçen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı, Toplu Konut İdaresi’ni, yüklenici firmaları, mühendisleri ve işçileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en büyük konut hamlesinin bir milyonuncu konutunun anahtarını da bu vesileyle teslim etmekten büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ projelerinden konut sahibi olan tüm vatandaşların huzurla, güvenle, ağız tadıyla ve esenlikle evlerinde oturmalarını temenni ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz ‘ahirette iman, dünyada mekân’ diyen, ev sahibi olmaya bu derece önem veren bir milletin mensuplarıyız. Tabii buradaki mekân dünya malının peşinden koşma değil hayatı idamenin asgari şartlarından birine kavuşma anlamındadır. İnsanoğlu dünyaya geldiği günden beri inanç ve ibadetin yanında güvenlik, gıda, konut gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmış, çabalamıştır. Medeniyetlerin somut göstergeleri olan şehirler, ibadet mekânları ve eğitim kurumlarının başını çektiği abide eserlerle tarihteki yerlerini almışlardır.”

“ANKARA’DA BÜTÜN GÜZEL ESERLERİ BİZ YAPTIK VE YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ecdadımız da hüküm sürdüğü her yerde bu imar ve inşa faaliyetini yürütmüş, zevk-i selim ürünü eserler ortaya koymuştur. Son devletimiz Cumhuriyeti kurduktan sonra kıt imkânlar ve sürekli artan ihtiyaçlar karşısında maalesef bir dönem bu hassasiyete yeteri kadar dikkat edilememiştir. Üstat Necip Fazıl bakın ne diyor; ‘Bizde şehir yöneticisi belediye reisi seçmekte kriter bedii idrak kıymetinden başka her şey olmuştur’ yani şehir yöneticisinin en büyük kriteri güzelliği bilmek, güzelliğin idrakine varmak olmalıdır. Yıllarca ülkemizde şehircilik hep bütçe, gelir, nizam, talimatname, kayıt kuyut üzerinden tartışılmış hepsi birden yerine getirildiği hâlde eser çirkin olmuş, şehirler öksüz kalmıştır. Ama şimdi ben şu eserlerimize bakıyorum, mimarından mühendisine, işçisine hepsinden Allah razı olsun. Ortaya muhteşem eserler çıktı. Şimdi buralarda oturacak ve oturan tüm kardeşlerime Allah mutluluklar versin diyorum. Rabbim mutluluğunuzu daim etsin diyorum.”

Yunus Emre’nin, “Ol imaret eylemez sen viran olmadıkça” ifadelerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz tüm gücümüzle çabalamadıkça ortaya imaretin çıkamayacağını söylüyor. Maalesef bu gerçeği ülkemizde yaşayarak gördük. Özellikle köyden şehre göçün yoğunlaştığı 1950’den sonra ülkemiz adeta çirkin bir yapılaşmanın esiri olmuş, şehirlerimiz gecekonduların kuşatmasına girmiştir ama şimdi ben Sincan’da bir başka yapılaşma görüyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Öyle ki 1970’lerin başına geldiğimizde İstanbul ve İzmir’in nüfusunun yarısı, Ankara nüfusunun yüzde 60’tan fazlası gecekondularda yaşayan insanlardan oluşuyordu. Tabii burada suçlu olan başını sokacak ev derdine düşen vatandaşımız değildir. Suçlu gelişmeleri öngörerek gerekli ve yeterli imar düzenlemelerini yapmayan, altyapıyı kurmayan vatandaşımıza öncülük etmeyen, destek vermeyen devrin yöneticileridir. Ülkenin en temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandığı bir dönemde ideal şehircilik örneklerini beklemiyor olsak da daha derli toplu ve planlı bir süreç elbette mümkündür. Şu Ankara’da hamdolsun toplu konut olarak bütün güzel eserleri biz yaptık, yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz.”

“TÜRKİYE’NİN KONUT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNDE SON 19 YIL KRİTİK ÖNEME SAHİPTİR”

Avrupa’da yaklaşık bir asır önce başlayan sosyal konut projelerinin insanı tüm ihtiyaçlarıyla kuşatan özelliğe sahip olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdadın bu meseleyi insan merkezli mahalle dokusuyla çözdüğünü söyledi.

Şehir nüfuslarındaki aşırı artışın bir süre sonra Türkiye’de de hızlı ve yaygın konut üretimini zorunlu hâle getirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sincan’daki kimi mahallelerin de önemli örneklerinden biri olduğu yapı kooperatifleri yoluyla kat edilen mesafe ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalmıştır. İstanbul Büyükşehir Başkanlığı görevine geldiğimde bu anlayışla hemen şehrin iki yakasına, iki örnek şehir kurmak için kolları sıvadık. Başbakanlık görevini devralır devralmaz da aynı seferberliği tüm ülkeye yaydık. Rahmetli Özal’ın kurduğu TOKİ’yi yeniden yapılandırarak, ülkemizin konut ve kamu binası üretim merkezi hâline getirdik. Ülkemizde 1964-1979 yılları arasında 250 bin binada 878 bin konut, 1980-2002 yılları arasında 1 milyon 65 bin binada 4 milyon konut, 2003-2019 döneminde ise 1 milyon 173 bin binada 11 milyon 320 bin konut üretilmiştir. Bu tablo da göstermektedir ki Türkiye’nin konut sorununun çözümünde son 19 yıl kritik öneme sahiptir.”

“MİLLETİMİZİ EN İLERİ ŞEHİRCİLİK HİZMETLERİNE KAVUŞTURDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu konut üretimindeki bu başarının gerisinde geniş bir vizyon, iyi bir hazırlık, azimli bir çalışma ve milletle kurdukları güçlü gönül bağının olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Nitekim ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde evvela hakkaniyete uygun planlama dedik. İstismarı durdurduk. Altyapısız ve ulaşımı sıkıntılı bir şehircilik olmaz dedik. Altyapı, otopark ve toplu ulaşımda İstanbul’dan başlayarak 81 ilimize çağ atlattık. Tek tip sıradanlaşmış uygulamaları kabul etmiyoruz dedik. Kentsel dönüşüm uygulamalarıyla milletimizin ihtiyaçlarını gözeten çözümler getirdik. Fiziki dönüşüm yetmez diyerek, kentsel dönüşümü, kültürel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla birlikte tasarlayarak yepyeni bir anlayışla ele aldık. Benzersiz şehirler dedik. Akıllı şehirler dedik. Her şehrin kendi dokusunu öne çıkarttık. Teknolojinin imkânlarını şehrin ve milletimizin emrine verdik. Sosyal belediyeciliğe, kimsesizlerin kimsesi olma anlamını yükleyerek belediyelerin görev alanını genişlettik. Erişilemeyen, hizmet götürülemeyen hiçbir kesim bırakmadık, bırakmayacağız. Sadece başını sokacak bir çatı, kesintisiz su, elektrik, yol arayan milletimizi en ileri şehircilik hizmetlerine kavuşturduk.”

Zamanın ruhu anlayışıyla vatandaşların her alanda hayat kalitesinin yükselmesi talebini karşılamanın gayreti içerisinde olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bugün de milletimiz yatay şehirleşme istiyor, değer üreten, medeniyetimizi yaşatan, çevreye saygılı şehirler istiyor. Şeffaf şehir yönetimi istiyor, şehri belediye başkanıyla birlikte yönetmek istiyor. Bu ihtiyaçlardan hareketle TOKİ, geçtiğimiz 19 yılda 81 ilimizin 922 ilçemizin tamamında şantiye kurmuş, konut ve kamu binası inşa etmiştir. Bugüne kadar TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 100 bin konut ve iş yeri ile stadyum, hastane, okul, öğrenci yurdu, kütüphane, cami, spor salonu ve kamu binalarından oluşan 24 binin üzerinde tesisi ülkemize kazandırdık. Bir başka ifadeyle 5 milyon vatandaşımızı sıcak bir yuvaya, milyonlarca insanımızı güvenle çalışacakları, eğitim görecekleri, ibadet edecekleri, spor yapacakları eserlere kavuşturduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bir milyonuncu konutun anahtar teslimini yapacaklarını anımsatarak, şöyle devam etti: “Anahtar teslimini yapacağımız kardeşimize TOKİ’nin inşa ettiği tüm konutlarda oturanlara evlerinin hayırlı olmasını diliyorum. Kimileri tutarsız eleştirilerle kara çalmaya çalışsa da TOKİ vasıtasıyla dünyada kimsenin başaramadığını biz gerçekleştirdik. Yaklaşık 200 milyar liralık yatırımla her kesimden insanımızı, şehit ve gazi ailelerimizi, engelli kardeşlerimizi ev sahibi yaptık. Birilerinin dilinden düşürmediği ancak hiçbir zaman başarmayı hayal dahi edemeyecekleri sosyal devlet anlayışı işte budur. Elde edilen bu netice büyük bir başarı olmanın yanında milletimizin devletine olan itimadının en güzel ispatıdır. Bu kapsamda son olarak 100 bin sosyal konut kampanyasını başlattık. Yatay mimari esaslı mahalle kültürünü yaşatan bir anlayışla yürüttüğümüz bu kampanyada, şu ana kadar 12 bin sosyal konutun yapımını tamamladık. Hâlen 76 bin sosyal konutun inşasına devam ediyoruz. Kentsel dönüşüm konut politikalarımızın bir diğer önemli başlığıdır. Geçtiğimiz 9 yılda ülkemizde kentsel dönüşüm projeleriyle 2,5 milyon konutun dönüşümünü tamamladık. Geçtiğimiz yıl 80 bin konutu dönüştürdük. Hâlihazırda 300 bin konutun dönüşümü de sürüyor. Kentsel dönüşüm amacıyla 61 ilde yürütülen 122 projede yatırım maliyeti 30 milyar lira olan 258 bin konut için kolları sıvadık. Bunların 10 binini teslim ettik, 63 binin yapımı sürüyor. Diğerleri ise proje aşamasında.”

Tüm il merkezlerine şehir otoparkları yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım köy projeleri kapsamında 45 ayrı projede 7 bin konutun yapımını tamamladıklarını, illerin tamamında köy evlerinin inşaatının devam ettiğini söyledi.

“BİNA VE KONUT NİTELİKLERİNİ DE FEVKALADE YÜKSELTTİK”

Tarihinin en büyük deprem dönüşümünü yürüttükleri Elazığ’da Malatya ile 26 bin konutun üretimine başladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bunların 14 bin 341’ini teslim ettik. Aynı şekilde İzmir’de yapmakta olduğumuz 5 bin konutun teslimlerini de yakında başlatıyoruz. Türkiye genelinde bitirdiğimiz afet konutu sayısı da 70 bindir. Millet Bahçeleri Projesiyle 81 ilde 81 milyon metrekare alanı ülkemize kazandırmak üzere yola çıkmıştık. Yaklaşık 1 ay önce 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde hizmete açtığımız 10 tane ile 76 millet bahçemizi tamamlamış olduk. Hâlen 264 millet bahçesiyle ilgili çalışmalarımız çeşitli aşamalarda devam ediyor. Bu millet bahçelerinden 200’ünü TOKİ, 4’ünü de Emlak Konut eliyle yapıyoruz. Amacımız bu projelerle Selçukludan Osmanlıya, Osmanlıdan Cumhuriyete şehircilik anlayışımızın tacı olan bahçe kültürünü yeniden ihya etmektir. İnsanı merkeze alan medeniyetimizin bize yüklediği bu sorumluluğu bihakkın yerine getirmek için çalışmayı sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dört bir yanında devlete ait en değerli alanları herhangi rant kaygısı gütmeksizin vatandaşların emrine verdiklerini söyledi.

“Bundan 25 yıl öncesine kadar şehirlerimizin en güzel alanlarının belediyelerin sosyal tesislerinin milletimize kapatıldığını hatırlarsak, millet bahçelerimizin önemi daha iyi ortaya çıkacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi önümüzde iki hedef var. Bir, kentsel dönüşüm kapsamında acilen dönüştürülmesi gereken 1,5 milyon konutun 300 binini Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız kendi eliyle yapmaktadır. İki, 2023 yılına kadar 81 ilimizde 340 millet bahçemizi tamamlayıp milletinizin hizmetine sunmaktır. İnşallah her iki hedefimize de ulaşarak, milletimize verdiğimiz sözü yerine getireceğiz” diye konuştu.

AK Parti döneminde milleti sadece konut sahibi yapmakla kalmadıklarını, bina ve konut niteliklerini de fevkalade yükselttiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık binaların çok daha geniş, ferah ve işlevsel ortak alanlara sahip olduğunu, konutların içindeki standartların da 20-30 yıl öncesine göre oldukça ileri seviyede olduğunu dile getirdi.

“İNSANIMIZA HUZURLA YAŞAYACAĞI BİR YUVA KAZANDIRIYORUZ”

Doğal gazdan internete kadar pek çok imkânla donanan evlerin, eskisine göre içinde yaşayanlara çok daha hizmet sunduğunu, hayatı çok daha kolaylaştırdığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz sadece dört duvar yapmıyoruz. Sadece betondan, tuğladan ibaret binalar yapmıyoruz. Biz insanımıza huzurla yaşayacağı bir yuva kazandırıyoruz. Yaptığımız her konutla mutlu aileler, sağlıklı bireyler ve dolayısıyla huzurlu toplum hedefimize hizmet ediyoruz. Piyasa şartlarıyla konut almayacak olan vatandaşlarımıza ev sahibi olma imkânı sağlıyoruz. Evlatlarımızın sağlıklı, tabiatla iç içe ve güvenli yerleşim alanlarında büyümesini istiyoruz. Bunun için konut projelerimizi camisi, meydanı, okulu, çarşısı, parkı, yeşil alanı, bina cepheleri ve diğer özellikleriyle geleneksel mahalle kültürümüzü yaşatacak şekilde inşa ediyoruz. İşte bir taraftan Alparslan İlkokulu, öbür taraftan yeşil alanlar, diğer tarafta camimiz. Yaptığımız her binayı bulunduğumuz şehrin ve bölgenin iklimine, kültürüne, topoğrafyasına ve coğrafi özelliklerine göre projelendiriyoruz. Böylece her projede şehirlerimizi estetiğiyle, silüetiyle, tarihi dokusu ve kültürel alanlarıyla yaşayan mekânlar hâline getirerek geçmişle geleceği buluşturuyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin her şeyin en iyisine layık olduğuna yürekten inandıklarını vurguladı.

“Bu ülkede insanlara yıllardır iki anahtar, yani bir ev ve araba sözü verildi. Ama bu sözler tutulmadı” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz yönetime gelirken böyle sözler vermedik ama yaptıklarımızla bunu katbekat sağladık. İnşallah bundan sonra da aynı anlayışla milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz. İşte, hani söz var ya Ziya Paşa’nın ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ İşte buyurun eserler, biz eserlerimizle konuşuyoruz. İşte bu hizmetlerin devamı için 2023 seçimleri kritik öneme sahiptir. Sizlerden şimdiden 2023 için çalışmaya başlamanızı istiyorum. Hazır mıyız? İnşallah bu eşiği de başarıyla geçerek, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasına hep birlikte yürüyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Açılışını yaptığımız eserlerin bir kez daha ülkemize şehirlerimize ve hak sahiplerine hayırlı olmasını diliyor emeği geçenleri tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Kars’ın Sarıkamış, Diyarbakır’ın Sur, Giresun’un Bulancak, Denizli’nin Bozkurt, Kocaeli’nin Dilovası, Burdur’un Karamanlı ilçeleriyle canlı bağlantılar yapılarak TOKİ’nin yaptırdığı evlerin anahtarları hak sahiplerine teslim edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, anahtarlarını teslim alan vatandaşlara evlerinde sağlıkla oturmaları temennisinde bulundu.

Bağlantıların ardından ise bir milyonuncu konutun sahibi aile üyeleri kürsüye davet edildi. Saraycık 1. Bölge 3 Etap’ta yapılan konutlarına kavuşma sevinci yaşayan aile üyeleri Mülazım Doğan, Güllü Doğan, Yasin Yiğit Doğan, Serdar Ekrem Doğan ve Batın Uğur Doğan, anahtarlarını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına bir tablo takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın ardından Mustafa Ürün isimli vatandaşı ve ailesini de evinde ziyaret etti.

DÜNYA

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Avatar

Published

on

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak yazı dizimizin ana temasına vurgu yaparak, başarının anlamını ütopik bir felsefi mercekten inceleyerek Aybeniz Güller’i yazmak kaleme almak bizleri son derece mutlu kıldı.

Başarı zenginlik, şöhret veya sosyal statü ile tanımlanmaz. Aksine, neşe, ilişkiler, yaratıcılık ve herkesi ve her şeyi olumlu yönde etkileyerek hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelir.

Bir çok kişiye kariyerinde ne istediği sorulsa başarılı olmak isterim cevabı alınır. Ne olursa başarılı hissedeceğini sorarsanız uzunca düşünmesi gerekir. Çok kazanmak bize yüklenen bir başarı kriteri olsa da çok kazanan herkesin bu duyguya sahip olmadığı düşünüldüğünde başka kriterlerin varlığı kendini gösteriyor!

Besteci,Söz Yazarı, Koro Şefi,Kültür ve Sanat Yöneticisi Aybeniz Güller , Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı’nın fahri üyesi olan Aybeniz Güller; 100’den fazla eserin bestecisi ve söz yazarıdır. Eserleri devlet fonlarında yer almakta, tanınmış sanatçılar tarafından icra edilmekte ve çeşitli film, marş ve sahne projelerinde kullanılmaktadır. Sanat yaşamının yanı sıra kültürel ve toplumsal projelerde aktif rol almakta, uluslararası kadın ve barış odaklı sivil toplum çalışmalarına liderlik etmektedir.

Besteci & Söz Yazarı olan Aybeniz Güller’in 100’den fazla müzik eserinin bestesi var. Bunlardan 5 eseri Devlet Fonunda kayıtlı eserler Marş, rekla, film müziği ve sahne eserleri üretiminde büyük eserleri var.
1993–2000 yılları arasında 705 sayılı askerî birlikte kültür yardımcısı olarak görev yaptı. 9 (Dokuz) yıl süreyle Filarmoni bünyesinde koro şefi olarak çalıştı; çok sayıda konser ve kültür programının düzenlenmesinde aktif rol aldı. Bunun yanı sıra, Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı’nın kurucu başkanı olarak toplumsal ve kültürel projelerde görev almakta.

Kendini Zorlamadan Başarmak
İtkiyle Değil, Akışla İlerlemek
“Başarının bedeli vardır”, “Çalış, didin, zorla”, “Kendini zorlamazsan ilerleyemezsin”…

Bu cümleler, çoğumuzun zihninde başarıya giden yolun acıyla, sabırla, dirençle dolu olması gerektiğini fısıldar. Ancak son yıllarda hem psikoloji hem de üretkenlik alanındaki araştırmalar, bu kalıpları sorgulamaya başladı. Gerçekten de her şey zorlama ile mi mümkün? Ya da bir başka yol olabilir mi: Akışla ilerlemek.

İtki mi, Akış mı?
İtki (push), çoğu zaman dışsal motivasyonla hareket etmeyi ifade eder. Zorlayarak, iradeyle, kendini sürekli iterek bir hedefe yönelirsin. Bu, kısa vadede işe yarayabilir ama uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve kronik stresle sonuçlanabilir.

Akış (flow) ise içsel bir ritmi takip etmektir. Enerjini zorla değil, doğal bir yönelimle harekete geçirmektir. İlginin ve becerinin kesiştiği noktada, zamanın aktığı ve senin “zamanı unuttuğun” o özel zihinsel durumu tanımlar. Zorlama yoktur ama yoğun bir mevcudiyet vardır.

Yani mesele şu: Zorlamak değil, doğru frekansı bulmak.

Kendini Zorlamadan Nasıl Başarırsın?
Ritmini keşfet: Ne zaman daha iyi odaklanıyorsun? Ne tür görevlerde zamanın akıp gidiyor? Kendini gözlemle.

Küçük başla: Büyük hedefler, küçük ve seni yormayan adımlarla daha sürdürülebilir olur.

İç motivasyonunu hatırla: Bir işi neden yaptığını kendine tekrar tekrar hatırlat. Dış baskı değil, iç anlam seni besler.

Durmayı öğren: Zihnin tıkandığında zorlamaya devam etmek yerine durmak, bazen daha büyük bir ilerlemeyi mümkün kılar.

Keyif almayı ciddiye al: Başarı sadece sonuçla değil, yolda hissettiklerinle de ilgilidir. Kendine keyif alarak ilerleme hakkını tanı.

Sonuç: “Çok çalışmak” mı, “doğru şekilde ilerlemek” mi?

Toplumun bize öğrettiği başarı hikâyeleri çoğu zaman ter, gözyaşı ve acıyla doludur. Ama gerçek şudur: Başarı her zaman savaşarak gelmek zorunda değildir. Zihnini, bedenini ve duygularını zorlamadan, kendi ritminle ilerlediğinde de yüksek başarıya ulaşabilirsin diyor..

Aybeniz Güller’in Öne Çıkan Eserleri

“705 Sayılı Marş – Şuşa”- İcra: Alim Qasımov-Rekviem (Ölüm Marşı)-Söz: Güler Gemli-Müzik: Aybeniz Güller- “Ulu Önderimizin Anısına – Ömürlük Prezident Olsun”- Söz: Güler Gemli
Klip ve Dijital Yayınlar
İcra: İbrahim Akkef- Söz: Hemid Kaya-Müzik: Aybeniz Güller- YouTube ve dijital platformlarda klip yayınları

Türk Dünyası Hemreylik ve Sulh Kadınları Alyansı Kurucu Başkanlığı yapan Aybeniz Güller, “Batı Azerbaycan Benim Vatanımdır” * “Kadına Şiddete Son Diyoruz” – Proje organizasyonu ve sanat koordinasyonu yaptı. Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Yazarlar ve Bestekârlar İttifakı – Fahri Üyeliği mevcut.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Avatar

Published

on

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.
Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin.

Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki fırsatın, yarın ise yazacağın hikâyedir.
Dünü silemezsin; ondan ders alabilirsin.

Bugünü erteleyemezsin; çünkü fırsat tam da şu andır. Bugünü erteleme ve fırsatı kaçırma……

12 Nisan 2026 tarihli başta ”Türk İş dünyası Haber ve Diplomat Dergisi” olmak üzere 2 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu, medya ve iletişim dünyasında iz bırakan tecrübeleri, vizyoner projeleri ve güçlü iletişim becerileriyle tanınan bir isim etkin bir değer; Derya Özgören’e yer vermiştim.
Eğitim yıllarının Üniversite ayağında,
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Türkiye’nin ilk özel üniversitesi, Cenajans’ın sahibi Nail Keçili’nin açtığı Akademi İstanbul Radyo Televizyon Bölümü“nde gerçekleştirdi. Burada Betül Mardin, İlber Ortaylı, Yalçın Bayer, Orhan Kural ve Emre Kınay gibi alanında uzman isimlerden eğitim aldı.

2 yıl öncesine değin, Önce Vatan Gazetesinde tam sayfa Moda köşe Yazarlığı yapan Moda DİREKTÖRÜMÜZ ve köşe yazarımız ,şu anda da Breaking News Türkiye’de Moda Direktörü ve köşe Yazarlığına devam etmektedir.
Ünlü stil danışmanları, oyuncular, müzisyenler gibi kamuoyunun gözü önünde olan isimlerin moda alanındaki, stil danışmanlığı vizyonuna da göz kırpmıştır sadece kıyafet seçmekle kalmayıp; aynı zamanda trendlerinin belirlenmesi, markalarla iş birliği yapması için sayısız çalışmalar gerçekleştirmeye devam etmektedir.
Basın PR Danışmanlığı Uzmanlık alanında;
Burcu Güneş,Hülya Avşar,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe,Ebru Yaşar, Tan Sağtürk,Harun Kolçak,Cihan Ünal, Burçin Terzioğlu, Vildan Atasever, Deniz Çakır gibi ünlü isimleri görmek mümkün..
Kadın Kadının Düşmanıdır Çiğdem Savaş &Erkan Eken&Derya Özgoren projesi yanı sıra, Cumhuriyet Kadınları Projesi, Lerzan Mutlu Basın Danışmanlığı ve Menajerlik, Atv Gündüz kuşağı, Kanal D Program ,Show Tv Gündüz kuşağı Program, Fox Tv Gündüz kuşağı Programlarında ismini sıkça duyduğumuz isim olmayı başarmıştır. Ayrıca şu an da da Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri jüriligi ve Jüri Genel Koordinatörlük görevine de devam etmektedir.
Günümüzde,
Dönem dönem Dünya Modasında sürekli yeni tasarımlar trend haline geliyor ve özellikle hazır giyim firmaları çoğu zaman birbirine çok benzer tasarımları ardı ardına piyasaya sürüyor. Bu yüzden sokak modası adı altında yeni bir dünya ortaya çıktı ve herkes kendi bireysel modasını yaratmaya başladı. Trendler artık bu sokak modasına göre şekillenerek yeni bir akım oluştu.
Her zaman dediğim gibi “Moda Kendi Stilini Yaratmaktır “ tam da bu noktada yerini buldu aslında….

Yarın Adına … Basın PR Danışmanlığı için de şu ifadeleri ile adeta yazı dizimize ışık tutuyor.


Geleceğin PR ve Basın Danışmanlığı Ülkemizde artık, malesef ki Medya takibi ve hedef kitle analizi yapay zeka araçlarıyla saniyeler içinde yapılır hale gelmiş durumda.
Geleneksel gazeteler ile sosyal medya influencer’ları ortak bir planda yönetilir hale gelmiş pozisyonda. Bu nedenle dijital dünyadaki ani olaylara karşı anlık ve şeffaf tepki verme zorunluluğu var. Geleneksel PR ın halen başarılı olduğunu düşünen Derya Özgeren ,Standart haberler yerine, doğrudan okuyucuya değer katan özgün hikayeler öne çıkması fikrini savunuyor

“Çok çalışmak seni ileri götürür ; tecrübe ise neyi neden yaptığını öğretir. Çünkü başarı, harcanan emekten değil, o emeğin sana kattığı akıl ve birikimden doğar.”

Belki bazılarına klişe gibi gelebilir ama benim her zaman hayattaki mottom

“İşleyen Demir Pas Tutmaz”

sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor.
Derya Özgören’in
Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.


Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

DÜNYA

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

Avatar

Published

on

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların tam 4 katı! İşte tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, GKL programımızla, üniversitelerinin son sınıfında ya da yeni mezun genç kadınları, topluma ve iş yaşamına hazırlıyor, onların beceri ve duyarlılıklarını geliştiriyor ve onlara kariyerleri boyunca eşlik edecek donanımlar kazandırıyoruz. Programımızla birincil amacımız, kadınların ekonomiye katılımını desteklemek. Bunu iş hayatına yeni başlayacak genç kadınları bilgiyle donatarak, özgüvenlerini sağlamlaştırmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Kadın liderler genellikle bir sonraki seviyeye geçmek için düşündüklerinden daha hazırdırlar. Liderlerin herkesin başarılı olabileceği bir kültür geliştirmesini sağlamak için, sponsorlar nitelikli kadın liderleri bir sonraki seviyeye davet etmelidirler; kendilerini hazır hissetmeseler bile. Uygulamada bu, sponsorları yeni liderlerin savunucusu olarak hareket etmeleri için donatmak, görünürlüğü artırmak için fırsatlar yaratmak ve kritik yetenek tartışmalarında sponsorluk alanların potansiyelini savunmak anlamına gelir. Bu savunuculuk, yüksek potansiyelli yeteneklerin gözden kaçmasını önler.”

“Cam tavan” terimi, tarihsel olarak, yeterince temsil edilmeyen gruplardaki insanların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen birçok görünmez engeli tanımlamak için bir metafor olarak kullanılmıştır. Giderek artan sayıda kadın CEO, bu engellerin aktif olarak sorgulandığının canlı kanıtıdır; ancak herkes için gerçek eşitlik ve adil fırsat elde etmek için daha yapılacak çok iş vardır

Günümüzün kadın CEO’ları ve iş liderleri, iş dünyasında gelecek nesil kadınlar için yolu açmaya henüz yeni başladılar. İş dünyası değişmeye devam ederken, yönetici olmak isteyen kadınların kariyer yollarında onlara rehberlik edecek görünür rol modellerine ve diğer kaynaklara ihtiyaçları var.

Bu yıl,Dünyanın dört bir yanından gelen kadın liderler, bakanlar, CEO’lar ve girişimciler 2026 Küresel Kadın Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 45 ülkenin temsil edildiği zirvede, kadın liderliğinin ekonomik büyüme, yatırım ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Hilton Bomonti gerçekleştirilen tören ile “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi.

“Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor ” başlığındaki Ana Temada oldukça iddialı bir isimle tanışmak üzere ..

Düzenlenen bu Zirveye katılamamanın burukluğunu yaşayan isim Lale Şahin ASLANHAN’a değinmeden geçemezdik.

1985 İstanbul doğumlu, İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından, Beykent Üniversitesi’nde Finans MBA olarak yüksek lisans eğitimini tamamladı.
İlk profesyonel hayatına Kiler Holding A.Ş.’de Finansal Kontrolör olarak başladı.FİBA Holding’in iştiraki olan Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik firmasında Bütçe ve Raporlama Yöneticisi, akabinde Reynaers Aluminyum firmasında Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan sorumlu CFO olarak çalışmalarına devam etti.
Sonrasında, Erse Kablo firmasında Bütçe ve Finans Direktörü, Grand Medical İlaçları grubunda Avrupa, Orta Doğu ve Asya Ülkelerinden sorumlu CFO ve son olarak ise Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş firmasında ise Tera Yatırım Menkul Kıymetler, Tera Yatırım Bankası, Tera Finans Faktoring , Tera Portföy ve Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı firmalarından sorumlu Mali İşler Grup Direktörü olarak çalıştı.

Çalışma hayatında halen Stratejik Finans Lideri ve Yönetim Danışmanı olarak devam ediyor.

Lale Şahin Aslanhan, New York Academy’de ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde Proje Finansmanı Modelleme sertifikasyonuna sahip. Mesleğinin yanı sıra STK üyeliklerinde aktif olarak görev almakta olup Yönetim Danışmanları Derneği’nin üyesi.

İlk izlenimler saniyeler içinde oluşur diyen ASLANHAN,

“Daha el sıkışmadan veya “Merhaba, tanıştığımıza memnun oldum” demeden önce, karşınızdaki kişi kendinizi nasıl sunduğunuza bakarak çoktan bir fikir edinmiş olur.

Bu, bazıları için korkutucu bir gerçek olabilir. Ancak Next Level Wardrobe olarak ben bunu, bir anı ele geçirmek için güçlü bir fırsat olarak görüyorum.

Özgüvenle giyinmek, trendleri körü körüne takip etmek anlamına gelmez. Aksine Öncelikle beni sonra Kurumsalı olduğum Firmamı temsil eder diyor .

Mesleği ile ilgili birçok finans zirvesine konuşmacı olarak katılmış, 2025 yılında Eduplus Consulting tarafından Avrupa’nın en prestijli finans ödüllerinden biri olan “Finance Network Awards 2025” mesleki başarı ödülüne hak kazanmıştır, 2026 yılında ise İstanbul İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi’nde “Yılın CFO”su ödülüne layık görülmüştür.

2026 yılının 2. Dilimi ve 2027 yılı adına hedef büyüten ASLANHAN’a göre,

Firmalarda Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek için operasyonel kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizerek, hedef büyüten bir CEO olmak istiyor.

Sürdürülebilirlik hedeflerinin doğrultusunda mobilite, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji finansmanı öncelikli alanları arasında yer almaya devam edeceginin sinyallerini veriyor.

Artık Türkiye’nin Enerjisinde bende varım.İnşallah hep birlikte güçlü ve verimli bir yıl olur.. diyor.

Levent Kandemir

DAHA FAZLA HABER

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TAKVİM

Temmuz 2021
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

HABER BURADA

DÜNYA2 ay ago

Basarı Onu O Başarmayı Seviyor Aybeniz Güller

Başarı, farklı İnsanlar için bir çok şey ifade eder Ralph Waldo Emorson ‘un ünlü şiiri “Başarı Nedir” şiirine atıfta bulunarak...

DÜNYA2 ay ago

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Derya Özgören

Dün bir tecrübedir, bugün o tecrübenin öğretmenidir.Dünü değiştiremezsin; ama ondan ne öğreneceğine sen karar verirsin. Çünkü dün geçmişin, bugün elindeki...

DÜNYA2 ay ago

Türkiye Geleceğin CEO’su ile Buluşuyor

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılı sonunda, yaklaşık her 100 yöneticinin 80’i erkek. Sadece 20’si kadın yani erkek yöneticiler, kadınların...

DÜNYA2 ay ago

İyi ki Varsın Ülkü REYHANİOĞLU

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı...

DÜNYA3 ay ago

Taşkın Ünal “Yalı Yangınlarında Bilinmesi Gerekenler”

Elektrik Mühendisi-Yangın Bilirkişisi Taşkın Ünal İş Dünyası dergisi ne kaleme aldığı yazı dizisinde şu ifadelere yer verdi. Türk mimarisinde yalılar...

DÜNYA3 ay ago

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık

Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve...

GÜNDEM3 ay ago

KAMU AKADEMİ İŞ DÜNYASI VE SİVİL TOPLUM İSTANBUL’DA BULUŞTU

Türkiye’nin Dört Bir Yanından Güçlü Katılım Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (KSTK) tarafından düzenlenen Tanışma ve Kaynaşma Kahvaltısı, kamu yönetimi,...

DÜNYA3 ay ago

İyi ki Varsın Hakan Polat

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanları,Kadın Girişimciler ,Sivil Toplum Kuruluş...

DÜNYA3 ay ago

MHP Lideri Bahçeli’den Kaan ve Kızılelma yorumu: Sadece teknolojik bir kazanım değil

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajında, savunma sanayinin önemine vurgu yaptı. Geçmişte dış politikaya ve iç politik...

DÜNYA3 ay ago

İyi ki Varsın Hande Dengim Bağcıoğulları-2

Her şehrin tarihi o şehrin sakinlerinin de tarihidir. Yüzyıllar boyu bağrında nice sakinlerine kucak açan semtimiz…Etrafında dolaşırken kalabalıkları izlemek, mola...

REKLAMLAR

Genç gazeteciler | TÜRKİYE

Haber Burada

seers cmp badge